Sessiz Alarm: Kadınlar Neden Vücudunun Verdiği İlk Sinyalleri Görmezden Geliyor?
Yazının Giriş Tarihi: 04.01.2026 14:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 14:26
Köşe Yazısı – Doc. Dr. Emine Öztürk
Kadın bedeni, sağlıkla ilgili sorunları hiçbir zaman aniden ortaya çıkarmaz. Aksine, çoğu zaman aylar hatta yıllar öncesinden küçük ama ısrarlı sinyaller verir. Ancak günümüz yaşam temposunda pek çok kadın bu işaretleri “yoğunluktan”, “stresten” ya da “geçicidir” düşüncesiyle görmezden gelmeyi tercih ediyor. Asıl risk de tam bu noktada başlıyor.
Adet düzensizlikleri, geçmeyen kasık ağrıları, normal kabul edilen ancak aslında normal olmayan akıntılar, sürekli yorgunluk hissi ya da ani hormonal dalgalanmalar… Bu belirtiler, birçok kadının günlük hayatında olağanlaştırdığı şikâyetler arasında yer alıyor. Oysa bunların her biri, vücudun verdiği erken uyarı sinyalleridir.
Kadın hastalıklarında erken farkındalık, tedavi sürecinin en kritik basamağıdır. Yumurtalık kistleri, miyomlar, endometriozis ve infertiliteye uzanan pek çok tabloda ilk belirtiler genellikle hafif seyreder. Şikâyetler dayanılmaz hâle geldiğinde ya da gebelik planları aksadığında hekime başvurmak ise çoğu zaman geç kalınmış bir süreci beraberinde getirir.
Toplumda yaygın olan bir başka yanlış inanış da “Ağrı yoksa sorun yoktur” düşüncesidir. Oysa birçok jinekolojik hastalık uzun süre sessiz ilerleyebilir. Bu nedenle kadın sağlığında düzenli kontroller, yalnızca şikâyet olduğunda değil; şikâyet yokken de yapılmalıdır.
Son yıllarda sosyal medyada hızla yayılan, bilimsel dayanağı olmayan “doğal çözümler” ve kulaktan dolma bilgiler de önemli bir risk oluşturmaktadır. Her vücut farklıdır ve her belirti kişiye özeldir. Bu nedenle tedavi ve takip süreci mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Kadınların kendi bedenlerini tanıması, değişimleri ciddiye alması ve sağlık kontrollerini hayatının doğal bir parçası hâline getirmesi büyük önem taşır. Sağlık, ertelenebilecek bir konu değildir. Çünkü erken fark edilen her sorun, hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de yaşam kalitesini korur.
Unutulmamalıdır ki; güçlü kadın, bedenini dinleyen ve sağlığını ihmal etmeyen kadındır.
Doc. Dr. Emine Öztürk
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Breaking News
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doc. Dr. Emine Öztürk
Sessiz Alarm: Kadınlar Neden Vücudunun Verdiği İlk Sinyalleri Görmezden Geliyor?
Köşe Yazısı – Doc. Dr. Emine Öztürk
Kadın bedeni, sağlıkla ilgili sorunları hiçbir zaman aniden ortaya çıkarmaz. Aksine, çoğu zaman aylar hatta yıllar öncesinden küçük ama ısrarlı sinyaller verir. Ancak günümüz yaşam temposunda pek çok kadın bu işaretleri “yoğunluktan”, “stresten” ya da “geçicidir” düşüncesiyle görmezden gelmeyi tercih ediyor. Asıl risk de tam bu noktada başlıyor.
Adet düzensizlikleri, geçmeyen kasık ağrıları, normal kabul edilen ancak aslında normal olmayan akıntılar, sürekli yorgunluk hissi ya da ani hormonal dalgalanmalar… Bu belirtiler, birçok kadının günlük hayatında olağanlaştırdığı şikâyetler arasında yer alıyor. Oysa bunların her biri, vücudun verdiği erken uyarı sinyalleridir.
Kadın hastalıklarında erken farkındalık, tedavi sürecinin en kritik basamağıdır. Yumurtalık kistleri, miyomlar, endometriozis ve infertiliteye uzanan pek çok tabloda ilk belirtiler genellikle hafif seyreder. Şikâyetler dayanılmaz hâle geldiğinde ya da gebelik planları aksadığında hekime başvurmak ise çoğu zaman geç kalınmış bir süreci beraberinde getirir.
Toplumda yaygın olan bir başka yanlış inanış da “Ağrı yoksa sorun yoktur” düşüncesidir. Oysa birçok jinekolojik hastalık uzun süre sessiz ilerleyebilir. Bu nedenle kadın sağlığında düzenli kontroller, yalnızca şikâyet olduğunda değil; şikâyet yokken de yapılmalıdır.
Son yıllarda sosyal medyada hızla yayılan, bilimsel dayanağı olmayan “doğal çözümler” ve kulaktan dolma bilgiler de önemli bir risk oluşturmaktadır. Her vücut farklıdır ve her belirti kişiye özeldir. Bu nedenle tedavi ve takip süreci mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Kadınların kendi bedenlerini tanıması, değişimleri ciddiye alması ve sağlık kontrollerini hayatının doğal bir parçası hâline getirmesi büyük önem taşır. Sağlık, ertelenebilecek bir konu değildir. Çünkü erken fark edilen her sorun, hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de yaşam kalitesini korur.
Unutulmamalıdır ki; güçlü kadın, bedenini dinleyen ve sağlığını ihmal etmeyen kadındır.
Doc. Dr. Emine Öztürk
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Breaking News