Polikistik Over Sendromu: Bir Yumurtalık Sorunu Değil, Bir Denge Meselesi
Yazının Giriş Tarihi: 04.02.2026 18:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 18:24
Polikistik Over Sendromu, kadınların bana en sık sorduğu ama en yanlış anlaşılan hastalıklardan biri. Çoğu kadın bu tanıyı duyduğunda aklına yalnızca yumurtalıklar geliyor. Oysa PCOS, tek başına bir yumurtalık hastalığı değildir; bedenin dengeyle verdiği bir yanıttır.
Adet düzensizliğiyle başlayan süreç; zamanla kilo kontrolünde zorlanma, tüylenme artışı, cilt problemleri ve gebelikle ilgili endişelere dönüşebiliyor. Ancak bu tabloyu yalnızca hormonlara indirgemek, eksik bir bakış açısıdır. Çünkü PCOS, çoğu zaman metabolizma, insülin dengesi ve yaşam ritmiyle birlikte ilerler.
Klinikte sıkça gördüğüm bir durum var: “Hocam, hormonlarım bozuk denildi ama neden bozulduğunu kimse anlatmadı.” İşte tam bu noktada asıl mesele başlıyor. Vücut, uzun süre dengesiz beslendiğinde, düzensiz uyuduğunda ve kronik stres altında kaldığında kendini korumaya alır. PCOS da bu koruyucu mekanizmalardan biridir.
Bu hastalığın en zor tarafı, yalnızca fiziksel değil; psikolojik yüküdür. Kadınlar çoğu zaman kendilerini suçlar, bedenlerine küser, hatta gelecek planlarını ertelemeye başlar. Oysa PCOS, doğru yaklaşımla yönetilebilen bir durumdur. Burada önemli olan, “tek bir ilaçla çözelim” anlayışından uzaklaşmaktır.
Tedavide amaç sadece adet düzenlemek ya da gebelik sağlamak olmamalıdır. Asıl hedef, vücudun ritmini yeniden kurmaktır. Bu; beslenme düzeninden uyku saatlerine, stres yönetiminden hareket alışkanlıklarına kadar geniş bir alanı kapsar. Kadın bedeninin dili, bu bütünlük içinde çözüldüğünde anlam kazanır.
Polikistik Over Sendromu, kadınlara bedenlerini daha yakından dinlemeyi öğretir. Onu bir engel değil, bir uyarı olarak görmek gerekir. Çünkü çoğu zaman vücut, sorun çıkarmak için değil; kendini korumak için sinyal verir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doc. Dr. Emine Öztürk
Polikistik Over Sendromu: Bir Yumurtalık Sorunu Değil, Bir Denge Meselesi
Polikistik Over Sendromu, kadınların bana en sık sorduğu ama en yanlış anlaşılan hastalıklardan biri. Çoğu kadın bu tanıyı duyduğunda aklına yalnızca yumurtalıklar geliyor. Oysa PCOS, tek başına bir yumurtalık hastalığı değildir; bedenin dengeyle verdiği bir yanıttır.
Adet düzensizliğiyle başlayan süreç; zamanla kilo kontrolünde zorlanma, tüylenme artışı, cilt problemleri ve gebelikle ilgili endişelere dönüşebiliyor. Ancak bu tabloyu yalnızca hormonlara indirgemek, eksik bir bakış açısıdır. Çünkü PCOS, çoğu zaman metabolizma, insülin dengesi ve yaşam ritmiyle birlikte ilerler.
Klinikte sıkça gördüğüm bir durum var: “Hocam, hormonlarım bozuk denildi ama neden bozulduğunu kimse anlatmadı.” İşte tam bu noktada asıl mesele başlıyor. Vücut, uzun süre dengesiz beslendiğinde, düzensiz uyuduğunda ve kronik stres altında kaldığında kendini korumaya alır. PCOS da bu koruyucu mekanizmalardan biridir.
Bu hastalığın en zor tarafı, yalnızca fiziksel değil; psikolojik yüküdür. Kadınlar çoğu zaman kendilerini suçlar, bedenlerine küser, hatta gelecek planlarını ertelemeye başlar. Oysa PCOS, doğru yaklaşımla yönetilebilen bir durumdur. Burada önemli olan, “tek bir ilaçla çözelim” anlayışından uzaklaşmaktır.
Tedavide amaç sadece adet düzenlemek ya da gebelik sağlamak olmamalıdır. Asıl hedef, vücudun ritmini yeniden kurmaktır. Bu; beslenme düzeninden uyku saatlerine, stres yönetiminden hareket alışkanlıklarına kadar geniş bir alanı kapsar. Kadın bedeninin dili, bu bütünlük içinde çözüldüğünde anlam kazanır.
Polikistik Over Sendromu, kadınlara bedenlerini daha yakından dinlemeyi öğretir. Onu bir engel değil, bir uyarı olarak görmek gerekir. Çünkü çoğu zaman vücut, sorun çıkarmak için değil; kendini korumak için sinyal verir.