Yıllardır şunu söylüyorum: Zaman hepimiz için ilerliyor ama cilt aynı hızda yaşlanmak zorunda değil. Bizi olduğumuzdan yorgun, solgun ve olduğumuzdan daha büyük gösteren şey çoğu zaman yaş değil; ihmal.
Son dönemde bana en çok gelen soru şu:
“Songül Hanım, cildim bir anda çöktü gibi… Ne oldu bana?”
Aslında “bir anda” olmadı. Cilt, uzun süre görmezden gelinen küçük hataların birikimini sessizce taşır. Yetersiz su tüketimi, düzensiz uyku, stres, kontrolsüz güneş maruziyeti, bilinçsiz ürün kullanımı… Hepsi cildin hafızasında iz bırakır.
Cilt yaşayan bir organdır. Nefes alır, yenilenir, kendini onarır. Ama doğru destek verilmezse bu döngü yavaşlar. Özellikle 30’lu yaşlardan sonra kolajen üretimi azalır. 40’lardan itibaren elastikiyet kaybı başlar. Bu biyolojik bir gerçektir. Ancak biyolojiyi hızlandıran ya da yavaşlatan bizim alışkanlıklarımızdır.
En büyük yanılgı şu:
“Pahalı ürün kullanıyorum, yeterli.”
Hayır. Cilt bakımında lüks değil, düzen belirleyicidir. En iyi krem bile düzensiz kullanıldığında etkisizdir. En pahalı serum, güneş koruyucu olmadan eksiktir. Ve en önemlisi; içerden destek olmadan dışarıdan mucize beklemek gerçekçi değildir.
Sağlıklı bir cilt için üç temel kuralı tekrar hatırlatalım:
Güneş Koruyucu Şarttır.
Yaz–kış, kapalı hava dahil. Güneş lekesi ve kolajen kaybının en büyük sebebi UV maruziyetidir.Nem, Yaşın Panzehiridir.
Nemli cilt daha dolgun, daha aydınlık ve daha genç görünür. Cildin ihtiyacına uygun nem desteği şarttır.İçerden Destekleyin.
Su tüketimi, dengeli beslenme, antioksidanlar, kaliteli uyku… Cilt aynadır; beden nasılsa yüz de odur.
Son yıllarda hızla yayılan “herkese aynı işlem” anlayışı ise beni en çok endişelendiren konu. Her yüz farklıdır. Her cilt tipi farklıdır. Moda olan uygulama size uygun olmayabilir. Genç görünmek için yüz ifadesini kaybetmek zorunda değilsiniz. Amaç donuk bir yüz değil, sağlıklı ve dinç bir ifade olmalı.
Benim yaklaşımım hep şu oldu:
Abartı değil, denge.
Müdahale değil, destek.
Maskelenmiş bir güzellik değil, sağlıklı bir ışıltı.
Unutmayın, cilt yaş alır ama ihmal hızlandırır.
Bugün küçük bir adım atmak, yarın büyük bir fark yaratır.
Kendinize iyi bakın; çünkü en değerli yatırım, aynaya baktığınızda gördüğünüz yüzdür.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Songül Nayman
CİLT YAŞ ALMAZ, İHMAL YAŞLANIR
Yıllardır şunu söylüyorum: Zaman hepimiz için ilerliyor ama cilt aynı hızda yaşlanmak zorunda değil. Bizi olduğumuzdan yorgun, solgun ve olduğumuzdan daha büyük gösteren şey çoğu zaman yaş değil; ihmal.
Son dönemde bana en çok gelen soru şu:
“Songül Hanım, cildim bir anda çöktü gibi… Ne oldu bana?”
Aslında “bir anda” olmadı. Cilt, uzun süre görmezden gelinen küçük hataların birikimini sessizce taşır. Yetersiz su tüketimi, düzensiz uyku, stres, kontrolsüz güneş maruziyeti, bilinçsiz ürün kullanımı… Hepsi cildin hafızasında iz bırakır.
Cilt yaşayan bir organdır. Nefes alır, yenilenir, kendini onarır. Ama doğru destek verilmezse bu döngü yavaşlar. Özellikle 30’lu yaşlardan sonra kolajen üretimi azalır. 40’lardan itibaren elastikiyet kaybı başlar. Bu biyolojik bir gerçektir. Ancak biyolojiyi hızlandıran ya da yavaşlatan bizim alışkanlıklarımızdır.
En büyük yanılgı şu:
“Pahalı ürün kullanıyorum, yeterli.”
Hayır. Cilt bakımında lüks değil, düzen belirleyicidir. En iyi krem bile düzensiz kullanıldığında etkisizdir. En pahalı serum, güneş koruyucu olmadan eksiktir. Ve en önemlisi; içerden destek olmadan dışarıdan mucize beklemek gerçekçi değildir.
Sağlıklı bir cilt için üç temel kuralı tekrar hatırlatalım:
Güneş Koruyucu Şarttır.
Yaz–kış, kapalı hava dahil. Güneş lekesi ve kolajen kaybının en büyük sebebi UV maruziyetidir.Nem, Yaşın Panzehiridir.
Nemli cilt daha dolgun, daha aydınlık ve daha genç görünür. Cildin ihtiyacına uygun nem desteği şarttır.İçerden Destekleyin.
Su tüketimi, dengeli beslenme, antioksidanlar, kaliteli uyku… Cilt aynadır; beden nasılsa yüz de odur.
Son yıllarda hızla yayılan “herkese aynı işlem” anlayışı ise beni en çok endişelendiren konu. Her yüz farklıdır. Her cilt tipi farklıdır. Moda olan uygulama size uygun olmayabilir. Genç görünmek için yüz ifadesini kaybetmek zorunda değilsiniz. Amaç donuk bir yüz değil, sağlıklı ve dinç bir ifade olmalı.
Benim yaklaşımım hep şu oldu:
Abartı değil, denge.
Müdahale değil, destek.
Maskelenmiş bir güzellik değil, sağlıklı bir ışıltı.
Unutmayın, cilt yaş alır ama ihmal hızlandırır.
Bugün küçük bir adım atmak, yarın büyük bir fark yaratır.
Kendinize iyi bakın; çünkü en değerli yatırım, aynaya baktığınızda gördüğünüz yüzdür.