Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

Breaking News - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

YUNAN BAKAN KAPADOKYA TURUNDA Haber

YUNAN BAKAN KAPADOKYA TURUNDA

HABER; TUANA MİNA BAHADIR FORUM BİTTİ, MENDONİ TARİHİN İZİNİ SÜRDÜ PAŞABAĞLARI'NDAN MERYEM ANA KİLİSESİ'NE! MENDONİ KAPADOKYA'NIN HAZİNELERİNİ GEZDİ Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu için bulunduğu Kapadokya'da diplomasi trafiğinin hemen ardından rotasını bölgenin simge miras alanlarına çevirdi. Paşabağları'ndanMeryem Ana Kilisesi'ne, Kaymaklı Yeraltı Şehri'nden Kapadokya'nın eşsiz kültür hazinelerine uzanan programında Mendoni, bölgenin tarihî zenginliklerine hayran kaldı. Türkiye ile Yunanistan arasında kültür alanındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenlenen Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu'nun ardından Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Kapadokya'nın dünyaca ünlü tarihî ve kültürel miras alanlarını ziyaret etti. Mendoni'ye Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dışilişkiler Dairesi Başkanı Gözde Şahin ile Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay eşlik etti. Forum kapsamındaki temaslarını tamamladıktan sonra Kapadokya'nın kültür rotalarına çıkan Mendoni, bölgenin eşsiz doğal ve kültürel mirasına hayran kaldı. Paşabağları'nın dikkat çekici peribacalarından Meryem Ana Kilisesi'nin tarihî atmosferine, Kaymaklı Yeraltı Şehri'nin binlerce yıllık geçmişine uzanan ziyaret programında Mendoni, Kapadokya'nın dünya çapında ilgi gören kültür hazinelerini yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Paşabağları'ndan Yeraltı Şehrine: Adım Adım Kapadokya Turu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile gerçekleştirdiği ikili görüşme ve forum programının ardından Kapadokya'nın önemli duraklarını gezen Mendoni'nin ilk ziyaret noktalarından biri Paşabağları Ören Yeri oldu. Dünyanın en dikkat çekici doğal oluşumları arasında gösterilen peribacalarını yakından inceleyen Mendoni, bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret programı kapsamında Meryem Ana Kilisesi'ni de gezen Mendoni, Kapadokya'nın farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan kültürel dokusunu yerinde görme fırsatı buldu. Kapadokya'nın Labirentleri Yunan Bakanı Büyüledi Programın son bölümünde Kaymaklı Yeraltı Şehri'ni ziyaret eden Mendoni, yeraltında kurulan yaşam alanları ve tarih boyunca kullanılan yapılar hakkında bilgi aldı. Kapadokya'nın en önemli kültürel miras alanları arasında yer alan Kaymaklı'da incelemelerde bulunan Mendoni, bölgenin tarihî zenginliğini yakından takip etti. Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu kapsamında gerçekleştirilen ziyaret programı, diplomatik temasların ardından Kapadokya'nın kültürel mirasının uluslararası düzeyde tanıtımına da katkı sağladı.

YUNANİSTAN'DAN 1055 SİKKE GERİ DÖNDÜ! KAÇAK ESERLERE KARŞI ORTAK İRADE Haber

YUNANİSTAN'DAN 1055 SİKKE GERİ DÖNDÜ! KAÇAK ESERLERE KARŞI ORTAK İRADE

HABER: TUANA MİNA BAHADIR BAKAN ERSOY'DAN PARTHENON HEYKELLERİ İÇİN YUNANİSTAN'A DESTEK Türkiye ve Yunanistan arasında kültür alanındaki iş birliğine yeni bir boyut kazandıran Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu Kapadokya’da gerçekleştirildi. Yunan makamlarınca ele geçirilen ve ülkemize iade edilen 1.055 sikke de iki ülke arasındaki somut iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, forum kapsamında Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile bir araya gelirken kültürel mirasın korunmasından kaçakçılıkla mücadeleye, uluslararası iş birliklerinden iade süreçlerine kadar birçok başlıkta iki ülkenin ortak iradesine dikkat çekti. Ersoy, Parthenon Heykelleri konusunda Yunanistan'a verilen desteği de yineledi. Ege'nin iki yakası Kapadokya'da bir araya geldi. Türkiye ile Yunanistan arasındaki kültürel ilişkilerin ele alındığı buluşma, iki ülke arasında yeni bir diyalog zemini oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile birlikte Kapadokya’da düzenlenen Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu'na katıldı. Forum öncesinde Bakan Ersoy ile Bakan Mendoni bir araya gelerek ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açılış konuşmalarını yapan iki Bakan, daha sonra forum çalışmalarına katıldı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki kültürel bağlara vurgu yapan Ersoy, forumun toplumlar arasındaki kültürel köprüleri güçlendireceğine dikkat çekti. Ersoy, ayrıca organizasyonun ortaya konan vizyona hizmet etmesi, hedeflerini gerçekleştirmesi ve güçlü iletişim ile iş birliklerine kapı aralaması temennisinde bulundu. Kültür Alanında Ortak Masa ve Uluslararası Destek Bakan Ersoy, Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni ile gerçekleştirdiği görüşmede kültür alanındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik birçok konunun ele alındığını aktararak iki ülkenin uluslararası platformlarda karşılıklı desteği sürdürmesi konusunda ortak kanaat ortaya konulduğunu belirtti. Kaçakçılıkla Mücadelede Ortak Zemin Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin iki ülke açısından stratejik önem taşıdığını dile getiren Ersoy, bu alandaki hukuki altyapıya dikkat çekerek 2013 yılında imzalanan protokol ile UNESCO 1970 Sözleşmesi’ni hatırlattı. Ersoy, Türkiye ile Yunanistan arasında bu kapsamda güçlü bir hukuki zemin bulunduğunu vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuşmasında, “Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele, Türkiye ve Yunanistan’ın somut iş birliği geliştirdiği önemli alanlardan biridir. Bu konuda aramızda güçlü bir hukuki zemin de bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı. Bu yıl imzalanan Kültür Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’na da dikkat çeken Ersoy, söz konusu belgenin iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin kurumsal bir zeminde ilerletilmesini sağladığını ve ortak kültürel değerlerin korunması ile iş birliğinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesini hedefleyen önemli bir yol haritası niteliği taşıdığını vurguladı. Beyandan Uygulamaya Geçiş Vurgusu Uluslararası iş birliklerinde somut sonuçların önemine işaret eden Ersoy, beyan ve belgelerin uygulamaya dönüşmesinin esas olduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamda iki ülkenin ortaya koyduğu ortak iradenin somut sonuçlar verdiğini belirtti. Bakan Ersoy, “Geçtiğimiz yıl Yunan makamlarınca ele geçirilen ve ülkemizden yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen 1.055 sikke Türkiye’ye iade edilmiştir.” dedi. Atina’daki törene de atıfta bulunan Ersoy, karşılıklı güvene dayalı iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunun altını çizdi. Parthenon Heykellerine Türkiye’den Destek Bakan Ersoy, uluslararası platformlardaki kültürel miras tartışmalarına da değinerek Türkiye’nin Yunanistan’a verdiği desteği hatırlattı ve şöyle devam etti: “Türkiye olarak Parthenon Heykelleri konusunda, UNESCO’nun ilgili komite toplantılarında Yunanistan’ın tezlerine verdiğimiz destek, kültür varlıklarının ait oldukları tarihî ve kültürel bağlamla birlikte korunmasına verdiğimiz önemin bir tezahürüdür.” Birleşmiş Milletler düzeyindeki yaklaşımı da hatırlatan Ersoy, Yunanistan’ın öncülük ettiği ve kültür varlıklarının kaynak ülkelerine iadesi konusundaki iradeyi ortaya koyan kararlarını da desteklediklerini söyledi. Kültür Diplomasisinde Ortak Yaklaşım Türkiye ile Yunanistan arasında tarihî miras sorumluluğuna dikkat çeken Ersoy, iş birliğinin yalnızca bölgesel değil evrensel bir değer taşıdığını söyledi. Bakan Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu gerçeği unutmamalıyız ki kadim tarihi ve kültürel miraslara sahip Türkiye ve Yunanistan arasında kültür varlıklarının korunması, restorasyon çalışmaları ve tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele gibi alanlarda yürütülecek her türlü iş birliği sadece ülkelerimiz için değil insanlığın ortak hafızası ve bilim dünyası için bir kazanım olacaktır.” Bu kapsamda kurumsal iş birliklerinin önemine dikkat çeken Ersoy, bu farkındalıkla ilgili kurumlar arasında kalıcı mekanizmaların geliştirilmesi, teknik iş birliğinin, bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesinin son derece değerli ve gerekli olduğunun altını çizdi. İş Birliği ve Turizmde Yeni Dönem Mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının sonunda Türkiye-Yunanistan 1. Kültür Forumu’nun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Turizm alanındaki gelişmelere de değinen Ersoy, son yıllarda karşılıklı turizm hareketliliğinde yaşanan artışı memnuniyetle takip ettiğini belirterek kültür ve turizm alanlarında geliştirilecek çok boyutlu iş birliğinin pozitif gündemi güçlendirmeyi sürdüreceğine dikkat çekti. Ersoy, ülkeler adına güçlü fikir ve çalışmaların hayata geçmesine zemin oluşturması temennisinde bulunarak sözlerini tamamladı. Görüşme kapsamında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla “Kültür Alanında Geliştirilmiş İş Birliğine İlişkin Ortak Bildiri”yi imzaladı.

TRABZON, DOKUZ GÜN BOYUNCA TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK  Haber

TRABZON, DOKUZ GÜN BOYUNCA TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK 

HABER; TUANA MİNA BAHADIR TARİH, KÜLTÜR VE LEZZETİN BULUŞTUĞU TRABZON FESTİVALE HAZIR Türkiye Kültür Yolu Festivali, 6-14 Haziran tarihleri arasında dördüncü kez Trabzon’da gerçekleştirilecek. Tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve köklü kültürel mirasıyla Karadeniz’in simge şehirlerinden Trabzon, dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, gastronomi etkinliklerinden çocuk programlarına uzanan yüzlerce etkinliğe ev sahipliği yapacak. Trabzon’un tarih, kültür, doğa ve gastronomi zenginliğiyle Türkiye’nin en güçlü turizm destinasyonlarından biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehrin özgün kimliğini daha görünür kıldığını belirterek şunları söyledi: “Trabzon’u bu yıl dördüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturuyoruz. Sümela Manastırından Trabzon Ayasofya Camii’ne, tarihi çarşılarından eşsiz doğal güzelliklerine uzanan güçlü mirasıyla Trabzon, festival boyunca sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Konserlerden sergilere, tiyatrodan gastronomiye uzanan programımızla hem şehrin kültürel zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hem de Trabzon’un kültür turizmindeki değerini daha da görünür kılmayı hedefliyoruz. Karadeniz mutfağının en güçlü temsilcilerinden biri olan Trabzon’un gastronomi birikimini de Lezzet Noktası seçkisi ve özel etkinliklerle ziyaretçilerle buluşturacağız.” TRABZON’DA SERGİLERLE KÜLTÜREL BİR YOLCULUK Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında açılacak sergiler, ziyaretçileri İslam sanatlarından geleneksel zanaatlara, kutsal emanetlerden yerel kültürel mirasa uzanan çok katmanlı bir keşfe davet edecek. Festival kapsamında Trabzon’un köklü zanaat geleneklerini görünür kılan “Yaşayan Miras Trabzon Sergisi” ile yöresel el sanatlarını ve bohça kültürünü odağına alan “Dört Köşe Bir Hazine Bohça Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açılacak. Trabzon Güzel Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak “Hâne” sergisi ise, aile, yuva ve nesiller arası bağları İslam sanatlarının estetik diliyle yorumlarken; Trabzon Müzesi Etnografya Salonu’nda açılacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Osmanlı’dan günümüze ulaşan kıymetli eserleri ziyaretçilerle buluşturacak. YAŞAYAN MİRAS FESTİVALİN MERKEZİNDE Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl yalnızca sanat etkinlikleriyle değil, geleneksel üretim kültürünü ve ustalık mirasını görünür kılan programlarıyla da dikkat çekiyor. Trabzon Müzesi’nde gerçekleştirilecek etkinliklerde ziyaretçiler, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan zanaatların hikâyelerine yakından tanıklık etme fırsatı bulacak. “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”, Çanakkale seramiğinden İznik çinisine, kemençe yapımından kazaziyesanatına uzanan geniş bir yelpazede 25 sanatçı ve zanaatkârın üretim süreçlerini izleyiciyle buluşturacak. Gösterimler, kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait bir değer değil, günümüzde de yaşamaya devam eden güçlü bir birikim olduğunu ortaya koyacak. Trabzon’un somut olmayan kültürel miras unsurları arasında yer alan bıçakçılık geleneği de festival kapsamında düzenlenecek özel bir söyleşiyle ele alınacak. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Bıçakçılık”programında, bu köklü zanaatın tarihsel serüveni, üretim teknikleri ve ustadan çırağa aktarılan bilgi birikimi değerlendirilecek. Festival süresince düzenlenecek geleneksel sanat ve zanaat atölyelerinde ise ziyaretçiler üretim süreçlerine doğrudan dahil olabilecek. Ebrû, yorgancılık, kazaziye, telkârî, kaytan dokuma, geleneksel nefir, çimon ve bıçakçılık alanlarında gerçekleştirilecek uygulamalı çalışmalar, kültürel mirasın yaşayan yönünü katılımcılarla buluşturacak. Muhibbi Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Çocuklarla Bibliyoterapi” etkinliği ise çocukları ekran bağımlılığı, akran zorbalığı, dayanışma ve paylaşım gibi güncel konular üzerine düşündüren özel bir içerikle festival programındaki yerini alacak. TRABZON’UN GASTRONOMİ MİRASI LEZZET NOKTALARINDA Karadeniz’in mutfağı da festivalin başrolünde olacak. Trabzon Kültür Yolu Festivali boyunca ziyaretçiler, şehrin köklü gastronomi mirasını Lezzet Noktası seçkisinde yer alan restoranlarda keşfetme fırsatı bulacak. Deniz ürünleri, yöresel hamur işleri ve zengin mutfak kültürüyle öne çıkan Trabzon, hamsiden kuymağa, Akçaabat köftesinden Trabzon pidesine uzanan özgün lezzetleriyle ziyaretçilere Karadeniz’in gastronomi mirasını keşfetme fırsatı sunacak. Bu lezzetler, Lezzet Noktası seçkisinde yer alan restoranlarda deneyimlenebilecek. Gastronomi alanında şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenen Lezzet Noktası seçkisinde, başta Ortahisar olmak üzere Akçaabat, Maçka, Sürmene, Yomra, Vakfıkebir ve Araklı ilçelerine yayılan 39 restoran yer alacak. Trabzon mutfağının öne çıkan lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturan seçki; köklü esnaf lokantalarından yöresel ürünleri çağdaş yorumlarla sunan restoranlara uzanan yapısıyla şehrin gastronomik çeşitliliğini görünür kılacak. Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek gastronomi programında, ev sahibi Şef Erşan Yılmaz’ın yanı sıra konuk şefler Emre Murat ve Ömür Akkor da yer alacak. ÇEHOV’UN İNSAN HİKAYELERİ TRABZON SAHNESİNDE Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Anton Çehov’un öykülerinden sahneye uyarlanan “İnsancıklar”, Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında tiyatroseverlerle buluşacak. Özdemir Nutku’nun Çehov’un yedi farklı öyküsünden uyarladığı oyun, gündelik yaşamın içinde sıkışıp kalan insanların umutlarını, hayal kırıklıklarını, çelişkilerini ve insani zaaflarını sahneye taşıyor. Birbirinden bağımsız kısa oyunlardan oluşan yapısıyla dikkat çeken eser, mizah ile hüznü aynı potada eriterek izleyiciyi insan ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Trabzon Devlet Tiyatrosu Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde sahnelenecek “İnsancıklar”, Çehov’un keskin gözlem gücünü ve zamana meydan okuyan anlatımını tiyatro sahnesinde yeniden yorumlayacak. TRABZON’DA MÜZİK 9 GÜN BOYUNCA SUSMAYACAK Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl da sevilen sanatçıları Karadenizli müzikseverlerle buluşturacak. Festival kapsamında Papara Park Otopark Alanında gerçekleştirilecek açık hava konserlerinde Bengü, Ferhat Göçer, Resul Dindar, Buray, Kıraç, Haluk Levent, Sefo, Bayhan ve Murat Boz sahne alacak. Festival programı popüler müzik konserleriyle sınırlı kalmayacak. 3’üncü Ordu Bölge Bando Komutanlığı da özel performansıyla festival programında yer alırken, Trabzon Maarif Orkestrası müzik öğretmenlerinden oluşan 50 kişilik kadrosuyla Kızlar Manastırı’nın tarihi atmosferinde unutulmaz bir konser verecek. Modern sahnelerden tarihi mekanlara uzanan müzik programı, festival boyunca Trabzon’un farklı noktalarını ezgilerle buluşturacak. TRABZON FOTOĞRAF KARELERİNDE ANLATILACAK Trabzon Kültür Yolu Festivali’nin en renkli etkinliklerinden biri olan FotoMaraton Trabzon ve FotoMaraton Çocuk, fotoğraf tutkunlarını Atatürk Heykeli Meydanı’nda buluşturacak. Festival boyunca katılımcılar, Trabzon’un tarihi sokaklarını, Karadeniz’in büyüleyici doğasını, kültürel mirasını ve festival coşkusunu kendi bakış açılarıyla kadraja taşıyacak. Her yaştan katılımcıya açık olarak düzenlenecek etkinlikte, şehrin farklı yüzleri fotoğraf karelerinde yeniden yorumlanırken; festivalin enerjisi, Trabzon’un eşsiz atmosferiyle birlikte görsel bir hafızaya dönüşecek. FotoMaraton, katılımcılara yalnızca fotoğraf çekme deneyimi değil, aynı zamanda şehri yeniden keşfetme fırsatı da sunacak. ÇOCUKLAR İÇİN FESTİVALİN EN RENKLİ DURAKLARI Trabzon Kültür Yolu Festivali, bu yıl da çocuklar için sanatın, oyunun, edebiyatın ve kültürel mirasın iç içe geçtiği özel bir program sunacak. Akçaabat Yaylacık Çimeni’nde kurulacakÇocuk Köyü, festival boyunca minik ziyaretçilerin buluşma noktası olacak. Şişme oyun parkurlarından dijital oyun alanlarına, panayır çadırlarından yaratıcı atölyelere uzanan program, geleneksel yarışmalar, Karagöz Atölyesi ve VR Balon Turu gibi etkinliklerle kültürel değerleri yeni teknolojilerle bir araya getirecek. Kültürel miras bilincini erken yaşlarda geliştirmeyi amaçlayan“Kültür Koruyucuları” etkinliği ise çocukları geçmişin izlerini keşfetmeye davet edecek. Katılımcılar, tarihi ve kültürel varlıkların taşıdığı değerleri yakından tanırken koruma bilinci üzerine farkındalık kazanacak. Festivalin çocuklara yönelik edebiyat durağı olan Muhibbi Edebiyat Müze Kütüphanesi, şiirlerden masallara uzanan zengin bir programa ev sahipliği yapacak. “Çocuk Dilinden Trabzon Şiirleri” etkinliğinde öğrenciler, Trabzon’un tarihini, doğasını ve kültürel zenginliklerini şiirlerle anlatırken; “Masal Dinletisi”ndemasal anlatıcısı Özgül Kömürcü çocukları sözlü kültürün renkli dünyasıyla buluşturacak. Çocuk yazarı Bahriye Kefelioğlu Bektaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Tiyatral Masal Anlatımı” ve “Masalın Rengi, Hikâyenin Ritmi” etkinliklerinde ise masal, resim ve müzik bir araya gelecek. Çocuklar hikâye kurma, karakter tasarlama ve ritim çalışmalarıyla yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı bulacak. Festival kapsamında ayrıca özel gereksinimli çocuklar ve gençlere yönelik düzenlenecek “İnteraktif Masal Deneyim Atölyesi”, hikâye anlatıcısı Merve Genel eşliğinde katılımcı bir masal deneyimi sunacak. Trabzon’un köklü pide geleneğini çocuklarla buluşturacak “Minik Eller Pide Atölyesi”, festival kapsamında minik katılımcılara hem eğitici hem de lezzet dolu bir deneyim sunacak. Pekünlü Merkez Pide tarafından gerçekleştirilecek atölyede çocuklar, Karadeniz pidesinin yapım aşamalarını uygulamalı olarak öğrenirken kendi pidelerini hazırlama fırsatı bulacak.

MÜZE VE ÖREN YERLERİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ! YERLİ VE MİLLÎ ALTYAPIYLA YENİ DÖNEM BAŞLADI Haber

MÜZE VE ÖREN YERLERİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ! YERLİ VE MİLLÎ ALTYAPIYLA YENİ DÖNEM BAŞLADI

TARİHİ ADIM! T.C. KİMLİK KARTLARI MÜZEKART’A DÖNÜŞÜYOR BAKAN ERSOY: “KÜLTÜREL MİRASIMIZA AİT VERİLERİN GÜVENLİĞİ, ÜLKEMİZİN KÜLTÜREL EGEMENLİĞİNİN AYRILMAZ PARÇASIDIR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde ilan etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yeni bir dijital dönüşüm süreci başladı. Yerli ve millî altyapı anlayışıyla hayata geçirilen yeni model ile kültürel mirasa ilişkin stratejik verilerin ülke sınırları içerisinde korunması ve dijital egemenliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin Türkiye'nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret ederken Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Tarih ile Teknoloji Aynı Kapıdan İçeri Girecek Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Ersoy, “Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları, eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz.” dedi. Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten Ersoy, bunun kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıdığını ifade etti. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil edileceğini açıkladı. 216 Müze ve Ören Yerinde Bütünleşik Dijital Yapı Kurulacak Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanların tek çatı altında yönetileceğini, hizmet standardının ülke genelinde yeknesak hale geleceğini söyledi. Yeni sistemle ziyaretçilerin yalnızca bir müzeye giriş yapmayacağını ifade eden Ersoy, “Teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi yaşayacak.” dedi. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zekâ destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapılarının da devreye alınacağını söyledi. Ersoy, akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzelerin yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşeceğini vurgulayarak “Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan içeri girecektir.” ifadelerini kullandı. Veriler Artık Millî Altyapı ve Türk Telekom Tecrübesiyle Koruma Altında Dijital dönüşüm çağında verinin yalnızca bir bilgi kaynağı değil aynı zamanda stratejik bir millî değer olduğunu ifade eden Ersoy, yeni modelin en önemli başlıklarından birinin veri güvenliği ve veri egemenliği olduğunu söyledi. Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Bakan Ersoy, “Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi. Müze Mağazaları ve Ticari Alanlar da Dönüşüme Dahil Edilecek Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonların da yeni yapı kapsamında ele alındığını söyledi. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı. 10 yılda 8 milyarlık Tasarruf Sağlanacak Yeni sistem kapsamında mevcut 292 personelin Bakanlığın farklı birimlerinde değerlendirileceğini belirten Ersoy, kıdem tazminatı, SGK primi ve diğer özlük haklarından yıllık yaklaşık 400 milyon liralık tasarruf sağlanacağını söyledi. Ersoy, yeniden değerleme projeksiyonlarıyla birlikte 10 yıllık süreçte bu tasarrufun yaklaşık 8 milyar liraya ulaşacağını ifade etti. Müzekart Sistemi Değişiyor, Kimlik Kartları Müzekart Oluyor Yeni sistemin işleyişine ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacağını açıkladı. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini, vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi. Türk Telekom’dan Dijital Gelecek Vurgusu Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını ifade eden Şahin, kültür ve sanatı teknoloji ile harmanladıkları Atatürk Kültür Merkezinin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendiklerini söyledi. Değer odaklı yaklaşımla teknolojideki güçlerini kültür, sanat ve turizme aktardıklarını belirten Şahin, müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar 1.300’ü aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Şahin, biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyonun dijitalleştirileceğini belirterek bu dönüşümün fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde hayata geçirileceğini ifade etti. Şahin, böylece müze ve ören yerlerinin dijital deneyiminin ve operasyonel yönetiminin tek bir bütünsel yapı altında güçlendirileceğini söyledi. Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

ESKİŞEHİR İLK KEZ KÜLTÜR YOLU’NDA! LEZZET DURAKLARIYLA ŞEHİRDE FESTİVAL COŞKUSU BAŞLADI Haber

ESKİŞEHİR İLK KEZ KÜLTÜR YOLU’NDA! LEZZET DURAKLARIYLA ŞEHİRDE FESTİVAL COŞKUSU BAŞLADI

HABER; TUANA MİNA BAHADIR ESKİŞEHİR'İN LEZZET HARİTASI KÜLTÜR YOLU’NDA VİTRİNE ÇIKIYOR BAKAN ERSOY: "GASTRONOMİYİ TURİZM STRATEJİSİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİK" Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yeni rotası Eskişehir'de festival coşkusu başladı. Şehrin lezzet haritası ilk kez düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali'nde vitrine çıkacak. Eskişehir’de gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle birlikte 33 “Lezzet Noktası” belirlendi. Gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Lezzet Noktası” uygulamasıyla festivalin şehirlerin kültürel kimliğini ve yerel mutfaklarını öne çıkaran güçlü bir vitrine dönüştüğünü ifade etti. Eskişehir Kültür Yolu Festivali şehrin farklı noktalarına yayılan etkinliklerle sanatın ve kültürel yaşamın buluşma adreslerinden biri olacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un açılışını yaptığı festival konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere uzanan yüzlerce etkinlikle ziyaretçilerini ağırlayacak. Odunpazarı Modern Müze’de sanatseverlerle buluşturulan festivalin açılışına Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Ayşen Gürcan, Fatih Dönmez, Nebi Hatipoğlu ile AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer katıldı. Eskişehir’in Dört Bir Yanı Festival Sahnesine Dönüşecek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin açılış töreninde yaptığı konuşmada Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin çok yönlü bir planlamayla hayata geçirildiğine dikkat çekti. Ersoy, festivalin kültür varlıklarını ihya etme yönüne de vurgu yaparak şunları söyledi: “Sanatı ve sanatçıyı desteklemek, geleneksel değerlerimizle ve uluslararası sanat uygulamalarıyla buluşturarak insanımızın sosyo-kültürel hayatını zenginleştirmek bu festivalin sadece bir yönü. Bir diğer yönü kültür varlıklarımızı ihya etmektir.” Şehirlerde kültür varlıklarını ön plana çıkaracak özenli güzergâhlar oluşturduklarını aktaran Ersoy, etkinlik noktalarının da bu anlayış doğrultusunda belirlendiğini kaydetti. Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin bu yıl 26 şehri kapsayan büyük bir organizasyona dönüştüğünü dile getiren Ersoy, şehrin Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin dördüncü durağı olduğunu belirtti. “9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullanan Bakan Ersoy, festivalin altıncı yılında kapsamı, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivallerinden biri haline geldiğini vurguladı. Bakan Ersoy, konuşmasında, “Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür.” dedi. Gastronomi Festivalin Yeni Çekim Gücü Oldu Türk mutfağının tanıtımı için yoğun çalışma yürüttüklerini ifade eden Bakan Ersoy, gastronominin Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirildiğini söyledi. Bakan Ersoy, “TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz.” açıklamasında bulundu. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin “Lezzet Noktası” uygulamasıyla gastronomi alanında güçlü bir vitrine dönüştüğünü belirten Ersoy, bu modelin şehirlerin gastronomi değerlerini görünür hale getirdiğini kaydetti. Bakan Ersoy, “Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir.” değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir mutfağının festivalin en özel başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Ersoy, Cevizli Haşhaş Ekmeği, Haşhaşlı Çörekler, Çibörek, Balaban Köfte ve Gombo Çorbası gibi lezzetlerin ziyaretçilere sunulacağını ifade etti. Eskişehir’de gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle birlikte 33 “Lezzet Noktası” belirlediklerini aktaran Bakan Ersoy, “Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor.” dedi. Festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu da dile getiren Bakan Ersoy, önceki şehirlerde yer alan işletmelerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirtti. Bakan Ersoy, “Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti.” ifadelerini kullandı. Lezzet noktalarının yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Bakan Ersoy, belirlenen gastronomi duraklarının yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik etmeye devam edeceğini söyledi. Festival Şehrin Her Noktasına Hareket Getirecek Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin şehirlerin tanıtımına, iç turizme ve yerel ekonomiye güçlü katkılar sunduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır.” diye konuştu. Festival kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklere de değinen Bakan Ersoy, Oğuzhan Koç, Sinan Akçıl, Levent Yüksel, Haluk Levent, Buray, Poizi, Bengü, Ebru Yaşar ve Sagopa Kajmer’in Türk dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi'nde kurulan ana sahnede müzikseverlerle buluşacağını söyledi. Yüreklere dokunan bir müzikal hikâye “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı müzikalin Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde sahneleneceğini kaydeden Bakan Ersoy, Yaşayan Miras Eskişehir Sergisi’nde de lüle taşı işlemeciliğinden cam sanatına kadar çok sayıda kültürel değerin ziyaretçilerle buluşacağını ifade etti. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustaların katılımıyla 27 farklı atölye çalışmasının gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri ve lüle taşı üzerine gerçekleştireceğimiz söyleşiyle de geleneksel değerlerimizi anlatacak, öğretecek, çok yönlü bir sanatsal bilgi ve deneyim sunacağız.” dedi. ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu Sergisi”nin de Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacağını kaydeden Ersoy, çocuklar için Dede Korkut Parkı’nda Çocuk Köyü kurulduğunu da hatırlattı. Eskişehirlilere festival çağrısında bulunan Bakan Ersoy, konuşmasını “Böylesi bir kültür-sanat şölenini kaçırmamak için ben Eskişehirlileri ailecek festivalimize davet ediyorum.” diyerek tamamladı.

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU  Haber

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU 

LEZZET NOKTASI UYGULAMASI ŞANLIURFA’DA GASTRONOMİ TURİZMİNİ CANLANDIRDI Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, Şanlıurfa’da gastronomiyi turizmle buluşturarak hem yerel ekonomiyi canlandırdı hem de kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel vitrine taşıdı. Restoranlarda doluluk oranları yüzde 50 artarken, 34 Lezzet Noktası ile şehir adeta bir gastronomi rotasına dönüştü. Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatın yanı sıra şehirlerin özgün kimliğini oluşturan gastronomiyi de görünür kılmaya devam ediyor. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, festivalin en dikkat çekici yeniliklerinden biri olarak öne çıkarken, uygulamanın ilk hayata geçtiği şehir olan Şanlıurfa’da hem gastronomi turizmini hem de yerel ekonomiyi canlandırdı. Festival süresince restoranlar dolarken, esnaf şehirde oluşan turizm hareketliliğini doğrudan hissetti ve festival coşkusunu yaşadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) tarafından geliştirilen Lezzet Noktası projesi; şehirlerin gastronomik hafızasını temsil eden seçkin işletmeleri ziyaretçilerle buluşturmayı amaçlıyor. Böylece gastronomi yalnızca bir yeme-içme deneyimi olmaktan çıkarak, kültürel keşif, şehir belleği ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bütüncül bir yapıya dönüşüyor.Festival programında gastronomi bu yıl en güçlü başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü kültür; sanatın yanı sıra mutfak kültürünü, çarşı yaşamını, üretim geleneğini ve toplumsal hafızayı da kapsayan geniş bir alanı ifade ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, şehirleri yalnızca etkinliklerle değil; lezzet rotaları, yerel işletmeler, ustalar ve yöresel ürünler aracılığıyla da deneyimleme fırsatı buluyor. İç turizm açısından da önemli bir katkı sunan bu yaklaşım, gastronominin artık şehir seyahatlerinde belirleyici bir tercih unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor. Hazırlanan gastronomi rotaları, ziyaretçilerin şehirlerde daha fazla zaman geçirmesine, farklı mahalleleri keşfetmesine ve yerel esnafla doğrudan temas kurmasına katkı sağlıyor. Lezzet Noktası seçkisi kapsamında yalnızca geleneksel işletmeler değil; yerel reçeteleri yaşatan, özgün hikâyesi bulunan, kaliteli hizmet sunan ve şehrin gastronomi çeşitliliğine katkı sağlayan farklı konseptlerdeki işletmeler de yer alıyor. Böylece hem yöresel değerlerin korunması hem de Şanlıurfa’nın güncel gastronomi kimliğinin birlikte görünür olması hedefleniyor. SEÇİCİ KURUL VE ŞEHİR ŞEFLERİ Lezzet Noktası projesi kapsamında Türkiye’nin farklı alanlarından önemli şefler, gastronomi yazarları, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan geniş bir seçici kurul görev alıyor. Aralarında uluslararası deneyime sahip isimlerin de bulunduğu kurul, şehirlerin gastronomi potansiyelinin doğru şekilde değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca festival dönemlerinde şehirlerde ev sahibi ve konuk şef buluşmaları da gerçekleştiriliyor. Bu buluşmaların, gastronomi kültürünün paylaşılmasına ve genç kuşaklara aktarılmasına önemli katkı sunması hedefleniyor. ŞEFLER VE GASTRONOMİ LİDERLERİ ŞANLIURFA’DA Şanlıurfa’nın gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Ömür Akkor, gastronomi yazarı Ebru Erke ve şef Sinem Özler’in katkılarıyla şehirdeki Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeleri ziyaret etti. Program kapsamında Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri yerinde deneyimlenirken, kentin gastronomi mirasını tanıtmaya yönelik çekimler de gerçekleştirildi. Ziyaretlerde her bir Lezzet Noktası tek tek incelenerek yöresel tatlar tadıldı, geleneksel tariflerin üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Ömür Akkor, Şanlıurfa mutfağının sahip olduğu tarihsel derinlik ve çeşitliliğin, uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir karşılığı olduğunun altını çizerek, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün korunarak çağdaş yorumlarla aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti, yapılan çalışmaların kentin gastronomi hafızasını görünür kılma açısından değerli bir katkı sunduğunu belirtti. ŞANLIURFA’DA 34 LEZZET NOKTASIYLA GASTRONOMİ ROTASI Festival kapsamında Şanlıurfa’da oluşturulan 34 Lezzet Noktası, kentin geleneksel ve çağdaş gastronomi birikimini temsil eden özel bir rota oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğer, tescilli ürünler ve sıra gecesi geleneğiyle bütünleşen mutfak yapısı, ziyaretçilere yalnızca yemek değil; çok katmanlı bir kültürel deneyim sundu. Festival süresince şehirde restoran ve kafe işletmelerinde müşteri yoğunluğu yüzde 50’ye varan oranlarda artış gösterdi. Bu artış, Şanlıurfa’nın gastronomi turizmi açısından güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini ve festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ortaya koydu. TGA: “GASTRONOMİ, TURİZMİN EN STRATEJİK ALANI” Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, gastronominin Türkiye turizm stratejisindeki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bildiğiniz üzere Bakanlığımız ve TGA olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihsel birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Türkiye bugün dünyanın en güçlü turizm destinasyonlarından biri. Gastronomi turizmini yalnızca bir alt başlık değil, stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Çünkü gastronomi; bir ülkenin kültürünü, tarihini, üretim gücünü ve yaşam biçimini anlatan en güçlü araçlardan biridir. Gastronomi artık bir seyahat motivasyonu. Amacımız yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; ziyaretçinin deneyimini derinleştirmek, harcamasını artırmak ve Türkiye ile bağını güçlendirmektir. Bu kapsamda Kültür Yolu Festivali içinde hayata geçirilen Lezzet Noktası uygulaması, şehirlerin gerçek gastronomi hafızasını görünür kılan çok önemli bir modeldir.”Dr. Fisunoğlu ayrıca Türkiye’nin 81 ilinde bulunan zengin mutfak kültürünün, coğrafi işaretli ürünleri ve çok katmanlı gastronomi yapısıyla dünyada eşsiz bir konumda bulunduğunu vurguladı. ŞANLIURFA ESNAFI: “FESTİVAL ŞEHRİMİZE HAREKETLİLİK GETİRDİ” Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeler, uygulamanın hem görünürlük hem de ekonomik katkı açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti. Geleneksel tirit kültürünü yaşatan işletmelerden Abdulkadir Gül, festivalin işletmelerine ciddi bir hareketlilik kazandırdığını belirterek şunları söyledi:“Lezzet Noktası seçkisinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Festivalle birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı. İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirden misafir ağırlıyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir mutfak geleneğini yaşatıyoruz ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok kıymetli.” Paflar Ciğer 2. kuşak işletmecisi Mustafa Paf ise Şanlıurfa’nın yalnızca gastronomi değil, kültür turizmi açısından da yoğun ilgi gördüğünü belirtti: “Festival sayesinde şehrimize gelen ziyaretçi profili çeşitlendi. Asya ve Avrupa’dan gelen misafir sayısında artış var. Göbeklitepe ve Karahantepe’ye olan ilgi gastronomiyle birleşince şehirde bütüncül bir turizm deneyimi oluştu. Şanlıurfa artık yalnızca gezilen değil, yaşanan bir şehir haline geliyor.” Tarihi İpar Kadayıf 4. kuşak işletmecisi Mehmet Furkan İpar ise geleneksel üretim anlayışının önemine dikkat çekti:“Dört kuşaktır sürdürdüğümüz bu meslekte en önemli ilkemiz doğallık. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmadan üretim yapıyoruz. Festival sayesinde bu geleneksel lezzetler çok daha geniş kitlelere ulaştı.” GASTRONOMİYLE GELEN KALICI ETKİ Lezzet Noktası uygulaması, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en önemli yeniliklerinden biri olarak şehirlerin gastronomi haritasını görünür kılmayı hedefliyor. Seçkide yer alan işletmeler, yalnızca festival süresince değil, yıl boyunca Kültür Yolu Festivali’nin dijital platformlarında da ziyaretçilere rehberlik edecek. Şanlıurfa özelinde 34 Lezzet Noktası, kentin gastronomi kimliğini temsil eden güçlü bir rota oluştururken, festival süresince oluşan ekonomik hareketlilik uygulamanın yerel kalkınmaya katkısını da net biçimde ortaya koydu. Kültür Yolu Festivali, Lezzet Noktası uygulamasıyla birlikte Şanlıurfa’da gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olmaktan çıkararak kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın kesişim noktasına taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.