Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

'Çocuklarda yeme bozukluğunun arkasındaki gizli tehlike, 5 yaşında ergenlik belirtileri'

Haber Giriş Tarihi: 14.06.2026 15:46
Haber Güncellenme Tarihi: 14.06.2026 15:46
Kaynak: DHA
breakingnews.com.tr
'Çocuklarda yeme bozukluğunun arkasındaki gizli tehlike, 5 yaşında ergenlik belirtileri'

Nevra UÇKAÇ/İZMİR, (DHA)- SAĞLIK Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne görevli Uzman Psikolog Sibel Özgür Vatansever, çocuk ve ergenlerde her geçen gün artan yeme bozuklukları ve obezite tehlikesine rikkati çekip, "Hormonal bozulmayla birlikte çocuk çok küçük yaşta ergenliğe giriyor. 5 ya da 6 yaşındaki bir çocuğun vücudunda ergenlik belirtilerinin olması, onun için çok korkutucu ve travmatik bir durum haline gelebiliyor" dedi. Diyetisyen Aliye Güç de kilo vermenin önündeki en büyük engellerden birinin, sağlıklı beslenmenin toplumda kısa süreli ve geçici bir diyet listesi olarak algılanması olduğunu söyledi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları, çocuk ve ergenlerde her geçen gün artan yeme bozuklukları ve obezite tehlikesine karşı uyarılarda bulundu. Çocuklardaki yeme bozukluklarının sadece kiloyla ilgili olmadığını, ardında yatan psikolojik süreçlerin mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Uzman Psikolog Uzman Psikolog Sibel Özgür Vatansever, bozulan yeme alışkanlıklarının çocuk gelişimini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Sağlıksız beslenme ve kilo alımının, hormonların ve dolayısıyla gelişim döngülerinin bozulmasına yol açtığını anlatan Vatansever, “Hormonal bozulmayla birlikte çocuk çok küçük yaşta ergenliğe giriyor. 5 ya da 6 yaşındaki bir çocuğun vücudunda ergenlik belirtilerinin olması, onun için çok korkutucu ve travmatik bir durum haline gelebiliyor. Psikolojik destek sürecinde bu kaygılarla da çalışıyoruz" dedi.

‘KOŞULLU KABUL GÖRMÜŞ ÇOCUKLARDA YEME BOZUKLUĞU BAŞ GÖSTERİYOR’

Çocukların kendilerine başvurduğunda sıklıkla bedensel kısıtlılıklardan ve sosyal zorbalıklardan şikayet ettiğini dile getiren Vatansever, "Çocuğa kilosundan neden rahatsız olduğunu sorduğumda, “Merdiven çıkarken zorlanıyorum” diyor ya da okulda arkadaşları tarafından zorbalığa uğradığını, kilosuyla dalga geçildiğini anlatıyor. Aslında burada asıl konu kilo değil, dalga geçiliyor olması ve çocuğun öz şefkatini kaybetmesi. Biz duygusal sorun yaşayan çocuklara kilonun bir amaç değil, sadece bir sonuç olduğunu fark ettirmeye çalışıyoruz. Koşulsuz sevgi ve kabul gören bir çocuğun beden imajıyla sorunu olmaz. Ancak koşullu kabul görmüş çocuklarda yeme bozuklukları ve kendini sevmeme eğilimi baş gösteriyor” diye konuştu.

'PAKETLİ GIDA VE EKRAN KARŞISINDA GEÇEN SAATLER SİSTEMİ BOZUYOR'

Aşırı kilo alımı veya kaybının yanlış kurgulanmış bir yaşam düzeninin faturası olduğunu vurgulayan Uzman Psikolog Vatansever, "Bir çocukta kilo sorunu varsa, orada mutlaka uyku sorunu, denetlenemeyen ekran süresi ve aşırı paketli gıda tüketimi de vardır. Çocuklar ellerinde paketli ürünlerle ekran karşısında saatlerce vakit geçiriyor, ev hayatına dahil olmuyor ve aileler bir süre sonra çocuklara söz geçiremez hale geliyor. Biz tedavide doğrudan kiloyu hedef almayız. Uyku düzenini sağlar, melatonin hormonunun önemini anlatır, ekran süresini kısıtlarız. 0-7 yaş grubunda tamamen aileyle, 7-14 yaş arasında çocuk ve aileyle ortak, 14 yaş sonrasında ise ergenlerin kendi iradeleri ön planda olduğu için bireysel çalışırız. Çocuk hayatına bu disiplini uyarlayıp kendi bedeni üzerinde söz sahibi olduğunda, yaşadığı başarı tatminiyle birlikte öz güveni de yerine geliyor” dedi.

'KLİNİKTE EN SIK KARŞILAŞTIĞIMIZ TABLO OBEZİTE'

Halk arasında yeme bozukluklarının genellikle 'aşırı zayıflık arzusu' veya ‘seçici beslenme' olarak bilindiğini, ancak klinikte tamamen farklı bir tabloyla karşılaştıklarını belirten SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Aliye Güç ise "Yaklaşık 2 yıldır bu kurumda çalışıyorum. Nadiren de olsa aşırı zayıf görünme isteğiyle (anoreksiya vb.) karşılaşsak da, çocuk ve ergenlerde en sık gördüğümüz yeme bozukluğu tablosu, fazla enerji alımına bağlı olarak gelişen obezitedir. Bu durumun altında tek bir neden yok ancak pandemi ve sonrasında evde geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitenin azalması ve online yemek uygulamalarının yaygınlaşması fast food ile paketli gıdaya erişimi çok kolaylaştırdı" ifadelerini kullandı.

'ÇOCUKLAR SÖYLENENİ DEĞİL GÖRDÜKLERİNİ UYGULAR’

Kilo vermenin önündeki en büyük engellerden birinin, sağlıklı beslenmenin toplumda kısa süreli ve geçici bir diyet listesi olarak algılanması olduğunu ifade eden Diyetisyen Aliye Güç, şunları anlattı:

"Sağlıklı beslenme geçici bir liste değil, sürdürülebilir bir yaşam tarzıdır. İnternetteki bilimsel temeli olmayan hızlı kilo verme vaatleri motivasyon kaybı yaratıyor. Stres, yoğun okul temposu, yetersiz su tüketimi ve uykusuzluk da kilo vermeyi zorlaştırıyor. Çözümün temeli yasaklar koymak değil, doğru alışkanlıklar edindirmektir. Çocuklar ebeveynlerinin söylediklerinden ziyade gördüklerini uygularlar. Bu yüzden anne ve babaların iyi birer rol model olması gerekir. Özellikle akran zorbalığının yoğun yaşandığı 12-17 yaş arası ergenlik döneminde beden algısı kırılganlaşıyor. Daha küçük yaşlarda ise okuldaki abur cubur, kızartma ve hamur işi tüketimi obeziteyi tetikliyor."

‘HEDEF HAFTADA 1 KİLO’

Beslenme planını çocuklarla konuşarak, onların sevdikleri besinleri kademe kademe sisteme dahil ederek hazırladıklarını belirten Güç, sağlıklı kilo kaybı sınırlarına değinip, "Dünya Sağlık Örgütü'nün önerisi doğrultusunda haftalık yarım ila 1 kilo arasında kayıp hedefliyoruz. Aylık kontrollerde hastalarımızın sağlıklı bir şekilde 2 ile 4 kilo arasında vermelerini bekliyoruz" diye konuştu. (DHA)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.