Türkiye’de Oteller ve Turizmde Yaşanan Sıkıntıların Çözümü
Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2026 19:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 19:17
Türkiye genelinde otellerin son dönemde karşı karşıya kaldığı en önemli sorunların başında ruhsat süreçleri gelmektedir. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından, bu süreçlerin daha koordineli, yol gösterici ve çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Artan maliyetler, değişen turist profili ve şehir otelciliğinin yaşadığı daralma da sektörün üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.
Bu noktada, ilgili kamu kurumlarının sahaya daha fazla temas ederek, uygulamada yaşanan teknik zorlukların aşılmasına katkı sunması, turizmin sağlıklı biçimde devamı açısından fayda sağlayacaktır. Ruhsat ve açılış süreçlerinde karşılaşılan teknik eksikliklerin, daha sistematik bir yapı içinde ele alınması hem kamu yararı hem de sektörün düzeni açısından önemlidir.
Bu çerçevede önerilen model, “Gelin Biz Yapalım” sistemi olarak öne çıkmaktadır. Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortak bir yapı altında oluşturacağı teknik ekipler aracılığıyla, ruhsat almakta veya açılışta zorlanan otellere doğrudan destek sağlanabilir. Otel işletmecileri, tapu ve mevcut belgelerini ilgili birime sunar; bakanlıkların oluşturacağı ekipler, mevzuata uygun şekilde gerekli teknik düzenlemeleri gerçekleştirir. Yapılan işlemler, şeffaf biçimde işletmeye faturalandırılır ve süreç sonunda otel, eksiksiz şekilde ruhsatlandırılarak faaliyete geçer.
Bu sistem, denetimlerin daha sağlıklı yürütülmesini sağlarken, otelcilerin sürece uyumunu da kolaylaştıracaktır. Böylece hem kamu düzeni korunur hem de turizm işletmeleri faaliyetlerine daha hızlı ve güvenli şekilde başlayabilir.
Öte yandan, turizm sektöründe acentelerle yapılan kontratlar ve sezon içinde uygulanan fiyat politikaları da dikkatle değerlendirilmelidir. Sezon başında belirlenen fiyatlarla sezon içindeki fiili satış fiyatları arasında farklılıklar oluşabilmekte, birçok işletme dönemsel aksiyonlar almak durumunda kalmaktadır. Bu durum, kısa vadede doluluk sağlasa da uzun vadede turist profilinin niteliğini doğrudan etkilemektedir.
Turizmde asıl hedef; yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil, ülkeye daha yüksek katma değer sağlayan, nitelikli turist profilini güçlendirmek olmalıdır. Daha az sayıda ancak daha kaliteli turistin, ülke ekonomisine ve turizm gelirlerine çok daha olumlu katkı sunduğu açıktır.
Sonuç olarak; ilgili bakanlıkların eşgüdüm içinde, özellikle otellerin açılış ve ruhsat süreçlerinde destekleyici bir rol üstlenmesi; maliyet baskısı altında olan sektörün rahatlamasına ve turizmin uzun vadede daha sağlam bir zemine oturmasına katkı sağlayacaktır. Kaliteyi önceleyen, planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım, ülke turizminin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ahmet Tüzün
Türkiye’de Oteller ve Turizmde Yaşanan Sıkıntıların Çözümü
Türkiye genelinde otellerin son dönemde karşı karşıya kaldığı en önemli sorunların başında ruhsat süreçleri gelmektedir. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından, bu süreçlerin daha koordineli, yol gösterici ve çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Artan maliyetler, değişen turist profili ve şehir otelciliğinin yaşadığı daralma da sektörün üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır.
Bu noktada, ilgili kamu kurumlarının sahaya daha fazla temas ederek, uygulamada yaşanan teknik zorlukların aşılmasına katkı sunması, turizmin sağlıklı biçimde devamı açısından fayda sağlayacaktır. Ruhsat ve açılış süreçlerinde karşılaşılan teknik eksikliklerin, daha sistematik bir yapı içinde ele alınması hem kamu yararı hem de sektörün düzeni açısından önemlidir.
Bu çerçevede önerilen model, “Gelin Biz Yapalım” sistemi olarak öne çıkmaktadır. Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortak bir yapı altında oluşturacağı teknik ekipler aracılığıyla, ruhsat almakta veya açılışta zorlanan otellere doğrudan destek sağlanabilir. Otel işletmecileri, tapu ve mevcut belgelerini ilgili birime sunar; bakanlıkların oluşturacağı ekipler, mevzuata uygun şekilde gerekli teknik düzenlemeleri gerçekleştirir. Yapılan işlemler, şeffaf biçimde işletmeye faturalandırılır ve süreç sonunda otel, eksiksiz şekilde ruhsatlandırılarak faaliyete geçer.
Bu sistem, denetimlerin daha sağlıklı yürütülmesini sağlarken, otelcilerin sürece uyumunu da kolaylaştıracaktır. Böylece hem kamu düzeni korunur hem de turizm işletmeleri faaliyetlerine daha hızlı ve güvenli şekilde başlayabilir.
Öte yandan, turizm sektöründe acentelerle yapılan kontratlar ve sezon içinde uygulanan fiyat politikaları da dikkatle değerlendirilmelidir. Sezon başında belirlenen fiyatlarla sezon içindeki fiili satış fiyatları arasında farklılıklar oluşabilmekte, birçok işletme dönemsel aksiyonlar almak durumunda kalmaktadır. Bu durum, kısa vadede doluluk sağlasa da uzun vadede turist profilinin niteliğini doğrudan etkilemektedir.
Turizmde asıl hedef; yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil, ülkeye daha yüksek katma değer sağlayan, nitelikli turist profilini güçlendirmek olmalıdır. Daha az sayıda ancak daha kaliteli turistin, ülke ekonomisine ve turizm gelirlerine çok daha olumlu katkı sunduğu açıktır.
Sonuç olarak; ilgili bakanlıkların eşgüdüm içinde, özellikle otellerin açılış ve ruhsat süreçlerinde destekleyici bir rol üstlenmesi; maliyet baskısı altında olan sektörün rahatlamasına ve turizmin uzun vadede daha sağlam bir zemine oturmasına katkı sağlayacaktır. Kaliteyi önceleyen, planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım, ülke turizminin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.