Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“Uyuşturucu Kullanan ile Satan Arasındaki Fark”

Yazının Giriş Tarihi: 31.12.2025 11:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 11:53

Uyuşturucu dosyalarında en çok karıştırılan ve en ağır sonuçlara yol açan konu, kullanan kişi ile satan kişi arasındaki ayrımdır. Bu ayrım, yalnızca kavramsal değildir; uygulanacak kanun maddesini ve cezanın ağırlığını doğrudan belirler.

Kanuni Çerçeve Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nda uyuşturucu suçları açık şekilde ayrılmıştır:
• TCK m.191:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi
• TCK m.188:
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi başkalarına satan, veren, temin eden veya ticaretini yapan kişi

Bu iki madde arasındaki fark, yalnızca fiilin adı değil; hukukun kişiye bakış açısıdır.
Birinde kişi tedavi ve denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilirken, diğerinde uzun süreli hapis cezası gündeme gelir.

Kullanan Kişi (TCK 191) Ne Zaman Kabul Edilir?

Bir kişinin TCK m.191 kapsamında “kullanan” sayılabilmesi için uyuşturucuyu yalnızca kendi ihtiyacı için bulundurması gerekir. Uygulamada bunu destekleyen başlıca kriterler şunlardır:
• Ele geçirilen uyuşturucunun kişisel kullanım miktarında olması
• Maddenin tek parça halinde bulunması
• Satışa hazır şekilde paketlenmemiş olması
• Yanında hassas terazi, kilitli poşet, satışa ilişkin notlar bulunmaması
• Telefon incelemelerinde satışa dair somut yazışma veya görüşme tespit edilmemesi

Bu durumda kanun koyucu, kişiyi cezalandırmaktan ziyade iyileştirmeyi esas almıştır.
TCK m.191 kapsamında genellikle denetimli serbestlik ve tedavi tedbirleri uygulanır.

Satan Kişi (TCK 188) Hangi Hallerde Kabul Edilir?

Bir kişinin TCK m.188 kapsamında “satan” olarak nitelendirilebilmesi için, uyuşturucunun başkalarına verilmek veya satılmak amacıyla bulundurulduğunun somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Uygulamada bu durumu gösteren başlıca unsurlar şunlardır:
• Uyuşturucunun çok sayıda paket halinde bulunması
• Satışa uygun şekilde ayrılmış veya hazırlanmış olması
• Yanında hassas terazi, poşet, yüklü miktarda para bulunması
• Telefon kayıtlarında müşteri görüşmeleri, fiyat pazarlıkları
• Başkalarına uyuşturucu verdiğine dair somut tanık beyanları veya yakalama

Bu unsurlar bulunmadan, yalnızca varsayımlarla TCK m.188 uygulanması hukuka aykırıdır.

Uyuşturucu Miktarı Tek Başına Yeterli midir?

Uygulamada sıkça yapılan hatalardan biri, ele geçirilen uyuşturucu miktarının fazla olması halinde doğrudan TCK m.188 uygulanmasıdır. Oysa Yargıtay uygulamasında da vurgulandığı üzere, miktar tek başına belirleyici değildir.

Ceza yargılamasında;
• kişinin kullanım alışkanlıkları,
• bağımlılık durumu,
• dosyadaki diğer deliller

birlikte değerlendirilmeden yapılacak nitelendirme, maddi gerçeği yansıtmaz.

Tutuklama Aşamasında Yapılan Hukuki Hatalar

Kullanan–satan ayrımı, yalnızca mahkûmiyet aşamasında değil; CMK m.100 kapsamında verilen tutuklama kararlarında da büyük önem taşır.

Henüz fiilin TCK m.188 mi yoksa TCK m.191 kapsamında mı olduğu netleşmeden verilen tutuklama kararları, ölçülülük ilkesine aykırı sonuçlar doğurmaktadır.
Tutuklama bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiridir.

Sonuç

Uyuşturucu kullanan ile satan arasındaki fark, ceza yargılamasının temel taşıdır.
Bu ayrım doğru yapılmadığında, kullanan bir kişi satıcı gibi yargılanmakta; bu da telafisi zor mağduriyetlere yol açmaktadır.

Ceza hukukunda esas olan, suçun adına bakmak değil; fiilin gerçek niteliğini hukuka uygun biçimde tespit etmektir.

Av.Ecemsu Yılmaz

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.