Toplumda en sık karşılaştığımız şikâyetlerden biri göz sulanmasıdır. Çoğu kişi bunu basit bir alerji ya da yorgunluk belirtisi olarak değerlendirir. Oysa sürekli ve tekrarlayan sulanma, bazı göz hastalıklarının erken habercisi olabilir.
Göz yüzeyi, son derece hassas ve dengeli bir sistemle çalışır. Gözyaşı; yalnızca duygusal bir refleks değil, koruyucu bir bariyerdir. Bu denge bozulduğunda göz paradoksal biçimde daha fazla sulanabilir.
Kuru Göz ve Refleks Sulanma
En sık karşılaştığımız durumlardan biri kuru göz hastalığıdır. Göz yeterli ve kaliteli gözyaşı üretemediğinde, yüzey tahriş olur. Bu tahriş, beyne “göz kurudu” sinyali gönderir ve refleks olarak ani sulanma başlar. Hastalar genellikle “Gözüm sulanıyor ama doktor kuruluk dedi” ifadesini şaşkınlıkla karşılar.
Gözyaşı Kanal Tıkanıklıkları
Özellikle ileri yaşta, gözyaşı drenaj yollarında daralma veya tıkanıklık görülebilir. Bu durumda üretilen gözyaşı boşalamaz ve dışarı taşar. Sürekli yaşarma, çapaklanma ve enfeksiyon eğilimi bu tabloya eşlik edebilir.
Alerji mi, Daha Ciddi Bir Durum mu?
Alerjik konjonktivit sulanmanın sık nedenlerinden biridir. Ancak eşlik eden kızarıklık, kaşıntı ve mevsimsel artış ayırıcı tanı açısından önemlidir. Tek taraflı ve uzun süreli sulanmalarda ise daha detaylı değerlendirme gerekir.
Sessiz İlerleyen Riskler
Bazı durumlarda sulanma; kapak pozisyon bozuklukları, kirpik batmaları veya nadiren göz yüzeyi tümörleri gibi daha ciddi tabloların belirtisi olabilir. Bu nedenle “nasıl olsa geçer” yaklaşımı yerine muayene önerilir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
• Sulanma haftalarca devam ediyorsa
• Tek gözde belirginse
• Görme bulanıklığı eşlik ediyorsa
• Ağrı, ışık hassasiyeti veya akıntı varsa
gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Göz sağlığı çoğu zaman sessiz ilerler. Erken fark edilen sorunlar basit tedavilerle kontrol altına alınabilirken, gecikmiş vakalarda tedavi süreci uzayabilir.
Unutulmamalıdır ki; göz, vücudun en hassas organlarından biridir. Verdiği sinyalleri dikkate almak, görme sağlığını korumanın ilk adımıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Arzu Taşkıran Çömez
Gözünüz Sürekli Sulanıyorsa Masum Olmayabilir
Toplumda en sık karşılaştığımız şikâyetlerden biri göz sulanmasıdır. Çoğu kişi bunu basit bir alerji ya da yorgunluk belirtisi olarak değerlendirir. Oysa sürekli ve tekrarlayan sulanma, bazı göz hastalıklarının erken habercisi olabilir.
Göz yüzeyi, son derece hassas ve dengeli bir sistemle çalışır. Gözyaşı; yalnızca duygusal bir refleks değil, koruyucu bir bariyerdir. Bu denge bozulduğunda göz paradoksal biçimde daha fazla sulanabilir.
Kuru Göz ve Refleks Sulanma
En sık karşılaştığımız durumlardan biri kuru göz hastalığıdır. Göz yeterli ve kaliteli gözyaşı üretemediğinde, yüzey tahriş olur. Bu tahriş, beyne “göz kurudu” sinyali gönderir ve refleks olarak ani sulanma başlar. Hastalar genellikle “Gözüm sulanıyor ama doktor kuruluk dedi” ifadesini şaşkınlıkla karşılar.
Gözyaşı Kanal Tıkanıklıkları
Özellikle ileri yaşta, gözyaşı drenaj yollarında daralma veya tıkanıklık görülebilir. Bu durumda üretilen gözyaşı boşalamaz ve dışarı taşar. Sürekli yaşarma, çapaklanma ve enfeksiyon eğilimi bu tabloya eşlik edebilir.
Alerji mi, Daha Ciddi Bir Durum mu?
Alerjik konjonktivit sulanmanın sık nedenlerinden biridir. Ancak eşlik eden kızarıklık, kaşıntı ve mevsimsel artış ayırıcı tanı açısından önemlidir. Tek taraflı ve uzun süreli sulanmalarda ise daha detaylı değerlendirme gerekir.
Sessiz İlerleyen Riskler
Bazı durumlarda sulanma; kapak pozisyon bozuklukları, kirpik batmaları veya nadiren göz yüzeyi tümörleri gibi daha ciddi tabloların belirtisi olabilir. Bu nedenle “nasıl olsa geçer” yaklaşımı yerine muayene önerilir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
• Sulanma haftalarca devam ediyorsa
• Tek gözde belirginse
• Görme bulanıklığı eşlik ediyorsa
• Ağrı, ışık hassasiyeti veya akıntı varsa
gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Göz sağlığı çoğu zaman sessiz ilerler. Erken fark edilen sorunlar basit tedavilerle kontrol altına alınabilirken, gecikmiş vakalarda tedavi süreci uzayabilir.
Unutulmamalıdır ki; göz, vücudun en hassas organlarından biridir. Verdiği sinyalleri dikkate almak, görme sağlığını korumanın ilk adımıdır.