Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Baba ve 2 kızının öldüğü heyelan faciasında ‘risk analizi formu’ detayı

Baba ve 2 kızının öldüğü heyelan faciasında ‘risk analizi formu’ detayı

Haber Giriş Tarihi: 07.04.2026 15:53
Haber Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 15:53
Kaynak: Anadolu Ajansı
Baba ve 2 kızının öldüğü heyelan faciasında ‘risk analizi formu’ detayı

Emre ÖNCEL-Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)- SAMSUN'da akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde otomobil yıkarken meydana gelen heyelanda Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (5) ve Alya Kaya'nın (7) ölümü, eşi Çiğdem Kaya'nın (31) ise yaralanmasına ilişkin açılan davanın ikinci duruşmasında tanık ve sanıklara Risk Analizi ve Değerlendirme Formu’na ilişkin sorular soruldu. Mehmet Zeki Gedikli (81), “Ben rapora imza atmadım. Form 3 gün sonra yapıldı” dedi. Mesul müdür K.Y. ise “Ben bu imzayı kazadan 3 gün sonra attım” diye konuştu. Raporu hazırlayan ve tanık olarak dinlenen İş Güvenliği Uzmanı K.Ö.E. ise “Orada iş güvenliği ve sağlığından sorumluydum. O dönemde risk analizini yapıp iş yerine bıraktım” ifadelerini kullandı.

Olay, 27 Nisan akşamı 2025’te Canik ilçesi Devgeriş Mahallesi'ndeki akaryakıt istasyonunun yanındaki oto yıkama bölümünde meydana geldi. Adem Kaya 34 K 5396 plakalı otomobilini yıkarken bitişikteki yamaçta heyelan oluştu. Adem Kaya, eşi Çiğdem Kaya, kızları Açelya Mina ve Ayla Kaya, kopan kaya ve toprak parçalarının altında kaldı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, kolunda, bacaklarında ve burnunda kırıklar olan Çiğdem Kaya'yı yaralı olarak kurtardı. Hastaneye sevk edilen Kaya, tedaviye alındı. 3 saat süren çalışmanın devamında Adem Kaya ile 2 kızının cansız bedenine ulaşıldı. Adem Kaya ile 2 kızı, Terme ilçesi Karacalı Mahallesi’nde gözyaşlarıyla toprağa verildi.

2 SANIK HAKKINDA İDDİANAME

Olaya ilişkin akaryakıt istasyonu sahibi Mehmet Zeki Gedikli ile mesul müdür K.Y. (62), gözaltına alındı. Şüphelilerden Gedikli tutuklandı, K.Y. adli kontrol şartıyla salıverildi. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. K.Y. ve Mehmet Zeki Gedikli hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi.

GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAMIŞ

İddianamede; yazılan bilirkişi raporunda, "İş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan risk analizinde heyelan, toprak kayması, kaya düşmesi tehlikelerinden bahsedilmesine rağmen, iş yeri ve işletme yetkililerinin gerekli önlemleri zamanında almayarak risklerden korunma ilkelerini göz önünde bulundurmadığı, ayrıca oto yıkama binası tesisin vaziyet planı projesinde gösterilip oto yıkama bölümü ile ilgili dosya içerisinde, herhangi bir ruhsat çalışma veya yapı, işletme izin ve benzeri belge görülmediğinden dolayı görev ihmali ve sorumluluğu olduğunun kanaat edildiği" ifadelerine yer verildi. Ayrıca iddianamede; sanıkların 5216 sayılı ‘Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7’nci maddesi uyarınca ruhsat ve benzeri başvurularda bulunmadığı, bu sebeple denetim imkanının ortadan kaldırıldığı, 6331 sayılı 'İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 5’inci maddesi uyarınca risk analizinde tespit edilen tehlikeler hususunda uyarılmış olmalarına rağmen ilgili alanda önlem almadıkları yer aldı.

TANIK VE SANIKLAR DİNLENDİ

Davanın 2’nci duruşması bugün görüldü. Duruşmaya Adem Kaya'nın eşi Çiğdem Kaya, babası İrfan Kaya ve annesi Nurhayat Kaya ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada tanık ve sanıklara, 3 Haziran 2024’te düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlarının hazırladığı Risk Analizi ve Değerlendirme Formu’na ilişkin sorular soruldu. Duruşmada savunma yapan Mehmet Zeki Gedikli, rapora ilişkin, “Ben rapora imza atmadım. Form 3 gün sonra yapıldı. Ben de sonradan öğrendim. Aldığım ruhsatlar devlet tarafından onaylı ruhsatlardır. Yıkamadaki boşluk o dönemde ruhsatta yoktu. Oradaki yer bizim yerimiz değildir. Devletin arazisidir. Benim arazime düştü. Ben suçluların bulunup cezalandırılmasını istiyorum. Benim suçum varsa cezalandırın. Rapor kazadan 3 gün sonra imzalanmış, ben o sırada tutukluydum. O yer devlet arazisidir. Devlet arazisi benim arazime düştü” dedi.

‘KAZADAN SONRA İMZAYI ATTIM’

Mesul müdür K.Y. yaptığı savunmada, “Risk analiz formunda adıma atılan imza bana aittir. Adliyeden acil olarak evrak beklendiği söylendi. Ben bu imzayı kazadan 3 gün sonra attım. Kazadan önce tespit yapılsaydı önlemini alırdık” ifadelerini kullandı.

‘RAPORU YAPIP İŞ YERİNE BIRAKTIM’

Raporu hazırlayan ve tanık olarak dinlenen İş Güvenliği Uzmanı K.Ö.E., “İş yerinde 1 yıl çalıştım. Orada iş güvenliği ve sağlığından sorumluydum. O dönemde risk analizini yapıp iş yerine bıraktım. Yapmış olduğum risk analiziyle ilgili raporu iş yerine bıraktım. İddianamede yer olan olay benim alanım dışında bir konudur. Biz sadece deprem ve doğal afetlerle ilgili uyarıları yaparız. Raporu düzenledikten sanık K.Y.’ye imzalattırdık. Rapor yılda bir düzenlenir. Bu formu iş yerinde bırakırız. Herhangi bir yere gönderilmez” diye konuştu.

Mahkeme heyeti tanık ve sanıkları dinledikten sonra duruşmayı 1 Ekim’e erteledi.

‘KEŞKE ÖNLEM ALSALARDI’

Duruşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çiğdem Kaya, “Mahkeme 1 Ekim'e ertelendi, güzel geçti. Bundan 20 gün sonra tam 1 yıl olacak. Acım hala devam ediyor. Eşim ve çocuklarımın hakkını sonuna kadar arayacağım. Benim hayatımı mahvettiler. Bu süreç beni çok yıprattı. Hala ilaçlarımı kullanmaya devam ediyorum. Sakatlığım hala devam ediyor. Yani bir toplum içine bile giremiyorum bu sakatlığımın yüzünden. İnsanlar acınarak baktığı için. Yani inşallah adalet yerini bulur, cezalarını alırlar kimler sebep olduysa. Keşke önlemini alıp takdirini Allah'a bıraksalardı” dedi.

‘ÖNÜMÜZDEKİ CELSE KARARA ÇIKACAK’

Ailenin avukatı Kartal Akcan ise “Olay zaten tüm Türkiye'nin malumunda. Bir aile araçlarını yıkamak için gidiyorlar ve üzerlerine büyük bir kütle düşüyor. 2 tane ufacık kız çocuğu 5 ve 7 yaşında, babaları vefat ediyor. İki aile yok oluyor. Rabbim düşmanıma bile evlat acısı vermesin. Biz bu olayda bunu yaşıyoruz. Benim söylemek istediğim şu, hepimizin çoluğu çocuğu var. Bizler çocuklarımızı bir restorana gittiğimizde oyun parklı bir yer arıyoruz değil mi? Ufacık 2-3-5 yaşındaki çocukları veriyoruz. Oradaki ablalarla konuşuyoruz öğretmenlerle. Aman çocuğuma iyi bak veya anaokuluna götürürken ne diyoruz oradaki öğretmenlere, patronlara? Benim kızım, benim oğlum böyledir aman iyi bakın. Yani saçlarının teline zarar gelsin istemiyoruz. Burada Açelya ve Ayla, 5 ve 7 yaşında iki tane evlat ve babaları vefat etti. Ben şunu demek istiyorum. Bunlar sadece bu müvekkilimin, kardeşimin veya bunların çocukları veya torunları değil. Bu evlatlar Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bütün yaşayanların evlatları” ifadelerini kullandı.

Avukat Akcan “Biz bu olayla ilgili 3 dava açtık. 1’incisi malum Ağır Ceza Mahkemesi kamu takip ediyor. Biz müdavi olarak katıldık. 2’ncisi İdare Mahkemesi’nde açtık. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyesi, Karayolları, DSİ o da devam ediyor. 3’üncüsü de ilgili akaryakıt distribütör firma ve tutuklu olan şahsın sahibi olduğu firma onda da tüketici mahkemesinde açtık. Tüketicide keşif yapıldı rapor gelmedi ağır cezada da gelmek üzere. Kusur oranları tabii ki tespit edilecek. Tabii ki burada sanık sadece bu akaryakıt istasyonunun sahibi değil. Tabii ki başka kurumların da kusuru var. Buna tabii ki karar verilecek. Olayın yarısından fazlası bitmiş durumda. Duruşma 1 Ekim'e bırakıldı. Tutukluk halinin devamına karar verildi. Ama büyük ihtimal başkanımız da beyan etti, önümüzdeki celse büyük ihtimal karara çıkacak” dedi. (DHA)

Kaynak: Anadolu Ajansı

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.