Kendi Davamın Takipçisi Oldum: Sahte Hesap ve Asıl Mağduriyet
Yazının Giriş Tarihi: 28.08.2025 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.08.2025 00:09
Son dönemde siber suçların ve internet üzerinden dolandırıcılıkların arttığına hepimiz tanık oluyoruz. Ne yazık ki bu yöntemler, avukatların dahi isimlerini kullanacak kadar pervasız hale geldi. Geçtiğimiz günlerde benim adıma açılan sahte bir banka hesabı üzerinden para transferleri gerçekleştirilmişti.
Bu olayın ardından, yalnızca bir mağdur olarak değil, aynı zamanda bir avukat olarak kendi davamın takipçisi oldum. Bilgi Teknolojileri ve iletişim kurumu ile takip ettiğimiz sürecin hızlı ve etkin çalışmaları sayesinde gerçek şahısların internet üzerinden tespit edilmesi sağlandı. Sürecin kısa sürede sonuçlanması, aslında kamuoyunun da bu tür dolandırıcılık vakalarında bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koydu. Şahıslar yakalandı ve ifade verdi.
Burada dikkat çekmek istediğim nokta, bu mağduriyetin yalnızca bana özgü olmadığıdır. Avukatların dahi adı kullanılarak bu tür sahte hesaplar açılabiliyorsa, sıradan vatandaşların karşı karşıya olduğu risk çok daha büyüktür.
Türk Ceza Kanunu’nun 243 ve devamı maddeleri bilişim suçlarını açıkça düzenlerken, 5651 sayılı Kanun internet ortamında işlenen suçların takibini öngörmektedir. Ancak pratikte görüyoruz ki, kimlik hırsızlığı ve dijital dolandırıcılık yöntemleri giderek artmakta ve daha sofistike hale gelmektedir.
Bu süreçte ben, yalnızca kendi hakkımı korumakla kalmadım; aynı zamanda toplum adına da bu konunun gündeme taşınmasına katkı sundum. Çünkü bugün benim adıma sahte hesap açıldıysa, yarın herhangi bir vatandaşın adı kullanılabilir.
Ve buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Bu tür mağduriyetlerle karşılaşan vatandaşların, vakit kaybetmeden bizlere başvurmaları, hukuki süreci hızla başlatmaları ve davalarının takipçisi olmaları hayati önem taşımaktadır. Başvurunun zamanında yapılması ve sürecin doğru takibi, hem adaletin sağlanması hem de yeni mağduriyetlerin önlenmesi için kritik öneme sahiptir.
Biz avukatlar, yalnızca kendi davalarımızın değil, aynı zamanda toplumun sesi olma sorumluluğunu da taşıyoruz. Bugün benim başıma gelen, yarın başka bir vatandaşın başına gelebilir. Bu yüzden çözüm arayan ve hakkını savunmak isteyen herkes için söylüyorum: Hızlı başvuru, etkin takip ve hukuki dayanışma, dolandırıcılık karşısında en güçlü kalkanımızdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Av. Feyza Kayadibi
Kendi Davamın Takipçisi Oldum: Sahte Hesap ve Asıl Mağduriyet
Son dönemde siber suçların ve internet üzerinden dolandırıcılıkların arttığına hepimiz tanık oluyoruz. Ne yazık ki bu yöntemler, avukatların dahi isimlerini kullanacak kadar pervasız hale geldi. Geçtiğimiz günlerde benim adıma açılan sahte bir banka hesabı üzerinden para transferleri gerçekleştirilmişti.
Bu olayın ardından, yalnızca bir mağdur olarak değil, aynı zamanda bir avukat olarak kendi davamın takipçisi oldum. Bilgi Teknolojileri ve iletişim kurumu ile takip ettiğimiz sürecin hızlı ve etkin çalışmaları sayesinde gerçek şahısların internet üzerinden tespit edilmesi sağlandı. Sürecin kısa sürede sonuçlanması, aslında kamuoyunun da bu tür dolandırıcılık vakalarında bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koydu. Şahıslar yakalandı ve ifade verdi.
Burada dikkat çekmek istediğim nokta, bu mağduriyetin yalnızca bana özgü olmadığıdır. Avukatların dahi adı kullanılarak bu tür sahte hesaplar açılabiliyorsa, sıradan vatandaşların karşı karşıya olduğu risk çok daha büyüktür.
Türk Ceza Kanunu’nun 243 ve devamı maddeleri bilişim suçlarını açıkça düzenlerken, 5651 sayılı Kanun internet ortamında işlenen suçların takibini öngörmektedir. Ancak pratikte görüyoruz ki, kimlik hırsızlığı ve dijital dolandırıcılık yöntemleri giderek artmakta ve daha sofistike hale gelmektedir.
Bu süreçte ben, yalnızca kendi hakkımı korumakla kalmadım; aynı zamanda toplum adına da bu konunun gündeme taşınmasına katkı sundum. Çünkü bugün benim adıma sahte hesap açıldıysa, yarın herhangi bir vatandaşın adı kullanılabilir.
Ve buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Bu tür mağduriyetlerle karşılaşan vatandaşların, vakit kaybetmeden bizlere başvurmaları, hukuki süreci hızla başlatmaları ve davalarının takipçisi olmaları hayati önem taşımaktadır. Başvurunun zamanında yapılması ve sürecin doğru takibi, hem adaletin sağlanması hem de yeni mağduriyetlerin önlenmesi için kritik öneme sahiptir.
Biz avukatlar, yalnızca kendi davalarımızın değil, aynı zamanda toplumun sesi olma sorumluluğunu da taşıyoruz. Bugün benim başıma gelen, yarın başka bir vatandaşın başına gelebilir. Bu yüzden çözüm arayan ve hakkını savunmak isteyen herkes için söylüyorum: Hızlı başvuru, etkin takip ve hukuki dayanışma, dolandırıcılık karşısında en güçlü kalkanımızdır.