Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ramazan

Breaking News - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Beslenme Tıp Uzmanı Prof. Dr. Fikret Mikail Aktaş’tan Ramazan Uyarısı: “Oruç Bir İbadet Olduğu Kadar Metabolik Bir Disiplindir” Haber

Beslenme Tıp Uzmanı Prof. Dr. Fikret Mikail Aktaş’tan Ramazan Uyarısı: “Oruç Bir İbadet Olduğu Kadar Metabolik Bir Disiplindir”

Ramazan ayı, yalnızca manevi bir arınma süreci değil; aynı zamanda metabolizmanın yeniden dengelendiği özel bir dönem. Beslenme Tıp Uzmanı Prof. Dr. Fikret Mikail Aktaş, Ramazan’da yapılan en büyük hatanın “aç kalmayı telafi etmeye çalışmak” olduğunu belirterek uyarıyor: “Oruç, mideyi doldurma yarışı değildir. Aksine, vücudu dinlendirme ve hücresel yenilenmeyi destekleme fırsatıdır.” İftarda En Büyük Hata: Hızlı ve Aşırı Tüketim Prof. Dr. Aktaş’a göre uzun süren açlığın ardından ani ve yoğun yemek tüketimi; kan şekerinde sert dalgalanmalara, mide rahatsızlıklarına ve ani tansiyon değişimlerine yol açabiliyor. “İftara su ve hurma ile başlamak doğru bir gelenektir. Ancak ardından hafif bir çorba ve 10–15 dakikalık mola verilmelidir. Bu süre, beynin tokluk sinyali üretmesi için gereklidir.” Ana yemekte ise kızartma ve ağır hamur işlerinden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Aktaş, protein ağırlıklı ve dengeli bir tabak öneriyor: • Izgara et, tavuk veya balık • Zeytinyağlı sebze • Yoğurt veya ayran • Tam tahıllı küçük bir porsiyon ekmek Sahur: Gün Boyu Enerjinin Anahtarı Ramazan’da en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Prof. Dr. Aktaş, özellikle basit karbonhidratlardan uzak durulması gerektiğini söylüyor: “Sahurda sadece poğaça ya da beyaz ekmek tüketmek gün içinde ani acıkmaya neden olur. Protein ve sağlıklı yağ içeren besinler tercih edilmelidir.” Sahur için önerilen besinler: • Yumurta • Peynir • Yoğurt veya kefir • Ceviz, badem gibi sağlıklı yağ kaynakları • Bol su Su Tüketimi ve Elektrolit Dengesi Uzun süreli susuzluk nedeniyle özellikle yaz aylarına denk gelen Ramazanlarda baş ağrısı ve halsizlik şikayetlerinin arttığını belirten Aktaş, iftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesini öneriyor. “Su bir anda değil, zamana yayarak içilmeli. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz; aksine idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı kaybını artırabilir.” Kilo Alımı Kaçınılmaz Değil Toplumda Ramazan’da kilo almanın normal kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Aktaş, bunun bir kader olmadığını vurguluyor: “Doğru planlanmış bir Ramazan beslenmesi, kilo aldırmaz; hatta metabolik iyileşmeye katkı sağlar. Oruç, insülin direncini dengelemek için bir fırsattır.” Son Mesaj: Bilinçli Oruç, Sağlıklı Beden Prof. Dr. Fikret Mikail Aktaş, Ramazan’ın hem ruh hem beden sağlığı için bir denge dönemi olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ramazan’da önemli olan çok yemek değil, doğru ve ölçülü beslenmektir. Mideyi değil, bilinci doyurmak gerekir.” Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıkları; sindirim sistemini koruyor, kan şekeri dengesini sağlıyor ve gün boyu enerjiyi destekliyor. Uzmanlara göre bu ay, bedenle yeniden barışmanın en güçlü zamanlarından biri.

“Sahur Vazgeçilmemesi Gereken Bir Öğün” Haber

“Sahur Vazgeçilmemesi Gereken Bir Öğün”

İslam dünyası için manevi zenginliklerin yaşandığı ve paylaşımın artarak devam ettiği Ramazan ayı başladı. Beslenme alışkanlıklarımızın farklılaştığı bu dönemde önemli bilgiler paylaşan İstanbul Topkapı Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Sahura kalkmayarak öğün sayısını teke indirgemek sıkça yapılan bir hatadır. Böylece günlük gıda gereksinimi bir öğünde tüketilecek ve 24 saat hiçbir şey yenilmeyecektir. Bu durum metabolik düzeni bozacak ve sağlığı olumsuz etkileyecektir.” dedi Beslenme düzeninin değiştiği Ramazan ayında neyi, ne kadar ve nasıl tükettiğimiz çok büyük önem taşıyor. Oruçlu geçirilen sürenin 14-15 saati bulması nedeniyle uzmanlar beslenme konusunda uyarılarda bulundu. İstanbul Topkapı Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, "Ramazan ayında yapılan en büyük yanlış iftarda fazla tüketim yapmaktır. İftar ile sahur kalori açısından dengeli geçirilmeli." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Ramazan ayında dengeli ve yeterli beslenme için gıda gereksinimi değişmez. Ancak günlük besin ihtiyacının üç değil iki öğünde (iftar ve sahur) karşılanması gerekmektedir. Dolayısı ile iki öğün arasındaki süre uzarken, bir öğünde yenilmesi gereken yemek miktarı da artmaktadır. Vücudumuzun bu değişime uyum sağlaması için yenilen yemek miktarını artırmak yerine çeşitlerin artırılması daha sağlıklı bir yoldur.” dedi. “İftar Yemeği Zamana Yayılmalı” Ramazan ayında öğün sayısını üçe çıkarılması yahut teke düşürülmesi gibi uygulamaları da değerlendiren Prof. Dr. Ekşi, “Ramazan’da da üç öğün tüketim yapılmasını önerenler olsa da bu gerçekçi ve sağlıklı değildir. Çünkü üçüncü öğünün geleceği yer iftar ile sahur arasıdır. Yani uyku döneminin hemen öncesidir. Dolu mide uyku kalitesini bozacaktır. Onun yerine iftar yemeğini zamana yaymak ve kaliteli bir uykuya odaklanmak daha faydalı ve sağlıklıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Sahura kalkmayarak öğünün teke indirilmesinin yanlış bir davranış olduğunu da hatırlatan Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Başka bir yanlış da sahura kalkmayarak öğün sayısını teke indirgemektir. Böylece günlük gıda gereksinimi bir öğündetüketilecek ve 24 saat hiçbir şey yenilmeyecektir. Bu durum metabolik düzeni bozacak ve sağlığı olumsuz etkileyecektir.” ifadelerini kullandı. “Protein, Yağ ve Karbonhidrat Arasındaki Klasik Oran Korunmalı” Prof. Dr. Aziz Ekşi, günlük kalorinin yaklaşık yarısının ya da biraz fazlasının sahurda alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bu öğünde protein, yağ ve karbonhidrat arasındaki klasik oran (20/30/50) korunmaya çalışmalıdır. Karbonhidrat için bulgur pilavı, makarna, erişte vb. gıdalar; protein için ise tok tutan yumurta ve kanatlı eti ile peynir ve yoğurt gibi gıdalar tercih edilmelidir. Sıvı tüketimi artırılmalı ve bu gereksinim kayısı hoşafı, içme suyu, meyve suyu ve ayran gibi kaynaklardan karşılanmalıdır.” dedi.  “İftarı Su ile Açtıktan Sonra Kuru Meyve ve Zeytin Yemek Sağlıklıdır” İftar öğünü için de önerilerde bulunan Prof. Dr. Ekşi, “İftarda alınan kalori miktarı sahurda alınandan fazla olmamalıdır. Çünkü bu dönemde sahur-iftar arasındaki süre (yaklaşık 13 saat) ile iftar-sahur arasındaki süre (yaklaşık 11 saat) çok farklı değildir. İftar-sahur dönemi arasındaki uyku, sahur-iftar arasında ise bir çalışma dönemi olduğu ve bu çalışma dönemindeki kalorinin sahurda alınması gerektiği unutulmamalıdır. Çok acıkmış olabiliriz ama unutmamalıyız ki sahurun çok uzağında değiliz. İftarın su ile açılması gelenekseldir. Kan şekeri düşeceği için suyu hurma, kayısı, incir gibi kuru bir meyvenin izlemesi ve bunlara zeytinin eşlik etmesi sağlıklıdır. Daha sonra tarhana, mercimek gibi besleyici bir çorba tercih edilmelidir. Bir soluklanma döneminden sonra etli veya yoğurtlu sebze yemeği ve salata ile devam edilmelidir. Yine biraz soluklandıktan sonra ayva, kabak, güllaç gibi bir tatlı yanında çay ile final yapılmalıdır. Tatlıya kaymak değil süzme yoğurt eşlik etmelidir.” dedi. “Kızartma ve Kavurmadan Uzak Durmamız Gerekiyor” Pişirme yöntemi ve ara öğün hakkında da değerli bilgiler paylaşan Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Bence ara öğüne gerek yoktur. Çok gerekli ise meyve ve yoğurt ile yetinilmelidir. Bu dönemde kızartma ve kavurmadan kaçınılarak buğulama, fırınlama ve haşlama yöntemleri tercih edilmelidir. Eğer ortam uygunsa iftardan sonra 30-40 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş hem sindirimi kolaylaştıracak hem de zinde olmanızı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.