Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Diziler Gençlere Ne Öğretiyor: Sabır mı, Kısa Yoldan Güç mü?

Yazının Giriş Tarihi: 02.01.2026 21:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.01.2026 21:15

Televizyon dizileri artık yalnızca bir eğlence aracı değil. Özellikle gençler için bir rol model deposu, bir yaşam rehberi, hatta çoğu zaman sessiz bir öğretmen konumunda. Akşam kuşağında ya da dijital platformlarda izlenen her sahne, fark edilmeden zihinlere bir mesaj bırakıyor. Peki bu mesaj ne? Sabırla çalışmak mı, yoksa kısa yoldan güç ve para kazanmak mı?
Bugün dizilere baktığımızda karşımıza çıkan tablo oldukça net: Emekle yükselen karakter sayısı giderek azalıyor. Buna karşın bir gecede zengin olanlar, silahla söz sahibi olanlar, mafya düzeninde “saygı” kazananlar başrolde. Genç bir izleyici için bu anlatıların etkisi sanıldığından çok daha derin. Çünkü ekranda gördüğü hayat, onun hayal dünyasında “olabilir” hale geliyor.
Birçok dizide karakterlerin geçmişi ya flu bırakılıyor ya da dramatize edilerek meşrulaştırılıyor. Mafya lideri acılı bir çocukluk yaşamıştır, yasa dışı işlere bulaşan karakter ailesi için bunu yapıyordur, suça bulaşan kahraman aslında “kötü biri değildir”. Bu anlatım dili, suçu romantikleştirirken sabrı ve emeği sıkıcı, yavaş ve sonuçsuz göstermeye başlıyor. Gençlere verilen örtük mesaj şudur: “Doğru yoldan gidersen kaybedersin, kestirme yoldan gidersen kazanırsın.”
Sabır ise dizilerde çoğu zaman cezalandırılan bir erdemdir. Yıllarca çalışan, dürüst kalan, hukuk içinde hareket eden karakterler genellikle ya kaybeder ya da arka planda kalır. Hikâyeyi taşıyan onlar değildir; hikâye, kuralları delenlerin etrafında döner. Böyle bir anlatı düzeninde gençlerin sabra inanmasını beklemek gerçekçi değildir. Çünkü ekran, sabrın karşılığını nadiren verir.
Özellikle erkek karakterler üzerinden kurulan güç algısı da dikkat çekicidir. Güç; bilgiyle, ahlakla ya da akılla değil, çoğu zaman silahla, parayla ve korkuyla tanımlanır. Bir karakter ne kadar sertse, ne kadar kural tanımazsa o kadar “karizmatik” kabul edilir. Gençler için bu durum, “saygı görmek için sert olmalıyım” düşüncesini besler. Bu da toplumsal ilişkilerde empatiyi değil, baskıyı öne çıkarır.
Kadın karakterler açısından tablo farklı ama sorunlu olmaya devam ediyor. Sabreden, bekleyen, susan kadın ya “kutsal” bir figür olarak yüceltilir ya da hikâye içinde ezilmeye mahkûm edilir. Güçlü kadın karakterler ise çoğu zaman manipülatif, tehlikeli ya da ahlaki sınırları zorlayan kişiler olarak sunulur. Bu da genç kadınlara şu ikili mesajı verir: Ya sus ve katlan ya da güçlen ama bedel öde.
Dijital platformlarda yayınlanan diziler, bu anlatıyı daha da hızlandırıyor. Sansürün azalmasıyla birlikte şiddet, suç ve hızlı yükseliş daha çıplak bir şekilde sunuluyor. Bu durum, hikâye derinliğini artırmak yerine çoğu zaman “şok etkisi” yaratmayı hedefliyor. İzlenme uğruna gerçeklik duygusu feda ediliyor. Oysa gençlerin ihtiyacı olan şey daha fazla aksiyon değil, daha fazla anlam.
Elbette tüm dizileri aynı kefeye koymak haksızlık olur. Hâlâ sabrı, ahlakı ve emeği merkeze alan yapımlar var. Ancak bu diziler genellikle daha az konuşuluyor, daha az destekleniyor. Reyting sistemi, kısa vadede dikkat çeken ama uzun vadede zarar veren hikâyeleri ödüllendiriyor. Bu da yapımcıları risk almaktan uzaklaştırıyor.
Asıl soru şudur: Diziler toplumu mi yansıtıyor, yoksa toplumu mu şekillendiriyor? Cevap ikisi de. Toplumdan beslenen diziler, aynı zamanda topluma yön veriyor. Gençler, her akşam izledikleri karakterlerin kararlarını içselleştiriyor. Kimin kazandığını, kimin kaybettiğini hafızalarına not ediyor. Ve günün sonunda hayatı da buna göre okumaya başlıyor.
Bugün bir genç sabırlı olmayı değil de “akıllı numaralarla” yükselmeyi hayal ediyorsa, bunda sadece ekonomik şartların değil, izlediği hikâyelerin de payı vardır. Çünkü ekran, ona sabrın değil hızın kazandırdığını anlatıyordur.
Belki de artık dizilerin kendine şu soruyu sorması gerekiyor: Biz gençlere bir hikâye mi anlatıyoruz, yoksa bir hayat modeli mi sunuyoruz? Eğer ikincisiyse, bu modelin bedelini ileride hep birlikte ödeyeceğimizi unutmamak gerekir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.