Kadın Sağlığında “Görünmeyen Yorgunluk”: Sessiz Tükeniş Sendromu
Yazının Giriş Tarihi: 22.02.2026 21:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 21:06
Kadınlar çoğu zaman güçlü görünür. Çalışır, üretir, aileyi toparlar, duygusal yük taşır, kriz yönetir. Fakat son yıllarda klinik pratiğimizde sık karşılaştığımız bir tablo var: Adını koyamadığımız ama belirtilerini net gördüğümüz bir durum — sessiz tükeniş.
Bu bir psikolojik moda kavram değil. Bu; hormonal dengeden bağışıklık sistemine, uyku kalitesinden cilt sağlığına kadar uzanan fizyolojik bir alarmdır.
Yorgunluk Normal Değil
“Hocam çok yorgunum ama sebebini bilmiyorum.”
En sık duyduğum cümlelerden biri bu.
Yapılan tetkiklerde bazen belirgin bir patoloji çıkmaz. Ancak detaylı analiz yapıldığında;
• D vitamini eksikliği
• Demir depolarında düşüş
• Tiroid fonksiyonlarında sınır değerler
• Kortizol düzensizliği
• Uyku mimarisinde bozulma
gibi küçük ama etkili sapmalar görülür. Kadın bedeni uzun süre stres altında kaldığında önce fısıldar, sonra bağırır.
Stres Hormonu ve Kadın Bedeni
Kadın fizyolojisi stres karşısında erkeklerden farklı tepki verir. Kronik stres;
• Adet düzensizlikleri
• Saç dökülmesi
• Kilo artışı (özellikle karın çevresi)
• Cilt problemleri
• Libidoda düşüş
gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Sorun çoğu zaman “dayanma kapasitesinin” fazla olmasıdır. Dayandıkça sistem alarm modunda kalır.
Sosyal Rol Baskısı
Kadınların önemli bir kısmı “iyiyim” demeyi öğrenmiştir.
Ama iyi olmak ile iyi görünmek farklıdır.
Çalışan kadın, anne olan kadın, ev içi sorumluluk taşıyan kadın… Hepsi aynı anda güçlü olmak zorunda hisseder. Oysa tıp bize şunu söylüyor: Sürekli güçlü kalmaya çalışmak biyolojik olarak sürdürülebilir değildir.
Çözüm Nerede?
Çözüm sihirli bir ilaçta değil.
Çözüm;
• Düzenli kan tetkiki takibinde
• Uyku kalitesinin iyileştirilmesinde
• Mikro besin eksiklerinin giderilmesinde
• Dijital detoksta
• Ve en önemlisi “hayır” diyebilme cesaretinde.
Kadın sağlığı sadece doğurganlık değildir. Kadın sağlığı; zihinsel berraklık, hormonal denge, enerji ve yaşam kalitesidir.
Unutmayalım:
Beden yorulmadan önce ruh yorulur.
Ruh yorulmadan önce ise sınırlar ihlal edilir.
Kendinize sınır koyun. Çünkü güçlü olmak, tükenmek anlamına gelmez.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doc. Dr. Emine Öztürk
Kadın Sağlığında “Görünmeyen Yorgunluk”: Sessiz Tükeniş Sendromu
Kadınlar çoğu zaman güçlü görünür. Çalışır, üretir, aileyi toparlar, duygusal yük taşır, kriz yönetir. Fakat son yıllarda klinik pratiğimizde sık karşılaştığımız bir tablo var: Adını koyamadığımız ama belirtilerini net gördüğümüz bir durum — sessiz tükeniş.
Bu bir psikolojik moda kavram değil. Bu; hormonal dengeden bağışıklık sistemine, uyku kalitesinden cilt sağlığına kadar uzanan fizyolojik bir alarmdır.
Yorgunluk Normal Değil
“Hocam çok yorgunum ama sebebini bilmiyorum.”
En sık duyduğum cümlelerden biri bu.
Yapılan tetkiklerde bazen belirgin bir patoloji çıkmaz. Ancak detaylı analiz yapıldığında;
• D vitamini eksikliği
• Demir depolarında düşüş
• Tiroid fonksiyonlarında sınır değerler
• Kortizol düzensizliği
• Uyku mimarisinde bozulma
gibi küçük ama etkili sapmalar görülür. Kadın bedeni uzun süre stres altında kaldığında önce fısıldar, sonra bağırır.
Stres Hormonu ve Kadın Bedeni
Kadın fizyolojisi stres karşısında erkeklerden farklı tepki verir. Kronik stres;
• Adet düzensizlikleri
• Saç dökülmesi
• Kilo artışı (özellikle karın çevresi)
• Cilt problemleri
• Libidoda düşüş
gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Sorun çoğu zaman “dayanma kapasitesinin” fazla olmasıdır. Dayandıkça sistem alarm modunda kalır.
Sosyal Rol Baskısı
Kadınların önemli bir kısmı “iyiyim” demeyi öğrenmiştir.
Ama iyi olmak ile iyi görünmek farklıdır.
Çalışan kadın, anne olan kadın, ev içi sorumluluk taşıyan kadın… Hepsi aynı anda güçlü olmak zorunda hisseder. Oysa tıp bize şunu söylüyor: Sürekli güçlü kalmaya çalışmak biyolojik olarak sürdürülebilir değildir.
Çözüm Nerede?
Çözüm sihirli bir ilaçta değil.
Çözüm;
• Düzenli kan tetkiki takibinde
• Uyku kalitesinin iyileştirilmesinde
• Mikro besin eksiklerinin giderilmesinde
• Dijital detoksta
• Ve en önemlisi “hayır” diyebilme cesaretinde.
Kadın sağlığı sadece doğurganlık değildir. Kadın sağlığı; zihinsel berraklık, hormonal denge, enerji ve yaşam kalitesidir.
Unutmayalım:
Beden yorulmadan önce ruh yorulur.
Ruh yorulmadan önce ise sınırlar ihlal edilir.
Kendinize sınır koyun. Çünkü güçlü olmak, tükenmek anlamına gelmez.