Özgür Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız
Özgür Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız
Özgür Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız
Haber Giriş Tarihi: 23.04.2026 21:49
Haber Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 21:49
Kaynak:
Anadolu Ajansı
Kübra SONKAYA/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet elinize bir bayrak verdiyse, onu bırakmayacaksınız. Ulubatlı Hasan’dan beri bayrağı bırakmayan kazanır. Belki kendisi hayatını kaybeder ama o bayrağı kimin için tutuyorsa onlar kazanır. Elimize bayrağı verenlere hürmeten, seçmenlere hürmeten görevimizin başındayız. Yani ‘Efendim görevlerini bırakacaklar’, protesto edebiliriz, eylemler yapabiliriz, farklı mücadeleler seçebiliriz. Ama milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız. Öyle bir seçeneğimiz yok” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 106'ncı açılış yıldönümü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, resepsiyona geçen yıl katılmadığının hatırlatılması üzerine, "Biz burada zaten ev sahibiyiz. Geçen yıl '19 Mart darbesi'nin hemen ardındaydı, ben İstanbul’daydım. O yüzden burada yoktuk. Oysa biz burada ev sahibiyiz. Meclis resepsiyonuna katılmamak gibi bir durum olmaz" ifadelerini kullandı.
‘'BUNDAN SONRA NE YAPALIM'I KONUŞACAĞIZ’
Özel, Mansur Yavaş’ın açıklamasına ilişkin soruya, "Biz pazar günü Mansur Bey ile telefonda görüştük. Millet elinize bir bayrak verdiyse, onu bırakmayacaksınız. Ulubatlı Hasan’dan beri bayrağı bırakmayan kazanır. Belki kendisi hayatını kaybeder ama o bayrağı kimin için tutuyorsa onlar kazanır. O yüzden Meclis’te yerel yönetimlerde, partimizde bayrak elimizde. Elimize bayrağı verenlere hürmeten, seçmenlere hürmeten görevimizin başındayız. Yani ‘Efendim görevlerini bırakacaklar’, protesto edebiliriz, eylemler yapabiliriz, farklı mücadeleler seçebiliriz. Ama milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız. Öyle bir seçeneğimiz yok. Zaten Mansur Bey’in de öyle bir düşüncesi olmadığını kendisi de söyledi. Ama çok derinlemesine bir takım hukuki çalışmalar yapmayı, bundan sonra yapılan haksızlıkları, eşitsizlikleri daha görünür kılmayı, millete daha doğru ve iyi şekilde anlatabilecek her platformu kullanmayı değerlendirdik. Cumartesi günü büyükşehir belediye başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, il belediye başkanlığı, belde belediye başkanlığı ve büyük şehirlerin ilçeleri 5 ayrı oturumda ‘Bundan sonra ne yapalım’ı konuşacağız. Sonra temsilcilerin ve raportörlerin birleştiği bir üst oturumda yol haritası belirlenecek" yanıtını verdi.
'MUTLAKA BİR YANLIŞ ANLAŞILMADIR'
Özel, Gaziantep’te bir 23 Nisan törenlerinde CHP İl Başkanı ve üyelerin çocuk mehter takımına sırtını dönerek protesto ettiği iddialarına ilişkin, "Yapmazlar, Manisa’da mesir macunu festivali Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Mehter takımının geçit töreniyle başlıyor. Ben İnönü Stadı’nda, Beşiktaş’ın stadında, Dolmabahçe Sarayı'nda Milli takımımızın Türkiye’deki son maçını izledim. Seyirciyi coşturması için gelen mehteran takımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mehter takımıydı, yanımda da Nuri Aslan vardı. ‘Yeri iyi olmuş, şurada mı olsun, burada mı olsun?’ diye hep birlikte mehterle coştuk, coşturduk. Mehter de bizim Fatih de bizim, Ulubatlı Hasan da bizim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizim, İnönü de bizim, Ecevit de bizim. Bu tarihi kişiliklerden ve onların anılarına saygısızlık yapan hiç kimsenin bu milletin gönlünde yeri olmaz. Ben kendim bir şey görmedim ama ya mutlaka bir yanlış anlaşılmadır, ya bir yanlış açıdır. Yoksa kimse mehtere sırtını mırtını dönmez" diye konuştu.
'CHP’LİLERE DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR'
Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin ise "Türkiye’de şöyle düşünün, İçişleri Bakanı diyor ki; ’560 AK Parti’li belediyeye, 320 CHP’li belediyeye soruşturma izni var.' Yani AK Partil’i belediyelerle ilgili müfettişlerin, soruşturma talebi CHP’den fazla. Peki şunu soruyorum bir basın mensubu olarak, siz bir sabah kapısına gidilen bir AK Parti'li belediye başkanı gördünüz mü? Alıp da iki koluna polis, jandarma girip götürülen, o görüntüleri servis edilen belediye başkanı gördünüz mü? 4 gün aç ve susuz gözaltında tutulan ve sonra tutuklamaya gecenin bir yarısı sevk edilen, sabahın köründe de tutuklanıp hapse konulan AK Parti'li gördünüz mü? 560’da 1 yok, ama 330’da şimdiye kadar 30’u geçti. Burada bir adalet yoksa demek ki Cumhuriyet Halk Partililere düşman hukuku uygulanıyor. Şöyle düşünelim; Sayın Erdoğan burada. Kendisi aynı görevi yaparken rüşvetle, irtikapla, ihaleye fesat karıştırmakla, terör örgütüne destek olmakla suçlandı. Bunların hepsinden yargılanıyordu. Yargılanmalarının pek çoğu da milletvekili olunca dokunulmazlığı kesti. Bir gün gözaltına alınmadı, bir gün nezarette tutulmadı, bir gün cezaevine konmadı. Cezası kesinleşince telefonla çağırdılar. Güle oynaya gitti. Koğuş arkadaşını seçti. Cezaevindeyken şiir kasedi çıkardı. Daha sonra çıktı partisini kurdu, iktidara geldi. Elbette bu benzerlik bize de bir iktidarı müjdeliyor. Ama kendisine yapılmayan zulüm, şu anda bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına yapılıyor" dedi.
Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Tuncer Bakırhan’ın 'Süleyman’ın mührü' benzetmesinin ardından sürece dair beklentisinin sorulması üzerine, "Tuncer Bey’in konuşması kendi içinde, kendi pozisyonu itibariyle beklenen, tutarlı bir konuşmaydı. Ama Sayın Erdoğan’ın demokratik adımları atmayıp da en son ‘sultan’ ve ‘mühür’ benzetmesine kadar iş kaldığına göre, Sayın Erdoğan bir işi yapması için, bir adım atması için illa ‘padişah’ benzetmesi gerekiyorsa bizim rejimle ilgili endişelerimiz boşa değil demek ki" ifadelerini kullandı.
'NORMAL BİR İLİŞKİ BEKLEMEYİN'
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme konusunda ise şunları söyledi:
"Burası kokteyl ortamı. Tabii ki merhabalaşırız. Onunla ilgili bir sıkıntı yok. Ama görüşme dediğimiz demokrasilerde olması gereken bir görüşme için herkesin birbirinin hakkına - hukukunu saygılı olması lazım. Bize düşman hukuku uygulanıyor. Şunu da asla ve asla kabul etmiyorum. İş şuna benziyor. Nazilerin Yahudilere düşman hukuku uygulayıp toplama kamplarında, sonra Ruslar Berlin’in kapısına dayandığında, kapıyı açıp ‘Haydi arkadaşlar her birimiz aynı gemideyiz’ demesi ne kadar samimiyse bize de şimdi ‘Haydi birlik, beraberlik zamanı’ denmesi öyle. Bir düşman hukuku uyguladığınız muhatabınızdan daha sonra ihtiyacınız olduğu zaman normal bir ilişki beklemeyin. Ama arkadaşlarınıza yapılan zulümler, haksızlıklar, eşitsiz, yargıyı bir sopa olarak kullanma ortadan kalkmadıkça tutuksuz yargılama ki kendisinden Türkiye Cumhuriyeti devletinin esirgemediği ve hiçbir zaman gözaltına almadığı, tutuklamadığı yargılanırken, cezaevine girerken bile telefonla çağrıldığı, yanındaki koğuş arkadaşını seçtiği bir süreçten sonra Sayın Erdoğan aynı görevdeki o İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na bunları yaptırıyorsa sözün bittiği yerdeyiz" değerlendirmesinde bulundu. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özgür Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız
Özgür Özel: Milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız
Kübra SONKAYA/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet elinize bir bayrak verdiyse, onu bırakmayacaksınız. Ulubatlı Hasan’dan beri bayrağı bırakmayan kazanır. Belki kendisi hayatını kaybeder ama o bayrağı kimin için tutuyorsa onlar kazanır. Elimize bayrağı verenlere hürmeten, seçmenlere hürmeten görevimizin başındayız. Yani ‘Efendim görevlerini bırakacaklar’, protesto edebiliriz, eylemler yapabiliriz, farklı mücadeleler seçebiliriz. Ama milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız. Öyle bir seçeneğimiz yok” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 106'ncı açılış yıldönümü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen resepsiyona katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, resepsiyona geçen yıl katılmadığının hatırlatılması üzerine, "Biz burada zaten ev sahibiyiz. Geçen yıl '19 Mart darbesi'nin hemen ardındaydı, ben İstanbul’daydım. O yüzden burada yoktuk. Oysa biz burada ev sahibiyiz. Meclis resepsiyonuna katılmamak gibi bir durum olmaz" ifadelerini kullandı.
‘'BUNDAN SONRA NE YAPALIM'I KONUŞACAĞIZ’
Özel, Mansur Yavaş’ın açıklamasına ilişkin soruya, "Biz pazar günü Mansur Bey ile telefonda görüştük. Millet elinize bir bayrak verdiyse, onu bırakmayacaksınız. Ulubatlı Hasan’dan beri bayrağı bırakmayan kazanır. Belki kendisi hayatını kaybeder ama o bayrağı kimin için tutuyorsa onlar kazanır. O yüzden Meclis’te yerel yönetimlerde, partimizde bayrak elimizde. Elimize bayrağı verenlere hürmeten, seçmenlere hürmeten görevimizin başındayız. Yani ‘Efendim görevlerini bırakacaklar’, protesto edebiliriz, eylemler yapabiliriz, farklı mücadeleler seçebiliriz. Ama milletin elimize verdiği bayrağı bırakmayız. Öyle bir seçeneğimiz yok. Zaten Mansur Bey’in de öyle bir düşüncesi olmadığını kendisi de söyledi. Ama çok derinlemesine bir takım hukuki çalışmalar yapmayı, bundan sonra yapılan haksızlıkları, eşitsizlikleri daha görünür kılmayı, millete daha doğru ve iyi şekilde anlatabilecek her platformu kullanmayı değerlendirdik. Cumartesi günü büyükşehir belediye başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, il belediye başkanlığı, belde belediye başkanlığı ve büyük şehirlerin ilçeleri 5 ayrı oturumda ‘Bundan sonra ne yapalım’ı konuşacağız. Sonra temsilcilerin ve raportörlerin birleştiği bir üst oturumda yol haritası belirlenecek" yanıtını verdi.
'MUTLAKA BİR YANLIŞ ANLAŞILMADIR'
Özel, Gaziantep’te bir 23 Nisan törenlerinde CHP İl Başkanı ve üyelerin çocuk mehter takımına sırtını dönerek protesto ettiği iddialarına ilişkin, "Yapmazlar, Manisa’da mesir macunu festivali Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Mehter takımının geçit töreniyle başlıyor. Ben İnönü Stadı’nda, Beşiktaş’ın stadında, Dolmabahçe Sarayı'nda Milli takımımızın Türkiye’deki son maçını izledim. Seyirciyi coşturması için gelen mehteran takımı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mehter takımıydı, yanımda da Nuri Aslan vardı. ‘Yeri iyi olmuş, şurada mı olsun, burada mı olsun?’ diye hep birlikte mehterle coştuk, coşturduk. Mehter de bizim Fatih de bizim, Ulubatlı Hasan da bizim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizim, İnönü de bizim, Ecevit de bizim. Bu tarihi kişiliklerden ve onların anılarına saygısızlık yapan hiç kimsenin bu milletin gönlünde yeri olmaz. Ben kendim bir şey görmedim ama ya mutlaka bir yanlış anlaşılmadır, ya bir yanlış açıdır. Yoksa kimse mehtere sırtını mırtını dönmez" diye konuştu.
'CHP’LİLERE DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR'
Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin ise "Türkiye’de şöyle düşünün, İçişleri Bakanı diyor ki; ’560 AK Parti’li belediyeye, 320 CHP’li belediyeye soruşturma izni var.' Yani AK Partil’i belediyelerle ilgili müfettişlerin, soruşturma talebi CHP’den fazla. Peki şunu soruyorum bir basın mensubu olarak, siz bir sabah kapısına gidilen bir AK Parti'li belediye başkanı gördünüz mü? Alıp da iki koluna polis, jandarma girip götürülen, o görüntüleri servis edilen belediye başkanı gördünüz mü? 4 gün aç ve susuz gözaltında tutulan ve sonra tutuklamaya gecenin bir yarısı sevk edilen, sabahın köründe de tutuklanıp hapse konulan AK Parti'li gördünüz mü? 560’da 1 yok, ama 330’da şimdiye kadar 30’u geçti. Burada bir adalet yoksa demek ki Cumhuriyet Halk Partililere düşman hukuku uygulanıyor. Şöyle düşünelim; Sayın Erdoğan burada. Kendisi aynı görevi yaparken rüşvetle, irtikapla, ihaleye fesat karıştırmakla, terör örgütüne destek olmakla suçlandı. Bunların hepsinden yargılanıyordu. Yargılanmalarının pek çoğu da milletvekili olunca dokunulmazlığı kesti. Bir gün gözaltına alınmadı, bir gün nezarette tutulmadı, bir gün cezaevine konmadı. Cezası kesinleşince telefonla çağırdılar. Güle oynaya gitti. Koğuş arkadaşını seçti. Cezaevindeyken şiir kasedi çıkardı. Daha sonra çıktı partisini kurdu, iktidara geldi. Elbette bu benzerlik bize de bir iktidarı müjdeliyor. Ama kendisine yapılmayan zulüm, şu anda bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına yapılıyor" dedi.
'REJİMLE İLGİLİ ENDİŞELERİMİZ BOŞA DEĞİL DEMEK Kİ'
Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Tuncer Bakırhan’ın 'Süleyman’ın mührü' benzetmesinin ardından sürece dair beklentisinin sorulması üzerine, "Tuncer Bey’in konuşması kendi içinde, kendi pozisyonu itibariyle beklenen, tutarlı bir konuşmaydı. Ama Sayın Erdoğan’ın demokratik adımları atmayıp da en son ‘sultan’ ve ‘mühür’ benzetmesine kadar iş kaldığına göre, Sayın Erdoğan bir işi yapması için, bir adım atması için illa ‘padişah’ benzetmesi gerekiyorsa bizim rejimle ilgili endişelerimiz boşa değil demek ki" ifadelerini kullandı.
'NORMAL BİR İLİŞKİ BEKLEMEYİN'
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme konusunda ise şunları söyledi:
"Burası kokteyl ortamı. Tabii ki merhabalaşırız. Onunla ilgili bir sıkıntı yok. Ama görüşme dediğimiz demokrasilerde olması gereken bir görüşme için herkesin birbirinin hakkına - hukukunu saygılı olması lazım. Bize düşman hukuku uygulanıyor. Şunu da asla ve asla kabul etmiyorum. İş şuna benziyor. Nazilerin Yahudilere düşman hukuku uygulayıp toplama kamplarında, sonra Ruslar Berlin’in kapısına dayandığında, kapıyı açıp ‘Haydi arkadaşlar her birimiz aynı gemideyiz’ demesi ne kadar samimiyse bize de şimdi ‘Haydi birlik, beraberlik zamanı’ denmesi öyle. Bir düşman hukuku uyguladığınız muhatabınızdan daha sonra ihtiyacınız olduğu zaman normal bir ilişki beklemeyin. Ama arkadaşlarınıza yapılan zulümler, haksızlıklar, eşitsiz, yargıyı bir sopa olarak kullanma ortadan kalkmadıkça tutuksuz yargılama ki kendisinden Türkiye Cumhuriyeti devletinin esirgemediği ve hiçbir zaman gözaltına almadığı, tutuklamadığı yargılanırken, cezaevine girerken bile telefonla çağrıldığı, yanındaki koğuş arkadaşını seçtiği bir süreçten sonra Sayın Erdoğan aynı görevdeki o İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na bunları yaptırıyorsa sözün bittiği yerdeyiz" değerlendirmesinde bulundu. (DHA)
FOTOĞRAFLI
Kaynak: Anadolu Ajansı
En Çok Okunan Haberler