Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Sahada Gelecek, Devlet Aklıyla Vizyon: Gençliğin 2026 ve Türkiye’nin Spor Yürüyüşü

Yazının Giriş Tarihi: 14.01.2026 12:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.01.2026 12:43

Türkiye’de spor, yalnızca skorlarla değil; gençlik politikaları, sosyal dayanışma ve millî vizyonla yeniden tanımlanıyor. GENÇLİĞİN 2026 Liseler Arası Futbol Turnuvası, devlet aklı ile sivil toplum dinamizminin sahadaki karşılığını gözler önüne seriyor.

Türkiye’de spor, uzun yıllar yalnızca skor tabelasına sıkışmış bir alan gibi görüldü. Oysa son yirmi yılda spor; gençlik politikalarının, sosyal dayanışmanın ve millî vizyonun merkezine yerleşti. Volkswagen Arena’da gerçekleştirilen GENÇLİĞİN 2026 Liseler Arası Futbol Turnuvası tanıtımı, bu dönüşümün yalnızca bir organizasyon değil; bir devlet aklı ve toplum projesi olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bugün Türkiye’de spor denildiğinde artık yalnızca kulüpler, kupalar ve transferler konuşulmuyor; tesisleşme, altyapı, gençlik, ahlak ve birlik de konuşuluyor. Bu geniş çerçevenin mimarı ise hiç kuşkusuz sporun içinden gelen, sahayı da tribünü de iyi bilen bir liderlik anlayışıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce ortaya koyduğu “sporla büyüyen gençlik” vizyonu, bugün TÜGVA gibi sivil toplum yapılarıyla sahaya inmiş; somut, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlar üretir hâle gelmiştir.

GENÇLİĞİN 2026 tam da bu noktada önemlidir. Geçtiğimiz yıl 20 bin lise öğrencisini sahaya indiren bu organizasyon, bu yıl 60 bin genci futbolun birleştirici diliyle buluşturmayı hedeflemektedir. Bu yalnızca bir turnuva değildir; dijital bağımlılıktan ve kötü alışkanlıklardan uzak, disiplinli, hedef sahibi ve birlikte başarmayı bilen bir neslin inşasıdır. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın da vurguladığı gibi spor, bugün Türkiye’de bir “iyileştirme gücü”dür. Ve bu güç, devletin kararlı desteğiyle topluma yayılmaktadır.

Bu vizyonun sivil toplum ayağında ise Bilal Erdoğan ismini özellikle anmak gerekir. TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak yalnızca destek veren değil; bizzat sahaya inen, organizasyonun ruhunu taşıyan bir duruş sergilemektedir. Gençliği bir rakam olarak değil, bir emanet olarak gören bu yaklaşım; kulüp başkanlarını, millî takım teknik direktörünü, eski yıldız futbolcuları ve federasyonu aynı zeminde buluşturmayı başarmıştır. Futbolun kardeşlik dili, tam da bu noktada ete kemiğe bürünmektedir.

Gösteri maçında bir araya gelen isimler semboliktir ancak verilen mesaj nettir: Türkiye’de spor artık yalnızca elitlerin değil; her mahallenin, her lisenin ve her gencin hakkıdır. Scout ekiplerinin turnuvaları yakından takip edecek olması, bu organizasyonun bir vitrin değil; gerçek bir altyapı hamlesi olduğunun da açık bir göstergesidir. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun altını çizdiği gibi, 60 bin gencin içinden 60 yıldız çıkarmak Türk futbolu için devrim niteliğindedir.

Burada asıl mesele yalnızca yetenek değil, aynı zamanda karakter yetiştirmektir. TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci’nin ifade ettiği “sahada rekabet, tribünde kardeşlik” vurgusu; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır savunduğu toplumsal birlik anlayışının spor sahasına yansımasıdır. Turnuvanın Filistin hassasiyetiyle ve şehitlere rahmet bilinciyle yola çıkması da sporun değerlerden bağımsız düşünülemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bugün Türkiye, 2028 Avrupa Şampiyonası’na hazırlanan ve Dünya Kupası hedefini yüksek sesle dile getiren bir spor ülkesidir. Bu özgüven tesadüf değildir. Tesis devrimiyle başlayan süreç; gençliği merkeze alan projelerle kurumsallaşmış, sivil toplumla güçlenmiştir. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde inşa edilen bu ekosistemde, Bilal Erdoğan’ın gençlik odaklı çalışmaları da kritik ve tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir.

Sonuç olarak GENÇLİĞİN 2026, bir lansman maçından çok daha fazlasıdır. Bu organizasyon; devletin vizyonu, sivil toplumun dinamizmi ve sporun birleştirici ruhunun aynı karede buluştuğu güçlü bir Türkiye fotoğrafıdır. Sahada top koşturan her genç, aslında Türkiye’nin yarınlarına atılan sağlam bir adımdır. Ve bu adımlar, doğru liderlik ve doğru niyetle birleştiğinde; kazanılan bir maçtan çok daha büyük bir zaferi işaret eder: Güçlü gençlik, güçlü Türkiye.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.