Semra Binay

Semra Binay

Mail: semra@breakingnews.com.tr

ANNELER GÜNÜ NE KADAR GEREKLİ?

Breaking News Turkey yazarlarından ilişki ve aile danışmanı Semra Binay, anneler günü ile alakalı çok çarpıcı bir teşhis de bulundu. İşte yazar Semra Binay ‘ın o çok konuşulacak yazısı. 

Anneler günü, değerli annelerimizi anmak için ülkemizde ve dünyada çeşitli tarihlerde kutlanmaktadır. Peki ne kadar gerekli? Bu kadar annesiz çocuk varken, çocuğu vefat etmiş, çocuğu kaybolmuş anne varken, çocuk sahibi olmak isteyip olamayan kadın varken, bir takım mutlulukları, mutsuz insanların gözüne sokmanın gereği var mı? Tribünlere oynamaktır bu. Kapitalist sistem işlesin diye bir çok kişinin boynu büküktür anneler gününde.  

Hepimiz bir zevki sefa akşamında cinsel münasebet sonucu dünyaya gelmiş bireyleriz.. Tıpkı hayvanlar gibi. Anne olmak sadece doğanın sebep-sonuç zinciri içerisinde oluşan bir olgudur..

Neden bu kadar abartıp kutsuyoruz?

İsteyerek irademizle dünyaya getirdiğimiz bir çocuğun sorumlulugunu aldığımız, onu büyüttüğümüz için neden takdir bekliyoruz? Dünyayı kurtaracak çocuğu doğurmuş ,Amerikayı keşfetmiş , ölümsüzlük iksirini bulmuşta nobel ödülü alacakmış edalarına girmelere ne gerek var?.. Anne olmak bir başarı değildir! Doğurduysan bakacaksın . Olay bu kadar basit.  Neden cennetin kapılarını garanti etmiş oluyoruz.. "Cennet anaların ayağının altındadır", " anne kutsaldır" sözleri bana kalırsa ataerkil toplumlarda kadını eve bağlamak için ortaya atılan bir uydurmadır. Zira gelişmiş toplumlarda böyle bir yakıştırma yoktur..


Çocuklara ve hayvanlara karşı daha duyarlı , daha bilinçli ve sevgi dolu çok fazla DOĞURMAMIŞ ANNE var. Anaç duyguları, doğum yapmış bir çok kadından daha fazladır onların.  Hayvan besler , başka çocuklara bakar , büyütür fedakardırlar. Ama toplum bu kadınlara "yarım kadın" yakıştırmasını yapıyor. Sırf ideal eşini bulup evlenmediği için, kendini hazır hissetmediği için, gelecek kaygısı veya hasta olduğu için, çocuk yapmamış kadınlar cennete gidemeyecek mi dersiniz? Toplum anne olmak istemeyen kadına saygı duymuyor. Sosyal ve dini açıdan "evlen çocuk yap" baskısı yapıyor. Bu mudur mutlu son? Kadınım tüm misyonu bu olmamalı. Son 200 yılda dünya nüfusu 1 milyardan 7 milyara cıkmışken dünya da bu hızda üremek sürdürülebilir mi?

Bir çok kadın kocasını eve bağlamak için anne oluyor. Çoğu da yalnızlık korkusu,eve ekonomık katkı ,ilerde kendisine baksın diye cocuk yapıyor. .Çocuğu bir amaca yönelik araç gibi görüyorlar. Çocuğu mutsuz, odasında gizli gizli ağlıyor, anne farkında bıle değil ama doğurdugu için o kutsal ve cennetlik.. Anneliği özel bir durum haline getirdikçe o özel alanın içine sıkışıp kalınır. Anne özel ve kutsal denilip kadını belirli kalıplara sokuyor toplum. Anneysen açık giyemezsin, abartı makyaj yapamazsın, dansa eğlenceye gidemezsin, bekar arkadaşların olamaz, evinde oturacaksın, kocan seni çıkarırsa onunla çıkacaksın böylece ideal annesin..Tamamen saçmalık. Kutsal Anne hapishanesinden çıkıp, özgür ruhlu annelerin yetiştirdiği sağlıklı nesiller temennisiyle..

SEMRA BİNAY 

Yazar- Aile ve İlişki Uzmanı

Yorum Yazın