Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kadın Sağlığında En Büyük Kaybımız: “Sessiz Yorgunluk Sendromu”

Yazının Giriş Tarihi: 30.11.2025 11:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.11.2025 11:51

Kadın sağlığı denildiğinde çoğumuzun aklına belirgin hastalıklar gelir: Miyom, kist, polikistik over, endometriozis… Oysa sahada yıllardır gözlemlediğimiz ve milyonlarca kadının yaşamasına rağmen adını koyamadığı, tıpta resmi bir teşhis olarak geçmese de kadın hayatını derinden etkileyen başka bir durum daha var: Sessiz Yorgunluk Sendromu.

Bu tabloyu yaşayan kadınlar genellikle aynı cümleyle başlıyor:
“Hocam bir şeyim yok gibi ama kendimi hiç iyi hissetmiyorum.”

Belirtiler çoğu zaman hafiftir ve bu yüzden fark edilmez:
Sabah kalkarken eklemlerde tutukluk, regl yaklaşırken artan iç gerginliği, sebepsiz çarpıntılar, ani üşüme–terleme döngüleri, “bir şeyim eksik ama ne bilmiyorum” hissi… Kadınların büyük bölümü bunları iş temposuna, çocuklara, strese, hatta ‘yaşın gereği’ diye yoruyor. Oysa bu durum çoğu zaman tiroid dengesizliği, vitamin-mineral eksiklikleri, insülin direnci, hormon dalgalanmaları, yumurtalık rezervinde erken azalma gibi süreçlerin ilk sinyali olabiliyor.

Muayenede en çok duyduğum cümlelerden biri şu:
“Hocam yıllardır böyleyim ama alıştım.”
Oysa hiçbir kadın sürekli bir yorgunluk hâline alışmak zorunda değildir. Sessiz Yorgunluk Sendromu, adı üzerine, sessiz ilerler ama sonuçları sessiz değildir. Erken menopoz başlangıcından tiroid hastalıklarına, kansızlıktan stres hormonlarının bozulmasına kadar pek çok tabloya zemin hazırlayabilir.

Bu kadar yaygın olmasına rağmen neden geç fark ediliyor?
Çünkü kadınlar toplumda hep çok güçlü rolü üstlenir: Evde, işte, çocukta, ilişkide… Kendine sıra geldiğinde ise çoğu zaman yalnızca “idare edecek kadar” vakit kalır. Sağlık ikinci plana atılınca vücut önce bağırmayı bırakır, sonra fısıldar; kadınlar da bu fısıltıya kulak vermez çünkü hayat hızla akmaktadır.

Oysa yapılacak ilk şey çok basittir:
Yıllık jinekolojik muayene, tiroid paneli, prolaktin, D vitamini ve B12 değerlendirmesi, gerekirse yumurtalık rezerv testi (AMH) ve regl düzeninin yakından izlenmesi…
Hepsi toplamda 15 dakikalık bir süreçtir ve çoğu kadının yıllarını değiştirebilecek kadar güçlü bir adımdır.

Kadın bedeni sessizdir, ama asla boşuna konuşmaz.
Yorgunluğunuzun bir hikâyesi varsa mutlaka bir cevabı da vardır.
Asıl önemli olan, bu sessiz çağrıyı ertelememek…

Kadın sağlığı; büyük hastalıkları tedavi etmekten önce, sessiz sinyalleri duymakla başlar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.