Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hüseyin Karaahmetoğlu

Breaking News - Hüseyin Karaahmetoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hüseyin Karaahmetoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Av.Hüseyin Karaahmetoğlu: “Bu Tablo İnsanlık İçin Utançtır”.             Haber

Av.Hüseyin Karaahmetoğlu: “Bu Tablo İnsanlık İçin Utançtır”.            

Ortadoğu’da devam eden çatışmaların gölgesinde bu yıl idrak edilen bayram, İslam dünyasında derin bir üzüntü ve hassasiyetle karşılandı. Konuya ilişkin dikkat çeken bir tepki ve değerlendirme, Rize eski Baro Başkanı Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan geldi. Karaahmetoğlu, özellikle Mescid-i Aksa’nın bayram sürecinde ibadete kapatılmasının, sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık adına düşündürücü ve kabul edilemez bir gelişme olduğunu ifade etti. Açıklamasında, bölgede tırmanan İran-ABD-İsrail geriliminin ve buna bağlı çatışmaların, İslam dünyasını derinden yaraladığını vurguladı. “İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan savaş ve gerilim, sadece taraf ülkeleri değil, tüm bölgeyi ateşin içine sürüklemiştir. Bu çatışmaların ortasında en büyük bedeli siviller, özellikle de çocuklar ödemektedir. Bu tablo, insanlık adına büyük bir trajedidir.” Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, Mescid-i Aksa’nın İslam’daki önemine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın, böylesine mübarek bir zamanda kapatılması, yaklaşık 1400 yılı aşkın bir sürenin ardından yaşanan son derece çarpıcı ve üzücü bir gelişmedir. Kudüs gibi üç semavi din açısından kutsal kabul edilen bir şehirde, ibadet özgürlüğünün kısıtlanması kabul edilebilir değildir.” “Müslüman dünyası, savaşın gölgesinde bir bayram yaşamasının altında yatan nedenleri iyi analiz etmelidir” diyen Karaahmetoğlu, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan ağır insani tabloya dikkat çekti; “Gazze’de aylardır süren saldırılar, yıkım ve sivil ölümleri, artık bir insani felakete dönüşmüştür. Kadınlar, çocuklar ve masum sivillerin hedef olduğu bu tablo, sadece bölgenin değil, tüm insanlığın ortak vicdanını yaralamaktadır. Bayram, birlik ve kardeşlik demektir; ancak bugün Müslümanlar bayramı acı, gözyaşı ve yas içinde karşılamaktadır.” Karaahmetoğlu, kutsal mekânların korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi.”Mescid-i Aksa yalnızca Müslümanların değil, farklı inanç gruplarının da değer verdiği bir mekândır. Bu tür kutsal alanların siyasi ve askeri hesaplaşmalara alet edilmesi kabul edilemez. Kutsallar, çatışmaların değil, barışın sembolü olmalıdır.” Yaşanan gelişmelere karşı Türkiye’nin gösterdiği tepkiye de değinen Karaahmetoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına da vurgu yaptı; “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına ve bölgede yaşanan zulümlere karşı ortaya koyduğu net ve kararlı duruş, İslam dünyasında vicdanların sesi olmuştur. Bu tepki son derece kıymetlidir. Ancak bu kadar büyük bir insani trajedi karşısında yalnızca bir ülkenin ve bir liderin ses yükseltmesi yeterli değildir. Tüm İslam dünyasının ve uluslararası toplumun daha güçlü bir irade ortaya koyması gerekmektedir.” Mescid-i Aksa’nın kapatılması, Müslümanların bayramının ruhuna gölge düşürmüştür diyen Karaahmetoğlu, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı; “Bu bayram, ne yazık ki olması gerektiği gibi sevinç ve huzur içinde yaşanamamaktadır. Hem Mescid-i Aksa’nın kapalı olması hem de İran-ABD-İsrail hattında büyüyen savaş ile Gazze’de yaşanan dram, bayramın manevi atmosferini derinden sarsmıştır. Temennimiz; savaşların son bulduğu, sivillerin korunabildiği ve kutsal mekânların özgürce ibadete açık olduğu bir dünyanın en kısa sürede tesis edilmesidir.” Karaahmetoğlu’nun açıklamaları, İslam dünyasında yaşanan gelişmelere yönelik duyarlılığı bir kez daha gözler önüne sererken, barış, adalet ve insanlık vicdanı çağrılarıyla dikkat çekti.

Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan dikkat çeken açıklamalar: “Başarının mimarı bilinçli taraftardır” Haber

Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan dikkat çeken açıklamalar: “Başarının mimarı bilinçli taraftardır”

Türk futbolunda uzun yıllar yöneticilik yapan ve bir dönem Çaykur Rizespor’da yöneticilik ile Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) başkanlığı görevlerinde bulunan Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, Süper Lig’deki başarıların arkasındaki en önemli unsurlardan birinin taraftar kültürü olduğunu söyledi. Karaahmetoğlu, özellikle Galatasaray taraftarının oluşturduğu atmosferin futbol üzerindeki etkisine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:”Galatasaray taraftarları stat atmosferini adeta rakipler için zor bir ortama dönüştürmeyi başarıyor. Taraftarın 90 dakika boyunca kesintisiz destek vermesi, futbolcuların tempo yakalamasında çok önemli bir rol oynuyor. Rakip takımların bu atmosferde zaman zaman oyuna konsantre olmakta zorlandığını ve baskı hissettiğini görmek mümkün.” Karaahmetoğlu, taraftar kültürünün futbol üzerindeki etkisinin sadece sahadaki oyuncularla sınırlı olmadığını belirterek, stat atmosferinin hakemler üzerinde de psikolojik baskı oluşturabileceğini ifade etti. “Taraftarın güçlü olduğu statlarda hakemlerin de yoğun bir atmosferde görev yaptıkları bir gerçek. Futbolun doğasında bu tür psikolojik unsurlar vardır. Ancak burada önemli olan taraftarın desteğini tamamen takıma yöneltmesidir.” Taraftar kültürü konusunda önemli bir noktaya değinen Karaahmetoğlu, bazı kulüplerde tribünlerin zaman zaman kulüp başkanları veya yöneticiler lehine tezahüratlar yaptığını belirterek bunun futbolcuların motivasyonunu olumsuz etkileyebileceğini söyledi. “Bir futbol takımının başarısı bireylerle değil, takım ruhuyla gelir. Tribünlerin odağı futbolcular ve takım olmalıdır. Futbolcular sahada mücadele ederken tribünlerin sürekli onları desteklemesi tempo ve motivasyonu artırır.” Karaahmetoğlu ayrıca Süper Lig’de son yıllarda dikkat çeken bir istatistiğe de dikkat çekti. 2007-2008 sezonundan 2024-2025 sezonuna kadar ligde şampiyon olan tüm takımların teknik direktörlerinin Türk olduğunu belirten Karaahmetoğlu, bunun önemli bir başarı göstergesi olduğunu söyledi. Bu süreçte şampiyonluk yaşayan teknik direktörler arasında Okan Buruk, Fatih Terim, Şenol Güneş, Abdullah Avcı, Sergen Yalçın, Hamza Hamzaoğlu, Ersun Yanal, Aykut Kocaman, Ertuğrul Sağlam, Mustafa Denizli ve Cevat Güler yer alıyor. Karaahmetoğlu, “Bu tablo kesinlikle tesadüf değildir. Türk teknik direktörler ligin dinamiklerini, oyuncu psikolojisini ve taraftar baskısını çok iyi biliyor. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor. Yerli teknik direktörlerin ortaya koyduğu bu performans takdir edilmelidir.” ifadelerini kullandı. “Türk futbolunda taraftar bilinci önemlidir.” Karaahmetoğlu, Türk futbolunda başarının sürdürülebilir olması için taraftar kültürünün de önemli olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:”Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değildir. Taraftarın bilinçli desteği, teknik direktörlerin tecrübesi ve futbolcuların mücadelesi bir araya geldiğinde başarı gelir. Türk futbolunun gelişmesi için bu unsurların hepsinin doğru şekilde işlemesi gerekir.”

Spor, basın ve siyaset dünyasının isimleri iftar programında buluştu Haber

Spor, basın ve siyaset dünyasının isimleri iftar programında buluştu

İstanbul’da düzenlenen iftar programında spor, basın, siyaset ve iş dünyasından çok sayıda isim bir araya geldi. Rize Barosu eski başkanlarından ve Türkiye Futbol Federasyonu eski Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Başkanı Av. Hüseyin Karaahmetoğlu ile Av. Alp Karaahmetoğlu’nun her yıl geleneksel olarak düzenlediği iftar programı, Manolya Pastaneleri’nin Gayrettepe Şubesi’nde gerçekleştirildi. İftar programı öncesi ve sonrasında yapılan sohbetlerde Türk futbolunun mevcut durumu ve spor dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Ev sahipleri Av. Hüseyin Karaahmetoğlu ve Av. Alp Karaahmetoğlu, programa katılan davetlilerle yakından ilgilenerek katılımlarından dolayı teşekkür etti. Programa katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, böyle bir ortamda bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Böyle güzel bir ortamda bulunmaktan ve oruç açmaktan büyük keyif aldım” dedi. İftar programına Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanı sıra eski bakan Mehmet Sevigen, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Osman Kan, eski milletvekili ve eski MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, akademisyen Prof. Dr. Emin Gürses, öğretim üyesi Prof. Dr. Şenol Civelek ile spor camiasından Can Çobanoğlu, Cem Pamiroğlu, Cemil Turan, Giray Bulak, Sinan Engin, Oktay Çevik ve Yaşar Elmas katıldı. Basın dünyasından Adnan Aybaba, Atilla Türker, Barış Yurdseven, gazeteci Cengiz Er, Hakan Aygün, Gizem Fırat, İsmail Er, Mert Yüksektepe, Savaş Uğurlu ve Ömer Faruk Ünal’ın da yer aldığı programda iş dünyası ve sosyal hayattan Ahmet Yüksektepe, Cevat Balkan, Faruk Yaşar, Av. Mahmut Özgüven, Mehmet Kars, Melih Akyıldız, Muzaffer Karacaoğlu, Av. Ozan Erdoğan, Şükrü Alacam, Av. Yüksel Tümtürk ve Av. Mustafa Kale de hazır bulundu.

Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Fenerbahçe Değerlendirmesi Haber

Av. Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Fenerbahçe Değerlendirmesi

Fenerbahçe’de Başarı Tartışması: Yönetim Modeli, Transfer Stratejisi ve Tribün Kültürü Eleştiriliyor Süper Lig’de son yıllarda şampiyonluk yarışında istediği istikrarı yakalayamayan Fenerbahçe SK’de camia içinde yönetim anlayışı, transfer politikası ve tribün kültürü üzerine tartışmalar yeniden alevlendi. Spor hukukçusu Hüseyin Karaahmetoğlu’na göre; sarı-lacivertli kulüpte özellikle kadro mühendisliği konusunda yapılan tercihlerin eleştiri konusu olduğu görülüyor. Bazı taraftar ve spor yorumcularına göre, takımın ihtiyaç duyduğu kritik mevkiler yerine farklı profilde oyuncuların transfer edilmesi, uzun vadeli başarıyı zorlaştırdı. En çok dile getirilen başlıklardan biri ise santrfor eksikliği oldu. Sezon planlamasında birden fazla golcüyle yollar ayrılırken, yerlerine yeterli alternatif oluşturulmaması kamuoyunda soru işareti yarattı. Modern futbolda başarı artık sadece “iyi futbolcu almakla” gelmiyor. Karaahmetoğlu, doğru sportif direktör yapılanması, net oyun kimliği, ihtiyaca göre transfer ve kriz anında panik yapmayan yönetim şeklinin önemine dikkat çekti. Örneğin Galatasaray’ın son şampiyonluk dönemlerinde kadro mühendisliğini daha net yaptığını; eksik pozisyonu tamamladığını, omurgayı koruduğunu ve santrfor gibi kritik mevkileri boş bırakmadığını ifade etti. Karaahmetoğlu, santrfor konusunun gerçekten merkezi olduğunu belirterek, “Eğer bir takım oyun planını kanat ortalarına, geçiş oyununa veya set hücumuna göre kuruyorsa ama ceza sahası bitiricisi yoksa, sistem çöker. ‘Üç gönderip bir almak’ gibi stratejik dengesizlikler taraftarın güvenini sarsar.” değerlendirmesinde bulundu. “Türk Futboluna Uygunluk” Tartışması Karaahmetoğlu, eleştirilerin yalnızca sayı üzerinden değil, profil üzerinden de yapıldığını ifade etti. Süper Lig’in fiziksel ve psikolojik dinamiklerine tam hazır olmayan oyuncuların tercih edilmesinin adaptasyon sürecini uzattığını ve performans dalgalanmalarına yol açtığı yönünde yorumlar bulunduğunu belirtti. Rakiplerin ise kadro kurulumunda daha net bir omurga ve sistem bütünlüğü sağladığının altını çizdi. Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, son dönemde üst üste şampiyonluklar yaşayan Galatasaray’ın ihtiyaç duyduğu bölgelere doğrudan takviye yaparak kadro iskeletini korumasının örnek gösterildiğini; benzer şekilde Trabzonspor ve Beşiktaş JK taraftarlarının kulüp yönetimlerine yaklaşımının da kıyaslama konusu olduğunu söyledi. Tribünlerde “Başkan” Tezahüratı Polemiği Karaahmetoğlu, tartışmaların bir diğer boyutunun tribün kültürü olduğunu belirtti. Bazı görüşlere göre Fenerbahçe tribünlerinde maç sırasında başkan lehine yapılan tezahüratların, takımın önüne geçen bir gündem oluşturduğunu ifade etti. Rakip kulüplerde başkan odaklı tezahüratların yaygın olmadığı belirtilirken, Fenerbahçe’de bu durumun kurumsal kimlik algısı açısından sorgulanması gerektiğinin savunulduğunu dile getirdi. Eleştirilerde, “Hiçbir kulüp başkanı kulüpten büyük değildir” vurgusunun öne çıktığını belirten Karaahmetoğlu, geçmiş dönemlerde benzer tartışmaların yaşandığını ve bazı kulüplerde genel kurul reflekslerinin devreye girdiğinin hatırlatıldığını aktardı. Kırılganlık ve Taraftar Refleksi Fenerbahçe’nin dış etkenlerden en fazla etkilenen kulüplerden biri olduğu görüşünün camia içinde dile getirildiğini belirten Karaahmetoğlu, küçük olumsuzluklarda tribün tepkisinin hızlı şekilde yön değiştirebildiğini, geçmişte güçlü destek verilen isimlerin kısa sürede sert eleştirilerin odağı haline gelebildiğini ifade etti. Son olarak Kasımpaşa karşılaşmasında son dakika golünün ardından takım yerine başkan lehine tezahürat yapılmasının sosyal medyada yeni bir tartışma başlattığını belirten Karaahmetoğlu, bu durumun bazı kesimlerce “takım odağının zayıflaması” olarak yorumlandığını söyledi. Sarı-lacivertli camiada ortak beklentinin yönetim, futbol aklı ve tribün kültürünün ortak bir hedefte buluşması olduğunu belirten Karaahmetoğlu, sürdürülebilir başarı için kurumsal yapı, doğru transfer planlaması ve takım merkezli bir tribün refleksinin belirleyici olacağını ifade etti.

Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı: “Sadece Operasyon Yetmez” Haber

Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı: “Sadece Operasyon Yetmez”

Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı: “Sadece Operasyon Yetmez” Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Açıklaması Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu, son dönemde art arda gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Karaahmetoğlu, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik operasyonlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürecin hukuki, sosyal ve sağlık boyutlarıyla birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Uyuşturucu ticaretine yönelik Türk Ceza Kanunu’nda ağır yaptırımlar bulunduğunu hatırlatan Karaahmetoğlu, uygulamada caydırıcılığın güçlendirilmesi kadar etkin soruşturma ve yargılama süreçlerinin de büyük önem taşıdığını ifade etti. Karaahmetoğlu açıklamasında, “Uyuşturucu meselesi yalnızca bir asayiş konusu değildir. Bu durum aynı zamanda bir halk sağlığı ve gençliği koruma meselesidir. Devlet kurumlarının koordineli çalışması, uluslararası iş birliği ve özellikle gençlere yönelik önleyici eğitim programları artırılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düştüğünü belirten Karaahmetoğlu, ailelerin bilinçlendirilmesi ve rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının da mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı. Uyuşturucuyla mücadelenin çok yönlü bir strateji gerektirdiğini ifade eden Karaahmetoğlu, hukuki düzenlemelerin etkin uygulanmasının yanında toplumsal farkındalık çalışmalarının da artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Rize Eski Baro Başkanı Karaahmetoğlu: “Önlem Alınmazsa Çocuklarımızı Kaybediyoruz” Haber

Rize Eski Baro Başkanı Karaahmetoğlu: “Önlem Alınmazsa Çocuklarımızı Kaybediyoruz”

Rize eski Baro Başkanı Hüseyin Karaahmetoğlu, çocuklara yönelik suç, uyuşturucu ve şiddet tehdidine dikkat çekerek, yetkililere acil ve kapsamlı tedbir çağrısında bulundu. Karaahmetoğlu, gelinen noktada her geçen gün çocukların biraz daha kaybedildiğini belirterek, “Çocuklarımız; suç örgütlerinin, çetelerin, uyuşturucu baronlarının ve şiddet kültürünün gölgesi altında. Bu tehdit yalnızca sokaklarda değil, okullarda ve hatta evlerin içine kadar sızmış durumda. Bu bir tesadüf değil; yıllardır sistematik biçimde üretilen ve normalleştirilen bir çürümenin sonucudur” dedi. Şiddetin ve suçun özellikle medya ve dijital içerikler yoluyla özendirildiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, televizyon dizilerinde mafyavari karakterlerin ve şiddeti yücelten senaryoların çocukların zihninde yanlış rol modeller oluşturduğunu ifade etti. Bazı müzik türlerinde küfür, saldırganlık ve şiddetin bir ifade biçimi olarak parlatıldığını belirten Karaahmetoğlu, bu durumun kişiliği henüz gelişim aşamasında olan çocuklar açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Son günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyuna yansıyan uyuşturucu operasyonlarının, sorunun ne denli derinleştiğini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Karaahmetoğlu, “Uyuşturucunun magazinleştirilmesi ve ‘özgürlük’ algısı altında sunulması çocuklarımızı savunmasız ve yönlendirilmeye açık hale getiriyor. Bu sadece bireysel bir sorun değil, ülkenin geleceğini tehdit eden toplumsal bir alarmdır” ifadelerini kullandı. Akran şiddetindeki artışa da dikkat çeken Karaahmetoğlu, okullarda, oyun alanlarında ve sokaklarda yaşanan zorbalık vakalarının artık münferit olmaktan çıktığını belirtti. Çocuk cinayetlerine kadar varan olayların, önleyici mekanizmaların yetersizliğini açıkça gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, çocukların korku değil güven ortamında büyümesi gerektiğini vurguladı. Sorumluluğun yalnızca ailelere yüklenemeyeceğini ifade eden Karaahmetoğlu, ekonomik zorluklar, sosyal çöküş, eğitimdeki eksikler ve denetimsiz dijital dünya karşısında ailelerin çoğu zaman çaresiz kaldığını dile getirdi. Bu noktada devletin, Anayasa’nın 58. maddesinde yer alan koruyucu ve önleyici yükümlülüklerini gecikmeden devreye sokması gerektiğini belirtti. Karaahmetoğlu, şiddeti ve suçu özendiren yayınlara karşı daha sıkı denetimler uygulanması, okullarda rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki çocukların erken yaşta tespit edilerek koruyucu tedbirlerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Okul bahçeleri, spor alanları ve oyun parklarının çocuklar için gerçekten güvenli alanlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca operasyonlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, bilinçlendirme, önleme ve rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Uyuşturucu kullanımının suç olduğunun açık biçimde anlatılması, ailelere sosyal destek sağlanması ve çocukları sokağa mahkûm eden koşulların ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. “Unutulmamalıdır ki çocukların yeri sokaklar değil; huzurlu bir aile ortamı, güvenli okullar ve nitelikli eğitimdir” diyen Karaahmetoğlu, ilkokuldan itibaren tüm sınıflarda yurttaşlık ve iyi insan olma bilincini güçlendiren eğitimlerin gecikmeden verilmesi gerektiğini belirterek, “Çocuklarımızı kaybedersek, geleceğimizi de kaybederiz” sözleriyle çağrısını yineledi.

Rizeli Spor Hukukçusu: Ligler En Az 2 Hafta Ertelenmeli Haber

Rizeli Spor Hukukçusu: Ligler En Az 2 Hafta Ertelenmeli

Spor hukukçusu ve eski Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Başkanı Hüseyin Karaahmetoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun açıkladığı hakem-bahis skandalı sonrası çarpıcı bir çağrıda bulundu. Karaahmetoğlu, Türk futbolunun itibarını korumak ve adil bir sürecin işletilmesi için liglerin en az iki hafta ertelenmesi gerektiğini söyledi. Karaahmetoğlu, “Bu kaos ortamında liglerin en az iki hafta ertelenmesi Türk futbolunun selameti için zorunludur. Hakemlerin disipline sevk edilmesi tek başına çözüm değildir. Bu kadar ciddi bir iddia varken maçların oynanması kamu vicdanını zedeler” ifadelerini kullandı. Federasyon Başkanı Hacıosmanoğlu’nun açıklamasına göre, 523 aktif hakemin yasal bahis sitelerinde hesaplarının bulunduğu tespit edildi. Bu isimlerden 152’si bahis oynadıkları gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Mevzuata göre bu hakemler, 3 aydan 1 yıla kadar müsabakalardan men ya da hak mahrumiyeti cezası alabilecek. Karaahmetoğlu, sürecin sadece disiplin boyutuyla ele alınmaması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer federasyon bu durumu gündeme getiriyorsa, şaibe riskini de kabul ediyor demektir. O hâlde sadece hakemleri cezalandırmakla yetinmek olmaz. Aksi takdirde bu olayın üstü örtülürse Türk futbolunun marka değeri hem yurt içinde hem uluslararası alanda büyük yara alır” dedi. Spor hukukçusu, yasa dışı bahis sektörünün Türkiye’de ulaştığı tehlikeli boyuta da dikkat çekti. 2023 yılında yaklaşık 500 milyar TL, 2024 yılında ise 550 milyar TL tutarında kayıt dışı para akışının gerçekleştiğini belirten Karaahmetoğlu, “Bu tablo, futbolun üzerindeki kara bulutun büyüklüğünü gösteriyor. Temiz bir başlangıç için ligler mutlaka ertelenmeli ve süreç şeffaf biçimde yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.

“Türk Futbolu Temizlenmelidir!” Haber

“Türk Futbolu Temizlenmelidir!”

Pfdk eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu yaptığı açıklamada; TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “hakemlerin bahis oynadığı” yönündeki açıklamasını değerlendirmektedir. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu’nun kamuoyuna yaptığı “571 hakemden 371’inin bahis hesabı bulunduğu, 152’sinin ise aktif şekilde bahis oynadığı” yönündeki açıklama, Türk futbolunun tarihindeki en ciddi itiraflardan biridir. Bu beyan, futbolun adil, temiz ve tarafsız yönetildiğine dair inancı derinden sarsmıştır. Artık Türk futbolunda yalnızca bir etik kriz değil, aynı zamanda adli boyut taşıyan bir yolsuzluk ve güven krizi yaşandığı açıktır. TFF başkanının bu açıklaması ile Türk Futbolda Güven Sarsılmıştır ve Türk futbolunun marka değeri yerlere serilmiştir. Hakemlerin bahis oynadığı iddiası, yalnızca bir spor suçu değil, aynı zamanda 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 11. maddesi uyarınca müsabaka sonucunu etkileme suçu kapsamına girmektedir. PFDK eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu bu işlere bulaşanlar hakkında TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 56. maddesi açıkça “müsabaka sonucunu veya sürecini hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemenin yasak olduğunu” hükme bağlamıştır. Ve ayrıca talimatın 57. Maddesi bahis konusunu içermektedir.Bu fiili işleyenler, sürekli hak mahrumiyeti ile cezalandırılır. Bu durumda; bahis oynadığı belirlenen hakemlerin görev yaptığı tüm maçlar acilen ve titizlikle incelenmelidir. Gösterilen ya da gösterilmeyen kartlar, iptal edilen goller, çalınmayan fauller, verilen penaltılar, ofsayt kararları hepsi mercek altına alınmalıdır. Bu liglerde artık şaibe vardır. Ve bu şaibenin altından, gerekli adımlar atılmadıkça kimse kalkamaz. Karaahmetoğlu TFF başkanın açıklamaları Buzdağının sadece Görünen Kısmı” TFF Başkanı’nın açıklaması, bize sadece buzdağının görünen kısmını göstermektedir. Çünkü bahis ve manipülasyon ağı, yalnızca hakemlerle sınırlı olamaz. Bu yapının arkasında; • bazı kulüp yöneticileri, • futbolcular, • menajerler, • gözlemciler, • ve yurt dışı bağlantılı yasa dışı bahis baronları olabilir. PFDK eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu bir an önce bu olayların üzerine gidilerek Cumhuriyet Başsavcılıkları, MASAK ve ilgili devlet kurumları, TFF Başkanı’nın açıklamasını bir ihbar niteliğinde kabul etmeli ve derhal geniş kapsamlı bir soruşturma başlatmalıdır. PFDK eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu ,Futbolun Tüm Paydaşları İncelenmelidir diyerek,Başta faal hakemler, gözlemciler, MHK üyeleri olmak üzere futbolun tüm paydaşlarının mali hesap hareketleri, yurt dışı bağlantıları ve ilişkileri incelenmelidir. MASAK, derhal bu kişilerle bağlantılı olası yasa dışı bahis trafiğini araştırmalı; TFF Etik Kurulu ve Tahkim Kurulu ise eş zamanlı olarak disiplin soruşturmalarını yürütmelidir. Bu süreç şeffaf, kamuoyuna açık ve hiçbir baskı altında kalmadan yürütülmelidir. PFDK eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu açıklamasında Fenerbahçe’nin Haklılığı Ortaya Çıkmıştır diyerek, Yıllardır futbolda “yapı var” diyerek sistematik manipülasyonları dile getiren Fenerbahçe’nin önceki başkanı Sayın Ali Koç’un uyarılarının ne kadar haklı olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Türk futbolunun üzerine çöken bu karanlık perde, ancak geçmişle yüzleşilerek kaldırılabilir. Son 20 yılın tüm lig, kupa ve kritik karşılaşmaları yeniden analiz edilmeli, şaibeli yapılar ve kişiler açığa çıkarılmalıdır. PFDK eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu artık temizlik zamanı geldi de geçiyor diyerek, TFF başkanı İbrahim haciosmanoğlunun bu açıklaması, Türk futbolunda gerçek bir temizlik hareketinin kıvılcımı olmalıdır. Futbol, milyonların tutkusudur kirli ellerin çıkar sahası değildir. Bu nedenle tüm futbolseverler, kulüpler ve yetkililer ortak bir iradeyle hareket etmeli; Türk futbolunu yeniden güvenilir, şeffaf ve adil hale getirmelidir. Pfdk eski başkanı Av.Hüseyin Karaahmetoğlu sonuç olarak; Türk futbolu bugün tarihinin en ciddi güven krizlerinden birini yaşamaktadır. Hakemlerin bahis oynadığı yönündeki açıklama, artık görmezden gelinemez. Bizler; • Türk futbolunun temizlenmesini, • adaletin tesis edilmesini, • ve devletin tüm kurumlarının bu olayı derinlemesine soruşturmasını talep ediyoruz. Bu bir dönüm noktasıdır. Ya bu kirli düzenle yüzleşilecek, ya da Türk futbolunun itibarı sonsuza dek zedelenecektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.