Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lezzet Noktası

Breaking News - Lezzet Noktası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lezzet Noktası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TRABZON LEZZET NOKTASI REKORU KIRDI  Haber

TRABZON LEZZET NOKTASI REKORU KIRDI 

Haber: TUANA MİNA BAHADIR Karadeniz mutfağının en özgün temsilcilerinden biri olan Trabzon, Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası seçkisine dahil edilen 51 restoranıyla festivalin bu zamana kadarki rekorunu kırdı. Festivalde şimdiye kadarki en yüksek sayılı Lezzet Noktası’nı ziyaretçilerine sunan Trabzon, kentin zengin gastronomi yelpazesini ortaya koydu. TRABZON’UN 51 LEZZET DURAĞI FESTİVAL ROTASINDA Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğinde hayata geçirilen Lezzet Noktası Projesi’nde Trabzon, Türkiye Kültür Yolu Festivali rekorunu kırdı. Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında belirlenen 51 Lezzet Noktası ile şimdiye kadarki en geniş gastronomi seçkisine ulaşan kent, gastronomi turizmindeki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. Festival kapsamında düzenlenen gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Erşan Yılmaz ile konuk şefler Ömür Akkor, Emre Murat ve Gökhan Ali Çamkerten, Ortahisar’dan Akçaabat’a, Maçka’dan Sürmene’ye, Uzungöl’den Yomra’ya, Vakfıkebir’den Araklı’ya uzanan rotada Trabzon’un öne çıkan lezzet duraklarını ziyaret etti. Kent genelinde belirlenen 51 Lezzet Noktası, Trabzon mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini ziyaretçilerle buluşturacak önemli bir gastronomi rehberi niteliği taşıyor. “GASTRONOMİ TURİZMİ ŞEHİR EKONOMİSİNE KATKI SAĞLAYACAK” Trabzon mutfağının yalnızca Karadeniz’in değil, Türkiye’nin en güçlü gastronomi miraslarından biri olduğunu vurgulayan Şef Erşan Yılmaz, kentin doğal zenginliklerinin ve üretim kültürünün mutfağa doğrudan yansıdığını belirterek şunları söyledi: “Trabzon denince çoğu zaman doğası, yeşili, kültürü ve tarihi ön plana çıkıyor. Ancak şehrimizin son derece iddialı ve zengin bir gastronomi mutfağı da var. Üstelik bu zenginlik ilçeden ilçeye farklılık gösteriyor. Vakfıkebir ekmeğimiz, tenekede yapılan mısır ekmeğimiz, Akçaabat köftemiz, tereyağlarımız ve yöresel peynirlerimiz başta olmak üzere sayısız ürünümüz bulunuyor. Trabzon mutfağının tatlısından çorbasına, ara sıcağından soğuk lezzetlerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, şehrimizin gastronomik gücünü ortaya koyuyor. Trabzon, sadece gastronomi turizmi için dahi ziyaret edilebilecek bir şehir. Doğası, tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra yalnızca yemek yemek için bile buraya gelinmesini sağlayacak pek çok neden var. Bu kapsamda belirlediğimiz 51 gastronomi noktasının ziyaret edilmesini önemsiyoruz. Gastronomi turizminin şehrimizin ekonomisine ve esnafımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Trabzon dışından gelen ziyaretçilerle birlikte şehirde bir hareketlilik oluşuyor. Yaz aylarında zaten yoğunlaşan yerli ve yabancı turist ilgisi, yeme-içme sektörüne de olumlu yansıyor. Bu canlılık hem işletmelerimizi güçlendiriyor hem de istihdama katkı sağlayarak ekonomik çarkın daha güçlü dönmesine yardımcı oluyor.” “TRABZON ÇOK BÜYÜK BİR GASTRONOMİ POTANSİYELİNE SAHİP” Trabzon mutfağının Karadeniz gastronomisinin en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu belirten Şef Ömür Akkor ise kentin yemek kültürünün yalnızca lezzetleriyle değil, taşıdığı hikayeler ve üretim geleneğiyle de öne çıktığını ifade etti. “Türk mutfağı içerisinde Trabzon’un yeri, Karadeniz mutfağının en güçlü ve en belirgin örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Deniz sofrasından yayla sofrasına, mevsimlik otlardan gündelik yemeklere kadar uzanan çok katmanlı bir mutfak kültürü bulunuyor. Trabzon mutfağı, sahip olduğu ürün çeşitliliğini ve yerel malzemeleri son derece başarılı şekilde kullanıyor. Özellikle tereyağı ve mısır unu gibi temel ürünler, mutfağın karakterini oluşturan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Trabzon’un çok büyük bir gastronomi potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Uzun yıllar boyunca bu zenginlik yeterince görünür olmadı. Ancak Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonlarla birlikte kentin gastronomi değerleri daha fazla öne çıkmaya başladı. Son günlerde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde son derece geniş bir ürün çeşitliliği ve güçlü bir lezzet birikimiyle karşılaştık. Bu potansiyelin doğru anlatılması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından festivaller önemli bir rol üstleniyor. Kentin bu alandaki özgüveni artmış durumda. Esnafın hazırlığı, ürün çeşitliliği ve mutfak kültürünün zenginliği değerlendirildiğinde Trabzon’un Türkiye’nin önde gelen gastronomi şehirlerinden biri olma potansiyeline sahip olduğu açıkça görülüyor.” Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen Lezzet Noktası Projesi, yerel mutfak kültürünü görünür kılarken şehirlerin gastronomi değerlerini ulusal ve uluslararası ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Trabzon ise bu yıl ulaştığı 51 Lezzet Noktası ile projenin en güçlü gastronomi duraklarından biri olarak öne çıkıyor. TRABZON MUTFAĞI FESTİVALLE DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞIYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleri, Trabzon mutfağının köklü geçmişini, yerel ürünlerini, özgün ve imza lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Lezzet buluşmalarında yalnızca yemekler değil; kentin üretim kültürü, gastronomi geleneği ve mutfak mirası da farklı perspektiflerle ele alınıyor. Karadeniz mutfağının özel tatları arasında yer alan hamsi, kuymak, Akçaabat köftesi, Trabzon pidesi, tereyağlı pilav, karalahana çorbası, laz böreği ve yöresel tatlılar, festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktası rotasında gastronomi meraklılarının beğenisine sunuluyor. Geleneksel esnaf lokantalarından yerel ürünleri çağdaş yorumlarla servis eden restoranlara kadar uzanan geniş seçki, Trabzon mutfağının çeşitliliğini ve gastronomi zenginliğini gözler önüne seriyor. Trabzon Kültür Yolu Festivali ile birlikte kentte oluşan gastronomi hareketliliği, turizm ve yeme-içme sektörüne de önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince Lezzet Noktalarına gösterilen yoğun ilgi, Trabzon'un gastronomi potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanırken yerel işletmelere de ekonomik canlılık kazandırıyor. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN LEZZET YILDIZI MANİSA KEBABI OLDU  Haber

MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN LEZZET YILDIZI MANİSA KEBABI OLDU 

HABER: TUANA MİNA BAHADIR Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kentin gastronomi duraklarında da hareketlilik oluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında belirlenen 34 işletme, festival boyunca Manisa mutfağını keşfetmek isteyen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer aldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirler, kentin yöresel tatlarını deneyimlemek için Lezzet Noktalarına akın etti. Festival ziyaretçilerinin en çok tercih ettiği lezzetlerin başında Manisa kebabı gelirken, su muhallebisi, şambali ve mesir macunu da yoğun talep gördü. Festival, Manisa mutfağını binlerce ziyaretçiyle buluşturarak hem gastronomi kültürüne hem de yerel ekonomiye önemli katkı sağladı. 34 LEZZET NOKTASI MANİSA MUTFAĞINI ÖNE ÇIKARDI Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında, danışma kurulu tarafından belirlenen 34 Lezzet Noktası, Manisa’nın köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturdu. Gastronominin kültürel deneyimin önemli bir parçası olarak ele alındığı proje sayesinde ziyaretçiler, Manisa’yı yalnızca tarihi ve kültürel değerleriyle değil, zengin mutfak mirasıyla da keşfetme fırsatı yakaladı. Gediz Ovası’nın üretim zenginliği ve şehzadeler şehri olmasının şekillendirdiği Manisa mutfağı; Manisa kebabı, mesir macunu, gerdan dolması, Manisa taban simidi, ekmek dolması, höşmerim ve Kula şekerli pidesi gibi yöresel lezzetleriyle festival boyunca gastronomi meraklılarının ilgi odağı oldu. Akhisar’dan Alaşehir’e, Kula’dan Salihli’ye uzanan Lezzet Noktası rotası ise kentin çok katmanlı lezzet hafızasını görünür kıldı. Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine, Manisa merkezin kebabı, su muhallebisi ve köklü esnaf lokantalarına uzanan Lezzet Noktası rotası, kentin yaşayan gastronomi hafızasını ziyaretçilerle buluşturdu. Helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlı ustalarının da seçkide yer alması, Manisa mutfağını yalnızca ana yemekleriyle değil, gündelik yaşam kültürü ve yerel ustalık geleneğiyle de öne çıkardı. Festivalin gastronomi programında, şef Murat Deniz Temel’in ev sahipliğinde; şef Mevlüt Özkaya, şef Yaren Çapar ve beslenme uzmanı Hatice Nur Ege, Manisa’nın yerel mutfak kültürünü ve geleneksel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleri, kentin köklü yemek kültürünü farklı yönleriyle tanıtma fırsatı sundu. FESTİVAL LEZZET DURAKLARINA HAREKET GETİRDİ Tarihi Su Muhallebicisi Osman Usta'nın işletme ortağı Cihan Bozbay, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Manisa'nın yerel lezzetlerinin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirterek, festival süresince özellikle su muhallebisi ve şambaliye Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti. Festival boyunca yaşanan hareketliliğin işletmelere canlılık kattığını belirten Bozbay, yöresel tatlara gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını söyledi. Orhan Usta İşletmesi'nin sahibi Orhan Doğanay ise festivalle birlikte Manisa kebabı, Manisa kavurması, Manisa köftesi ve Manisa kokoreçinin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen misafirlerin özellikle kente özgü lezzetleri deneyimlemek istediğini ifade eden Doğanay, festivalin Manisa mutfağının tanıtımına önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Taylan Restoran'ın dördüncü kuşak işletmecisi Onur Taylan da Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin kent ekonomisine önemli katkı sağladığını belirterek, özellikle hafta sonlarında ziyaretçi yoğunluğunun belirgin şekilde arttığını söyledi. Manisa kebabının festival boyunca en çok tercih edilen ürünlerin başında geldiğini ifade eden Taylan, organizasyonun şehrin gastronomi kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturduğunu kaydetti. KÜLTÜR YOLU FESTİVALİYLE MANİSA'DA EKONOMİK CANLILIK YAŞANDI Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kentin gastronomi duraklarında da canlılık oluşturdu. Festival süresince yalnızca Manisa merkezde değil; Akhisar, Alaşehir, Kula, Salihli ve Turgutlu başta olmak üzere birçok ilçedeki yeme içme işletmeleri de ziyaretçi yoğunluğu yaşadı. Manisa kebabı, su muhallebisi, şambali, Manisa köftesi, kokoreç ve kente özgü diğer yöresel tatlar festival boyunca yoğun ilgi görürken, gastronomi durakları ziyaretçilere şehrin mutfak kültürünü yakından tanıma fırsatı sundu. Farklı şehirlerden gelen misafirlerin oluşturduğu hareketlilik, yerel işletmelerin görünürlüğünü artırırken Manisa'nın gastronomi rotasının daha geniş kitlelere ulaşmasına da katkı sağladı. Festivalle birlikte oluşan bu canlılık, Manisa merkezin yanı sıra ilçelerdeki köklü esnaf işletmelerine de yansırken, kentin gastronomi kültürünün ekonomik ve turistik değerini bir kez daha ortaya koydu. MANİSA’NIN GELENEKSEL LEZZETLERİ FESTİVALDE BEĞENİ TOPLADI Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine kadar uzanan Manisa mutfağı, festival boyunca ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Manisa merkezin simge lezzetleri arasında yer alan Manisa kebabı ve su muhallebisinin yanı sıra, köklü esnaf lokantaları, helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlı ustaları da kentin zengin gastronomi kültürünü ziyaretçilerle buluşturdu. Böylece Manisa mutfağı, yalnızca yöresel yemekleriyle değil, kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet geleneği ve yerel ustalık kültürüyle de festivalin öne çıkan değerleri arasında yer aldı.

TRABZON, DOKUZ GÜN BOYUNCA TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK  Haber

TRABZON, DOKUZ GÜN BOYUNCA TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK 

HABER; TUANA MİNA BAHADIR TARİH, KÜLTÜR VE LEZZETİN BULUŞTUĞU TRABZON FESTİVALE HAZIR Türkiye Kültür Yolu Festivali, 6-14 Haziran tarihleri arasında dördüncü kez Trabzon’da gerçekleştirilecek. Tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve köklü kültürel mirasıyla Karadeniz’in simge şehirlerinden Trabzon, dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, gastronomi etkinliklerinden çocuk programlarına uzanan yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yapacak. Trabzon’un tarih, kültür, doğa ve gastronomi zenginliğiyle Türkiye’nin en güçlü turizm destinasyonlarından biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehrin özgün kimliğini daha görünür kıldığını belirterek şunları söyledi: “Trabzon’u bu yıl dördüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturuyoruz. Sümela Manastırından Trabzon Ayasofya Camii’ne, tarihi çarşılarından eşsiz doğal güzelliklerine uzanan güçlü mirasıyla Trabzon, festival boyunca sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Konserlerden sergilere, tiyatrodan gastronomiye uzanan programımızla hem şehrin kültürel zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hem de Trabzon’un kültür turizmindeki değerini daha da görünür kılmayı hedefliyoruz. Karadeniz mutfağının en güçlü temsilcilerinden biri olan Trabzon’un gastronomi birikimini de Lezzet Noktası seçkisi ve özel etkinliklerle ziyaretçilerle buluşturacağız.” TRABZON’DA SERGİLERLE KÜLTÜREL BİR YOLCULUK Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında açılacak sergiler, ziyaretçileri İslam sanatlarından geleneksel zanaatlara, kutsal emanetlerden yerel kültürel mirasa uzanan çok katmanlı bir keşfe davet edecek. Festival kapsamında Trabzon’un köklü zanaat geleneklerini görünür kılan “Yaşayan Miras Trabzon Sergisi” ile yöresel el sanatlarını ve bohça kültürünü odağına alan “Dört Köşe Bir Hazine Bohça Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açılacak. Trabzon Güzel Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak “Hâne” sergisi ise, aile, yuva ve nesiller arası bağları İslam sanatlarının estetik diliyle yorumlarken; Trabzon Müzesi Etnografya Salonu’nda açılacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Osmanlı’dan günümüze ulaşan kıymetli eserleri ziyaretçilerle buluşturacak. YAŞAYAN MİRAS FESTİVALİN MERKEZİNDE Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl yalnızca sanat etkinlikleriyle değil, geleneksel üretim kültürünü ve ustalık mirasını görünür kılan programlarıyla da dikkat çekiyor. Trabzon Müzesi’nde gerçekleştirilecek etkinliklerde ziyaretçiler, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan zanaatların hikâyelerine yakından tanıklık etme fırsatı bulacak. “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”, Çanakkale seramiğinden İznik çinisine, kemençe yapımından kazaziyesanatına uzanan geniş bir yelpazede 25 sanatçı ve zanaatkârın üretim süreçlerini izleyiciyle buluşturacak. Gösterimler, kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait bir değer değil, günümüzde de yaşamaya devam eden güçlü bir birikim olduğunu ortaya koyacak. Trabzon’un somut olmayan kültürel miras unsurları arasında yer alan bıçakçılık geleneği de festival kapsamında düzenlenecek özel bir söyleşiyle ele alınacak. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Bıçakçılık”programında, bu köklü zanaatın tarihsel serüveni, üretim teknikleri ve ustadan çırağa aktarılan bilgi birikimi değerlendirilecek. Festival süresince düzenlenecek geleneksel sanat ve zanaat atölyelerinde ise ziyaretçiler üretim süreçlerine doğrudan dahil olabilecek. Ebrû, yorgancılık, kazaziye, telkârî, kaytan dokuma, geleneksel nefir, çimon ve bıçakçılık alanlarında gerçekleştirilecek uygulamalı çalışmalar, kültürel mirasın yaşayan yönünü katılımcılarla buluşturacak. Muhibbi Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Çocuklarla Bibliyoterapi” etkinliği ise çocukları ekran bağımlılığı, akran zorbalığı, dayanışma ve paylaşım gibi güncel konular üzerine düşündüren özel bir içerikle festival programındaki yerini alacak. TRABZON’UN GASTRONOMİ MİRASI LEZZET NOKTALARINDA Karadeniz’in mutfağı da festivalin başrolünde olacak. Trabzon Kültür Yolu Festivali boyunca ziyaretçiler, şehrin köklü gastronomi mirasını Lezzet Noktası seçkisinde yer alan restoranlarda keşfetme fırsatı bulacak. Deniz ürünleri, yöresel hamur işleri ve zengin mutfak kültürüyle öne çıkan Trabzon, hamsiden kuymağa, Akçaabat köftesinden Trabzon pidesine uzanan özgün lezzetleriyle ziyaretçilere Karadeniz’in gastronomi mirasını keşfetme fırsatı sunacak. Bu lezzetler, Lezzet Noktası seçkisinde yer alan restoranlarda deneyimlenebilecek. Gastronomi alanında şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenen Lezzet Noktası seçkisinde, başta Ortahisar olmak üzere Akçaabat, Maçka, Sürmene, Yomra, Vakfıkebir ve Araklı ilçelerine yayılan 39 restoran yer alacak. Trabzon mutfağının öne çıkan lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturan seçki; köklü esnaf lokantalarından yöresel ürünleri çağdaş yorumlarla sunan restoranlara uzanan yapısıyla şehrin gastronomik çeşitliliğini görünür kılacak. Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek gastronomi programında, ev sahibi Şef Erşan Yılmaz’ın yanı sıra konuk şefler Emre Murat ve Ömür Akkor da yer alacak. ÇEHOV’UN İNSAN HİKAYELERİ TRABZON SAHNESİNDE Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Anton Çehov’un öykülerinden sahneye uyarlanan “İnsancıklar”, Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında tiyatroseverlerle buluşacak. Özdemir Nutku’nun Çehov’un yedi farklı öyküsünden uyarladığı oyun, gündelik yaşamın içinde sıkışıp kalan insanların umutlarını, hayal kırıklıklarını, çelişkilerini ve insani zaaflarını sahneye taşıyor. Birbirinden bağımsız kısa oyunlardan oluşan yapısıyla dikkat çeken eser, mizah ile hüznü aynı potada eriterek izleyiciyi insan ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Trabzon Devlet Tiyatrosu Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde sahnelenecek “İnsancıklar”, Çehov’un keskin gözlem gücünü ve zamana meydan okuyan anlatımını tiyatro sahnesinde yeniden yorumlayacak. TRABZON’DA MÜZİK 9 GÜN BOYUNCA SUSMAYACAK Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl da sevilen sanatçıları Karadenizli müzikseverlerle buluşturacak. Festival kapsamında Papara Park Otopark Alanında gerçekleştirilecek açık hava konserlerinde Bengü, Ferhat Göçer, Resul Dindar, Buray, Kıraç, Haluk Levent, Sefo, Bayhan ve Murat Boz sahne alacak. Festival programı popüler müzik konserleriyle sınırlı kalmayacak. 3’üncü Ordu Bölge Bando Komutanlığı da özel performansıyla festival programında yer alırken, Trabzon Maarif Orkestrası müzik öğretmenlerinden oluşan 50 kişilik kadrosuyla Kızlar Manastırı’nın tarihi atmosferinde unutulmaz bir konser verecek. Modern sahnelerden tarihi mekanlara uzanan müzik programı, festival boyunca Trabzon’un farklı noktalarını ezgilerle buluşturacak. TRABZON FOTOĞRAF KARELERİNDE ANLATILACAK Trabzon Kültür Yolu Festivali’nin en renkli etkinliklerinden biri olan FotoMaraton Trabzon ve FotoMaraton Çocuk, fotoğraf tutkunlarını Atatürk Heykeli Meydanı’nda buluşturacak. Festival boyunca katılımcılar, Trabzon’un tarihi sokaklarını, Karadeniz’in büyüleyici doğasını, kültürel mirasını ve festival coşkusunu kendi bakış açılarıyla kadraja taşıyacak. Her yaştan katılımcıya açık olarak düzenlenecek etkinlikte, şehrin farklı yüzleri fotoğraf karelerinde yeniden yorumlanırken; festivalin enerjisi, Trabzon’un eşsiz atmosferiyle birlikte görsel bir hafızaya dönüşecek. FotoMaraton, katılımcılara yalnızca fotoğraf çekme deneyimi değil, aynı zamanda şehri yeniden keşfetme fırsatı da sunacak. ÇOCUKLAR İÇİN FESTİVALİN EN RENKLİ DURAKLARI Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl da çocuklar için sanatın, oyunun, edebiyatın ve kültürel mirasın iç içe geçtiği özel bir program sunacak. Akçaabat Yaylacık Çimeni’nde kurulacakÇocuk Köyü, festival boyunca minik ziyaretçilerin buluşma noktası olacak. Şişme oyun parkurlarından dijital oyun alanlarına, panayır çadırlarından yaratıcı atölyelere uzanan program, geleneksel yarışmalar, Karagöz Atölyesi ve VR Balon Turu gibi etkinliklerle kültürel değerleri yeni teknolojilerle bir araya getirecek. Kültürel miras bilincini erken yaşlarda geliştirmeyi amaçlayan“Kültür Koruyucuları” etkinliği ise çocukları geçmişin izlerini keşfetmeye davet edecek. Katılımcılar, tarihi ve kültürel varlıkların taşıdığı değerleri yakından tanırken koruma bilinci üzerine farkındalık kazanacak. Festivalin çocuklara yönelik edebiyat durağı olan Muhibbi Edebiyat Müze Kütüphanesi, şiirlerden masallara uzanan zengin bir programa ev sahipliği yapacak. “Çocuk Dilinden Trabzon Şiirleri” etkinliğinde öğrenciler, Trabzon’un tarihini, doğasını ve kültürel zenginliklerini şiirlerle anlatırken; “Masal Dinletisi”ndemasal anlatıcısı Özgül Kömürcü çocukları sözlü kültürün renkli dünyasıyla buluşturacak. Çocuk yazarı Bahriye Kefelioğlu Bektaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Tiyatral Masal Anlatımı” ve “Masalın Rengi, Hikâyenin Ritmi” etkinliklerinde ise masal, resim ve müzik bir araya gelecek. Çocuklar hikâye kurma, karakter tasarlama ve ritim çalışmalarıyla yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı bulacak. Festival kapsamında ayrıca özel gereksinimli çocuklar ve gençlere yönelik düzenlenecek “İnteraktif Masal Deneyim Atölyesi”, hikâye anlatıcısı Merve Genel eşliğinde katılımcı bir masal deneyimi sunacak. Trabzon’un köklü pide geleneğini çocuklarla buluşturacak “Minik Eller Pide Atölyesi”, festival kapsamında minik katılımcılara hem eğitici hem de lezzet dolu bir deneyim sunacak. Pekünlü Merkez Pide tarafından gerçekleştirilecek atölyede çocuklar, Karadeniz pidesinin yapım aşamalarını uygulamalı olarak öğrenirken kendi pidelerini hazırlama fırsatı bulacak.

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA Haber

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İKİNCİ KEZ MANİSA’DA

HABER: TUANA MİNA BAHADIR ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLIYOR Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ikinci kez ev sahipliği yapacak Manisa, 30 Mayıs–7 Haziran tarihleri arasında festival coşkusunu tüm şehre yayacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin Manisa’nın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturacağını ve kültür turizmine önemli katkı sağlayacağını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehir için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları kaydetti: “Manisa, Osmanlı şehzadelerinin izlerini taşıyan köklü tarihi, bereketli toprakları, yaşayan gelenekleri ve zengin kültürel mirasıyla ülkemizin en özel şehirlerinden biri. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni ikinci kez Manisa’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin şehrin kültürel hayatına yeni bir dinamizm katacağına, Manisa’nın sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelerle buluşturacağına inanıyoruz. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan programla Manisa, dokuz gün boyunca kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Festivalin aynı zamanda şehrin turizmine, ekonomisine ve uluslararası görünürlüğüne önemli katkılar sunmasını hedefliyoruz.” OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ VE YAŞAYAN MİRAS MANİSA’DA SERGİLENECEK Geçmişin manevi mirasını taşıyan kutsal emanetler ile geleneksel el sanatlarının ince işçiliğini bir araya getiren sergiler, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Asırlardır büyük bir özenle korunan kutsal emanetler, Osmanlı saray kültürünün ihtişamını yansıtan nadide eserler ve Haremeyn’e uzanan manevi yolculuğun izleri, “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisinde sanatseverlerle buluşacak. Manisa Müzesi Etkinlik Salonu’nda ziyaretçilerini ağırlayacak sergide; Kâbe örtüleri, surre keseleri, hüsn-i hat eserleri, kutsal emanetler ve Osmanlı padişahlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığı yansıtan eserler yer alacak. İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserlerden oluşan sergi, ziyaretçilerine Osmanlı’dan günümüze uzanan manevi ve tarihi bir atmosfer sunacak. İnce işçilikle şekillenen geleneksel motifler, ustaların yıllara dayanan el emeği ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü ise “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi”nde sanatseverlerle buluşacak. Fatih Sergi Salonu’nda gerçekleştirilecek sergide; tezhipten minyatüre, çiniden ebruya, dokuma işlerinden bıçakçılığa uzanan geniş bir seçki ziyaretçilere sunulacak. Seramik, porselen, filografi, deri işleri, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsurunu bir araya getiren sergi, Manisa’nın somut olmayan kültürel mirasını günümüze taşıyacak. FESTİVAL COŞKUSU MANİSA’DA ÜNLÜ SANATÇILAR İLE YAŞANACAK Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Manisa ayağında birbirinden ünlü sanatçılar festival coşkusunu sahneye taşıyacak. Perşembe Pazarı Otopark Alanı’nda gerçekleştirilecek konserlerde, farklı müzik türlerinden sevilen isimler Manisalı müzikseverlerle buluşacak. Festival kapsamında Bengü, Fatma Turgut, Ferhat Göçer, Haluk Levent, Kıraç, Kubat, Sagopa Kajmer, Sefo ve Serkan Kaya, Manisa’da sahne alarak festival akşamlarını müzikle buluşturacak. Festivalin müzik programı kapsamında ayrıca Hava Eğitim Komutanlığı Bandosu da Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştireceği konserle sanatseverlerle buluşacak. Festivalin sahne sanatları programında ise İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak. “Anadolu Ezgileri” konserinde, Anadolu’nun kadim türkülerinden oluşan repertuvar senfonik yorumlarla sahneye taşınırken; güçlü solist performansları ve orkestranın çok sesli yapısı, geleneksel müzik mirasını sahne sanatlarıyla bir araya getirecek. “Tango Tango” gösterisinde ise tango repertuvarının en sevilen yerli ve yabancı eserleri, canlı orkestra performansı ve dans koreografileri eşliğinde sanatseverlerle buluşacak. İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının sahne alacağı program, romantik melodiler ve sahne enerjisiyle festival atmosferine farklı bir renk katacak. GENÇ YETENEKLER FESTİVAL SAHNESİNDE Manisa İl Halk Kütüphanesi’nin kent belleğini taşıyan yapısı, festivalin en güzel notalarına ev sahipliği yapacak. Genç müzisyenlerin çok sesli koro yorumlarından oda müziği dinletilerine uzanan zengin performansları, festival kapsamında sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sahneleyeceği bu özel etkinlikler, şehrin kültür sanat iklimine dinamik bir enerji katacak. Şef Arcan Aydınlı yönetimindeki Manisa Güzel Sanatlar Lisesi Çok Sesli Korosu, kütüphane salonunda izleyici karşısına çıkacak. Farklı dönemlere ait eserleri çok sesli düzenlemelerle yorumlayarak müziğin evrensel dilini yansıtacak olan koro, güçlü armonisiyle festival akşamlarına renk katacak. Programın bir diğer seçkisi ise “Klasik Batı Müziği Orkestrası Konseri” olacak. Okul öğrencilerinden oluşan oda müziği toplulukları; yan flüt, viyola, çello, piyano, gitar ve keman eşliğinde, üçlü ve dörtlü gruplar halinde Batı müziğinin seçkin örneklerini seslendirecek. Yaklaşık bir saat sürecek bu performanslar, genç sanatçıların sahne deneyimlerini pekiştirirken dinleyicilere de nitelikli bir müzik deneyimi yaşatacak. MANİSA’DA KALPLERE DOKUNAN GÖSTERİMLER Duygusal sahne anlatımları ile geleneksel sanatların yaşayan hafızasını buluşturan etkinlikler, Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sanatseverlerle buluşacak. Sessizliğin içinde biriken hatıralar, yılların taşıdığı kırgınlıklar ve sevginin yeniden kurduğu bağlar, “Bir Yaş Dönümü Rüyası” ile Manisa Kültür Yolu Festivali’nde sahneye taşınacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak oyun; aidiyet, annelik ve kabullenme duygularını merkezine alan hikayesiyle izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkaracak. Anne-kız ilişkisini yalnızca kan bağı üzerinden değil, birlikte yaşanan hayat ve paylaşılan acılar üzerinden ele alan eser, insan ruhunun en kırılgan yanlarına dokunacak. Ustaların ellerinde şekillenen geleneksel sanatlar, yılların birikimini taşıyan atölyeler ve kültürel hafızayı yaşatan yaşam hikayeleri ise “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri” ile Manisa Müzesi’nde izleyicilerle buluşacak. Çanakkale seramiğinden kemençe yapımına, İznik çinisinden kazaziyesanatına kadar pek çok yaşayan miras unsurunun yer aldığı seçki, 25 sanatçı ve zanaatkarın hikayesini kısa filmler aracılığıyla sanatseverlere aktaracak. MANİSA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE GASTRONOMİ ROTASI: “LEZZET NOKTASI” SEÇKİSİ Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi, Manisa’nın köklü mutfak kültürünü festival ziyaretçileriyle buluşturacak. Festival rotasında yer alan şehirlerin gastronomi hafızasını görünür kılmayı amaçlayan proje kapsamında; Manisa merkez, Akhisar, Alaşehir, Kula, Salihli ve Turgutlu ekseninde oluşturulan 34 restoranlık “Lezzet Noktası” seçkisi, kentin yerel lezzet duraklarını bir araya getiriyor. Şefler ve gastronomi alanındaki kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulunun değerlendirmeleriyle oluşturulan seçki; Manisa’nın yalnızca geleneksel yemek kültürünü değil, aynı zamanda yaşayan esnaf mutfağını ve güçlü sokak lezzeti hafızasını da yansıtıyor. Gediz Ovası’nın üretim zenginliği ve şehzadeler şehri kimliğinin şekillendirdiği Manisa mutfağı; Manisa kebabı, gerdan dolması, ekmek dolması, kabak sinkonta, höşmerim, Kula şekerli pidesi ve mesir macunu gibi özgün lezzetleriyle öne çıkıyor. Üzüm, zeytin ve sebze ağırlıklı yapısıyla dikkat çeken mutfak kültürü, ziyaretçilere çok katmanlı bir gastronomi deneyimi sunuyor. Lezzet Noktası seçkisinin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Manisa’nın güçlü et ve sakatat kültürünü ilçeleriyle birlikte bütüncül biçimde yansıtması. Akhisar’ın kokoreç, paça ve köfte geleneğinden Alaşehir’in kapama kültürüne, Kula’nın kaburga ve kokoreç ustalarından Salihli’nin odun köftesine, Manisa merkezin kebap, su muhallebisi ve esnaf lokantalarına uzanan rota; kentin yaşayan lezzet hafızasını ortaya koyuyor. Helvacılar, katmerciler, bozacılar, turşucular ve sütlü tatlıcıların da dahil olduğu seçki, Manisa mutfağını yalnızca ana yemekler üzerinden değil; gündelik yaşam kültürü ve yerel ustalık geleneği üzerinden de temsil ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, Manisa merkezden ilçelere uzanan geniş bir coğrafyada otantik bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek. Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek gastronomi programına ev sahipliği yapacak Şef Murat Deniz Temel de kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sunacak. MANİSA’NIN FESTİVAL COŞKUSU OBJEKTİFLERE YANSIYACAK Festivalin renkli atmosferi, Manisa Müzesi Avlu’dadüzenlenecek “FotoMaraton Manisa” ve “FotoMaratonÇocuk” etkinlikleriyle objektiflere yansıyacak. Fotoğraf tutkunları festival boyunca şehrin kültürel duraklarını ve etkinlik alanlarını farklı bakış açılarıyla görüntülerken, minik katılımcılar da festivalin eğlenceli anlarını kendi kadrajlarından fotoğraflama fırsatı bulacak. Her yaştan katılımcıyı bir araya getirecek etkinliklerde, Manisa’nın festival coşkusu renkli karelere dönüşecek. HER GÜNE YAYILAN KÜLTÜR VE SANAT ETKİNLİKLERİ Kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekler, çeşitli söyleşiler ve kültürel mirasın izlerini taşıyan üretim pratikleri, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Anadolu’nun binlerce yıllık zeytincilik geleneği, toprağın bereketini kuşaktan kuşağa taşıyan üretim kültürü ve zeytin etrafında şekillenen yaşam pratikleri, “Yaşayan Miras Söyleşisi: Zeytincilik” programıyla Manisa’da ele alınacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek programda; zeytinciliğin tarihsel geçmişinden geleneksel üretim yöntemlerine, hasat kültüründen UNESCO sürecine uzanan başlıklar alanında uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. “Philadelphia’dan Alaşehir’e: Kültürel Mirasın İzinde”video gösterimi, antik çağdan günümüze uzanan Alaşehir’in tarihini, arkeolojik mirasını, yaşayan kültürünü ve sürdürülen koruma çalışmalarını görsel bir anlatımla sanatseverlerle buluşturacak. Edebiyat, dil ve yazı dünyasına odaklanan söyleşiler, Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Nilgün Hökenek Ürkmez, “Ben Kimim?” kitabı üzerinden kimlik arayışı, gençlik sorunları ve bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyi konuşacak. Deniz Erbulak’ın katılımıyla düzenlenecek “Roman Yazmanın Yolculuğu” programında gençlerin kitap okuma alışkanlıkları ele alınırken, “Türkçemiz Üzerine Söyleşi”ndeTürkçenin kullanımı, dil bilinci ve gündelik yaşamdaki yeri değerlendirilecek. Türk Telekom katkılarıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Sinema Yollarda” projesi, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa’ya geliyor. Manisa’nın il merkezi ve ilçelerini dolaşacak “Sinema Yollarda” tırı, açık hava gösterimleriyle her yaştan izleyiciyi bir araya getirirken festival coşkusunu kentin farklı noktalarına taşıyacak. Ustaların el emeğiyle şekillenen geleneksel sanatlar, ince işçilikle hayat bulan motifler ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü, Manisa Kültür Yolu Festivali kapsamında Manisa Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak. Festival boyunca düzenlenecek atölyelerde katılımcılar; bıçakçılık, çinicilik, kaligrafi/naht, filografi, katı’, minyatür, ebru, çömlek, sikke basımı ve çalgı yapımı gibi pek çok alanda geleneksel sanatların üretim süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı yakalayacak. İğne oyası, tel kırma, deri yakma ve deri dövme, Manisa bezi ile folklorik taş bebek Nasreddin Hoca Atölyesi gibi geleneksel el sanatlarına odaklanan çalışmalar da festival programında yer alacak. ÇOCUKLAR İÇİN SANAT, OYUN VE KEŞİF DOLU BİR FESTİVAL Renkli etkinlik alanları, eğitici aktiviteler ve yaratıcı atölyelerle Manisa Kültür Yolu Festivali’nde çocuklara özel programlar gerçekleştirilecek. Renkli oyun alanları, eğlenceli yarışmalar ve yaratıcı etkinliklerle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek “Çocuk Köyü” etkinlikleri, festival coşkusunu minik ziyaretçilerle buluşturacak. Şişme oyun parkurları, dijital oyun alanları ve panayır çadırlarında doyasıya eğlenecek çocuklar; kum boyama, rüzgar gülü, bez çanta tasarımı ve çim adam yapımı gibi atölyelerde hayal güçlerini ortaya koyacak. Karagöz etkinliklerinde kendi tasvirlerini renklendirecek minikler, geleneksel kültürle tanışırken; halat çekme, çuval yarışı, limbo ve dev jenga gibi oyunlarla festival alanında eğlence dolu anlar yaşayacak. VR Balon Turu deneyimiyle ise çocuklar Kapadokya atmosferini sanal gerçeklik teknolojisiyle keşfedecek. Aynı alanda gerçekleştirilecek “ASELSAN Çocuk Şenliği”nde ise çocuklar; interaktif deneyim alanları, teknoloji odaklı oyunlar ve bilim temalı aktivitelerle buluşacak. Tekno Macera Tırı içerisinde yer alan Mucitler Müzesi Sergi Alanı’nda insanlık tarihine yön veren icatlar ve mucitler tanıtılırken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan dijital deneyim alanları da çocuklara teknolojiyle iç içe bir festival deneyimi sunacak. Bilim şovları, saha aktiviteleri ve “ASEL” karakteriyle zenginleşen etkinlikler, festival atmosferine renk katacak. Geçmişten günümüze taşınan kültürel mirasın izinde şekillenen “Kültür Koruyucuları” etkinliği, Manisa Müzesi Çocuk Etkinlik Salonu’nda minik ziyaretçileri kültürel değerlerle buluşturacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında çocuklara; kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi anlatılacak. Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek Drama Atölyesi, Kaligrafi Atölyesi, Kil Hamuru Heykel Atölyesi ve Dokunulabilir Sanat Atölyesi’nde çocuklar farklı sanat disiplinlerini deneyimleme fırsatı yakalayacak. Manisa Müzesi’nde düzenlenecek Tezhip Atölyesi ve Ebru Atölyesiise çocukları geleneksel sanatlarla buluşturacak. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

ESKİŞEHİR İLK KEZ KÜLTÜR YOLU’NDA! LEZZET DURAKLARIYLA ŞEHİRDE FESTİVAL COŞKUSU BAŞLADI Haber

ESKİŞEHİR İLK KEZ KÜLTÜR YOLU’NDA! LEZZET DURAKLARIYLA ŞEHİRDE FESTİVAL COŞKUSU BAŞLADI

HABER; TUANA MİNA BAHADIR ESKİŞEHİR'İN LEZZET HARİTASI KÜLTÜR YOLU’NDA VİTRİNE ÇIKIYOR BAKAN ERSOY: "GASTRONOMİYİ TURİZM STRATEJİSİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİK" Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yeni rotası Eskişehir'de festival coşkusu başladı. Şehrin lezzet haritası ilk kez düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali'nde vitrine çıkacak. Eskişehir’de gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle birlikte 33 “Lezzet Noktası” belirlendi. Gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Lezzet Noktası” uygulamasıyla festivalin şehirlerin kültürel kimliğini ve yerel mutfaklarını öne çıkaran güçlü bir vitrine dönüştüğünü ifade etti. Eskişehir Kültür Yolu Festivali şehrin farklı noktalarına yayılan etkinliklerle sanatın ve kültürel yaşamın buluşma adreslerinden biri olacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un açılışını yaptığı festival konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere uzanan yüzlerce etkinlikle ziyaretçilerini ağırlayacak. Odunpazarı Modern Müze’de sanatseverlerle buluşturulan festivalin açılışına Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Ayşen Gürcan, Fatih Dönmez, Nebi Hatipoğlu ile AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer katıldı. Eskişehir’in Dört Bir Yanı Festival Sahnesine Dönüşecek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin açılış töreninde yaptığı konuşmada Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin çok yönlü bir planlamayla hayata geçirildiğine dikkat çekti. Ersoy, festivalin kültür varlıklarını ihya etme yönüne de vurgu yaparak şunları söyledi: “Sanatı ve sanatçıyı desteklemek, geleneksel değerlerimizle ve uluslararası sanat uygulamalarıyla buluşturarak insanımızın sosyo-kültürel hayatını zenginleştirmek bu festivalin sadece bir yönü. Bir diğer yönü kültür varlıklarımızı ihya etmektir.” Şehirlerde kültür varlıklarını ön plana çıkaracak özenli güzergâhlar oluşturduklarını aktaran Ersoy, etkinlik noktalarının da bu anlayış doğrultusunda belirlendiğini kaydetti. Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl 26 şehri kapsayan büyük bir organizasyona dönüştüğünü dile getiren Ersoy, şehrin Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin dördüncü durağı olduğunu belirtti. “9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullanan Bakan Ersoy, festivalin altıncı yılında kapsamı, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivallerinden biri haline geldiğini vurguladı. Bakan Ersoy, konuşmasında, “Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür.” dedi. Gastronomi Festivalin Yeni Çekim Gücü Oldu Türk mutfağının tanıtımı için yoğun çalışma yürüttüklerini ifade eden Bakan Ersoy, gastronominin Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirildiğini söyledi. Bakan Ersoy, “TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz.” açıklamasında bulundu. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin “Lezzet Noktası” uygulamasıyla gastronomi alanında güçlü bir vitrine dönüştüğünü belirten Ersoy, bu modelin şehirlerin gastronomi değerlerini görünür hale getirdiğini kaydetti. Bakan Ersoy, “Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir.” değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir mutfağının festivalin en özel başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Ersoy, Cevizli Haşhaş Ekmeği, Haşhaşlı Çörekler, Çibörek, Balaban Köfte ve Gombo Çorbası gibi lezzetlerin ziyaretçilere sunulacağını ifade etti. Eskişehir’de gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle birlikte 33 “Lezzet Noktası” belirlediklerini aktaran Bakan Ersoy, “Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor.” dedi. Festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu da dile getiren Bakan Ersoy, önceki şehirlerde yer alan işletmelerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirtti. Bakan Ersoy, “Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti.” ifadelerini kullandı. Lezzet noktalarının yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Bakan Ersoy, belirlenen gastronomi duraklarının yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik etmeye devam edeceğini söyledi. Festival Şehrin Her Noktasına Hareket Getirecek Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin şehirlerin tanıtımına, iç turizme ve yerel ekonomiye güçlü katkılar sunduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır.” diye konuştu. Festival kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklere de değinen Bakan Ersoy, Oğuzhan Koç, Sinan Akçıl, Levent Yüksel, Haluk Levent, Buray, Poizi, Bengü, Ebru Yaşar ve Sagopa Kajmer’in Türk dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi'nde kurulan ana sahnede müzikseverlerle buluşacağını söyledi. Yüreklere dokunan bir müzikal hikâye “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı müzikalin Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde sahneleneceğini kaydeden Bakan Ersoy, Yaşayan Miras Eskişehir Sergisi’nde de lüle taşı işlemeciliğinden cam sanatına kadar çok sayıda kültürel değerin ziyaretçilerle buluşacağını ifade etti. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustaların katılımıyla 27 farklı atölye çalışmasının gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri ve lüle taşı üzerine gerçekleştireceğimiz söyleşiyle de geleneksel değerlerimizi anlatacak, öğretecek, çok yönlü bir sanatsal bilgi ve deneyim sunacağız.” dedi. ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu Sergisi”nin de Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacağını kaydeden Ersoy, çocuklar için Dede Korkut Parkı’nda Çocuk Köyü kurulduğunu da hatırlattı. Eskişehirlilere festival çağrısında bulunan Bakan Ersoy, konuşmasını “Böylesi bir kültür-sanat şölenini kaçırmamak için ben Eskişehirlileri ailecek festivalimize davet ediyorum.” diyerek tamamladı.

Aydın Kültür Yolu Festivali Ekonomiye Canlılık Kattı Haber

Aydın Kültür Yolu Festivali Ekonomiye Canlılık Kattı

HABER: TUANA MİNA BAHADIR Aydın Kültür Yolu Festivali, kentte ziyaretçi hareketliliğini artırırken gastronomi ve yerel işletmelere de önemli katkı sağladı. Festival kapsamında oluşturulan 42 Lezzet Noktası, Aydın mutfağını ziyaretçilerle buluşturdu. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2-10 Mayıs tarihleri arasında ilk kez düzenlenen Aydın Kültür Yolu Festivali, kente kültür, turizm ve ekonomi alanında hareketlilik kazandırdı. Festival süresince şehir genelinde artan ziyaretçi trafiği, restoran, kafe ve yerel işletmelerde yoğunluk oluşturdu. Festival kapsamında TGA tarafından geliştirilen “Lezzet Noktası” projesiyle Aydın’ın köklü mutfak mirası ve güncel gastronomi kültürü öne çıkarıldı. Danışma kurulu tarafından belirlenen 42 Lezzet Noktası, ziyaretçilere Aydın mutfağını yakından tanıma imkânı sundu. Zeytin, zeytinyağı, coğrafi işaretli Aydın inciri ve yöresel ot çeşitliliğiyle öne çıkan kent mutfağı; paşa böreği, keşkek, tahinli pide, Çine köftesi, yuvarlama, kabak tatlısı ve zeytinyağlı yemeklerle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Festivalin yerel ekonomiye de doğrudan katkı sunduğunu belirten işletmeciler, şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandığını ifade etti. Bazı işletmeler, festival süresince satışlarında yüzde 50’ye varan yükseliş olduğunu açıkladı. Tarihi Sarıoğlu Lokantası işletme sahibi Mustafa Sarıoğlu, festivalin Aydın mutfağının tanıtımı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, yerli ve yabancı ziyaretçilerin yöresel lezzetlere yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Keşkekçi Hülya işletme sahibi Hülya Aydın ise festivalle birlikte özellikle şehir dışından gelen ziyaretçi sayısında ciddi artış yaşandığını ifade ederek, keşkek, yuvarlama ve paşa böreği gibi yöresel yemeklerin daha geniş kitlelere ulaştığını dile getirdi. Helvacıoğlu Dondurma işletmecisi Batuhan Ulutürk de festivalin başlamasıyla birlikte satışlarda önemli artış yaşandığını belirterek, incir ve ceviz gibi yerel ürünlerle hazırlanan çeşitlerin ziyaretçilerden ilgi gördüğünü aktardı. Aydın genelinde oluşturulan Lezzet Noktaları’nın, yalnızca festival süresince değil yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırıldığı belirtildi. Festivalin, Aydın’ın kültürel ve turistik cazibesinin yanı sıra gastronomi kimliğini de güçlendirmesi hedefleniyor.

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU  Haber

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU 

LEZZET NOKTASI UYGULAMASI ŞANLIURFA’DA GASTRONOMİ TURİZMİNİ CANLANDIRDI Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, Şanlıurfa’da gastronomiyi turizmle buluşturarak hem yerel ekonomiyi canlandırdı hem de kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel vitrine taşıdı. Restoranlarda doluluk oranları yüzde 50 artarken, 34 Lezzet Noktası ile şehir adeta bir gastronomi rotasına dönüştü. Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatın yanı sıra şehirlerin özgün kimliğini oluşturan gastronomiyi de görünür kılmaya devam ediyor. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, festivalin en dikkat çekici yeniliklerinden biri olarak öne çıkarken, uygulamanın ilk hayata geçtiği şehir olan Şanlıurfa’da hem gastronomi turizmini hem de yerel ekonomiyi canlandırdı. Festival süresince restoranlar dolarken, esnaf şehirde oluşan turizm hareketliliğini doğrudan hissetti ve festival coşkusunu yaşadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) tarafından geliştirilen Lezzet Noktası projesi; şehirlerin gastronomik hafızasını temsil eden seçkin işletmeleri ziyaretçilerle buluşturmayı amaçlıyor. Böylece gastronomi yalnızca bir yeme-içme deneyimi olmaktan çıkarak, kültürel keşif, şehir belleği ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bütüncül bir yapıya dönüşüyor.Festival programında gastronomi bu yıl en güçlü başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü kültür; sanatın yanı sıra mutfak kültürünü, çarşı yaşamını, üretim geleneğini ve toplumsal hafızayı da kapsayan geniş bir alanı ifade ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, şehirleri yalnızca etkinliklerle değil; lezzet rotaları, yerel işletmeler, ustalar ve yöresel ürünler aracılığıyla da deneyimleme fırsatı buluyor. İç turizm açısından da önemli bir katkı sunan bu yaklaşım, gastronominin artık şehir seyahatlerinde belirleyici bir tercih unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor. Hazırlanan gastronomi rotaları, ziyaretçilerin şehirlerde daha fazla zaman geçirmesine, farklı mahalleleri keşfetmesine ve yerel esnafla doğrudan temas kurmasına katkı sağlıyor. Lezzet Noktası seçkisi kapsamında yalnızca geleneksel işletmeler değil; yerel reçeteleri yaşatan, özgün hikâyesi bulunan, kaliteli hizmet sunan ve şehrin gastronomi çeşitliliğine katkı sağlayan farklı konseptlerdeki işletmeler de yer alıyor. Böylece hem yöresel değerlerin korunması hem de Şanlıurfa’nın güncel gastronomi kimliğinin birlikte görünür olması hedefleniyor. SEÇİCİ KURUL VE ŞEHİR ŞEFLERİ Lezzet Noktası projesi kapsamında Türkiye’nin farklı alanlarından önemli şefler, gastronomi yazarları, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan geniş bir seçici kurul görev alıyor. Aralarında uluslararası deneyime sahip isimlerin de bulunduğu kurul, şehirlerin gastronomi potansiyelinin doğru şekilde değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca festival dönemlerinde şehirlerde ev sahibi ve konuk şef buluşmaları da gerçekleştiriliyor. Bu buluşmaların, gastronomi kültürünün paylaşılmasına ve genç kuşaklara aktarılmasına önemli katkı sunması hedefleniyor. ŞEFLER VE GASTRONOMİ LİDERLERİ ŞANLIURFA’DA Şanlıurfa’nın gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Ömür Akkor, gastronomi yazarı Ebru Erke ve şef Sinem Özler’in katkılarıyla şehirdeki Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeleri ziyaret etti. Program kapsamında Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri yerinde deneyimlenirken, kentin gastronomi mirasını tanıtmaya yönelik çekimler de gerçekleştirildi. Ziyaretlerde her bir Lezzet Noktası tek tek incelenerek yöresel tatlar tadıldı, geleneksel tariflerin üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Ömür Akkor, Şanlıurfa mutfağının sahip olduğu tarihsel derinlik ve çeşitliliğin, uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir karşılığı olduğunun altını çizerek, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün korunarak çağdaş yorumlarla aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti, yapılan çalışmaların kentin gastronomi hafızasını görünür kılma açısından değerli bir katkı sunduğunu belirtti. ŞANLIURFA’DA 34 LEZZET NOKTASIYLA GASTRONOMİ ROTASI Festival kapsamında Şanlıurfa’da oluşturulan 34 Lezzet Noktası, kentin geleneksel ve çağdaş gastronomi birikimini temsil eden özel bir rota oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğer, tescilli ürünler ve sıra gecesi geleneğiyle bütünleşen mutfak yapısı, ziyaretçilere yalnızca yemek değil; çok katmanlı bir kültürel deneyim sundu. Festival süresince şehirde restoran ve kafe işletmelerinde müşteri yoğunluğu yüzde 50’ye varan oranlarda artış gösterdi. Bu artış, Şanlıurfa’nın gastronomi turizmi açısından güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini ve festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ortaya koydu. TGA: “GASTRONOMİ, TURİZMİN EN STRATEJİK ALANI” Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, gastronominin Türkiye turizm stratejisindeki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bildiğiniz üzere Bakanlığımız ve TGA olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihsel birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Türkiye bugün dünyanın en güçlü turizm destinasyonlarından biri. Gastronomi turizmini yalnızca bir alt başlık değil, stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Çünkü gastronomi; bir ülkenin kültürünü, tarihini, üretim gücünü ve yaşam biçimini anlatan en güçlü araçlardan biridir. Gastronomi artık bir seyahat motivasyonu. Amacımız yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; ziyaretçinin deneyimini derinleştirmek, harcamasını artırmak ve Türkiye ile bağını güçlendirmektir. Bu kapsamda Kültür Yolu Festivali içinde hayata geçirilen Lezzet Noktası uygulaması, şehirlerin gerçek gastronomi hafızasını görünür kılan çok önemli bir modeldir.”Dr. Fisunoğlu ayrıca Türkiye’nin 81 ilinde bulunan zengin mutfak kültürünün, coğrafi işaretli ürünleri ve çok katmanlı gastronomi yapısıyla dünyada eşsiz bir konumda bulunduğunu vurguladı. ŞANLIURFA ESNAFI: “FESTİVAL ŞEHRİMİZE HAREKETLİLİK GETİRDİ” Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeler, uygulamanın hem görünürlük hem de ekonomik katkı açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti. Geleneksel tirit kültürünü yaşatan işletmelerden Abdulkadir Gül, festivalin işletmelerine ciddi bir hareketlilik kazandırdığını belirterek şunları söyledi:“Lezzet Noktası seçkisinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Festivalle birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı. İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirden misafir ağırlıyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir mutfak geleneğini yaşatıyoruz ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok kıymetli.” Paflar Ciğer 2. kuşak işletmecisi Mustafa Paf ise Şanlıurfa’nın yalnızca gastronomi değil, kültür turizmi açısından da yoğun ilgi gördüğünü belirtti: “Festival sayesinde şehrimize gelen ziyaretçi profili çeşitlendi. Asya ve Avrupa’dan gelen misafir sayısında artış var. Göbeklitepe ve Karahantepe’ye olan ilgi gastronomiyle birleşince şehirde bütüncül bir turizm deneyimi oluştu. Şanlıurfa artık yalnızca gezilen değil, yaşanan bir şehir haline geliyor.” Tarihi İpar Kadayıf 4. kuşak işletmecisi Mehmet Furkan İpar ise geleneksel üretim anlayışının önemine dikkat çekti:“Dört kuşaktır sürdürdüğümüz bu meslekte en önemli ilkemiz doğallık. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmadan üretim yapıyoruz. Festival sayesinde bu geleneksel lezzetler çok daha geniş kitlelere ulaştı.” GASTRONOMİYLE GELEN KALICI ETKİ Lezzet Noktası uygulaması, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en önemli yeniliklerinden biri olarak şehirlerin gastronomi haritasını görünür kılmayı hedefliyor. Seçkide yer alan işletmeler, yalnızca festival süresince değil, yıl boyunca Kültür Yolu Festivali’nin dijital platformlarında da ziyaretçilere rehberlik edecek. Şanlıurfa özelinde 34 Lezzet Noktası, kentin gastronomi kimliğini temsil eden güçlü bir rota oluştururken, festival süresince oluşan ekonomik hareketlilik uygulamanın yerel kalkınmaya katkısını da net biçimde ortaya koydu. Kültür Yolu Festivali, Lezzet Noktası uygulamasıyla birlikte Şanlıurfa’da gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olmaktan çıkararak kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın kesişim noktasına taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.