Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Breaking News - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tuğçe Ongun: Sağlık Turizminde Artık Fiyat Değil Güven Kazandırıyor Haber

Tuğçe Ongun: Sağlık Turizminde Artık Fiyat Değil Güven Kazandırıyor

Türkiye son yıllarda sağlık turizminde dünyanın en dikkat çeken merkezlerinden biri haline gelirken, yabancı hastaların Türkiye’ye olan ilgisi her geçen gün artıyor. Özellikle saç ekimi, estetik cerrahi, diş tedavileri ve obezite cerrahisi alanlarında milyonlarca dolarlık bir pazar oluşurken, sektörün önemli isimlerinden Tuğçe Ongun, sağlık turizmindeki yükselişi, hasta beklentilerini ve Türkiye’nin gelecekteki potansiyelini değerlendirdi. Amerika, Polonya ve Dubai’de faaliyet gösteren şirket yapılanmalarıyla uluslararası sağlık turizmi organizasyonları gerçekleştiren Ongun, yabancı hastaların artık sadece fiyat avantajına değil; güven, şeffaflık ve profesyonel süreç yönetimine de büyük önem verdiğini söyledi. Yurt dışında aldığı eğitim ve edindiği tecrübelerin sağlık turizmine bakış açısını şekillendirdiğini belirten Ongun, Türkiye’deki güçlü sağlık altyapısını uluslararası hastalarla buluşturan güvenilir bir köprü kurmayı hedeflediğini ifade etti. Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısının temelinde kaliteli sağlık hizmeti, deneyimli doktor kadroları, modern hastaneler ve ulaşılabilir maliyetlerin bulunduğunu söyleyen Ongun, birçok Avrupa ülkesi, Amerika ve Dubai ile kıyaslandığında Türkiye’nin önemli avantajlar sunduğunu vurguladı. Özellikle uzun bekleme sürelerinin yaşandığı ülkelerde hastaların daha hızlı tedavi süreçleri için Türkiye’yi tercih ettiğini belirtti. Yabancı hastaların karar verirken en çok güven unsuruna dikkat çektiğini ifade eden Ongun, “Hastalar öncelikle doktorun deneyimini, kliniğin güvenilirliğini, tedavi sonrası desteği ve süreç boyunca kiminle iletişim kuracaklarını araştırıyor. Fiyat önemli olsa da tek başına belirleyici olmuyor” dedi. Sağlık turizminde en yoğun talebin saç ekimi, diş tedavileri, estetik cerrahi ve obezite cerrahisi alanlarında olduğunu belirten Ongun, özellikle implant, gülüş tasarımı, burun estetiği ve kilo verme ameliyatlarının yabancı hastalar tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Amerika, Polonya ve Dubai’nin ana hedef pazarları arasında yer aldığını kaydeden Ongun, her ülkenin hasta beklentilerinin farklı olduğunu belirtti. Amerika’da yüksek sağlık maliyetlerinin Türkiye’ye ilgiyi artırdığını, Dubai’de hizmet kalitesi ve konforun ön plana çıktığını, Polonya’da ise fiyat avantajı ve ulaşılabilirliğin tercih sebebi olduğunu ifade etti. Sektörün karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin güven algısı olduğuna dikkat çeken Ongun, sağlık turizminin büyümesiyle birlikte alanda faaliyet gösteren kişi ve kurum sayısının arttığını, bunun da zaman zaman hasta tarafında kafa karışıklığı yarattığını söyledi. Vize süreçleri, uçuş maliyetleri ve küresel ekonomik dalgalanmaların da sektör üzerinde etkili olduğunu belirtti. Türkiye’ye gelen yabancı hastaların büyük bölümünün ülkeden memnun ayrıldığını ifade eden Ongun, hastanelerin teknolojik altyapısı, doktor kalitesi ve organizasyon süreçlerinin birçok yabancı hastanın beklentilerinin üzerinde olduğunu dile getirdi. Özellikle transfer, konaklama, tercüman desteği ve tedavi sonrası takip hizmetlerinin memnuniyet oranlarını yükselttiğini söyledi. Önümüzdeki 5 yıllık süreçte sağlık turizminin daha da büyüyeceğini öngören Ongun, gelecekte yalnızca fiyat avantajının yeterli olmayacağını belirtti. Dijital platformların, hasta deneyimlerinin ve sosyal medyanın karar süreçlerinde çok daha etkili olacağını vurgulayan Ongun, güven veren, şeffaf çalışan ve sürdürülebilir kalite sunan kurumların öne çıkacağını ifade etti. Sağlık turizmi düşünen yabancı hastalara da önemli bir tavsiyede bulunan Ongun, “Sadece fiyata göre karar vermeyin. Doktoru, kliniği, süreci ve tedavi sonrası desteği mutlaka araştırın. Sağlık, en uygun teklif üzerinden değil, doğru seçim üzerinden değerlendirilmesi gereken bir konudur” diye konuştu.

YUNAN BAKAN KAPADOKYA TURUNDA Haber

YUNAN BAKAN KAPADOKYA TURUNDA

HABER; TUANA MİNA BAHADIR FORUM BİTTİ, MENDONİ TARİHİN İZİNİ SÜRDÜ PAŞABAĞLARI'NDAN MERYEM ANA KİLİSESİ'NE! MENDONİ KAPADOKYA'NIN HAZİNELERİNİ GEZDİ Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu için bulunduğu Kapadokya'da diplomasi trafiğinin hemen ardından rotasını bölgenin simge miras alanlarına çevirdi. Paşabağları'ndanMeryem Ana Kilisesi'ne, Kaymaklı Yeraltı Şehri'nden Kapadokya'nın eşsiz kültür hazinelerine uzanan programında Mendoni, bölgenin tarihî zenginliklerine hayran kaldı. Türkiye ile Yunanistan arasında kültür alanındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenlenen Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu'nun ardından Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Kapadokya'nın dünyaca ünlü tarihî ve kültürel miras alanlarını ziyaret etti. Mendoni'ye Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dışilişkiler Dairesi Başkanı Gözde Şahin ile Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay eşlik etti. Forum kapsamındaki temaslarını tamamladıktan sonra Kapadokya'nın kültür rotalarına çıkan Mendoni, bölgenin eşsiz doğal ve kültürel mirasına hayran kaldı. Paşabağları'nın dikkat çekici peribacalarından Meryem Ana Kilisesi'nin tarihî atmosferine, Kaymaklı Yeraltı Şehri'nin binlerce yıllık geçmişine uzanan ziyaret programında Mendoni, Kapadokya'nın dünya çapında ilgi gören kültür hazinelerini yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Paşabağları'ndan Yeraltı Şehrine: Adım Adım Kapadokya Turu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile gerçekleştirdiği ikili görüşme ve forum programının ardından Kapadokya'nın önemli duraklarını gezen Mendoni'nin ilk ziyaret noktalarından biri Paşabağları Ören Yeri oldu. Dünyanın en dikkat çekici doğal oluşumları arasında gösterilen peribacalarını yakından inceleyen Mendoni, bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret programı kapsamında Meryem Ana Kilisesi'ni de gezen Mendoni, Kapadokya'nın farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan kültürel dokusunu yerinde görme fırsatı buldu. Kapadokya'nın Labirentleri Yunan Bakanı Büyüledi Programın son bölümünde Kaymaklı Yeraltı Şehri'ni ziyaret eden Mendoni, yeraltında kurulan yaşam alanları ve tarih boyunca kullanılan yapılar hakkında bilgi aldı. Kapadokya'nın en önemli kültürel miras alanları arasında yer alan Kaymaklı'da incelemelerde bulunan Mendoni, bölgenin tarihî zenginliğini yakından takip etti. Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu kapsamında gerçekleştirilen ziyaret programı, diplomatik temasların ardından Kapadokya'nın kültürel mirasının uluslararası düzeyde tanıtımına da katkı sağladı.

YUNANİSTAN'DAN 1055 SİKKE GERİ DÖNDÜ! KAÇAK ESERLERE KARŞI ORTAK İRADE Haber

YUNANİSTAN'DAN 1055 SİKKE GERİ DÖNDÜ! KAÇAK ESERLERE KARŞI ORTAK İRADE

HABER: TUANA MİNA BAHADIR BAKAN ERSOY'DAN PARTHENON HEYKELLERİ İÇİN YUNANİSTAN'A DESTEK Türkiye ve Yunanistan arasında kültür alanındaki iş birliğine yeni bir boyut kazandıran Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu Kapadokya’da gerçekleştirildi. Yunan makamlarınca ele geçirilen ve ülkemize iade edilen 1.055 sikke de iki ülke arasındaki somut iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, forum kapsamında Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile bir araya gelirken kültürel mirasın korunmasından kaçakçılıkla mücadeleye, uluslararası iş birliklerinden iade süreçlerine kadar birçok başlıkta iki ülkenin ortak iradesine dikkat çekti. Ersoy, Parthenon Heykelleri konusunda Yunanistan'a verilen desteği de yineledi. Ege'nin iki yakası Kapadokya'da bir araya geldi. Türkiye ile Yunanistan arasındaki kültürel ilişkilerin ele alındığı buluşma, iki ülke arasında yeni bir diyalog zemini oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile birlikte Kapadokya’da düzenlenen Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu'na katıldı. Forum öncesinde Bakan Ersoy ile Bakan Mendoni bir araya gelerek ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açılış konuşmalarını yapan iki Bakan, daha sonra forum çalışmalarına katıldı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki kültürel bağlara vurgu yapan Ersoy, forumun toplumlar arasındaki kültürel köprüleri güçlendireceğine dikkat çekti. Ersoy, ayrıca organizasyonun ortaya konan vizyona hizmet etmesi, hedeflerini gerçekleştirmesi ve güçlü iletişim ile iş birliklerine kapı aralaması temennisinde bulundu. Kültür Alanında Ortak Masa ve Uluslararası Destek Bakan Ersoy, Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile gerçekleştirdiği görüşmede kültür alanındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik birçok konunun ele alındığını aktararak iki ülkenin uluslararası platformlarda karşılıklı desteği sürdürmesi konusunda ortak kanaat ortaya konulduğunu belirtti. Kaçakçılıkla Mücadelede Ortak Zemin Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin iki ülke açısından stratejik önem taşıdığını dile getiren Ersoy, bu alandaki hukuki altyapıya dikkat çekerek 2013 yılında imzalanan protokol ile UNESCO 1970 Sözleşmesi’ni hatırlattı. Ersoy, Türkiye ile Yunanistan arasında bu kapsamda güçlü bir hukuki zemin bulunduğunu vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuşmasında, “Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele, Türkiye ve Yunanistan’ın somut iş birliği geliştirdiği önemli alanlardan biridir. Bu konuda aramızda güçlü bir hukuki zemin de bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı. Bu yıl imzalanan Kültür Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’na da dikkat çeken Ersoy, söz konusu belgenin iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin kurumsal bir zeminde ilerletilmesini sağladığını ve ortak kültürel değerlerin korunması ile iş birliğinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesini hedefleyen önemli bir yol haritası niteliği taşıdığını vurguladı. Beyandan Uygulamaya Geçiş Vurgusu Uluslararası iş birliklerinde somut sonuçların önemine işaret eden Ersoy, beyan ve belgelerin uygulamaya dönüşmesinin esas olduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamda iki ülkenin ortaya koyduğu ortak iradenin somut sonuçlar verdiğini belirtti. Bakan Ersoy, “Geçtiğimiz yıl Yunan makamlarınca ele geçirilen ve ülkemizden yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen 1.055 sikke Türkiye’ye iade edilmiştir.” dedi. Atina’daki törene de atıfta bulunan Ersoy, karşılıklı güvene dayalı iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunun altını çizdi. Parthenon Heykellerine Türkiye’den Destek Bakan Ersoy, uluslararası platformlardaki kültürel miras tartışmalarına da değinerek Türkiye’nin Yunanistan’a verdiği desteği hatırlattı ve şöyle devam etti: “Türkiye olarak Parthenon Heykelleri konusunda, UNESCO’nun ilgili komite toplantılarında Yunanistan’ın tezlerine verdiğimiz destek, kültür varlıklarının ait oldukları tarihî ve kültürel bağlamla birlikte korunmasına verdiğimiz önemin bir tezahürüdür.” Birleşmiş Milletler düzeyindeki yaklaşımı da hatırlatan Ersoy, Yunanistan’ın öncülük ettiği ve kültür varlıklarının kaynak ülkelerine iadesi konusundaki iradeyi ortaya koyan kararlarını da desteklediklerini söyledi. Kültür Diplomasisinde Ortak Yaklaşım Türkiye ile Yunanistan arasında tarihî miras sorumluluğuna dikkat çeken Ersoy, iş birliğinin yalnızca bölgesel değil evrensel bir değer taşıdığını söyledi. Bakan Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu gerçeği unutmamalıyız ki kadim tarihi ve kültürel miraslara sahip Türkiye ve Yunanistan arasında kültür varlıklarının korunması, restorasyon çalışmaları ve tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele gibi alanlarda yürütülecek her türlü iş birliği sadece ülkelerimiz için değil insanlığın ortak hafızası ve bilim dünyası için bir kazanım olacaktır.” Bu kapsamda kurumsal iş birliklerinin önemine dikkat çeken Ersoy, bu farkındalıkla ilgili kurumlar arasında kalıcı mekanizmaların geliştirilmesi, teknik iş birliğinin, bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesinin son derece değerli ve gerekli olduğunun altını çizdi. İş Birliği ve Turizmde Yeni Dönem Mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının sonunda Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu’nun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Turizm alanındaki gelişmelere de değinen Ersoy, son yıllarda karşılıklı turizm hareketliliğinde yaşanan artışı memnuniyetle takip ettiğini belirterek kültür ve turizm alanlarında geliştirilecek çok boyutlu iş birliğinin pozitif gündemi güçlendirmeyi sürdüreceğine dikkat çekti. Ersoy, ülkeler adına güçlü fikir ve çalışmaların hayata geçmesine zemin oluşturması temennisinde bulunarak sözlerini tamamladı. Görüşme kapsamında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla “Kültür Alanında Geliştirilmiş İş Birliğine İlişkin Ortak Bildiri”yi imzaladı.

TURİZMDE VERİNİN GÜCÜYLE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR  Haber

TURİZMDE VERİNİN GÜCÜYLE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR 

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), turizm sektörünü dijitalleştirmek ve veriye dayalı stratejiler geliştirmek amacıyla "Konaklama Tesisleri Merkezi Veri Tabanı Uygulaması" projesini hayata geçirdi. Proje hakkında bilgi veren Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, bu proje ile birlikte bir yandan sektör verilerinin tek merkezde toplanması ve daha hızlı analiz edilmesinin hedeflendiğini belirtirken bir yandan da turizm istatistiklerinde milliyet odaklı verilere daha kolay ulaşılacağını ifade etti. Türkseven, “Bu sayede pazar çeşitliliği sağlamak adına mikro ölçekte bölgesel kampanyalar yapılmasının hızlıca sağlanması ve bunun sonucu olarak turizm hareketliliğin artması amaçlanıyor.” diye konuştu. Bu proje kapsamında TGA koordinasyonunda yürütülen Turizm Merkezi Veri Tabanı Sistemi’nin, Türkiye genelindeki konaklama tesislerinin günlük operasyonel verilerini tek bir merkezde, standart formatta ve güvenli bir altyapı ile toplamayı amaçladığını da vurgulayan Türkseven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sistem sayesinde; tesislerin Otel Yönetim Sistemleri (PMS) ile TGA arasında otomatik bir veri köprüsü kurulacağı gibi, PMS entegrasyonu bulunan tesisler de dahil olmak üzere tüm tesis yetkilileri ihtiyaç halinde verilerini Turizm Merkezi Veri Tabanı Sistemi üzerinden manuel olarak sisteme kaydedebilecekler. Her iki yöntemle toplanan veriler sayesinde sektörün anlık, hatasız ve bütünleşik bir şekilde analiz edilmesi hedefleniyor.” Yeni düzenlemeye göre sisteme otomatik entegre olan tesisler verilerini günlük olarak aktaracak. Manuel giriş yapan işletmeler ise her ayın 15’ine kadar verilerini sisteme yükleyebilecekler. Bu uygulama ile veri akışında standart bir yapı oluşturulması ve raporlama süreçlerinde tutarlılığın artırılması hedefleniyor.

BigChefs, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde Lezzet Rotasını Eskişehir’den Başlatıyor Haber

BigChefs, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde Lezzet Rotasını Eskişehir’den Başlatıyor

Haber; Tuana Mina Bahadır BigChefs, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, festival rotasında yer alan şehirlerde yöresel lezzetleri misafirleriyle buluşturuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde kültür ve sanat odağında gerçekleşen festivalin programı, gastronomik keşif rotalarıyla da şekilleniyor. BigChefs’in Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırladığı özel yöresel menüler, 16 Mayıs’ta Eskişehir’de başlıyor. 16-24 Mayıs tarihleri arasında BigChefs Eskişehir şubesinde sunulacak ilk menüde, şehrin öne çıkan lezzetlerinden Çi Börek, Balaban Köfte ve SivrihisarBaklavası yer alıyor. Gün boyu yaşayan restoran deneyimiyle farklı saatlerde farklı buluşmalara ev sahipliği yapan BigChefs, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında bu deneyimi yerel mutfak kültürüyle bir araya getiriyor. Ferah alanları, terasları, geniş masaları ve rahat oturma düzeniyle kahvaltıdan gün batımına uzanan bir buluşma alanı sunan BigChefs, festival boyunca her şehrin kendi lezzet hafızasını misafirlerine taşıyor. Eskişehir ile başlayacak BigChefs festival menüleri; Samsun, Bursa, Konya, Erzurum, Kayseri, Ankara, İstanbul, Gaziantep, İzmir ve Antalya’daki BigChefs şubelerinde devam edecek. Her şehirde, ilgili festival tarihleri boyunca o bölgenin yöresel lezzetlerinden oluşan özel seçkiler misafirlerle buluşacak. BigChefs hakkında detaylı bilgi için Dude Table Gastronomi Pazarlama Ajansı’ndan Gülçin Gökdere ile gulcin@dudetable.com adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Go Türkiye Mini Dizileri 3 Milyar İzlenmeyi Aştı: İki Yeni Projenin Çekimleri Başladı Haber

Go Türkiye Mini Dizileri 3 Milyar İzlenmeyi Aştı: İki Yeni Projenin Çekimleri Başladı

Haber; Tuana Mina Bahadır Go Türkiye Mini Dizileri, üç milyarı aşan küresel izlenme ve erişim başarısının ardından yeni projelerle yoluna devam ediyor. Türkiye’nin marka hikâyesini sinematografik bir anlatımla dünyaya taşıyan proje kapsamında iki yeni mini dizinin çekimlerine başlandı. “Istanbul My Love”, “Antalya Gambit”, “Hidden Lover”, “An Istanbul Story” ve “Cappadocia Fairytale” gibi yapımlarla uluslararası dijital platformlarda ilgi gören Go Türkiye Mini Dizileri, Türkiye’nin şehirlerini, kültürel dokusunu, gastronomisini ve yaşam estetiğini dünya izleyicisiyle buluşturmayı sürdürüyor. Yeni projelerden ilki olan “Aşk Tadında” dizisinin çekimleri İzmir’de başladı. Ege’nin ruhunu, gastronomisini, sürdürülebilir yaşamını ve yerel kültürünü merkeze alan yapımda Burak Özçivit ile Ceyda Ateş başrolleri paylaşıyor. İzmir Saat Kulesi, Kordon, Urla, Alaçatı, Efes Antik Kenti ve Sığacık gibi ikonik lokasyonlarda çekilen dizi, idealist şef Merve ile mutfak dünyasına gizemli bir giriş yapan eski bankacı Kerem’in kesişen hikâyesini konu alıyor. Go Türkiye Mini Dizileri kapsamında çekimlerine başlanan ikinci yeni yapım ise Türkiye’nin tarih, kültür ve mistik atmosferini merkezine alıyor. Başrollerini Engin Altan Düzyatan ve Özge Gürel’in paylaştığı mini dizi, beş farklı şehirde gerçekleştirilen çekimleriyle Türkiye’nin kadim rotalarını keşif hikâyesi içinde ele alıyor. Senaryosu Emre Gürcan tarafından kaleme alınan, yönetmenliğini Hakan Yonat’ın üstlendiği yapımda iki karakterin büyük bir gizemin peşinde Türkiye’nin kadim şehirlerinde iz sürdüğü sürükleyici bir yolculuk anlatılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da proje serisine ilişkin değerlendirmesinde, turizmin artık yalnızca bir destinasyon seçimi değil, bir hikâyeye dahil olma ve bir yaşam tarzını deneyimleme süreci haline geldiğini vurguladı. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı koordinasyonunda hayata geçirilen mini dizilerin, Türkiye’nin kültürel ve doğal zenginliklerini küresel ölçekte görünür kıldığını ifade etti. Go Türkiye Mini Dizileri, Türkiye’nin şehir kimliğini, gastronomisini, tarihini ve doğal güzelliklerini sinematografik hikâye diliyle birleştirerek küresel tanıtımda yeni nesil bir model oluşturmayı hedefliyor. Yeni başlayan çekimlerle birlikte projenin, Türkiye’nin destinasyon hikâyelerini uluslararası dijital platformlarda daha geniş kitlelere ulaştırması amaçlanıyor.

EFSANE ŞUTÖR MILAKNIS ŞUT KLİNİĞİ İÇİN BAŞKENT’TE Haber

EFSANE ŞUTÖR MILAKNIS ŞUT KLİNİĞİ İÇİN BAŞKENT’TE

HABER; TUANA MİNA BAHADIR Avrupa basketbolunun ve Euroleauge’in efsane isimlerinden, 3 sayı kralı Arturas Milaknis, Başkent İz Spor Kulübü’nde 3 günlük özel kamp formatında gençlerle buluşmak için Türkiye’ye geliyor. EuroLeague’de yüzde 40’ın üzerinde üçlük yüzdesiyle öne çıkan Milaknis, Karolis Kalvaitis ve Osvaldas Gaizauskasile beraber 05–07 Haziran tarihleri arasında Ankara’da Başkent İz Spor Kulübü tesislerinde düzenlenecek “şut kliniği” ile genç sporculara taktik eğitimi vererek teknik becerilerini geliştirmelerine yön verecek. Dünyanın en iyi şutörlerini yetiştiren Litvanya sisteminin teknik detaylarını öğretecek olan dünyaca ünlü basketbolcu katılımcılarla birebir ilgilenecek… Ankara ve Türkiye altyapı basketboluna katkıda bulunmak ve gençlere basketbol sevgisini aşılamak için yıllardır çalışmalarını istikrarla devam ettiren Başkent İz Spor Kulübü tarafından düzenlenecek kamp 3 gün sürecek. Kamp boyunca katılımcılar yalnızca şut atmayacak; doğru şut atmanın tekniklerini öğrenecek. Program, sahada doğrudan uygulanan yüksek tempolu çalışmalarla ilerlerken oyuncuların bireysel gelişimini merkeze alacak. Sporcular; şut mekaniğini baştan sona doğru kurmayı, topu alıştan elden çıkarış anına kadar geçen sürede hatasız tekrar disiplinini oturtmayı, perde çıkışı sonrası doğru açı ve zamanlamayı yakalamayı ve oyun içinde boş kalarak şut fırsatı yaratmayı deneyimleyecek. Bununla birlikte catch&shoot, hareketli şut ve baskı altında şut gibi farklı oyun senaryolarında doğru karar verme becerileri de uygulamalı olarak geliştirilecek. Milaknis ise yıllar boyunca en üst seviyede yakaladığı yüksek yüzdeyi mümkün kılan teknik detayları ve tekrar alışkanlığınısahada birebir aktaracak. MAÇ KAZANDIRAN ŞUTÖR OLMAK İÇİN ÖZEL TEKNİKLER ÖĞRETİLECEK Kamp programı kapsamında katılımcı sporcular; baskı altında doğru karar verme, kritik anlarda özgüveni koruma ve istikrarı sürdürebilme gibi üst düzey performansın belirleyici unsurlarını da sahada deneyimleyecek. Milaknis, “şut atabilen oyuncu” ile “maç kazandıran şutör” arasındaki farkı gerçek oyun senaryoları üzerinden gösterecek. LİTVANYA EKOLÜ BAŞKENT’E GELİYOR Dünyanın en iyi şutörlerini yetiştiren Litvanya basketbol sistemi, bu kamp ile Türkiye’de sahaya taşınacak. Katılımcılar yalnızca tekniklerini geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda modern basketbolda alan yaratma, doğru sahaiçi yerleşim ve oyunu okuma becerilerini de ileri seviyeye taşıyacak.

BAKAN TEKİN, OECD GENEL SEKRETERİ CORMANN İLE BİR ARAYA GELDİ Haber

BAKAN TEKİN, OECD GENEL SEKRETERİ CORMANN İLE BİR ARAYA GELDİ

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in OECD Beceriler Zirvesi kapsamında görüştüğü OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, bir sonraki PISA için gelen verilerin, Türkiye'deki olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini vurguladı. Bakan Tekin, İstanbul’da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Beceriler Zirvesi kapsamında OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ile bir araya geldi. Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı olarak eğitim diplomasisini ve OECD ile ilişkileri çok önemsediklerini, OECD'nin raporları ve tavsiyelerinin kendileri için her zaman referans kaynağı olduğunu söyledi. Bakan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılında yaptıkları düzenlemeyle müfredatı beceri odaklı bir formata kavuşturduklarını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2001 yılında AK Parti’yi kurarken Türkiye’nin eğitim öğretimde fiziki altyapıyla ilgili eksikliklerine dikkat çektiğini hatırlatan Bakan Tekin, “Derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, bu sayılar çok yüksekti. Aradan geçen 20 yılı aşkın süre içinde derslik sayısını 300 binlerden 750 binlere çıkardık. Öğretmen sayısını 500 binlerden 1 milyon 200 binlere çıkardık. Okullarımızın tamamında, 650 bin dersliğimizin tamamında şu anda etkileşimli tahtalar var, dünyanın en büyük eğitim içerik portallerinden birine erişim imkânı var.” diye konuştu. Tekin, Bakanlıkta 2013 yılından itibaren 5,5 yıl müsteşarlık yaptığını hatırlatarak bu süre içinde altyapıya dönük çalışmalara ilave olarak beceri odaklı bir programa geçilmesi için çok ciddi bir çaba sarf ettiklerini ve geçen yıl bunu temin ettiklerini ifade etti. Finansal okuryazarlık konusunun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki 9 okuryazarlık başlığından biri olduğuna işaret eden Tekin, bütün okullarda finansal okuryazarlıkla ilgili süreçleri başlattıklarını, bu konunun şu anda odak noktalarından biri olduğunu ifade etti. “Birçok ülke tecrübelerimizi transfer etmek için bizimle irtibata geçiyor” Mesleki eğitimle ilgili çalışmalara da işaret eden Tekin, ülkelerin millî gelirleri ile mesleki ve teknik eğitimde verilen beceri odaklı eğitim arasındaki korelasyonu çok yakından takip etiklerini kaydetti. 2013'ten itibaren mesleki ve teknik eğitimi hem nicel göstergeler itibarıyla tercih edilen bir alan haline dönüştürmeye çalıştıklarını hem de Türkiye'nin bürokratik yapısı içerisinde bu alana yönelik önemli teşvikler uygulamaya başladıklarını anlatan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu. “Bütün bunları yaparken de iş başı eğitimlerine, yani çocuklarımızın işletmelerde mesleki alanla ilgili beceri eğitimlerine odaklandık. Şu an Türkiye'de, kendine özgü değişik bir model uygulamaya girmiş oldu ve bu, kamuoyu tarafından da ciddi şekilde beğenilmeye başlandı. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın hem saha becerileri hem de akademik eğitimleri paralel bir biçimde yürümüş oluyor. Birçok ülke Türkiye’nin bu konudaki tecrübelerini transfer etmek üzere bizimle irtibata geçiyor. Biz de bu konuda çok iş birliğine açık bir tutum sergiliyoruz.” Mesleki ve teknik eğitimin başlangıçta sağlıklı verilmesi ve hayat boyu devam ettirilmesinin çok kritik bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, “Biz mesleki teknik eğitimin hem zorunlu eğitim çağında verilmesi için çaba sarf ediyoruz hem de yaşam boyu öğrenme kapsamındaki modüllerimizi güncel gelişmelere göre daha çekici ve daha cazip hale getirmek üzere çok devasa bir yükün altına girdik.” dedi. Mesleki eğitimin çekici hale getirilmesi konusunun küresel bir problem olduğunu kaydeden Tekin, bu konuda OECD gibi güçlü yapılarla birlikte çalışmanın tüm ülkelere güç vereceğini söyledi. Cormann: “Türkiye doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri” OECD Genel Sekreteri Cormann da örgütün Türkiye ile olan etkileşimine büyük değer verdiğini ifade etti. Özellikle eğitim politikası alınanda bu ilişkilerin kendileri için önemli olduğunu söyleyen Cormann, “PISA sonuçlarının bize söylediği şey; son on yılda Türkiye'nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğudur. Bir sonraki PISA için gelen verilerin, Türkiye'deki bu olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu. Eğitimin; verimliliği artırmanın ve dolayısıyla gelirleri ve yaşam standartlarını iyileştirmenin en iyi yollarından biri olduğuna işaret eden Cormann, “Ancak bu, olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığı bir politika alanıdır. Fakat Türkiye'nin bir süredir olumlu bir yörüngede olduğunu görmek çok güzel.” dedi. OECD Eğitim Direktörü Schleicher: “Mesleki eğitimde iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz” Görüşmeye katılan OECD Eğitim Direktörü AndreasSchleicher de eğitim alanındaki başarılarından dolayı Bakan Tekin’i kutladı. Finansal okuryazarlık konusuna özel bir önem verdiklerini ifade eden Schleicher, gençlerin matematiksel bilgilerini finansal bir bağlamda ne kadar iyi uygulayabildiklerini değerlendirmek açısından bunun önem taşıdığını söyledi. Schleicher, bu konunun Millî Eğitim Bakanlığı ile OECD arasındaki iş birliklerinin iyi bir uzantısı olacağını dile getirdi. Bugün “Küresel Mesleki ve Teknik Eğitim” girişimini başlatacaklarını kaydeden Schleicher, “Ülkeleri mesleki eğitim etrafında bir araya getirdiğimiz, küresel standartlar oluşturduğumuz, sistemleri birbirleriyle daha uyumlu hale getirdiğimiz ve ortak bir dil yarattığımız bir girişim. Türkiye'nin bu alana yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında, bunun iş birliğimizi genişletmek için harika bir alan olacağını düşünüyorum.” dedi. Görüşmeye Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve Bakanlık bürokratları da katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.