Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz
Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz
Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz
Haber Giriş Tarihi: 31.03.2026 20:20
Haber Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 20:20
Kaynak:
Anadolu Ajansı
Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL- Batuhan DURNAOĞLU/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde gündeme ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Özel, bugün Türkiye-Kosova maçını izlemek üzere Priştine'ye gitmeyi planladığını fakat Cumhuriyet Halk Partisi'nin 47 yıl sonra 1’inci parti olduğunun 2’nci yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan bir operasyonla uyandığı için bu planı iptal ettiğini belirtti. Özel, başarı hikayelerinin 2023 yılına dayandığını, yaptıkları çalışmalarla 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl sonra birinci parti olarak çıktıklarını hatırlatarak, “O seçimin devamında başıma gelecekleri de bile bile dedim ki ‘Madem ki millet 1’inci parti olma görevini vermiştir. Biz 1’inci parti olmanın sorumluluğu ile davranacağız’” diye konuştu.
‘GÖRÜNEN O Kİ BİZ KORKUTUYORUZ SENİ’
CHP’nin millet için siyaset kalesi olduğunu vurgulayan Özel, “Burası idam fermanı boynunda yola çıkanların yeri burası. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. ‘Dokunulmazlığı kaldırırmış’ da bilmem ne. Kimse dokunulmaz değil’, o da oradan alttan küçük. Okudum, aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksızlık tekliflerine teslim oldu bu parti, ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide, şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Bu direnişin partisi, kuruluşun partisi bu. Ne bahsediyorsunuz siz? ‘Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, kayyımla korkutacağım seni, butlanla korkutacağım seni.’ Görünen o ki biz korkutuyoruz seni. Bunlara yelteniyorsan, düşünüyorsan, yazdırıyor çizdiriyorsan. Aha da teslim olursam ne olsun, aha da teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak. 377 gün oldu bin 377 gün olsun, direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız, ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘O PARTİ SİZİNKİLERİN PUDRA PARTİSİ OLUR’
Özel kendisine sürekli Ankara’ya dönüp partisinin başında durması yönünde akıl verildiğini söyleyerek, “Ankara’ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa; o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o. Bu partinin başına geçtiğin gün, bu partinin başında durduğun gün, bir daha bu partiye seçim kaybettirmemek üzerine çocuğunun üstüne yemin ediyorsun sen. Bu parti öyle bir parti. O yemini edemiyorsan kazanamıyorsun zaten. Onu göze almazsan olmuyor. Herkes aklını başına alacak. Ya benim kedimin adı Zafer ya. İki sene önce bugün doğmuş ve ben bugünü, zafer bu sefer de milli zafer olsun diye dua edip yatmışım. Sabahleyin kalkmışım, tam 31 Mart günü zaferin yıl dönümünde, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa’yı seçimle kaybettikleri günün yıldönümünde 30 Mart torbaya girdi, 1 Nisan şaka olurdu çünkü. 31 Mart günü yargı operasyonu ile almaya çalışıyor adam ya. Ya millete söylüyorum. Amcalara, teyzelere, kardeşlere, evlatlara. Ya görüyor musunuz ne yapıyorlar? Mafya mısınız lan siz? 31 Mart’ın tam yıl dönümünde Bursa’ya operasyon. Çünkü belediye meclisi çoğunluğunun AK Parti’de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeri atacak ve Bursa’yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir ‘Vatan sağ olsun’ der. Ne istiyorsan yapar, devletini sever. Ama devleti milletin karşısına diktin mi, o karşısına diktiğin devleti perişan eder” açıklamasında bulundu.
‘YA AK PARTİ’YE KATIL YA HAPSE ATIL’
Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında, “Bugün 7 yıl önce görevi yapmış, o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, ‘Soruşturma izni yok’ denmiş, soruşturma izni verilmiş, aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş, kazanmış, 2 yıl büyükşehir yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok burada. 7 yıl önce yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu. Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar, ‘AK Parti’ye katılacak.’ ‘Katılmam’ diyor. ‘Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl', ‘Vallahi hapsi göze alırım, ama Bursa’dan aldığım emaneti vermem’ diyor. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti’nin görevdeki belediye başkanına ‘Yeşil Bursa yeşil Bursa’ diyorlar ya. O yeşil Bursa’nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ’ın yeşilliği. Bir de kendilerine maliyet ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler, neler fışkırıyor gördüler” dedi.
Özel, Türkiye’de 30 belediyenin milletin seçmedikleri tarafından yönetildiğini vurgulayarak, “12 belediye kayyımla yönetiliyor, 18 belediye de AK Parti yargı kolları tarafından esir alınmış durumda. Nasıl olacak bu iş? Yargıya güvenen yüzde 18’e düşmüş. O 30 belediyenin toplam nüfusu 28 milyon. 28 milyon insanın son sandık iradesini sakatladınız. Dış dünyada demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı, riskli muhaliflerin içeri tıkıldığı bir ülke olarak algılanıyorsunuz. Bunu Avrupa da görüyor, eleştiren kanatlar eleştiriyor, öbürünün mecali yok. Trump da görüyor. Trump’ın adamı şöyle diyor. Hatırlayın, hatırlatalım Trump’ın adamı şöyle diyor: ‘Üçüncü dünya ülkeleri böyledir.’ Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu üzerine sorulan soruya. ‘Üçüncü dünya ülkeleri böyledir. Muhalifleri içeri tıkarsın, ondan kurtulur, yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı’ diyor. Türkiye’ye üçüncü dünya ülkesi diyor. Yapılan işlemi muhalefeti içeri tıkma ve ondan kurtulma diye görüyor. Ama buna prim veriyor. Çünkü diyor ki ‘Suriye’de rejimi değiştiririm, kimi koyarsam o yönetir.’ dedi ya ‘Sevdim onu. Beni hiç mahcup etmedi.’ ‘İran’ı vururum, deviririm. Benim uygun gördüğüm biri yönetir. Venezuela’yı kimi istiyorsam o yönetir. Türkiye’de de rejimi değiştiririm, Cumhuriyet rejimini, kimi diyorsam o yönetir. Recep Tayyip Erdoğan.’ Buraya geldik şimdi” dedi.
‘SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA DARBE’
Yaşanılanları, milletin seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbe olarak gördüğünü belirten özel, “Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki de ondan da cayılacaktır. Türkiye’de Trump desteği ile Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya, yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışılmaktadır. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da pabucun pahalı olduğu bir yerdedir. Hedef bugün CHP, çünkü müesses nizama itirazın cisimleştiği yer burası. O yüzden hiç beklenmedik bir şekilde meydanlar dolmaya, taşmaya ve millet doludan kardan yılmamaya, bayılmadan önce meydanı terk etmemeye kararlıdır. CHP’ye kapatma davası, ‘tehdit gördüğümüz herkese açılan davadır. Rejimin dili budur. ‘Cumhurbaşkanı adayı olursan yerin Silivri’yi boylamaktır.’ Kazanacak değil, kaybedecek adaylar aranmaktadır. Majestelerinin kaybedecek Cumhurbaşkanı adayına itirazı yoktur, hatta özlemi vardır. Kazanacağını görürse içeri atmaktadır. Mevzu bundan ibarettir, başka bir şeyden ibaret değildir” diye konuştu.
‘MÜCADELEYE VE DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Kendileri ile birlikte mücadele edecek herkesle birlikte olmaya devam edeceklerini vurgulayan Özel “Bir başımıza da kalsak direneceğiz, omuz omuza verirsek çok daha güçlü geleceğe yürüyeceğiz. İkincisi; bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum; bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden birinci parti ve iktidar, hatta daha da artırıyorum; gösterdiği Cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. Önümüzdeki nisan, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. İç cephe de tahkim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde 5 yıl dolmuş olur. Onun için getir sandığı, hep birlikte getirelim sandığı. Ol, aday oluyorsan. Bırakıyorsan adayımı, adayım belli. Bırakmazsan, o adayın yerine 25-26 milyon ‘O aday çıksın’ diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım. Niye korkuyorsun milletten? Milletimize sesleniyorum; eğer bunlar kendilerine çok güveniyorsa, biz hırsızsak, biz yolsuzsak, biz bu milletin güvenini kaybetmişsek kaybedelim, gidelim o zaman. Getirsin sandığı korkmuyorsa. Ben millete güveniyorum. Ben yüzde 60’ı görüyorum. Bizdeki yüzde 60’ı görüp her gün farklı farklı oyunlarla saldırana söylüyorum; teslim olmayacağız. Bizi teslim alsan bu milleti teslim alamazsın” açıklamasında bulundu.
‘BİR ŞEKİLDE SANDIĞI GETİRECEĞİZ’
Genel seçim sandığının getirilmesi için her şeyi yapacaklarını söyleyen özel, “Önümüzdeki günlerde gel, genel seçimi yap. Oy vereceğim, bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım ve aynı pazar günü yapalım. Biz ‘he’ demeden olmuyor ya o. Sen getir mayısa, hazirana genel seçim sandığını; bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan? 5 yıl boyunca güçlü Türkiye olmasın mı? Bir yanda seçimden sonra güçlü bir hükümet çıkıp da Türkiye'ye oluk oluk yabancı sermaye akmasın mı? Borsa fırlamasın mı, döviz düşmesin mi, yüzler gülmesin mi? Biz bunu vaat ediyoruz. Buna hazırız. Türkiye’de güçlü bir iktidar mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. ‘İç cepheyi güçlendireceğim.’ Bırak, millet güçlendirsin iç cepheyi” değerlendirmesinde bulundu.
‘UŞAK’A KARŞI SORUMLUYUZ’
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Uşak Belediyesi’ne yönelik iddialar hakkında, “Oradaki ortaya çıkan durumun ortaya çıkış şekli hukuksuzdur. Ama bu mesele konusunda daha önce de söylediğim gibi arkadaşım ailesine, partisine, biz de Uşak’a karşı sorumluyuz. Ve bu sorumlulukta üzerime düşen partinin Genel Başkanı olarak özür dilemekti, bunu diledim. Ayrıca kim söylüyorsa onu, kesin ihraç talebiyle yollayacaksın. Ama kişi ortada yok, gözaltında ve orada o kişiye bunu tebliğ etmen de mümkün değil, soru sorman da mümkün değil. Biz olmadığına kaniyiz ama tutup kendini savunacak. Diyelim ki bir kumpas var. ‘Kumpas var’ diyecek durumu da yok. Görüşme imkanımız yok. O yüzden dün de çok güzel arkadaşımız anlattı. İkinci bir karara gerek olmadan disiplin işlemlerinin başlatılabilmesi için yetki alındı MYK’da, 2 hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle tutuklama olmasa ya da olsa diye konuşuldu, o saatlerde tutuklama oldu. Kendisiyle de görüşülecek ve disiplin işlemleri başlatılacak. Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor ya. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘ÇOK İDDİALI BİR HAMLEMİZ DAHA OLACAK’
Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmeye ilişkin, “Ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size” açıklamasında bulundu.
‘TWİTTER’DAN MESAJ VERECEK HALİMİZ YOK’
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile Canan Kaftancıoğlu’nu sanal medya hesabından takipten çıkardığına ilişkin çıkan haberlere dair, “Siyasi mesaj olarak bir şey yapılacak olsa bunun hani aklı başında her siyasetçi veya siyasi parti Twitter’da yapar. Twitter’da takip ettiğimiz insanları fotoğraf paylaşım sitesinden çıkarıp da bir mesaj verilecek hali yok. Bizim sosyal medya ekibi ki canları sağ olsun yani, bir şey de demek istemiyorum. Bizim geçmişten ben işte gitmişim, ‘Beni takibe alır mısınız? O, bu kalabalık bir takip listesi var. Ve bunların çoğu kapanmış, çok az takipçili, yerine yeni hesaplar açılmış, eski aday adaylık takipleri falan. Pazar günü akşam aslında herhalde gün değişince bugün akşam gibi anlaşılmış. 400’ün üzerinde hesabı teker teker akşam kapatmışlar. Bunlardan bir tanesi Kemal Bey’e ait 2 hesaptan bir tanesiymiş. Bir tanesi de Canan Hanım’ın hesabıymış. Onu da eski hesap olarak gördüler veya bilmiyorum nasıl şey yaptılarsa. Etkileşim alınmayan bir takım kıstaslarla yapıyorlarmış, olmuş. Sabah duyar duymaz ikisini yeniden takibe aldık. Canan Hanım da bana bir mesaj atmış, şaka esprili bir mesaj. Ben de ona esprili bir yanıt verdim. ‘Kardeşim sen eski dostsun, düşman olmazsın dedim. Eski sevgilim değilsin ki seni takipten Instagram’da çıkarayım. Çıkaracak olsam Twitter’dan çıkarırım’ dedim. O da bana gülücük yolladı, kalp yolladı. Aramızda bir kriz alanı yok. Kemal Bey ciddi insandır, böyle bir mevzu için ‘Efendim biz sizi Instagram’da yanlışlıkla çıkmışlar iki hesaptan birini’ deyip de Kemal Bey’i gayriciddi, biraz mizahi bir konuyla meşgul etmemek için aramadım” ifadelerini kullandı.
‘CAN ATALAY BOŞU BOŞUNA ORADA’
Özgür Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmenin detayları hakkında, “Mesela Can Atalay’ın kararını okuttular. ‘Okunan karar yok hükmündedir’ diye Anayasa Mahkemesi yeni karar verdi, onu okutmadılar. Can Atalay boşu boşuna duruyor. Şimdi Numan Bey’in başkanlık yaptığı 50 milletvekiline imza attı rapora. ‘Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalıdır’ diye. Bunu yapacak kişi Numan Bey aslında. Yani kendi yapacağı bir şey için 50 kişiyle bir temenni imzalamanın da bir pratiği yok ki. Madem o imza sizin de iradeniz, bütün Meclis’in iradesi. Başkanlık yaptınız o komisyona. Siz üstünüze düşeni bir an önce yapın. Hani bir çiçekle bahar gelmez ama baharın gelmesi sizin açtıracağınız çiçekle başlasın. Can Atalay çıksın, arkadan kayyımlar iade olsun, arkadan bilmem ne olsun. Böyle gündemlerim de var. Bayram öncesinden duran. Bir bayram tebriği olarak da gitmek isterim kendisine. Çok önemli demokratikleşme adımları, yedinci madde raporda var. Bu yedinci maddenin içinde tutuksuz yargılamaya yönelik demokratikleşme adımları var. Bu konuda inisiyatif almaları gerekiyor. Bunlar var. Ama benim bugünden itibaren bir ana gündemim de ara seçim sandığını bu milletin gündemine getirmektir. O konuda iki fazlı bir çalışmamız var. İlk faz bahsettiğiniz fazladır. İkinci faz karar alındıktan sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra atacağımız adımlardır” dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz
Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz
Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL- Batuhan DURNAOĞLU/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde gündeme ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Özel, bugün Türkiye-Kosova maçını izlemek üzere Priştine'ye gitmeyi planladığını fakat Cumhuriyet Halk Partisi'nin 47 yıl sonra 1’inci parti olduğunun 2’nci yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan bir operasyonla uyandığı için bu planı iptal ettiğini belirtti. Özel, başarı hikayelerinin 2023 yılına dayandığını, yaptıkları çalışmalarla 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl sonra birinci parti olarak çıktıklarını hatırlatarak, “O seçimin devamında başıma gelecekleri de bile bile dedim ki ‘Madem ki millet 1’inci parti olma görevini vermiştir. Biz 1’inci parti olmanın sorumluluğu ile davranacağız’” diye konuştu.
‘GÖRÜNEN O Kİ BİZ KORKUTUYORUZ SENİ’
CHP’nin millet için siyaset kalesi olduğunu vurgulayan Özel, “Burası idam fermanı boynunda yola çıkanların yeri burası. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. ‘Dokunulmazlığı kaldırırmış’ da bilmem ne. Kimse dokunulmaz değil’, o da oradan alttan küçük. Okudum, aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksızlık tekliflerine teslim oldu bu parti, ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide, şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Bu direnişin partisi, kuruluşun partisi bu. Ne bahsediyorsunuz siz? ‘Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, kayyımla korkutacağım seni, butlanla korkutacağım seni.’ Görünen o ki biz korkutuyoruz seni. Bunlara yelteniyorsan, düşünüyorsan, yazdırıyor çizdiriyorsan. Aha da teslim olursam ne olsun, aha da teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak. 377 gün oldu bin 377 gün olsun, direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız, ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘O PARTİ SİZİNKİLERİN PUDRA PARTİSİ OLUR’
Özel kendisine sürekli Ankara’ya dönüp partisinin başında durması yönünde akıl verildiğini söyleyerek, “Ankara’ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa; o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o. Bu partinin başına geçtiğin gün, bu partinin başında durduğun gün, bir daha bu partiye seçim kaybettirmemek üzerine çocuğunun üstüne yemin ediyorsun sen. Bu parti öyle bir parti. O yemini edemiyorsan kazanamıyorsun zaten. Onu göze almazsan olmuyor. Herkes aklını başına alacak. Ya benim kedimin adı Zafer ya. İki sene önce bugün doğmuş ve ben bugünü, zafer bu sefer de milli zafer olsun diye dua edip yatmışım. Sabahleyin kalkmışım, tam 31 Mart günü zaferin yıl dönümünde, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa’yı seçimle kaybettikleri günün yıldönümünde 30 Mart torbaya girdi, 1 Nisan şaka olurdu çünkü. 31 Mart günü yargı operasyonu ile almaya çalışıyor adam ya. Ya millete söylüyorum. Amcalara, teyzelere, kardeşlere, evlatlara. Ya görüyor musunuz ne yapıyorlar? Mafya mısınız lan siz? 31 Mart’ın tam yıl dönümünde Bursa’ya operasyon. Çünkü belediye meclisi çoğunluğunun AK Parti’de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeri atacak ve Bursa’yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir ‘Vatan sağ olsun’ der. Ne istiyorsan yapar, devletini sever. Ama devleti milletin karşısına diktin mi, o karşısına diktiğin devleti perişan eder” açıklamasında bulundu.
‘YA AK PARTİ’YE KATIL YA HAPSE ATIL’
Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında, “Bugün 7 yıl önce görevi yapmış, o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, ‘Soruşturma izni yok’ denmiş, soruşturma izni verilmiş, aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş, kazanmış, 2 yıl büyükşehir yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok burada. 7 yıl önce yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu. Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar, ‘AK Parti’ye katılacak.’ ‘Katılmam’ diyor. ‘Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl', ‘Vallahi hapsi göze alırım, ama Bursa’dan aldığım emaneti vermem’ diyor. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti’nin görevdeki belediye başkanına ‘Yeşil Bursa yeşil Bursa’ diyorlar ya. O yeşil Bursa’nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ’ın yeşilliği. Bir de kendilerine maliyet ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler, neler fışkırıyor gördüler” dedi.
‘30 BELEDİYE, SEÇİLMEYEN KİŞİLER TARAFINDAN YÖNETİLİYOR’
Özel, Türkiye’de 30 belediyenin milletin seçmedikleri tarafından yönetildiğini vurgulayarak, “12 belediye kayyımla yönetiliyor, 18 belediye de AK Parti yargı kolları tarafından esir alınmış durumda. Nasıl olacak bu iş? Yargıya güvenen yüzde 18’e düşmüş. O 30 belediyenin toplam nüfusu 28 milyon. 28 milyon insanın son sandık iradesini sakatladınız. Dış dünyada demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı, riskli muhaliflerin içeri tıkıldığı bir ülke olarak algılanıyorsunuz. Bunu Avrupa da görüyor, eleştiren kanatlar eleştiriyor, öbürünün mecali yok. Trump da görüyor. Trump’ın adamı şöyle diyor. Hatırlayın, hatırlatalım Trump’ın adamı şöyle diyor: ‘Üçüncü dünya ülkeleri böyledir.’ Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu üzerine sorulan soruya. ‘Üçüncü dünya ülkeleri böyledir. Muhalifleri içeri tıkarsın, ondan kurtulur, yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı’ diyor. Türkiye’ye üçüncü dünya ülkesi diyor. Yapılan işlemi muhalefeti içeri tıkma ve ondan kurtulma diye görüyor. Ama buna prim veriyor. Çünkü diyor ki ‘Suriye’de rejimi değiştiririm, kimi koyarsam o yönetir.’ dedi ya ‘Sevdim onu. Beni hiç mahcup etmedi.’ ‘İran’ı vururum, deviririm. Benim uygun gördüğüm biri yönetir. Venezuela’yı kimi istiyorsam o yönetir. Türkiye’de de rejimi değiştiririm, Cumhuriyet rejimini, kimi diyorsam o yönetir. Recep Tayyip Erdoğan.’ Buraya geldik şimdi” dedi.
‘SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA DARBE’
Yaşanılanları, milletin seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbe olarak gördüğünü belirten özel, “Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki de ondan da cayılacaktır. Türkiye’de Trump desteği ile Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya, yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışılmaktadır. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da pabucun pahalı olduğu bir yerdedir. Hedef bugün CHP, çünkü müesses nizama itirazın cisimleştiği yer burası. O yüzden hiç beklenmedik bir şekilde meydanlar dolmaya, taşmaya ve millet doludan kardan yılmamaya, bayılmadan önce meydanı terk etmemeye kararlıdır. CHP’ye kapatma davası, ‘tehdit gördüğümüz herkese açılan davadır. Rejimin dili budur. ‘Cumhurbaşkanı adayı olursan yerin Silivri’yi boylamaktır.’ Kazanacak değil, kaybedecek adaylar aranmaktadır. Majestelerinin kaybedecek Cumhurbaşkanı adayına itirazı yoktur, hatta özlemi vardır. Kazanacağını görürse içeri atmaktadır. Mevzu bundan ibarettir, başka bir şeyden ibaret değildir” diye konuştu.
‘MÜCADELEYE VE DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Kendileri ile birlikte mücadele edecek herkesle birlikte olmaya devam edeceklerini vurgulayan Özel “Bir başımıza da kalsak direneceğiz, omuz omuza verirsek çok daha güçlü geleceğe yürüyeceğiz. İkincisi; bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum; bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden birinci parti ve iktidar, hatta daha da artırıyorum; gösterdiği Cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. Önümüzdeki nisan, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. İç cephe de tahkim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde 5 yıl dolmuş olur. Onun için getir sandığı, hep birlikte getirelim sandığı. Ol, aday oluyorsan. Bırakıyorsan adayımı, adayım belli. Bırakmazsan, o adayın yerine 25-26 milyon ‘O aday çıksın’ diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım. Niye korkuyorsun milletten? Milletimize sesleniyorum; eğer bunlar kendilerine çok güveniyorsa, biz hırsızsak, biz yolsuzsak, biz bu milletin güvenini kaybetmişsek kaybedelim, gidelim o zaman. Getirsin sandığı korkmuyorsa. Ben millete güveniyorum. Ben yüzde 60’ı görüyorum. Bizdeki yüzde 60’ı görüp her gün farklı farklı oyunlarla saldırana söylüyorum; teslim olmayacağız. Bizi teslim alsan bu milleti teslim alamazsın” açıklamasında bulundu.
‘BİR ŞEKİLDE SANDIĞI GETİRECEĞİZ’
Genel seçim sandığının getirilmesi için her şeyi yapacaklarını söyleyen özel, “Önümüzdeki günlerde gel, genel seçimi yap. Oy vereceğim, bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım ve aynı pazar günü yapalım. Biz ‘he’ demeden olmuyor ya o. Sen getir mayısa, hazirana genel seçim sandığını; bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan? 5 yıl boyunca güçlü Türkiye olmasın mı? Bir yanda seçimden sonra güçlü bir hükümet çıkıp da Türkiye'ye oluk oluk yabancı sermaye akmasın mı? Borsa fırlamasın mı, döviz düşmesin mi, yüzler gülmesin mi? Biz bunu vaat ediyoruz. Buna hazırız. Türkiye’de güçlü bir iktidar mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. ‘İç cepheyi güçlendireceğim.’ Bırak, millet güçlendirsin iç cepheyi” değerlendirmesinde bulundu.
‘UŞAK’A KARŞI SORUMLUYUZ’
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Uşak Belediyesi’ne yönelik iddialar hakkında, “Oradaki ortaya çıkan durumun ortaya çıkış şekli hukuksuzdur. Ama bu mesele konusunda daha önce de söylediğim gibi arkadaşım ailesine, partisine, biz de Uşak’a karşı sorumluyuz. Ve bu sorumlulukta üzerime düşen partinin Genel Başkanı olarak özür dilemekti, bunu diledim. Ayrıca kim söylüyorsa onu, kesin ihraç talebiyle yollayacaksın. Ama kişi ortada yok, gözaltında ve orada o kişiye bunu tebliğ etmen de mümkün değil, soru sorman da mümkün değil. Biz olmadığına kaniyiz ama tutup kendini savunacak. Diyelim ki bir kumpas var. ‘Kumpas var’ diyecek durumu da yok. Görüşme imkanımız yok. O yüzden dün de çok güzel arkadaşımız anlattı. İkinci bir karara gerek olmadan disiplin işlemlerinin başlatılabilmesi için yetki alındı MYK’da, 2 hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle tutuklama olmasa ya da olsa diye konuşuldu, o saatlerde tutuklama oldu. Kendisiyle de görüşülecek ve disiplin işlemleri başlatılacak. Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor ya. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘ÇOK İDDİALI BİR HAMLEMİZ DAHA OLACAK’
Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmeye ilişkin, “Ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı’nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size” açıklamasında bulundu.
‘TWİTTER’DAN MESAJ VERECEK HALİMİZ YOK’
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile Canan Kaftancıoğlu’nu sanal medya hesabından takipten çıkardığına ilişkin çıkan haberlere dair, “Siyasi mesaj olarak bir şey yapılacak olsa bunun hani aklı başında her siyasetçi veya siyasi parti Twitter’da yapar. Twitter’da takip ettiğimiz insanları fotoğraf paylaşım sitesinden çıkarıp da bir mesaj verilecek hali yok. Bizim sosyal medya ekibi ki canları sağ olsun yani, bir şey de demek istemiyorum. Bizim geçmişten ben işte gitmişim, ‘Beni takibe alır mısınız? O, bu kalabalık bir takip listesi var. Ve bunların çoğu kapanmış, çok az takipçili, yerine yeni hesaplar açılmış, eski aday adaylık takipleri falan. Pazar günü akşam aslında herhalde gün değişince bugün akşam gibi anlaşılmış. 400’ün üzerinde hesabı teker teker akşam kapatmışlar. Bunlardan bir tanesi Kemal Bey’e ait 2 hesaptan bir tanesiymiş. Bir tanesi de Canan Hanım’ın hesabıymış. Onu da eski hesap olarak gördüler veya bilmiyorum nasıl şey yaptılarsa. Etkileşim alınmayan bir takım kıstaslarla yapıyorlarmış, olmuş. Sabah duyar duymaz ikisini yeniden takibe aldık. Canan Hanım da bana bir mesaj atmış, şaka esprili bir mesaj. Ben de ona esprili bir yanıt verdim. ‘Kardeşim sen eski dostsun, düşman olmazsın dedim. Eski sevgilim değilsin ki seni takipten Instagram’da çıkarayım. Çıkaracak olsam Twitter’dan çıkarırım’ dedim. O da bana gülücük yolladı, kalp yolladı. Aramızda bir kriz alanı yok. Kemal Bey ciddi insandır, böyle bir mevzu için ‘Efendim biz sizi Instagram’da yanlışlıkla çıkmışlar iki hesaptan birini’ deyip de Kemal Bey’i gayriciddi, biraz mizahi bir konuyla meşgul etmemek için aramadım” ifadelerini kullandı.
‘CAN ATALAY BOŞU BOŞUNA ORADA’
Özgür Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmenin detayları hakkında, “Mesela Can Atalay’ın kararını okuttular. ‘Okunan karar yok hükmündedir’ diye Anayasa Mahkemesi yeni karar verdi, onu okutmadılar. Can Atalay boşu boşuna duruyor. Şimdi Numan Bey’in başkanlık yaptığı 50 milletvekiline imza attı rapora. ‘Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalıdır’ diye. Bunu yapacak kişi Numan Bey aslında. Yani kendi yapacağı bir şey için 50 kişiyle bir temenni imzalamanın da bir pratiği yok ki. Madem o imza sizin de iradeniz, bütün Meclis’in iradesi. Başkanlık yaptınız o komisyona. Siz üstünüze düşeni bir an önce yapın. Hani bir çiçekle bahar gelmez ama baharın gelmesi sizin açtıracağınız çiçekle başlasın. Can Atalay çıksın, arkadan kayyımlar iade olsun, arkadan bilmem ne olsun. Böyle gündemlerim de var. Bayram öncesinden duran. Bir bayram tebriği olarak da gitmek isterim kendisine. Çok önemli demokratikleşme adımları, yedinci madde raporda var. Bu yedinci maddenin içinde tutuksuz yargılamaya yönelik demokratikleşme adımları var. Bu konuda inisiyatif almaları gerekiyor. Bunlar var. Ama benim bugünden itibaren bir ana gündemim de ara seçim sandığını bu milletin gündemine getirmektir. O konuda iki fazlı bir çalışmamız var. İlk faz bahsettiğiniz fazladır. İkinci faz karar alındıktan sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra atacağımız adımlardır” dedi. (DHA)
Kaynak: Anadolu Ajansı
En Çok Okunan Haberler