Dünyanın moda algısını değiştiren ve şekillendiren Moda haftaları başladı.
New York’tan Londra’ya, Milano’dan Paris’e dünyanın önde gelen tasarımcıları, modern erkeğin yeni vizyonunu podyumlara taşıdı.
2026 yılı erkek stilinin yeniden tanımlandığı bir dönem olarak öne çıkıyor. Geleneksel sınırlar yok olurken, cesur denemeler artık yeni norm haline geliyor.
Dünyanın en önde gelen tasarımcıları, modern erkeğin yeni vizyonunu podyumlara taşıdı.
Geçmişten günümüze Dünya çapında erkek modacılar yıllarca bu sektöre damgalarını vurmalarına rağmen erkek modası, uzun zaman sadece tek tek ve klasik örneklerle sınırlı kaldı. Ancak şimdilerde gözle görülür bir değişim yaşanıyor. Erkek modasında feminen çizgiler önem kazanıyor.
MODADA ERKEK ALGISI TAMAMEN DEĞİŞİYOR.......
Erkek modası kadınsı stilden giderek daha çok etkileniyor. Peluş kürkler, hatta etekler erkekler için artık tabu değil.
Birkaç yıl önce, erkek koleksiyonlarının tasarımcıları, eğlence ve provokasyon için etekli erkekleri piyasaya sürmüştü. İlkbahar-yaz 2026 koleksiyonlarında artık etek bir erkek için sıradanlaşıyor.
Modada kadın erkek algısı tamamen değişirken kadınlar artık erkek gardırobundan aktif olarak bir şeyler ödünç almaya başlayıp maskülen tarza dönüşürken, birçok erkek de kadın yolunu takip etmeye ve gardırobunu kadın kıyafetleriyle yenilemeye karar verdi.
Hal böyle olunca tasarımcılar da farklı stillerde etekler, şeffaflık, büstiyerli üstler, kemere bağlı kollar ve ayrıca saten kumaşlar ve şifon ile 2026 ilkbahar-yaz erkek görünümlerini sundular ... Bazı görüntüler sadece feminen değil , hatta tam olarak kadının giyeceği kıyafetler olarak adlandırılabilirler. Çoğu erkek için bu moda çılgın görünebilir, ancak çok kısa süre sonra, bu tür kıyafetler artık erkek gardırobunda yer bulacaktır, çünkü tasarımcılar toplumun ruh hallerini , arzularını inceler ve tasarımlarını bu doğrultuda şekillendirirler. Birçok modern erkek günümüzde sadece kadın gardırobundan bir şeyler ödünç almakla kalmayıp, aynı zamanda kadınsı olmak istiyor. Dolayısıyla böyle bir moda gelişip, büyük şehirlerin sokaklarını dolduracak ve Cinsiyetsiz Moda tam anlamıyla hayatımıza girecek.
Genel olarak, hiç kimse yoksun bırakılmayacak ve rahatsız edilmeyecektir. Moda geçmişine bakarsanız da erkeklerin dantel, transparan çok daha fazlasını giydiğini hatırlarız...
Bugün kadın ve erkek giyimi arasındaki çizgiler bulanıklaşırken, kadın giyimi maskülen, erkek giyimi de feminen çizgileri daha çok barındırmaya başladı.
Christian Dior, Yves Saint Laurent ve Jean Paul Gaultier başta olmak üzere, vizyoner tasarımcılar erkek giyiminin tabanına feminen tasarımlar eklemişlerdi.
Bu, bugün yaşadığımız cinsiyetler arasındaki geçişlerden bağımsız bir durum. Bugün kadın ve erkek giyimi birbirinden ilham alıp aralarındaki çizgileri ortadan kaldırırken, bu Paris’te radikal bir biçimde gerçekleşti. Erkek giyiminin sağladığı güç ve kendinden emin tavır, kadının iş hayatında gittikçe daha yoğun yer kaplamasıyla arttı.
Milano Erkek Giyim Moda Haftası; 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için sınırları zorlayan, kimlik arayışını ve kültürel çeşitliliği odağına alan çarpıcı koleksiyonlara ev sahipliği yaptı. Pek çok ikonik marka; bu sezon erkek giyiminde yeni bir hafiflik, zarafet ve özgürlük dili sundu. Defileler sadece kıyafetlerle değil; duygular, bireysellik,özgürlük ve ilham kaynaklarıyla da iz bıraktı.Koleksiyon, maskülen giyimin kalıplarını parçalayarak yeni bir özgürlük dili öneriyor. Eskiden feminen bir detay olarak görülen peluş, artık erkek gardırobunun merkezinde. Gucci, Valentino maskülen gücü yeniden tanımlarken; Prada ve Dior imitasyon kürkle farklı alternatif sunuyor.
Son dönemlerde moda dünyasında adından sıkça söz ettiren feminen stil anlayışı, zarafet ve şıklığı ön planda tutan yapısıyla geniş bir kitle tarafından benimsenmeye başladı. Özellikle son yıllarda hızla yükselen bu trend, yalnızca podyumlarda değil, günlük yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Feminen moda akımı, naif detayları, romantik dokunuşları ve şık duruşuyla her geçen gün daha fazla kişinin stil tercihlerinde ön sıralarda yer alıyor.
Tasarımcılar yıllardır cinsiyetten bağımsız giysilerle flört ediyor aslında pandemi ile birlikte yeni bir döneme girdik. Anı yaşıyoruz ve cinsiyet gözetmeksizin herkes her şeyi giyiyor.”
Derya Özgören'le Derya'ca Moda
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Derya Özgören
ERKEK MODASINDA GERÇEK BİR DEVRİM YAŞANIYOR.....
Dünyanın moda algısını değiştiren ve şekillendiren Moda haftaları başladı.
New York’tan Londra’ya, Milano’dan Paris’e dünyanın önde gelen tasarımcıları, modern erkeğin yeni vizyonunu podyumlara taşıdı.
2026 yılı erkek stilinin yeniden tanımlandığı bir dönem olarak öne çıkıyor. Geleneksel sınırlar yok olurken, cesur denemeler artık yeni norm haline geliyor.
Dünyanın en önde gelen tasarımcıları, modern erkeğin yeni vizyonunu podyumlara taşıdı.
Geçmişten günümüze Dünya çapında erkek modacılar yıllarca bu sektöre damgalarını vurmalarına rağmen erkek modası, uzun zaman sadece tek tek ve klasik örneklerle sınırlı kaldı. Ancak şimdilerde gözle görülür bir değişim yaşanıyor. Erkek modasında feminen çizgiler önem kazanıyor.
MODADA ERKEK ALGISI TAMAMEN DEĞİŞİYOR.......
Erkek modası kadınsı stilden giderek daha çok etkileniyor. Peluş kürkler, hatta etekler erkekler için artık tabu değil.
Birkaç yıl önce, erkek koleksiyonlarının tasarımcıları, eğlence ve provokasyon için etekli erkekleri piyasaya sürmüştü. İlkbahar-yaz 2026 koleksiyonlarında artık etek bir erkek için sıradanlaşıyor.
Modada kadın erkek algısı tamamen değişirken kadınlar artık erkek gardırobundan aktif olarak bir şeyler ödünç almaya başlayıp maskülen tarza dönüşürken, birçok erkek de kadın yolunu takip etmeye ve gardırobunu kadın kıyafetleriyle yenilemeye karar verdi.
Hal böyle olunca tasarımcılar da farklı stillerde etekler, şeffaflık, büstiyerli üstler, kemere bağlı kollar ve ayrıca saten kumaşlar ve şifon ile 2026 ilkbahar-yaz erkek görünümlerini sundular ... Bazı görüntüler sadece feminen değil , hatta tam olarak kadının giyeceği kıyafetler olarak adlandırılabilirler. Çoğu erkek için bu moda çılgın görünebilir, ancak çok kısa süre sonra, bu tür kıyafetler artık erkek gardırobunda yer bulacaktır, çünkü tasarımcılar toplumun ruh hallerini , arzularını inceler ve tasarımlarını bu doğrultuda şekillendirirler. Birçok modern erkek günümüzde sadece kadın gardırobundan bir şeyler ödünç almakla kalmayıp, aynı zamanda kadınsı olmak istiyor. Dolayısıyla böyle bir moda gelişip, büyük şehirlerin sokaklarını dolduracak ve Cinsiyetsiz Moda tam anlamıyla hayatımıza girecek.
Genel olarak, hiç kimse yoksun bırakılmayacak ve rahatsız edilmeyecektir. Moda geçmişine bakarsanız da erkeklerin dantel, transparan çok daha fazlasını giydiğini hatırlarız...
Bugün kadın ve erkek giyimi arasındaki çizgiler bulanıklaşırken, kadın giyimi maskülen, erkek giyimi de feminen çizgileri daha çok barındırmaya başladı.
Christian Dior, Yves Saint Laurent ve Jean Paul Gaultier başta olmak üzere, vizyoner tasarımcılar erkek giyiminin tabanına feminen tasarımlar eklemişlerdi.
Bu, bugün yaşadığımız cinsiyetler arasındaki geçişlerden bağımsız bir durum. Bugün kadın ve erkek giyimi birbirinden ilham alıp aralarındaki çizgileri ortadan kaldırırken, bu Paris’te radikal bir biçimde gerçekleşti. Erkek giyiminin sağladığı güç ve kendinden emin tavır, kadının iş hayatında gittikçe daha yoğun yer kaplamasıyla arttı.
Milano Erkek Giyim Moda Haftası; 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için sınırları zorlayan, kimlik arayışını ve kültürel çeşitliliği odağına alan çarpıcı koleksiyonlara ev sahipliği yaptı. Pek çok ikonik marka; bu sezon erkek giyiminde yeni bir hafiflik, zarafet ve özgürlük dili sundu. Defileler sadece kıyafetlerle değil; duygular, bireysellik,özgürlük ve ilham kaynaklarıyla da iz bıraktı.Koleksiyon, maskülen giyimin kalıplarını parçalayarak yeni bir özgürlük dili öneriyor. Eskiden feminen bir detay olarak görülen peluş, artık erkek gardırobunun merkezinde. Gucci, Valentino maskülen gücü yeniden tanımlarken; Prada ve Dior imitasyon kürkle farklı alternatif sunuyor.
Son dönemlerde moda dünyasında adından sıkça söz ettiren feminen stil anlayışı, zarafet ve şıklığı ön planda tutan yapısıyla geniş bir kitle tarafından benimsenmeye başladı. Özellikle son yıllarda hızla yükselen bu trend, yalnızca podyumlarda değil, günlük yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Feminen moda akımı, naif detayları, romantik dokunuşları ve şık duruşuyla her geçen gün daha fazla kişinin stil tercihlerinde ön sıralarda yer alıyor.
Tasarımcılar yıllardır cinsiyetten bağımsız giysilerle flört ediyor aslında pandemi ile birlikte yeni bir döneme girdik. Anı yaşıyoruz ve cinsiyet gözetmeksizin herkes her şeyi giyiyor.”
Derya Özgören'le Derya'ca Moda