Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

Breaking News - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Yağmurunu Avantaja Çeviren Şehir: Rize Neden Dünyanın Yeni Marka Merkezi Olmasın?” Haber

“Yağmurunu Avantaja Çeviren Şehir: Rize Neden Dünyanın Yeni Marka Merkezi Olmasın?”

RİZE NEDEN BİR DÜNYA MARKASI OLMASIN? Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Rize için Yağmurdan Teknolojiye Uzanan Vizyon** Rize Barosu Eski Başkanı Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, Rize’nin geleceğine dair dikkat çeken bir vizyon ortaya koydu. Karaahmetoğlu, Rize’nin bugüne kadar dezavantaj olarak görülen yağmur, sis, dağlık arazi ve derelerinin; doğru projelerle dünyanın başka hiçbir yerinde kolay bulunmayan bir avantaja dönüşebileceğini vurguladı. Klasik turizm anlayışının Rize için yeterli olmadığını ifade eden Karaahmetoğlu, çözümün; Rize’ye özgü, kopyalanması zor, doğayla uyumlu ve teknolojiyle desteklenen bir marka şehir modeli kurmak olduğunu söyledi. Yağmuru Saklamak Değil, Merkeze Almak Av. Karaahmetoğlu’na göre ana fikir son derece net: Yağmuru saklamak yerine merkeze almak. Rize’nin güneşi bekleyen değil; yağmurla birlikte spor yapılan, deneyim yaşanan ve performansın test edildiği bir şehir olarak konumlandırılması gerektiğini ifade eden Karaahmetoğlu, bu yaklaşımın Rize’yi dünya ölçeğinde ayrıştıracağını belirtti. Bu vizyonun merkezinde ise uluslararası bir marka önerisi yer alıyor: RAIN:IZE (Rain + Rize) Amaç, Rize’nin yoğun yağış alan iklimini bir dezavantaj değil; küresel bir marka kimliği haline getirmek. Teknoloji Bu Modelin Neresinde? Doğa odaklı bu modelin en güçlü ayaklarından biri teknoloji. Rize’nin yağmur, dere ve zorlu arazi koşulları; spor teknolojileri açısından dünyada çok az şehirde bulunan doğal bir test ortamı sunuyor. Bu nedenle şehirde Uluslararası Sports Tech Lab kurulması öneriliyor. Bu merkezde; Spor ekipmanları ve ayakkabıların yağışlı ve zorlu doğa koşullarında test edilmesi,Islak zemin performans analizlerinin yapılması,Global spor ve outdoor markalarıyla AR-GE iş birlikleri kurulması hedefleniyor. Bu sayede Rize, üretimden çok test, performans ve sertifikasyon merkezi haline gelerek ciddi bir ekonomik gelir elde edebilir. Spor Hep İşin İçinde Olmalı RAIN:IZE modeli kapsamında Rize’de; Yağmura dayalı uluslararası spor yarışları,Islak zemin koşullarında spor ekipmanı test alanları,Spor markaları için doğal AR-GE kampüsleri oluşturulabilir. Bu modelle Rize’de 12 ay boyunca sporcu ve turist akışı sağlanması hedefleniyor. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve spor liseleriyle iş birliği içinde; dağlık ve yağışlı koşullarda sporcu, lider ve uzman yetiştirmeye yönelik Uluslararası Dayanıklılık Üniversitesi kurulması da gündemde. Askeri, kurtarma ve ekstrem spor eğitimleriyle Rize’nin eğitim turizmi merkezi haline gelmesi amaçlanıyor. Sis, Dereler ve Vadiler: Kimliktir Rize’nin sisli ve kapalı havası bir eksiklik değil, bir kimlik olarak görülüyor. Bu kapsamda; Bulut ve Sis Sanatı ve Spor Festivali,Sis içinde koşu, bisiklet ve yoga etkinlikleri,Drone ışık gösterileri ve dijital sanat prodüksiyonları ile Rize’nin atmosferinin küresel ölçekte görünür kılınması hedefleniyor. Fırtına, İkizdere ve Çamlıhemşin vadileri entegre turizm alanlarına dönüştürülebilir. Ahşap yürüyüş yolları, dere kafeleri, zipline, seyir rotaları, kano ve rafting sporları yaygınlaştırılabilir. Kaçkarlar ve Ovit Yaylası gibi alanlarda ekstrem bisiklet parkurları, dayanıklılık yarışları ve kış sporlarıyla Rize uluslararası spor takvimine girebilir. Tarihe ve Kültüre Sahip Çıkılmalı Tarihi Rize evleri ve konaklarının, Safranbolu örneğinde olduğu gibi turizme kazandırılması öneriliyor. VR ve AR destekli dijital deneyimlerle ziyaretçi etkileşimi artırılabilir. Yöresel müzik, canlı performanslar ve kültür festivalleriyle yerel kimlik güçlendirilirken; tulum, kemençe gibi enstrümanların tanıtımı ve satışı profesyonel pazarlama modelleriyle yapılabilir. Geçmişte mısır kabuğundan üretilen mobilya ve el emeği ürünlerin yeniden desteklenmesiyle ülke geneline satış hedefleniyor. Çay: Üretmek Yetmez, Deneyimletmek Gerek Rize çayı bu vizyonda sadece üretilen değil, deneyimlenen bir değer olarak konumlanıyor. Çay fabrikalarının ziyaretçilere açılması, atölye ve tadım alanları oluşturulması, “çay tarladan bardağa” temalı turistik rotalar planlanıyor. Çaykur ve Ticaret Borsası desteğiyle; uluslararası çay fuarları, mutfak festivalleri ve gastronomi etkinlikleriyle Rize çayının dünya çapında bir merkez haline gelmesi amaçlanıyor. Gastronomi ve Yerel Ekonomi Rize kahvaltısı, muhlama, hamsi, kavurma, Laz böreği ve Rize pidesi gibi ürünlerin uluslararası mutfak festivalleriyle tanıtılması planlanıyor. Rize Valiliği, Rize Belediyesi, Sanayi ve Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve DOKAP iş birliğiyle yöresel ürünlerin e-ticarete entegre edilerek üreticiye doğrudan gelir sağlanması hedefleniyor. Ulaşım Deneyimin Bir Parçası Olmalı Teleferik ve yayla sistemi (dikey turizm), hafif raylı sistem ve minibüs entegrasyonu ile doğaya dost, araçsız bir turizm modeli öneriliyor. Sahilde İyidere–Fındıklı hattında hafif raylı sistem, dağların denize paralel yapısından faydalanarak teleferik hatları kurulması planlanıyor. Ulaşım, yalnızca altyapı değil; başlı başına bir turizm deneyimi olarak ele alınıyor. Ekonomik Karşılığı Net Projelerin kademeli olarak hayata geçirilmesiyle; Yıllık 70–120 milyon dolar ekonomik katkı,Turizmin 12 aya yayılması,1.500–2.000 kişilik yeni istihdam öngörülüyor. Rize’nin destek alan değil, gelir üreten bir şehir modeline geçmesi hedefleniyor. Güçlü Kurumsal Destek Vurgusu Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, en büyük avantajlardan birinin Rize’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi olması olduğunu ifade ederek; Gençlik ve Spor, Kültür ve Turizm, Sanayi ve Teknoloji, Tarım ve Orman, Ulaştırma ve Sağlık Bakanlıklarının temel paydaşlar olabileceğini belirtti. DOKA, belediyeler ve İl Özel İdaresi pilot projelerde kritik rol üstlenirken; AB fonları, UNDP, UNESCO ve spor federasyonları uluslararası destek sağlayabilir. Özel sektörün stratejik ortak olarak sürece dahil edilmesi planlanıyor. Son Söz Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’nun vizyonu tek cümleyle özetleniyor: “Rize; yağmurunu, doğasını ve kültürünü gizleyen değil, bunları dünyaya cesurca sunan ve ekonomik değere dönüştüren bir küresel marka olabilir.” Asıl mesele, bu vizyonu konuşmak değil; doğru adımlarla hayata geçirmek olarak ifade ediliyor.

Dündar Keşaplı’ya Prestijli Gazetecilik Ödülü Haber

Dündar Keşaplı’ya Prestijli Gazetecilik Ödülü

İtalya’nın dünyaca ünlü kenti Viareggio’da düzenlenen "İtalia Sports Summit – USSI 80" etkinliğinde, duayen gazeteci Dündar Keşaplı, İtalyan sporunu uluslararası basında en etkili ve en başarılı şekilde temsil eden gazeteci ödülüne layık görüldü. İtalya Spor Yazarları Derneği’nin (USSI) 80. kuruluş yılı kapsamında gerçekleştirilen zirvede verilen ödül, Şubat ayında yapılacak Milano–Cortina Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları öncesinde ayrı bir önem taşıdı. Keşaplı, İtalya’da görev yapan yabancı gazeteciler arasında yaptığı haberler, röportajlar ve analizlerle İtalyan sporunu dünya kamuoyuna başarıyla aktarması nedeniyle onurlandırıldı. “Spor, Kültürler Arası Evrensel Bir Dildir” Ödül töreninde konuşan Dündar Keşaplı, sporun birleştirici gücüne dikkat çekerek,“Spor yalnızca rekabet değil, diyalog ve iş birliğini güçlendiren evrensel bir dildir” dedi.Milano–Cortina Olimpiyatları’nın sadece sportif bir organizasyon olmadığını vurgulayan Keşaplı, “Bu organizasyon, İtalya’nın dünyaya anlatıldığı büyük bir küresel hikâyedir. Uluslararası basın bu hikâyenin en güçlü anlatıcısıdır” ifadelerini kullandı. Milano–Cortina: İtalya’nın Yeni Hikâyesi Milano–Cortina’nın İtalya için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Keşaplı, ülkenin artık yalnızca futbolla değil; dağları, doğası, kış sporları, sürdürülebilirlik vizyonu ve kültürel zenginliğiyle ön plana çıkacağını söyledi. Uluslararası Basına Kritik Sorumluluk Konuşmasında uluslararası basının rolüne özel vurgu yapan Keşaplı, özellikle Akdeniz ülkelerinden gelen gazetecilerin, Milano–Cortina sürecinde İtalya’yı çok boyutlu ve derinlikli bir bakış açısıyla anlatma sorumluluğu taşıdığını dile getirdi. “Milano–Cortina sadece izlenen bir organizasyon değil, yaşanan bir deneyim olacak” diyen Keşaplı, sporun yanı sıra turizm, ev sahipliği, sürdürülebilirlik ve yerel kültürün de dünya kamuoyuna aktarılacağını belirtti. USSI 80 Zirvesi Viareggio’da Sporun Nabzını Tuttu İki gün süren İtalia Sports Summit – USSI 80, spor dünyasının önde gelen isimlerini, gazetecileri, federasyon başkanlarını ve kurum temsilcilerini Viareggio’da bir araya getirdi. Zirvede, spor gazeteciliğinin geçmişi, bugünü ve geleceği panellerle ele alındı. Dündar Keşaplı’ya verilen ödül, İtalya’da görev yapan yabancı basının spor alanındaki katkılarının uluslararası düzeyde güçlü biçimde takdir edildiğini de ortaya koydu. Keşaplı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:“Milano–Cortina, spor, kültür ve coğrafyayı tek bir büyük anlatıda buluşturan eşsiz bir vitrin olacak ifadelerini kullandi. USSI ETKİNLİĞİ: VİAREGGİO’DA SPOR DÜNYASININ YILDIZLARI BULUŞTU USSI’nin 80. yılı kapsamında düzenlenen zirveye; dünyaca ünlü paralimpik atlet Martina Caironi, eski efsane Juventus ve Milan forması giyen futbolcu Marco Borriello, 4x100 metre bayrak yarışında Avrupa rekoru sahibi milli sprinter Filippo Tortu ile İtalyan futbolunun duayen isimlerinden, Teknik Direktörler Birliği Başkanı Renzo Ulivieri )1982 Dunya sampiyonu efsane futbolcu Giancarlo Antonioni ve daha birçok önemli isim katıldı. Üst düzey katılımla gerçekleşen etkinlik, sporun temel değerleri, medyanın rolü ve İtalyan ile uluslararası sporun geleceğine yönelik önemli değerlendirmelere sahne oldu. USSI zirvesi, yaklaşan Milano–Cortina Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları öncesinde spor ve iletişim arasındaki iş birliğini güçlendiren önemli bir platform olarak öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.