Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Breaking News - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kurumlar Artık Sadece Başarıyla Değil, Yarattığı Etkiyle Değer Kazanıyor Haber

Kurumlar Artık Sadece Başarıyla Değil, Yarattığı Etkiyle Değer Kazanıyor

QNB Türkiye ev sahipliğinde, TalkNTraining tarafından düzenlenen İlham Veren Buluşmalar, 31 Mart akşamı iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. “Değer Üreten Kurumlar: İnsan, Kültür ve Markayla Etki Yaratmak” temasıyla gerçekleşen etkinlik, kurumların yalnızca performansla değil, yarattıkları etkiyle fark yarattığı yeni iş dünyası yaklaşımını odağına aldı. Etkinliğin açılışı, TalkNTraining kurucu ortakları Buket Güngen ve Özlem Arslan Kart tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarında, kurumların sürdürülebilir başarısının insan, kültür ve değer temelli bir yaklaşımla mümkün olduğu vurgulandı. Gecenin akışı ve moderasyonu, aynı zamanda Master of Ceremony rolünü üstlenen Umut Metin tarafından gerçekleştirildi. Metin, dinamik anlatımı ve güçlü sahne yönetimiyle etkinliğin ritmini belirledi. Panelde; Etkinlik ve İletişim Danışmanı Banu Noyan, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar, Groupe SEB Türkiye Genel Müdürü Ege Pekkınran ve Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, kurumların değer üretme süreçlerini liderlik, kültür ve marka ekseninde ele aldı. Program kapsamında, Memorial Sağlık Grubu’ndan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, “Kalpten Gelen Güç” başlıklı konuşmasıyla insan ve sağlık odağının iş dünyasındaki yerini vurgularken; Pin Drinks CEO’su Emre Sever ise “İlhamın Aynası” bölümünde ilham dolu marka yolculuklarını paylaştı. Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri de Kuantum Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirilen anlık katılımcı etkileşimi oldu. QR kod aracılığıyla salonun nabzı tutulurken, elde edilen verilerin etkinlik sonrası hazırlanacak kapsamlı bir raporla Kuantum Araştırma ve TalkNTraining LinkedIn hesapları üzerinden paylaşılacağı belirtildi. QNB Türkiye’nin kurum kültüründe önemli bir yer tutan “tüm yaşamlara saygı” yaklaşımı da etkinlikte anlamlı bir anla sahneye taşındı. Sahnede yer alan patili dostlar, değer üretmenin yalnızca iş dünyasıyla sınırlı olmadığını güçlü bir şekilde hatırlattı. TalkNTraining, İlham Veren Buluşmalar serisiyle; kurumları, liderleri ve farklı bakış açılarını bir araya getirerek iş dünyasında yeni bir etki alanı yaratmaya devam ediyor.

Türk’ce Sanat, Güçlü Konuk Kadrosuyla Ekrana Geliyor Haber

Türk’ce Sanat, Güçlü Konuk Kadrosuyla Ekrana Geliyor

Türk dünyasının kültür ve sanat birikimini ekranlara taşıyan Türk’ce Sanat, güçlü konuk kadrosu ve samimi sohbetleriyle TRT Avaz ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Türk dünyasının zengin kültürel mirasını ve sanat birikimini ekranlara taşımaya hazırlanan Türk’ce Sanat, ilk 13 bölümüyle Türkiye’nin sanat dünyasında iz bırakan önemli isimlerini izleyiciyle buluşturacak. TRT Avaz ekranlarında yayınlanacak programın sunuculuğunu televizyoncu Seda Kırımlıoğluüstleniyor. Türk’ce Sanat’ın ilk 13 bölümünde; Türk dünyasında sevilen dizi oyuncuları, yönetmenler ve müzisyenlerden oluşan geniş bir konuk profili yer alıyor. Programın konukları arasında Anjelika Akbar, Koray Şerbetçi, Derviş Zaim, Talip Kara, Yıldıray Gürgen, Sinan Albayrak, Recep Çavdar, Serdar Yeğin, Ahmet Toklu, Melisa Akman, Celal Al, Ozan Bodur ve Yusuf Gökhan Atalay bulunuyor. Programda sanatçılar yalnızca kariyerleriyle değil; sanat yolculukları, ilham kaynakları ve üretim süreçleriyle de izleyiciyle buluşuyor. Türk’ce Sanat, sanatçıların kişisel hikâyelerini ve sanata bakış açılarını ekranlara taşıyarak sanatın insan hayatındaki yerini ve kültürler arası bağ kurma gücünü ön plana çıkarıyor. Program, Türkiye’de sanat dünyasında iz bırakan isimlerin deneyimlerini ve sanat yolculuklarını izleyiciyle buluştururken, Türk dünyasıyla kurdukları kültürel ve sanatsal bağlara da ışık tutmayı amaçlıyor. Her bölümde farklı bir sanat disiplinine yer veren Türk’ceSanat; müzikten sinemaya, tiyatrodan sahne sanatlarına uzanan geniş bir perspektif sunuyor. Sanatçıların kariyerlerinin yanı sıra sanat anlayışlarını, üretim süreçlerini ve sanatın toplum üzerindeki etkisini konu alan program, izleyiciyi sanatın farklı alanlarında bir yolculuğa davet ediyor. Yakında TRT Avaz ekranlarında izleyiciyle buluşacak olan Türk’ce Sanat, sanatın birleştirici gücünü merkeze alan anlatımıyla Türk dünyası kültür ve sanatını ortak bir hikâye etrafında buluşturmayı hedefliyor.

Erdoğan’dan İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket Haber

Erdoğan’dan İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Aileyi, toplumsal değerleri ve millet iradesini korumakta kararlıyız Kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın yer aldığı Birlik Vakfı, 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü İstanbul’da düzenlenen geniş katılımlı bir programla kutladı. Devlet erkânı, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerini koruma konusundaki kararlılığını vurguladı. Aile yapısını güçlendiren, gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutan ve toplumsal dayanışmayı önceleyen bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Erdoğan, devletin her alanda bu hassasiyetle yoluna devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında yerel yönetimlere yönelik yürütülen soruşturmalar üzerinden de değerlendirmelerde bulunarak, milletin emanetine sahip çıkmanın temel sorumluluk olduğunu dile getirdi. Kamu kaynaklarının şeffaf, adil ve hukuka uygun şekilde kullanılmasının altını çizen Erdoğan, toplumun değerleriyle uyuşmayan yaklaşımlara karşı net bir duruş sergiledi. Törende vakfa sunduğu katkılar dolayısıyla İzmirli iş insanı Nazım Torbaoğlu’na plaket takdim edildi. Anlamlı plaketi Torbaoğlu’na bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Torbaoğlu’nun Birlik Vakfı’nın eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanındaki çalışmalarına verdiği destek, davetliler tarafından takdirle karşılandı. Plaket töreninin ardından açıklamada bulunan Torbaoğlu, Birlik Vakfı’nın 40 yıllık hizmet yolculuğunda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, eğitime ve toplumsal dayanışmaya katkı sunmaya aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğini belirtti. Programın sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Birlik Vakfı tarafından “100 Yılın Devlet Başkanı” ödülü takdim edildi. Ödülü, Birlik Vakfı Kurucu Başkanı ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman verdi. Tören, birlik, vefa ve ortak değerler vurgusuyla sona erdi.

“Anlamın Gücü: Arzum’un Küresel Değer Yolculuğu” Haber

“Anlamın Gücü: Arzum’un Küresel Değer Yolculuğu”

Türkiye’de markalaşmanın yalnızca üretim gücüyle değil; vizyon, kültür ve sürdürülebilir liderlikle mümkün olduğu bir dönemde, Arzum yarım asrı aşan kurumsal birikimiyle bu dönüşümün en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Küresel rekabetin sertleştiği, ekonomik dalgalanmaların iş dünyasında kalıcı refleksler gerektirdiği bir çağda; anlam yaratan, kültür taşıyan ve yüksek katma değer üreten markalar fark oluşturuyor. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı ile gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide; markanın bilançolarda görünmeyen stratejik değerlerini, Türk kahvesinin teknolojiyle buluşarak nasıl küresel bir ekonomik güce dönüştüğünü, liderliğin yalnızca kriz anlarında değil istikrar dönemlerinde nasıl sınandığını ve Türkiye’nin dünya markaları liginde sahip olduğu gerçek potansiyeli konuştuk. ELİF TAYHAN: Bugün dünyada markalar ürünle değil, anlam satarak ayakta kalıyor. Arzum’un bilançosunda görünmeyen ama şirketi geleceğe taşıyan en büyük “anlamsal yatırımı” sizce nedir? MURAT KOLBAŞI; Biz Arzum’da hiçbir zaman sadece ürün satan bir marka olmadık; asıl yatırımımız nesillerdir evlerin içine giren bir güven ve kültür bağı kurmak oldu. Bugün baktığımızda bizi geleceğe taşıyan en büyük anlamsal yatırımımız, tüketiciyle kurduğumuz bu uzun soluklu güven ilişkisi. Çünkü bir ürünün teknik özellikleri zamanla eskir ya da taklit edilirken, markanın taşıdığı anlam kalıcıdır. Arzum’u 59 yıldır ayakta tutan da ‘ürünün arkasında duran marka’ olma refleksi; servisten garantiye, tasarımdan satış sonrası deneyime kadar her temas noktasında verdiğimiz sözdür. Arzum OKKA ise bu yaklaşımın en net örneği: OKKA yalnızca bir kahve makinesi değil, Türk kahvesi kültürünün teknolojiyle yeniden anlatılmasıdır. Biz makine satmaktan çok bir kültürü dünyaya taşıdık; bu yüzden OKKA yüksek katma değer üretir, çünkü insanlar bir üründen öte bir hikâyeye ve kimliğe dahil olur. Özetle Arzum’un en büyük anlamsal yatırımı, ürünün ötesinde hayata dokunan, güven veren ve kültür taşıyan bir marka olma iddiasıdır; bu iddia bilançolarda görünmez ama markayı yarına taşıyan asıl güçtür. ELİF TAYHAN: Türkiye gibi ekonomik dalgalanmaların yüksek olduğu ülkelerde liderlik, çoğu zaman doğruyu yapmakla değil, en az yanlışla ilerlemekle tanımlanıyor. Geriye dönüp baktığınızda “bunu bugün olsa yine yapmazdım” dediğiniz bir stratejik karar var mı? MURAT KOLBAŞI; Türkiye gibi dalgalı ekonomilerde liderlik gerçekten de çoğu zaman kusursuz kararlar almaktan çok, doğru yönde kalabilme becerisiyle tanımlanıyor. Ben geçmişe bakarken “keşke” diliyle değil, öğrenme diliyle bakıyorum. Aldığımız her karar bugünkü başarılarımıza katkı sağladı. O yüzden “bunu yapmazdım” dediğim tekil bir karar yok; bugün daha bilinçli ve dengeli sürdürdüğümüz bir yolculuk var. Liderlikte benim için önemli olan, hata yapmaktan korkmak değil; düştüğünde arkaya değil, her zaman öne düşmek. Çünkü öne düştüğünde kalkmak ve tekrar ilerlemek daha kolaydır. Biz de böyle öğrendik, böyle gelişiyoruz; her adımda ileriye doğru… ELİF TAYHAN: Arzum OKKA ile Türk kahvesini teknolojiyle yeniden tanımladınız. Sizce bu hamle sadece bir ürün inovasyonu muydu, yoksa Türkiye’nin kültürel ihracat kapasitesine yapılmış bilinçli bir ekonomik müdahale miydi? MURAT KOLBAŞI; Arzum OKKA olarak 2014 yılında bu yola çıktığımızda pazarda tam otomatik bir Türk kahvesi makinesi yoktu; fişe takılan cezveler vardı. Türk kahvesini doğrudan fincana servis edebilen ilk makineyi geliştirerek sadece bir boşluğu doldurmadık, bir kültürü yaşattık. Zamanla Arzum OKKA Türk kahvesiyle sınırlı olmayan, farklı kahve deneyimlerini kapsayan güçlü bir ürün ailesine dönüştü ve bugün Türk kahvesi makineleri denince ayrı bir yerde duruyor. Yönetim kurulu üyesi olduğum Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin çalışmalarıyla UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilen bu köklü kültürü, biz OKKA ile dünyada daha erişilebilir kıldık. Bugüne kadar yaklaşık 4 milyon OKKA satışı gerçekleştirdik; bunun 1 milyonu yurt dışı pazarlarda tüketicilerle buluştu. Türkiye’nin ortalama kilogram başı ihracat değeri 1,4 dolar seviyesindeyken, OKKA’nın kilogram başı ihracat değerinin 26 dolara ulaşması tesadüf değil; kültürün doğru teknolojiyle buluştuğunda yüksek katma değere dönüşüyor olmasıdır. ELİF TAYHAN: Küresel markalar bugün “ucuz üretim ülkesi” algısından hızla uzaklaşıyor. Türkiye’nin bu dönüşümde en büyük handikapı mı var, yoksa kimsenin henüz görmediği bir avantajı mı? MURAT KOLBAŞI; Bugün mesele ucuz üretim ülkesi olmak değil. Küresel markalar artık sadece maliyete bakmıyor; tasarım, özgünlük, kalite ve tedarik güvenliği istiyor. Arzum’da tasarım, ürün geliştirme ve marka yönetimi bizim elimizde şekilleniyor. Türkiye’nin avantajı da tam burada ortaya çıkıyor. Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve üretimi aynı coğrafyada çok hızlı şekilde bir araya getirebiliyorsunuz. Bu da markalara hem hız hem kontrol sağlıyor. Yeni dönemde ‘ucuz üretim’ değil, ‘akıllı ve entegre üretim’ öne çıkacak. ELİF TAYHAN: Aile şirketinden kurumsal yapıya geçişte en zor olan şey genelde para değil, kontrolden vazgeçmektir. Siz hangi noktada “bu şirket artık benim reflekslerimle değil, sistemiyle yürüyecek” dediniz? MURAT KOLBAŞI; Biz Arzum’da bu eşiği şirketin sürdürülebilirliği kişisel reflekslerden daha değerli hale geldiği noktada aştık. Büyüdükçe şunu çok net gördük: doğru sistem kurulmadığında en iyi niyet bile yeterli olmuyor. Bugün SPK Kurumsal Yönetim Endeksi’nde aldığımız 9,48’lik not, bu dönüşümün doğru zamanda ve doğru şekilde yapıldığının göstergesi. ELİF TAYHAN: Kahve ciddi bir tutku ama aynı zamanda dev bir ekonomi. Önümüzdeki 10 yılda kahve kültürü mü değişecek, yoksa kahvenin etrafında kurulan yaşam biçimleri mi dönüşecek? MURAT KOLBAŞI; Asıl dönüşümün kahvenin kendisinden çok, kahvenin etrafında kurulan yaşam biçimlerinde olacağını düşünüyorum. Küresel kahve ekonomisi 200 milyar doların üzerinde. Değer, çekirdeğin kendisinden çok deneyimde oluşuyor. ELİF TAYHAN: Global pazarlarda Türk markalarının en çok zorlandığı konu sizce güven mi, algı mı, süreklilik mi? Arzum bu üçlüde hangisini çözerek fark yarattı? MURAT KOLBAŞI; Bu üçlü birlikte yönetilmeli. Arzum güveni servis ve ürün arkasında durma refleksiyle, algıyı tasarım ve hikâyeyle, sürekliliği ise istikrarlı yatırımlarla sağladı. Bugün 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz; orta vadede ihracat payını yüzde 30, uzun vadede yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. ELİF TAYHAN: Bir lider olarak şu an “herkesin doğru sandığı ama sizin sorguladığınız” bir ezber var mı? MURAT KOLBAŞI; “Başarı varsa düzeni bozma” ezberi. Ben bunu sorguluyorum. Asıl liderlik, her şey yolundayken geleceğe hazırlanabilmektir. ELİF TAYHAN: Arzum’u bir kahve profili olarak tanımlasanız; hızlı tüketilen bir zincir kahvesi mi, yoksa sabır isteyen özel bir harman mı olurdu? MURAT KOLBAŞI; Biz damakta iz bırakan, sabır isteyen özel bir harman olurduk. Kalıcı etki bırakan markalar, iyi kahveler gibi hızla değil, özenle hazırlanır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.