Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul

Breaking News - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prenses Sophia Wolkonsky ve Demet Sabancı Çetindoğan İstanbul’da Buluştu Haber

Prenses Sophia Wolkonsky ve Demet Sabancı Çetindoğan İstanbul’da Buluştu

Romanya’dan İstanbul’a iş ve sanat temasları kapsamında gelen Prenses Sophia Wolkonsky, Türk iş dünyasının önde gelen isimlerinden Demet Sabancı Çetindoğan ile bir araya geldi. Anadolu Hisarı’nda gerçekleşen özel buluşmada kültürel iş birlikleri, uluslararası projeler ve Türkiye ile Avrupa arasında geliştirilebilecek yeni kültür-sanat çalışmaları masaya yatırıldı. Tarihî mirası teknoloji, sanat ve girişimcilikle birleştiren çalışmalarıyla tanınan Castillia markasının kurucusu Prenses Sophia Wolkonsky, İstanbul programı kapsamında çeşitli temaslarda bulundu. Demet Sabancı Çetindoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeye Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) Ankara Şubesi Başkanı Nuray Karalar da eşlik etti. İstanbul Boğazı manzarasında gerçekleşen buluşmada, kültürel diplomasi, küresel iş ağlarının geliştirilmesi ve uluslararası sanat projeleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Taraflar, Türkiye ile Avrupa arasında hayata geçirilebilecek kültürel ve sanatsal projeler konusunda fikirlerini paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede Prenses Sophia Wolkonsky’nin İstanbul’un tarihi dokusuna ve Boğaz’ın eşsiz güzelliğine duyduğu hayranlığı dile getirdiği öğrenildi. Buluşma, kültür ve iş dünyasını bir araya getiren uluslararası temaslar açısından dikkat çekici bir görüşme olarak değerlendirildi.

ARILAR SES GETİRDİ! Haber

ARILAR SES GETİRDİ!

20 Mayıs Dünya Arı Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde gözler bu kez arıların üzerindeydi. İstanbul ve Ankara’da gerçekleşen buluşmalarda arıların ekosistem, tarım ve insan sağlığı için taşıdığı kritik önem ele alındı. Türkiye'nin ilk ve tek yerli propolis üreticisi BEE’O, Dünya Arı Günü kapsamında İstanbul ve Ankara’da düzenlenen etkinliklerde arıların yaşam için vazgeçilmez rolüne dikkat çekti. İstanbul’da Migros ev sahipliğinde gerçekleştirilen Dünya Arı Günü programında sürdürülebilir arıcılıktan biyolojik çeşitliliğe, arı ürünlerinden sağlıklı yaşama kadar birçok konu uzman isimler tarafından değerlendirildi. Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte ise akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri arıların ekosistem ve insan yaşamı üzerindeki etkilerini bilimsel perspektifle ele aldı. Migros’ta Dünya Arı Günü Buluşması Migros tarafından Dünya Arı Günü kapsamında düzenlenen özel etkinlikte gün boyunca arıcılık sektörünün farklı paydaşları bir araya geldi. Programda coğrafi işaretli balın hikâyesinden sürdürülebilir arıcılığa, arı haklarından çevresel farkındalık projelerine kadar birçok başlık ele alındı. BEE’O Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, etkinlik kapsamında iki farklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Samancı, Türkiye Arıcılar Birliği Başkan Yardımcısı Kazım Doğan ve Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörü Serpil Ürek ile birlikte gerçekleştirilen “Arılar Aç Kalmasın”oturumunda arıların sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Günün ilerleyen saatlerinde düzenlenen “Longevity – Arılardan Gelen Güzellik Sırları” söyleşisinde ise Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ve Demet Şener bir araya geldi. Söyleşide arı ürünlerinin sağlıklı yaşam ve güzellik rutinlerindeki yeri ele alınırken; propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal gibi değerli arı ürünlerinin özellikleri, doğal yaşam trendleri, sağlıklı yaş alma yaklaşımı, bağışıklık desteği, enerji metabolizması ve cilt bakımında kullanılan yenilikçi arı ürünleri üzerine bilgiler paylaşıldı. Hacettepe Üniversitesi’nde Bilim Dünyası Arılar İçin Buluştu Dünya Arı Günü kapsamında Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte bilim insanları, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Prof. Dr. Aslı Özkök Şaban’ın ev sahipliği ve katkılarıyla düzenlenen programda, arıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve insan sağlığı açısından taşıdığı önem bilimsel veriler ışığında ele alındı. BEE’O Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı’nında konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte; Prof. Dr. Aslı Özkök Şaban, Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Prof. Dr. Hüseyin Şahin, Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Münir Uçak, arıcılığın geleceği, apiterapi çalışmaları, sürdürülebilir üretim modelleri, biyolojik çeşitlilik ve arı ürünlerinin sağlık alanındaki potansiyeli üzerine değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik boyunca, Anadolu arıcılığının geliştirilmesi, arı popülasyonlarının korunması ve bilimin rehberliğinde yürütülen çalışmaların önemi vurgulanırken, arıların yalnızca bal üreten canlılar olmadığı; tarımsal üretimin devamlılığı, ekosistemin sürdürülebilirliği ve insan yaşamı için vazgeçilmez bir role sahip oldukları bir kez daha hatırlatıldı. “Arı Varsa Hayat Var” Dünya Arı Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan BEE’O Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, şunları söyledi: "Arılar, dünya üzerindeki yaşamın devamlılığı için kritik öneme sahip canlılardır. Gıda üretiminin önemli bir bölümü arıların gerçekleştirdiği tozlaşma faaliyetlerine bağlıdır. Arıları korumak, aslında geleceğimizi korumak anlamına geliyor. Dünya Arı Günü vesilesiyle bu farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşmasını son derece değerli buluyoruz. BEE’O olarak kurulduğumuz günden bu yana Anadolu arıcılığını destekliyor, arılarımızı ve arıcılarımızı korumaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz." Arıların doğadaki ve yaşamımızdaki yerini hatırlatan Dünya Arı Günü etkinlikleri, sürdürülebilir bir gelecek için arıların korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

ŞİFA VEREN ELLERE MİNNET Haber

ŞİFA VEREN ELLERE MİNNET

Adil Koçalan’dan Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi’nin Sağlık Kahramanlarına Teşekkür Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı, ve medya girişimcisi Adil Koçalan, geçirdiği başarılı göz ameliyatının ardından tedavi sürecinde kendisine destek olan sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyon sonrasında açıklamalarda bulunan Koçalan, sağlık çalışanlarının fedakârlıklarının ve insan hayatına dokunan özverili çalışmalarının her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirtti. “Hayat Bazen Sağlıkla İmtihan Eder” Tedavi sürecinde yaşadığı duyguları paylaşan Koçalan, sağlık sorunlarının insana hayatın gerçek değerlerini yeniden hatırlattığını ifade ederek şunları söyledi: “Hayat bazen sağlıkla imtihan eder, bazen de sahip olduklarımızın kıymetini yeniden fark etmemizi sağlar. Geçirdiğim göz ameliyatı sonrasında bir kez daha gördüm ki sağlık, sahip olduğumuz en büyük nimettir. Hastanede bulunduğum süre boyunca doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın üstün gayretlerine yakından şahit oldum. Bu süreçte yalnız olmadığımı hissettiren, bilgi ve tecrübeleriyle bana güven veren herkese gönülden teşekkür ediyorum.” Başarılı Operasyon ve Örnek Sağlık Hizmeti Koçalan, başta Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mine Gürsaç Çelik olmak üzere, İdari ve Mali İşler Müdürü Bülent Akalın’a, Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Sümeyye Selay Ersoy’a, Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Furkan Yıldırım’a, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Muhammet Arif Karakaya’ya, Sevim Topal Hemşire’ye ve süreç boyunca desteğini esirgemeyen Cemal Bey’e teşekkür etti. Hastane yönetiminin hasta memnuniyetini esas alan yaklaşımının örnek bir sağlık hizmeti anlayışını ortaya koyduğunu vurgulayan Koçalan, sağlık hizmetlerinin kalitesinde idari kadroların da önemli bir paya sahip olduğunu ifade etti. “Sağlık Çalışanlarımız Toplumun Gerçek Kahramanlarıdır” Tedavi sürecinin başarıyla sonuçlanmasında sağlık çalışanlarının büyük emeği olduğunu belirten Koçalan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Hekimlerimizin bilgisi, hemşirelerimizin ilgisi ve sağlık çalışanlarımızın fedakârlığı sayesinde tedavi sürecim son derece başarılı geçti. Her biri görevini büyük bir özveri ve sorumluluk duygusuyla yerine getiriyor. Özellikle pandemi döneminden bu yana insan hayatını korumak adına gece gündüz demeden çalışan sağlık emekçilerimizin hakkı hiçbir zaman ödenemez. Doktorlarımız, hemşirelerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız toplumumuzun gerçek kahramanlarıdır.” Sağlıkta Güven Veren Kurum Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yalnızca İstanbul’un değil, Türkiye’nin en önemli sağlık kurumlarından biri olduğunu ifade eden Koçalan, hastanede görev yapan tüm personelin vatandaşlara umut olmaya devam ettiğini söyledi. “Bir hastanın iyileşme sürecinde sadece tedavi değil, moral ve güven de son derece önemlidir. Burada bulunduğum süre boyunca bunu fazlasıyla hissettim. Gösterilen ilgi, güler yüz ve profesyonel yaklaşım bana güç verdi. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.” “Rabbim Tüm Hastalara Şifa Versin” Açıklamasının sonunda tüm hastalara geçmiş olsun dileklerini ileten Koçalan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin. Sağlığın kıymetini bildiğimiz, huzur ve mutluluk dolu günlerde buluşmayı temenni ediyorum. Bu süreçte emeği geçen tüm doktorlarımıza, hemşirelerimize, sağlık çalışanlarımıza ve hastane yönetimine şükranlarımı sunuyorum.” Koçalan, sağlık hizmetlerinin görünmeyen kahramanları olan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, onların toplum için taşıdığı değerin her zaman hatırlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Farklı Sektörlerden Liderler “Leader’s Table”da Aynı Masada Buluştu Haber

Farklı Sektörlerden Liderler “Leader’s Table”da Aynı Masada Buluştu

Talk N Training tarafından hayata geçirilen “Leader’s Table” organizasyonu, iş dünyasının farklı sektörlerinden lider isimleri aynı sofrada bir araya getirdi. Samimi sohbetlerin, deneyim paylaşımlarının ve geleceğe yönelik vizyonların öne çıktığı gece; güçlü iş birliklerinin temellerinin atıldığı özel bir buluşmaya dönüştü. Talk N Training kurucuları Özlem Arslan Kart ve Buket Güngen, etkinlikle ilgili yaptıkları değerlendirmede; farklı sektörlerden liderleri aynı masa etrafında buluşturmanın yeni fikirlerin ve sürdürülebilir iş birliklerinin oluşması açısından büyük değer taşıdığını vurguladı. İstanbul’un seçkin lokasyonlarından 39 Kalamış Marina Hotel ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte; yalnızca iş dünyasına dair deneyimler değil, farklı bakış açıları, ilham veren hikâyeler ve geleceğe yön verecek fikirler de paylaşıldı. Leader’s Table, klasik bir iş yemeğinin ötesine geçerek; farklı alanlarda etki yaratan profesyoneller arasında sürdürülebilir bağlar kurulmasını hedefleyen özel bir networking platformu olarak dikkat çekti. Geceye ev sahipliği yapan Münteha Adalı’ya misafirperverliği için teşekkür edilirken, etkinliğe katkı sağlayan sponsor markalar da organizasyonun önemli parçaları arasında yer aldı. Katılımcılara sunulan özel ikramlarla geceye değer katan Muratbey ve zarif hediyeleriyle etkinlikte yer alan Züber organizasyonun destekçileri arasında bulundu. Gecenin deneyim odaklı tadım ve sohbet bölümünde Ece Erdoğmuş Becer bilgi ve anlatımlarıyla geceye katkı sağlarken, akşam yemeği boyunca gerçekleştirilen içecek deneyiminde Elif Ceren Çıngı katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen organizasyonun sonunda yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bazı masalarda sadece yemek yenmez; yeni fikirler, güçlü ilişkiler ve geleceğe yön verecek iş birlikleri de aynı masada doğar.” Talk N Training, iş dünyası, girişimcilik, liderlik ve kişisel gelişim alanlarında farklı sektörleri bir araya getiren ilham verici etkinliklerine önümüzdeki dönemde de devam etmeyi hedefliyor.

YEREBATAN SARNICI TÜRK VATANDAŞLARINA ÜCRETSİZ OLACAK Haber

YEREBATAN SARNICI TÜRK VATANDAŞLARINA ÜCRETSİZ OLACAK

HABER: TUANA MİNA BAHADIR İBB TARAFINDAN OLUŞTURULAN HASARLAR GİDERİLDİKTEN SONRA CUMARTESİ GÜNÜ ZİYARETE AÇILACAK Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınan Yerebatan Sarnıcı’nda, tahliye süreci sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan sökümler nedeniyle oluşan eksiklik ve hasarların giderilmesine yönelik çalışmalar başlatıldı. Tarihî yapıda yürütülen bakım ve düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Yerebatan Sarnıcı, 6 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 09.00 itibarıyla yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Uzun süredir İstanbul Büyükşehir Belediyesinin işgal ettiği Yerebatan Sarnıcı 2 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yeniden Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetimine geçerek teslim alındı. İstanbul’un en önemli kültür miras yapıları arasında yer alan Yerebatan Sarnıcı’nın korunması, yaşatılması ve vakfiye şartlarına uygun şekilde gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalar bundan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Aran, Yerebatan Sarnıcı’nın zaten vakıf mülkiyetinde olduğunu belirterek, “Keşke yapıyı herhangi bir hasar oluşmadan teslim alabilseydik ve ziyaretçilerimizi daha erken ağırlayabilseydik. Süreç boyunca mevcut ekipmanların sökülmeden bırakılmasını, bedeli neyse tarafımızca karşılanabileceğini ifade etmemize rağmen maalesef tarihî yapıda ciddi eksiklikler bırakıldı.” dedi.Tahliye sürecinde CCTV odasındaki izleme monitörleri, kayıt cihazları ve kabinetlerin; mutfak bölümündeki dolap, eviye ve bataryaların; gişe alanındaki bankolar ile yükseltilmiş döşemelerin söküldüğünü aktaran Aran, sarnıç genelindeki klima iç ve dış üniteleriyle birlikte tüm güvenlik kameralarının da İBB tarafından götürüldüğünü kaydetti. Server odasındaki kablo altyapısının kesilerek söküldüğünü, soyunma alanlarındaki kompakt kabinlerin de yerinden çıkarıldığını belirten Aran, “Gerçekten üzücü bir tabloyla karşılaştık. Neden böyle bir yöntem tercih edildiğini anlamakta zorlanıyoruz. Kullanımda olan merdivenlerin sökülüp kullanılamaz hale getirildiğini gördük. Yapıya ait unsurların korunarak teslim edilmesini isterdik. Şu anda ekiplerimiz 24 saat çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hasar verdiği yerleri onararak, eksikliklerin giderilmesi ve yapının yeniden sağlıklı şekilde hizmet verebilmesi için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bakım ve onarım sürecini hızla tamamlayarak Yerebatan Sarnıcı’nı 6 Haziran Cumartesi günü yeniden ziyaretçilerimizle buluşturacağız.” ifadelerini kullandı. İBB döneminde Türk vatandaşları için 450 TL’ye kadar çıkan giriş uygulaması da sona erdi. Yerebatan Sarnıcı’nı yerli ziyaretçiler Haziran ayı sonuna kadar ücretsiz ziyaret edebilecek. Müzekart sisteminin kurulmasıyla birlikte Müzekartkapsamında giriş yapılabilecek. Yabancı ziyaretçiler ise 6 Haziran 2026 tarihinden itibaren Yerebatan Sarnıcı’nı ücretli bir şekilde ziyaret edebilecek.

*TURİZMİ GÖLGELEMEYE ÇALIŞAN TAKSİCİNİN YAPTIĞI YANINA KAR KALMADI* Haber

*TURİZMİ GÖLGELEMEYE ÇALIŞAN TAKSİCİNİN YAPTIĞI YANINA KAR KALMADI*

HABER: TUANA MİNA BAHADIR *İSTANBUL’DA TURİSTİ MAĞDUR EDEN ŞOFÖRE AĞIR YAPTIRIM UYGULANDI* Türkiye’nin turizmde elde ettiği başarıyı ve ülkenin misafirperverlik anlayışını zedeleyen girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürüyor. İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde turisti taksimetre açmadan taşıdığı belirlenen taksi şoförü hakkında hem idari hem de adli işlem başlatıldı. Beyoğlu Tershane Caddesi’nde bir turist, taksiye binerek Gümüşsuyu Mahallesi’nde konakladığı otele gitmek istedi. Yolculuk sırasında taksi şoförünün araçta yolcu bulunmasına rağmen taksimetreyi açmadığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Sosyal medyada yayılan görüntüler üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yürütülen incelemeler sonucunda kimliği tespit edilen H.A. isimli taksi şoförü ekiplerce gözaltına alındı. Şahsa, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında “taksimetre kullanmamak”, “yer işaretlerine uymamak” ve “emniyet kemeri kullanmamak” maddelerinden toplam 141 bin 500 lira idari para cezası uygulandı. Şüpheli hakkında ayrıca “dolandırıcılık” suçundan da adli işlem başlatıldığı öğrenildi. Taksi şoförünün ticari taksi sürücü kartı iptal edilirken, kullandığı araç da trafikten men edildi. Yetkililer, Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin güvenli ve kaliteli hizmet almasının büyük önem taşıdığını belirterek, turizm imajını olumsuz etkileyen hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti.

Beykoz Kundura’da Haziran: Hafıza, Arşiv ve Sahne Sanatları Bir Arada Haber

Beykoz Kundura’da Haziran: Hafıza, Arşiv ve Sahne Sanatları Bir Arada

HABER; TUANA MİNA BAHADIR Haziran ayında Beykoz Kundura; hafıza, arşiv ve tanıklık temaları etrafında şekillenen film gösterimleri, atölyeler, kamusal programlar ve sahne sanatları etkinlikleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Kundura Sinema’nın yeni belgesel seçkisi “Arşivler, Tanıklıklar ve Kaybolan Dünyalar”, Beykoz Kundura’nın da ortak yapımcıları arasında yer aldığı uluslararası belgesel tiyatro oyunu “Vampyr”, Kundura DocLab, Vardiya Kamusal Programı, yetişkin ve çocuk atölyeleri ile rehberli sergi turları ay boyunca Beykoz Kundura’da gerçekleşecek. Beykoz Kundura’nın Haziran ayı programında yer alan etkinliklerininbiletlerine Biletix, Biletinial ve Passo’dan detaylı program bilgilerine ise beykozkundura.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Beykoz Kundura, Haziran programında hafıza, arşiv, üretim ve dönüşüm kavramlarını odağına alan disiplinlerarası etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Sinema gösterimlerinden tiyatroya, araştırma programlarından atölyelere uzanan program kapsamında ziyaretçiler; geçmişle bugün arasında yeni bağlar kuran üretimlerle buluşacak. Haziran ayının ilk programlarından biri olan “Sözlü Tarih ve Etnografi Atölyesi”, 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Arzu Öztürkmen ve Doç. Dr. Leyla Bektaş Ata yürütücülüğünde düzenlenecek atölye; bireysel, sosyal ve kolektif hafıza arasındaki ilişkileri sözlü tarih ve etnografi yöntemleri üzerinden ele alacak. 7 Haziran Pazar günü Beykoz Kundura’nın tarihi atmosferinde özel bir brunch deneyimi ziyaretçileri bekliyor. Kundura Bostan ürünleri, şef dokunuşları ve canlı caz performansını bir araya getiren etkinlikte, caz müzisyeni Can Murat Cankat solo piyano performansıyla sahnede olacak. Aynı gün başlayacak Kundura Sinema seçkisi “Arşivler, Tanıklıklar ve Kaybolan Dünyalar”, hafıza ve arşiv kavramlarını farklı coğrafyalardan belgeseller aracılığıyla yeniden düşünmeye davet ediyor. 7-21 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek seçkide; kaybolmuş şehir katmanlarından kişisel arşivlere, buluntu görüntülerden politik hafızaya uzanan anlatılar izleyiciyle buluşacak. Seçkinin ilk gösterimi olan SaeedNouri imzalı Tehran: An Unfinished History (Tahran: Bitmeyen Hikâye), İran’ın sosyopolitik dönüşümünü yüzlerce arşiv görüntüsü üzerinden ele alıyor. Dünya prömiyerini International Film Festival Rotterdam’da gerçekleştiren film, 7 Haziran’da Beykoz Kundura’da gösterilecek. Program kapsamında ayrıca Sol Miraglia ve Hugo Manso’nun Buenos Aires’in eğlence dünyasını belgeleyen arşiv fotoğrafları üzerinden Arjantin popüler kültürüne ışık tutan yapımı Luisita Photo Studio (Luisita Fotoğraf Stüdyosu), LeandroListorti’nin izleyiciyle botanik ve film koruma pratikleri arasında bağ kuran yapısıyla buluşan Herbaria ve Celeste Rojas Mugica’nıngörüntülerin kişisel ve politik hafızayla kurduğu ilişkiyi araştıran filmi Una Sombra Oscilante (Salınan Bir Gölge) Türkiye prömiyerleriyle izleyiciyle buluşacak. Belgesel sinema ve tiyatro alanında çalışan yönetmenleri bir araya getiren Kundura DocLab, bu yıl dördüncü kez 8-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek. Sekiz farklı ülkeden seçilen dokuz yönetmen, Beykoz Kundura’da uzman eğitmenler eşliğinde projelerini geliştirecek. 13 Haziran’da gerçekleşecek Vardiya Kamusal Programı ise arşivi yaşayan bir üretim alanı olarak ele alan araştırmacıları izleyiciyle buluşturacak. 2026 yılı araştırmacıları Neslihan Başer, Mehmet Sinan Tarakçıoğlu, Kutay Sırıklı, Nilüfer Karanfil, Duygu Toprak ve Meli R. Öztürk; Merve Akar Akgün ve S. Buse Yıldırım moderatörlüğündeki oturumlarda çalışmalarını paylaşacak. Haziran programında yer alan yetişkin ve çocuklara yönelik atölyelerde ise; 20 Haziran’da düzenlenecek “Kundura’ya Açılan Pencereler: Mimari Maket Atölyesi”nde çocuklar, Beykoz Kundura’nın mimari dokusundan ilhamla kendi hayali mekânlarını tasarlama fırsatı bulurken 21 Haziran’da gerçekleşecek “Deri Kartlık Tasarım Atölyesi” ile yetişkin katılımcılar zanaat temelli üretim süreçleriyle buluşturacak. Kundura Hafıza Arşiv ve Araştırma Merkezi’nin erişilebilirlik çalışmaları kapsamında düzenlediği “İşitme Engelli Ziyaretçiler İçin: Kundura’nın Hafızasına Yolculuk Rehberli Sergi Turu” da 21 Haziran’da Türk İşaret Dili eşliğinde gerçekleşecek. Ayın sahne sanatları programında ise Şilili yazar ve yönetmen Manuela Infante imzalı “Vampyr” öne çıkıyor. Beykoz Kundura’nın uluslararası ortak yapımcısı olduğu belgesel-tiyatro oyunu, 27-28 Haziran tarihlerinde ilk kez İstanbul’da izleyiciyle buluşacak. Doğa ile kültür arasındaki sınırları sorgulayan ve kara mizah öğeleri taşıyan yapım; tükenmişlik, enerji politikaları ve insan olmayan varlıklarla kurduğumuz ilişkiler üzerine düşünmeye davet ediyor. İzleyicilere hem bireysel hem de kolektif katılım imkânı tanıyan bir buluşma alanı yaratmaya devam eden Beykoz Kundura’nın Haziranayı programında yer alan etkinliklerin biletlerine Biletix, Biletinialve Passo’dan detaylı program bilgilerine ise beykozkundura.comadresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Beykoz Kundura Hakkında 1800’lerin başına uzanan tarihiyle Türkiye’nin en önemli endüstri miraslarından biri olan Beykoz Kundura, kapsamlı bir restorasyonun ardından 2005’te film platosuna dönüşerek günümüz film ve dizi sektörünün kalbi oldu. 2016’den bu yana düzenlediği etkinlikler, konumu ve tarihi mekânlarıyla da İstanbul’un alternatif kültür ve sanat merkezlerinden biri haline geldi. Disiplinlerarası sahnesi Kundura Sahne, kürasyonprogramlarıyla dikkat çeken sineması Kundura Sinema, sanatçı programı Vardiya ve felsefe, performans ve belgesel platformu KunduraLab ile kültür, düşünce ve sanatta yeni buluşma alanları ve üretim olanakları yaratan Beykoz Kundura, ‘Kundura Hafıza Arşiv ve Araştırma Merkezi’ ile de geçmişe bugünden bakıyor ve fabrikanın hafızasını tutmaya devam ediyor.

KANYE WEST İSTANBUL’DA DÜNYA REKORUNU KIRDI Haber

KANYE WEST İSTANBUL’DA DÜNYA REKORUNU KIRDI

Haber; Tuana Mina Bahadır Kanye West’in 118 bin kişilik katılımla gerçekleşen İstanbul konseri, şehrin küresel kültür ve etkinlik turizmindeki yükselen konumunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın GoTürkiye markasıyla yürüttüğü uluslararası tanıtım çalışmalarıyla güçlenen İstanbul’un küresel görünürlüğü, bu büyük organizasyonla bir kez daha uluslararası ölçekte karşılık buldu. On binlerce müzikseveri, dünyanın farklı ülkelerinden gelen ziyaretçileri ve çok sayıda davetliyi bir araya getiren gece, dünya müzik gündeminde geniş yankı uyandırdı. Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda gerçekleşen konser; sahne prodüksiyonu, görsel tasarımı ve yarattığı kültürel etkiyle İstanbul’u uluslararası müzik ve eğlence dünyasının merkezine taşırken, Ye 118 bin kişinin önünde sahne alarak dünyanın en yüksek katılımlı stadyum konserlerinden birine imza attı. Grammy Ödüllü dünyaca ünlü rap sanatçısı Ye, İstanbul’daki konseriyle şehri küresel müzik gündeminin merkezine taşıdı. İstanbul gösterisi, sanatçının ABD sonrası dünyadaki en büyük sahne prodüksiyonu olarak öne çıktı. Los Angeles SoFi Stadium performanslarında şekillenen yüksek ölçekli sahne dili, Avrupa’daki en büyük prodüksiyon kurulumlarından biriyle Türkiye’de yeniden yorumlanarak çok katmanlı bir festival deneyimine dönüştü. Organizasyon, yalnızca Türkiye’de değil dünya müzik ve eğlence dünyasında da geniş yankı buldu. Uluslararası medya ve dijital platformlar tarafından yakından takip edilen gece son dönemin en çok konuşulan canlı performansları arasında gösterildi. Global müzik çevreleri, İstanbul ayağını “kıtalararası sahne serisinin en iddialı durağı” olarak değerlendirdi. Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, Rusya, Polonya ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeden on binlerce ziyaretçi konser için İstanbul’a geldi. Ye konserine dünyanın farklı ülkelerinden gösterilen yoğun ilgi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın GoTürkiye çatısı altında yürüttüğü uluslararası tanıtım stratejisinin İstanbul’un kültür ve etkinlik turizmindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu. İstanbul’un kültür, müzik ve deneyim ekonomisinde küresel ölçekte güçlenen konumunu bir kez daha görünür kıldı. TÜM DÜNYAYI BİRLEŞTİREN EŞSİZ SAHNE TASARIMI! Saatler önce alana gelen ve 16.00 itibariyle kapıların açılmasıyla birlikte müzikseverler alana akın etti. Ye, saat 21.00’da sahneye çıkarak yaklaşık 2 saatten fazla süren bir performans sergiledi. Birçok ülkeden on binlerce müziksever, sanatçının performansını, kültür kenti İstanbul’da izlemenin tadını çıkardı. Konser için özel hazırlanan dev bir dünya küresi üzerinde şarkılarını söyleyen Kanye, müziğin evrenselliğini sembolize eden, efsanevi Japon anime filmi Akira'dan ilham alarak hazırlattığı devasa "dünya" sahne tasarımıyla müzikseverlere unutulmaz bir performans sundu. 118 BiN SENKRONİZE IŞIKLI BİLEKLİK İLE DÜNYA REKORU! LA SoFi Stadium konserlerinde öne çıkan sahne yaklaşımı, İstanbul’da daha yoğun bir görsel tasarım ile yeniden yorumlandı. Dev LED yapılar, hareketli sahne platformları ve çok katmanlı ışık kurgusu, performansı bir sanat sahnesine dönüştürdü. Tüm izleyicilere koltuk numaralarına özel dağıtılan senkronize ışıklı bileklikler ile konser, interaktif bir şölene dönüştü. Konserdeki görsel şovların ve müziklerin ritmine göre eş zamanlı olarak yanıp sönen bileklikleriyle seyirciler adeta sahneyi aydınlattı. SÜRPRİZLERLE DOLU GECE’DE İSTANBUL’A ÖZEL SETLİST Konser boyunca müzik kariyerinin farklı dönemlerinden albümlerine ait parçaların yanı sıra son albümü BULLY’den seçkiler de seslendiren Kanye West, İstanbul’a özel hazırlanan setlisti, sahne şovları ve görsel prodüksiyonuyla dikkat çekti. Kanye West’in konser sırasında yaptığı “118 bin kişiyle tüm zamanların en yüksek katılımlı stadyum performansı rekorunu kırdık” sözü stadyumda yankılandı. SOSYAL MEDYADA BÜYÜK YANKI Konser, başlamasından yalnızca dakikalar sonra küresel sosyal medya trend listelerine yükselerek anlık bir dijital dalga yarattı. İstanbul’dan yapılan paylaşımlar kısa sürede milyonlarca etkileşime ulaşırken, sahne tasarımı, prodüksiyon ölçeği ve atmosferi özellikle görsel odaklı platformlarda yoğun şekilde paylaşıldı. Uluslararası influencer’lar, içerik üreticileri ve müzik odaklı medya hesapları etkinliği eş zamanlı olarak gündeme taşıdı; çok sayıda yorumda organizasyon “yılın en büyük müzik olayı” ve “canlı performans standartlarını yeniden tanımlayan bir gece” olarak nitelendirildi. Kanye West resmi Youtube hesabı üzerinden de canlı yayınlanan konser dakikalar içinde milyonlarca izleyiciye ulaştı. Kısa sürede farklı ülkelerdeki dijital haber akışlarına da taşınan konser, İstanbul’un yalnızca bir etkinlik destinasyonu değil, küresel pop kültürün gerçek zamanlı üretim merkezlerinden biri haline geldiğini görünür kıldı. İSTANBUL KÜRESEL SAHNEDE Organizasyon, yalnızca bir konser değil; İstanbul’un küresel müzik ve eğlence haritasındaki yerini güçlendiren büyük ölçekli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Kanye West’in İstanbul performansı hem prodüksiyon kalitesi hem de yarattığı kültürel etkiyle uluslararası basında geniş yer buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.