Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tga

Breaking News - Tga haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tga haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TRABZON LEZZET NOKTASI REKORU KIRDI  Haber

TRABZON LEZZET NOKTASI REKORU KIRDI 

Haber: TUANA MİNA BAHADIR Karadeniz mutfağının en özgün temsilcilerinden biri olan Trabzon, Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası seçkisine dahil edilen 51 restoranıyla festivalin bu zamana kadarki rekorunu kırdı. Festivalde şimdiye kadarki en yüksek sayılı Lezzet Noktası’nı ziyaretçilerine sunan Trabzon, kentin zengin gastronomi yelpazesini ortaya koydu. TRABZON’UN 51 LEZZET DURAĞI FESTİVAL ROTASINDA Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğinde hayata geçirilen Lezzet Noktası Projesi’nde Trabzon, Türkiye Kültür Yolu Festivali rekorunu kırdı. Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında belirlenen 51 Lezzet Noktası ile şimdiye kadarki en geniş gastronomi seçkisine ulaşan kent, gastronomi turizmindeki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. Festival kapsamında düzenlenen gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Erşan Yılmaz ile konuk şefler Ömür Akkor, Emre Murat ve Gökhan Ali Çamkerten, Ortahisar’dan Akçaabat’a, Maçka’dan Sürmene’ye, Uzungöl’den Yomra’ya, Vakfıkebir’den Araklı’ya uzanan rotada Trabzon’un öne çıkan lezzet duraklarını ziyaret etti. Kent genelinde belirlenen 51 Lezzet Noktası, Trabzon mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini ziyaretçilerle buluşturacak önemli bir gastronomi rehberi niteliği taşıyor. “GASTRONOMİ TURİZMİ ŞEHİR EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK” Trabzon mutfağının yalnızca Karadeniz’in değil, Türkiye’nin en güçlü gastronomi miraslarından biri olduğunu vurgulayan Şef Erşan Yılmaz, kentin doğal zenginliklerinin ve üretim kültürünün mutfağa doğrudan yansıdığını belirterek şunları söyledi: “Trabzon denince çoğu zaman doğası, yeşili, kültürü ve tarihi ön plana çıkıyor. Ancak şehrimizin son derece iddialı ve zengin bir gastronomi mutfağı da var. Üstelik bu zenginlik ilçeden ilçeye farklılık gösteriyor. Vakfıkebir ekmeğimiz, tenekede yapılan mısır ekmeğimiz, Akçaabat köftemiz, tereyağlarımız ve yöresel peynirlerimiz başta olmak üzere sayısız ürünümüz bulunuyor. Trabzon mutfağının tatlısından çorbasına, ara sıcağından soğuk lezzetlerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, şehrimizin gastronomik gücünü ortaya koyuyor. Trabzon, sadece gastronomi turizmi için dahi ziyaret edilebilecek bir şehir. Doğası, tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra yalnızca yemek yemek için bile buraya gelinmesini sağlayacak pek çok neden var. Bu kapsamda belirlediğimiz 51 gastronomi noktasının ziyaret edilmesini önemsiyoruz. Gastronomi turizminin şehrimizin ekonomisine ve esnafımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Trabzon dışından gelen ziyaretçilerle birlikte şehirde bir hareketlilik oluşuyor. Yaz aylarında zaten yoğunlaşan yerli ve yabancı turist ilgisi, yeme-içme sektörüne de olumlu yansıyor. Bu canlılık hem işletmelerimizi güçlendiriyor hem de istihdama katkı sağlayarak ekonomik çarkın daha güçlü dönmesine yardımcı oluyor.” “TRABZON ÇOK BÜYÜK BİR GASTRONOMİ POTANSİYELİNE SAHİP” Trabzon mutfağının Karadeniz gastronomisinin en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu belirten Şef Ömür Akkor ise kentin yemek kültürünün yalnızca lezzetleriyle değil, taşıdığı hikayeler ve üretim geleneğiyle de öne çıktığını ifade etti. “Türk mutfağı içerisinde Trabzon’un yeri, Karadeniz mutfağının en güçlü ve en belirgin örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Deniz sofrasından yayla sofrasına, mevsimlik otlardan gündelik yemeklere kadar uzanan çok katmanlı bir mutfak kültürü bulunuyor. Trabzon mutfağı, sahip olduğu ürün çeşitliliğini ve yerel malzemeleri son derece başarılı şekilde kullanıyor. Özellikle tereyağı ve mısır unu gibi temel ürünler, mutfağın karakterini oluşturan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Trabzon’un çok büyük bir gastronomi potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Uzun yıllar boyunca bu zenginlik yeterince görünür olmadı. Ancak Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonlarla birlikte kentin gastronomi değerleri daha fazla öne çıkmaya başladı. Son günlerde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde son derece geniş bir ürün çeşitliliği ve güçlü bir lezzet birikimiyle karşılaştık. Bu potansiyelin doğru anlatılması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından festivaller önemli bir rol üstleniyor. Kentin bu alandaki özgüveni artmış durumda. Esnafın hazırlığı, ürün çeşitliliği ve mutfak kültürünün zenginliği değerlendirildiğinde Trabzon’un Türkiye’nin önde gelen gastronomi şehirlerinden biri olma potansiyeline sahip olduğu açıkça görülüyor.” Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen Lezzet Noktası Projesi, yerel mutfak kültürünü görünür kılarken şehirlerin gastronomi değerlerini ulusal ve uluslararası ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Trabzon ise bu yıl ulaştığı 51 Lezzet Noktası ile projenin en güçlü gastronomi duraklarından biri olarak öne çıkıyor. TRABZON MUTFAĞI FESTİVALLE DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞIYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleri, Trabzon mutfağının köklü geçmişini, yerel ürünlerini, özgün ve imza lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Lezzet buluşmalarında yalnızca yemekler değil; kentin üretim kültürü, gastronomi geleneği ve mutfak mirası da farklı perspektiflerle ele alınıyor. Karadeniz mutfağının özel tatları arasında yer alan hamsi, kuymak, Akçaabat köftesi, Trabzon pidesi, tereyağlı pilav, karalahana çorbası, laz böreği ve yöresel tatlılar, festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktası rotasında gastronomi meraklılarının beğenisine sunuluyor. Geleneksel esnaf lokantalarından yerel ürünleri çağdaş yorumlarla servis eden restoranlara kadar uzanan geniş seçki, Trabzon mutfağının çeşitliliğini ve gastronomi zenginliğini gözler önüne seriyor. Trabzon Kültür Yolu Festivali ile birlikte kentte oluşan gastronomi hareketliliği, turizm ve yeme-içme sektörüne de önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince Lezzet Noktalarına gösterilen yoğun ilgi, Trabzon'un gastronomi potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanırken yerel işletmelere de ekonomik canlılık kazandırıyor. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN LEZZET YILDIZI MANİSA KEBABI OLDU  Haber

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN LEZZET YILDIZI MANİSA KEBABI OLDU 

HABER: TUANA MİNA BAHADIR Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kentin gastronomi duraklarında da hareketlilik oluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında belirlenen 34 işletme, festival boyunca Manisa mutfağını keşfetmek isteyen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer aldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirler, kentin yöresel tatlarını deneyimlemek için Lezzet Noktalarına akın etti. Festival ziyaretçilerinin en çok tercih ettiği lezzetlerin başında Manisa kebabı gelirken, su muhallebisi, şambali ve mesir macunu da yoğun talep gördü. Festival, Manisa mutfağını binlerce ziyaretçiyle buluşturarak hem gastronomi kültürüne hem de yerel ekonomiye önemli katkı sağladı. 34 LEZZET NOKTASI MANİSA MUTFAĞINI ÖNE ÇIKARDI Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında, danışma kurulu tarafından belirlenen 34 Lezzet Noktası, Manisa’nın köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturdu. Gastronominin kültürel deneyimin önemli bir parçası olarak ele alındığı proje sayesinde ziyaretçiler, Manisa’yı yalnızca tarihi ve kültürel değerleriyle değil, zengin mutfak mirasıyla da keşfetme fırsatı yakaladı. Gediz Ovası’nın üretim zenginliği ve şehzadeler şehri olmasının şekillendirdiği Manisa mutfağı; Manisa kebabı, mesir macunu, gerdan dolması, Manisa taban simidi, ekmek dolması, höşmerim ve Kula şekerli pidesi gibi yöresel lezzetleriyle festival boyunca gastronomi meraklılarının ilgi odağı oldu. Akhisar’dan Alaşehir’e, Kula’dan Salihli’ye uzanan Lezzet Noktası rotası ise kentin çok katmanlı lezzet hafızasını görünür kıldı. Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine, Manisa merkezin kebabı, su muhallebisi ve köklü esnaf lokantalarına uzanan Lezzet Noktası rotası, kentin yaşayan gastronomi hafızasını ziyaretçilerle buluşturdu. Helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlı ustalarının da seçkide yer alması, Manisa mutfağını yalnızca ana yemekleriyle değil, gündelik yaşam kültürü ve yerel ustalık geleneğiyle de öne çıkardı. Festivalin gastronomi programında, şef Murat Deniz Temel’in ev sahipliğinde; şef Mevlüt Özkaya, şef Yaren Çapar ve beslenme uzmanı Hatice Nur Ege, Manisa’nın yerel mutfak kültürünü ve geleneksel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleri, kentin köklü yemek kültürünü farklı yönleriyle tanıtma fırsatı sundu. FESTİVAL LEZZET DURAKLARINA HAREKET GETİRDİ Tarihi Su Muhallebicisi Osman Usta'nın işletme ortağı Cihan Bozbay, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Manisa'nın yerel lezzetlerinin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirterek, festival süresince özellikle su muhallebisi ve şambaliye Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti. Festival boyunca yaşanan hareketliliğin işletmelere canlılık kattığını belirten Bozbay, yöresel tatlara gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını söyledi. Orhan Usta İşletmesi'nin sahibi Orhan Doğanay ise festivalle birlikte Manisa kebabı, Manisa kavurması, Manisa köftesi ve Manisa kokoreçinin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen misafirlerin özellikle kente özgü lezzetleri deneyimlemek istediğini ifade eden Doğanay, festivalin Manisa mutfağının tanıtımına önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Taylan Restoran'ın dördüncü kuşak işletmecisi Onur Taylan da Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin kent ekonomisine önemli katkı sağladığını belirterek, özellikle hafta sonlarında ziyaretçi yoğunluğunun belirgin şekilde arttığını söyledi. Manisa kebabının festival boyunca en çok tercih edilen ürünlerin başında geldiğini ifade eden Taylan, organizasyonun şehrin gastronomi kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturduğunu kaydetti. KÜLTÜR YOLU FESTİVALİYLE MANİSA'DA EKONOMİK CANLILIK YAŞANDI Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kentin gastronomi duraklarında da canlılık oluşturdu. Festival süresince yalnızca Manisa merkezde değil; Akhisar, Alaşehir, Kula, Salihli ve Turgutlu başta olmak üzere birçok ilçedeki yeme içme işletmeleri de ziyaretçi yoğunluğu yaşadı. Manisa kebabı, su muhallebisi, şambali, Manisa köftesi, kokoreç ve kente özgü diğer yöresel tatlar festival boyunca yoğun ilgi görürken, gastronomi durakları ziyaretçilere şehrin mutfak kültürünü yakından tanıma fırsatı sundu. Farklı şehirlerden gelen misafirlerin oluşturduğu hareketlilik, yerel işletmelerin görünürlüğünü artırırken Manisa'nın gastronomi rotasının daha geniş kitlelere ulaşmasına da katkı sağladı. Festivalle birlikte oluşan bu canlılık, Manisa merkezin yanı sıra ilçelerdeki köklü esnaf işletmelerine de yansırken, kentin gastronomi kültürünün ekonomik ve turistik değerini bir kez daha ortaya koydu. MANİSA’NIN GELENEKSEL LEZZETLERİ FESTİVALDE BEĞENİ TOPLADI Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine kadar uzanan Manisa mutfağı, festival boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Manisa merkezin simge lezzetleri arasında yer alan Manisa kebabı ve su muhallebisinin yanı sıra, köklü esnaf lokantaları, helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlı ustaları da kentin zengin gastronomi kültürünü ziyaretçilerle buluşturdu. Böylece Manisa mutfağı, yalnızca yöresel yemekleriyle değil, kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet geleneği ve yerel ustalık kültürüyle de festivalin öne çıkan değerleri arasında yer aldı.

TURİZMDE VERİNİN GÜCÜYLE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR  Haber

TURİZMDE VERİNİN GÜCÜYLE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR 

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), turizm sektörünü dijitalleştirmek ve veriye dayalı stratejiler geliştirmek amacıyla "Konaklama Tesisleri Merkezi Veri Tabanı Uygulaması" projesini hayata geçirdi. Proje hakkında bilgi veren Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, bu proje ile birlikte bir yandan sektör verilerinin tek merkezde toplanması ve daha hızlı analiz edilmesinin hedeflendiğini belirtirken bir yandan da turizm istatistiklerinde milliyet odaklı verilere daha kolay ulaşılacağını ifade etti. Türkseven, “Bu sayede pazar çeşitliliği sağlamak adına mikro ölçekte bölgesel kampanyalar yapılmasının hızlıca sağlanması ve bunun sonucu olarak turizm hareketliliğin artması amaçlanıyor.” diye konuştu. Bu proje kapsamında TGA koordinasyonunda yürütülen Turizm Merkezi Veri Tabanı Sistemi’nin, Türkiye genelindeki konaklama tesislerinin günlük operasyonel verilerini tek bir merkezde, standart formatta ve güvenli bir altyapı ile toplamayı amaçladığını da vurgulayan Türkseven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sistem sayesinde; tesislerin Otel Yönetim Sistemleri (PMS) ile TGA arasında otomatik bir veri köprüsü kurulacağı gibi, PMS entegrasyonu bulunan tesisler de dahil olmak üzere tüm tesis yetkilileri ihtiyaç halinde verilerini Turizm Merkezi Veri Tabanı Sistemi üzerinden manuel olarak sisteme kaydedebilecekler. Her iki yöntemle toplanan veriler sayesinde sektörün anlık, hatasız ve bütünleşik bir şekilde analiz edilmesi hedefleniyor.” Yeni düzenlemeye göre sisteme otomatik entegre olan tesisler verilerini günlük olarak aktaracak. Manuel giriş yapan işletmeler ise her ayın 15’ine kadar verilerini sisteme yükleyebilecekler. Bu uygulama ile veri akışında standart bir yapı oluşturulması ve raporlama süreçlerinde tutarlılığın artırılması hedefleniyor.

Aydın Kültür Yolu Festivali Ekonomiye Canlılık Kattı Haber

Aydın Kültür Yolu Festivali Ekonomiye Canlılık Kattı

HABER: TUANA MİNA BAHADIR Aydın Kültür Yolu Festivali, kentte ziyaretçi hareketliliğini artırırken gastronomi ve yerel işletmelere de önemli katkı sağladı. Festival kapsamında oluşturulan 42 Lezzet Noktası, Aydın mutfağını ziyaretçilerle buluşturdu. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2-10 Mayıs tarihleri arasında ilk kez düzenlenen Aydın Kültür Yolu Festivali, kente kültür, turizm ve ekonomi alanında hareketlilik kazandırdı. Festival süresince şehir genelinde artan ziyaretçi trafiği, restoran, kafe ve yerel işletmelerde yoğunluk oluşturdu. Festival kapsamında TGA tarafından geliştirilen “Lezzet Noktası” projesiyle Aydın’ın köklü mutfak mirası ve güncel gastronomi kültürü öne çıkarıldı. Danışma kurulu tarafından belirlenen 42 Lezzet Noktası, ziyaretçilere Aydın mutfağını yakından tanıma imkânı sundu. Zeytin, zeytinyağı, coğrafi işaretli Aydın inciri ve yöresel ot çeşitliliğiyle öne çıkan kent mutfağı; paşa böreği, keşkek, tahinli pide, Çine köftesi, yuvarlama, kabak tatlısı ve zeytinyağlı yemeklerle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Festivalin yerel ekonomiye de doğrudan katkı sunduğunu belirten işletmeciler, şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandığını ifade etti. Bazı işletmeler, festival süresince satışlarında yüzde 50’ye varan yükseliş olduğunu açıkladı. Tarihi Sarıoğlu Lokantası işletme sahibi Mustafa Sarıoğlu, festivalin Aydın mutfağının tanıtımı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, yerli ve yabancı ziyaretçilerin yöresel lezzetlere yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Keşkekçi Hülya işletme sahibi Hülya Aydın ise festivalle birlikte özellikle şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında ciddi artış yaşandığını ifade ederek, keşkek, yuvarlama ve paşa böreği gibi yöresel yemeklerin daha geniş kitlelere ulaştığını dile getirdi. Helvacıoğlu Dondurma işletmecisi Batuhan Ulutürk de festivalin başlamasıyla birlikte satışlarda önemli artış yaşandığını belirterek, incir ve ceviz gibi yerel ürünlerle hazırlanan çeşitlerin ziyaretçilerden ilgi gördüğünü aktardı. Aydın genelinde oluşturulan Lezzet Noktaları’nın, yalnızca festival süresince değil yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırıldığı belirtildi. Festivalin, Aydın’ın kültürel ve turistik cazibesinin yanı sıra gastronomi kimliğini de güçlendirmesi hedefleniyor.

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU  Haber

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU 

LEZZET NOKTASI UYGULAMASI ŞANLIURFA’DA GASTRONOMİ TURİZMİNİ CANLANDIRDI Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, Şanlıurfa’da gastronomiyi turizmle buluşturarak hem yerel ekonomiyi canlandırdı hem de kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel vitrine taşıdı. Restoranlarda doluluk oranları yüzde 50 artarken, 34 Lezzet Noktası ile şehir adeta bir gastronomi rotasına dönüştü. Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatın yanı sıra şehirlerin özgün kimliğini oluşturan gastronomiyi de görünür kılmaya devam ediyor. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, festivalin en dikkat çekici yeniliklerinden biri olarak öne çıkarken, uygulamanın ilk hayata geçtiği şehir olan Şanlıurfa’da hem gastronomi turizmini hem de yerel ekonomiyi canlandırdı. Festival süresince restoranlar dolarken, esnaf şehirde oluşan turizm hareketliliğini doğrudan hissetti ve festival coşkusunu yaşadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) tarafından geliştirilen Lezzet Noktası projesi; şehirlerin gastronomik hafızasını temsil eden seçkin işletmeleri ziyaretçilerle buluşturmayı amaçlıyor. Böylece gastronomi yalnızca bir yeme-içme deneyimi olmaktan çıkarak, kültürel keşif, şehir belleği ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bütüncül bir yapıya dönüşüyor.Festival programında gastronomi bu yıl en güçlü başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü kültür; sanatın yanı sıra mutfak kültürünü, çarşı yaşamını, üretim geleneğini ve toplumsal hafızayı da kapsayan geniş bir alanı ifade ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, şehirleri yalnızca etkinliklerle değil; lezzet rotaları, yerel işletmeler, ustalar ve yöresel ürünler aracılığıyla da deneyimleme fırsatı buluyor. İç turizm açısından da önemli bir katkı sunan bu yaklaşım, gastronominin artık şehir seyahatlerinde belirleyici bir tercih unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor. Hazırlanan gastronomi rotaları, ziyaretçilerin şehirlerde daha fazla zaman geçirmesine, farklı mahalleleri keşfetmesine ve yerel esnafla doğrudan temas kurmasına katkı sağlıyor. Lezzet Noktası seçkisi kapsamında yalnızca geleneksel işletmeler değil; yerel reçeteleri yaşatan, özgün hikâyesi bulunan, kaliteli hizmet sunan ve şehrin gastronomi çeşitliliğine katkı sağlayan farklı konseptlerdeki işletmeler de yer alıyor. Böylece hem yöresel değerlerin korunması hem de Şanlıurfa’nın güncel gastronomi kimliğinin birlikte görünür olması hedefleniyor. SEÇİCİ KURUL VE ŞEHİR ŞEFLERİ Lezzet Noktası projesi kapsamında Türkiye’nin farklı alanlarından önemli şefler, gastronomi yazarları, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan geniş bir seçici kurul görev alıyor. Aralarında uluslararası deneyime sahip isimlerin de bulunduğu kurul, şehirlerin gastronomi potansiyelinin doğru şekilde değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca festival dönemlerinde şehirlerde ev sahibi ve konuk şef buluşmaları da gerçekleştiriliyor. Bu buluşmaların, gastronomi kültürünün paylaşılmasına ve genç kuşaklara aktarılmasına önemli katkı sunması hedefleniyor. ŞEFLER VE GASTRONOMİ LİDERLERİ ŞANLIURFA’DA Şanlıurfa’nın gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Ömür Akkor, gastronomi yazarı Ebru Erke ve şef Sinem Özler’in katkılarıyla şehirdeki Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeleri ziyaret etti. Program kapsamında Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri yerinde deneyimlenirken, kentin gastronomi mirasını tanıtmaya yönelik çekimler de gerçekleştirildi. Ziyaretlerde her bir Lezzet Noktası tek tek incelenerek yöresel tatlar tadıldı, geleneksel tariflerin üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Ömür Akkor, Şanlıurfa mutfağının sahip olduğu tarihsel derinlik ve çeşitliliğin, uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir karşılığı olduğunun altını çizerek, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün korunarak çağdaş yorumlarla aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti, yapılan çalışmaların kentin gastronomi hafızasını görünür kılma açısından değerli bir katkı sunduğunu belirtti. ŞANLIURFA’DA 34 LEZZET NOKTASIYLA GASTRONOMİ ROTASI Festival kapsamında Şanlıurfa’da oluşturulan 34 Lezzet Noktası, kentin geleneksel ve çağdaş gastronomi birikimini temsil eden özel bir rota oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğer, tescilli ürünler ve sıra gecesi geleneğiyle bütünleşen mutfak yapısı, ziyaretçilere yalnızca yemek değil; çok katmanlı bir kültürel deneyim sundu. Festival süresince şehirde restoran ve kafe işletmelerinde müşteri yoğunluğu yüzde 50’ye varan oranlarda artış gösterdi. Bu artış, Şanlıurfa’nın gastronomi turizmi açısından güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini ve festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ortaya koydu. TGA: “GASTRONOMİ, TURİZMİN EN STRATEJİK ALANI” Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, gastronominin Türkiye turizm stratejisindeki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bildiğiniz üzere Bakanlığımız ve TGA olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihsel birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Türkiye bugün dünyanın en güçlü turizm destinasyonlarından biri. Gastronomi turizmini yalnızca bir alt başlık değil, stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Çünkü gastronomi; bir ülkenin kültürünü, tarihini, üretim gücünü ve yaşam biçimini anlatan en güçlü araçlardan biridir. Gastronomi artık bir seyahat motivasyonu. Amacımız yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; ziyaretçinin deneyimini derinleştirmek, harcamasını artırmak ve Türkiye ile bağını güçlendirmektir. Bu kapsamda Kültür Yolu Festivali içinde hayata geçirilen Lezzet Noktası uygulaması, şehirlerin gerçek gastronomi hafızasını görünür kılan çok önemli bir modeldir.”Dr. Fisunoğlu ayrıca Türkiye’nin 81 ilinde bulunan zengin mutfak kültürünün, coğrafi işaretli ürünleri ve çok katmanlı gastronomi yapısıyla dünyada eşsiz bir konumda bulunduğunu vurguladı. ŞANLIURFA ESNAFI: “FESTİVAL ŞEHRİMİZE HAREKETLİLİK GETİRDİ” Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeler, uygulamanın hem görünürlük hem de ekonomik katkı açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti. Geleneksel tirit kültürünü yaşatan işletmelerden Abdulkadir Gül, festivalin işletmelerine ciddi bir hareketlilik kazandırdığını belirterek şunları söyledi:“Lezzet Noktası seçkisinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Festivalle birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı. İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirden misafir ağırlıyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir mutfak geleneğini yaşatıyoruz ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok kıymetli.” Paflar Ciğer 2. kuşak işletmecisi Mustafa Paf ise Şanlıurfa’nın yalnızca gastronomi değil, kültür turizmi açısından da yoğun ilgi gördüğünü belirtti: “Festival sayesinde şehrimize gelen ziyaretçi profili çeşitlendi. Asya ve Avrupa’dan gelen misafir sayısında artış var. Göbeklitepe ve Karahantepe’ye olan ilgi gastronomiyle birleşince şehirde bütüncül bir turizm deneyimi oluştu. Şanlıurfa artık yalnızca gezilen değil, yaşanan bir şehir haline geliyor.” Tarihi İpar Kadayıf 4. kuşak işletmecisi Mehmet Furkan İpar ise geleneksel üretim anlayışının önemine dikkat çekti:“Dört kuşaktır sürdürdüğümüz bu meslekte en önemli ilkemiz doğallık. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmadan üretim yapıyoruz. Festival sayesinde bu geleneksel lezzetler çok daha geniş kitlelere ulaştı.” GASTRONOMİYLE GELEN KALICI ETKİ Lezzet Noktası uygulaması, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en önemli yeniliklerinden biri olarak şehirlerin gastronomi haritasını görünür kılmayı hedefliyor. Seçkide yer alan işletmeler, yalnızca festival süresince değil, yıl boyunca Kültür Yolu Festivali’nin dijital platformlarında da ziyaretçilere rehberlik edecek. Şanlıurfa özelinde 34 Lezzet Noktası, kentin gastronomi kimliğini temsil eden güçlü bir rota oluştururken, festival süresince oluşan ekonomik hareketlilik uygulamanın yerel kalkınmaya katkısını da net biçimde ortaya koydu. Kültür Yolu Festivali, Lezzet Noktası uygulamasıyla birlikte Şanlıurfa’da gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olmaktan çıkararak kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın kesişim noktasına taşıdı.

BAKAN ERSOY, FORMULA 1 SÜRECİNE İLİŞKİN DETAYLARI PAYLAŞTI Haber

BAKAN ERSOY, FORMULA 1 SÜRECİNE İLİŞKİN DETAYLARI PAYLAŞTI

TÜRKİYE KÜRESEL SPOR ORGANİZASYONLARININ MERKEZİ OLUYOR F1 İLE İSTANBUL KAZANACAK: ERSOY’DAN TURİZM VE GELİR ODAKLI HAMLE Formula 1’in 2027 yılı itibarıyla yeniden Türkiye’ye kazandırılması süreci resmen tamamlandı. İstanbul Park’ın en az 5 yıl boyunca takvime dahil edilmesiyle birlikte Türkiye, dünyanın en büyük spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, organizasyonun turizm talebini artıran, milyarlarca dolarlık ekonomik katkı sağlayan ve küresel ölçekte yüksek görünürlük sunan etkisine dikkat çekti. Türkiye, küresel spor organizasyonları sahnesinde yeniden güçlü bir konum elde ederken Formula 1’in dönüşüyle birlikte İstanbul’un uluslararası tanıtım gücünün daha da artması bekleniyor. Dünyanın en prestijli yarış organizasyonlarından biri olan Formula 1’in İstanbul Park’ta yeniden düzenlenecek olması, turizmden ekonomiye kadar geniş bir etki alanı oluşturacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Eren Üçlertoprağı’nın katılımıyla İstanbul Park’ta Formula 1’in Türkiye’ye dönüş sürecine ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi. Bakan Ersoy toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) yürüttüğü küresel tanıtım ve pazarlama stratejilerinin sürecin merkezinde yer aldığını vurguladı. Organizasyonun uluslararası görünürlüğünün artırılması, hedef pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve İstanbul’un küresel marka değerinin yükseltilmesinde TGA’nın aktif rol üstlendiğini belirten Ersoy, sürecin Bakanlıklar koordinasyonunda ve TGA’nınöncülüğünde çok sayıda paydaşın katkısıyla yürütüldüğünü söyledi. İstanbul Park 2027’den İtibaren Formula 1 Takviminde Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, sürecin tamamlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Sayın Cumhurbaşkanımızın dün Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Formula 1 CEO’su ve FIA Başkanı ile birlikte gerçekleştirdiği lansman etkinliği, bizler için uzun süren bir maratonun bitiş çizgisi niteliğindeydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, Bakanlığımız ile Gençlik ve Spor Bakanlığı eşgüdümünde, TOSFED, Vakıflar Genel Müdürlüğü, TGA ve daha pek çok değerli paydaşın koordineli çalışmaları dün itibarıyla nihai hedefine ulaşmıştır. İstanbul Park, 2027 yılından itibaren en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil olmuştur.” Formula 1’in küresel ölçekte ulaştığı izleyici kitlesine dikkat çeken Ersoy, organizasyonun şehirler ve ülkeler için yüksek katma değerli bir tanıtım fırsatı sunduğunu vurguladı. Turizmde Yüzde 6 Artış Etkisi ve Milyarlık Gelir Modeli Uluslararası verilerin Formula 1’in turizm talebine doğrudan katkı sağladığını ortaya koyduğunu belirten Ersoy, organizasyonun etkisini sayısal verilerle anlattı. Formula 1’in 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine ulaştığını, tribünlerde ise 6,7 milyondan fazla seyirci ağırladığını ifade etti. Formula 1’in resmi hesaplarındaki toplam takipçi sayısı 114 milyondan fazla olduğuna dikkati çeken Ersoy, 2025’te toplam 2,3 milyar etkileşim yakalandığını ve bu seviyenin de UEFA Şampiyonlar Ligi ile NBA gibi spor organizasyonlarının bile üzerinde olduğunu söyledi. Singapur örneği üzerinden organizasyonun ekonomik katkısına rakamlarla birlikte işaret eden Ersoy, yatırımların katbekat geri dönüş sağladığını kaydetti. Formula 1’in yalnızca bir yarış organizasyonu olmadığını dile getiren Ersoy, aynı zamanda şehir ekonomisini canlandıran küresel bir platform olduğunu vurguladı. İstanbul Bu Etkiyi En Üst Seviyeye Taşıyacak İstanbul’un sahip olduğu potansiyelin de konuşmasında altını çizen Bakan Ersoy, şu değerlendirmede bulundu: “Biz Formula 1’in bu kaldıraç etkisini İstanbul’a kanalize etmeli, şehrimizin potansiyelini bu etkiyi en üst seviyeye taşıyacak şekilde kullanmalıyız. F1 nitelikli turisti, varlıklı ziyaretçiyi getirir.” İstanbul’un tarihî, kültürel ve coğrafi avantajlarıyla bu organizasyondan maksimum fayda sağlayacağını belirten Ersoy, premium turizm stratejisi açısından organizasyonun kritik önem taşıdığını ifade etti. Bakan Ersoy, “Singapur verileri yarış haftasında gelen ziyaretçilerin yalnızca yüzde 30'unu oluşturan varlıklı segmentin, toplam harcamanın yüzde 40'ından fazlasını gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor.” dedi. Formula 1’in pistten şehrin tamamına etki eden bir organizasyon olduğunu sözlerine ekleyen Ersoy şunları söyledi: “Formula 1’in etkisi yarış öncesinde de sonrasında da devam ediyor. Singapur'un verileri; İstanbul'un Boğaz kıyıları, Tarihi Yarımada, Beyoğlu ve Anadolu Yakası gibi yerler için son derece heyecan vericidir. Kısaca Formula 1 pistten şehrin tamamına etki eden bir organizasyondur. İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul; tarihî ve modern, kültürel ve doğal turizm varlıkları ile Formula 1’in kaldıraç etkisini son derece güçlü bir ekonomik katma değere dönüştürmeye adaydır. Formula 1 ile yaptığımız 5 yıllık garantili sözleşme ise bu etkinin tek seferlik değil, sürdürülebilir ve kalıcı olmasına imkân sunmaktadır." Küresel Tanıtım Atağı Başlıyor Tanıtım sürecinin uzun süredir hazırlandığını belirten Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) kapsamlı bir kampanya yürüteceğini açıkladı. Bakan Ersoy, küresel televizyon, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden İstanbul’un “iki kıtayı birleştiren F1 şehri” olarak konumlandırılacağını ifade ederek şunları kaydetti: “Özetle, Avrupa, Asya ve Amerika’daki öncelikli pazarlarımız başta olmak üzere, bugünden itibaren başlayacak kademeli bir iletişim takvimiyle, İstanbul'u dünyanın tek 'iki kıtayı birleştiren F1 şehri' olarak lanse edeceğiz.” Türkiye Küresel Spor Organizasyonlarının Merkezi Oluyor Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki konumuna da değinen Ersoy, UEFA Avrupa Ligi Finali, FIVB Kadınlar Milletler Ligi, CEV Kadınlar Avrupa Şampiyonası gibi organizasyonlara ev sahipliği yapılacağını, 2027 Avrupa Oyunları, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ve 2036 Olimpiyat adaylığı sürecinin devam ettiğini belirtti. Ersoy, 2027 yılında Formula 1 Türkiye Grand Prix’sinin de bu büyük organizasyon zincirinin önemli bir parçası olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilgi ve himayeleri dolayısıyla şükranlarını sunan Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek organizasyonun İstanbul ve Türkiye için hayırlı olmasını diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.