Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Göbeklitepe

Breaking News - Göbeklitepe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göbeklitepe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ROMA'NIN KALBİ KOLEZYUM'DA TROYA'NIN HİKÂYESİ DÜNYAYLA BULUŞTU Haber

ROMA'NIN KALBİ KOLEZYUM'DA TROYA'NIN HİKÂYESİ DÜNYAYLA BULUŞTU

HABER; TUANA MİNA BAHADIR BAKAN ERSOY, KOLEZYUM'DA YERLİ VE YABANCI BASIN MENSUPLARIYLA BİR ARAYA GELDİ TROYA, 221 ESERLE KOLEZYUM'DA Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma'da dünyanın en önemli kültür sahnelerinden biri olan Kolezyum'da yerli ve yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Troya Sergisi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, Troya'nın yalnızca Anadolu'nun değil Avrupa kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu belirterek Türkiye'nin kültürel mirasını dünyanın en prestijli merkezlerinde görünür kılmaya devam edeceklerini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Roma programı kapsamında Kolezyum Arkeolojik Alanı'nda düzenlenen basın buluşmasında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ersoy, "Troya ve Roma: Antik Akdeniz Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri" sergisinin Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğinin önemli bir sonucu olduğunu belirterek, Troya'nın insanlık tarihinin en güçlü anlatılarından biri olarak bugün dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden hayat bulduğunu söyledi. Türkiye'deki 19 müzeden seçilen 221 eserin yer aldığı sergide 50 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluştuğunu ifade eden Ersoy, Troya Atı replikasıyla birlikte Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının Roma'nın kalbinde dünya kamuoyuna sunulduğunu kaydetti. Troya ile Roma Arasındaki Ortak Hafıza Kolezyum'daAnlatılıyor Troya'nın Roma'nın kuruluş anlatısında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, Roma'nın kurucu atası kabul edilen Aeneas'ın Troya'dan İtalya'ya uzanan yolculuğunun iki medeniyet arasında güçlü bir tarihsel ve kültürel bağ kurduğunu söyledi. Serginin yalnızca Troya Savaşı'nı değil, Troya ile Roma arasında kurulan tarihsel ve mitolojik ilişkiyi de ziyaretçilere aktardığını belirten Ersoy, MÖ 3'üncü bin yıldan Roma Dönemi'nin sonuna kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan seçkinin Antik Akdeniz dünyasının ortak hafızasına ışık tuttuğunu ifade etti. Troya'nın yalnızca Roma'nın değil Avrupa kültürel hafızasının da kurucu anlatılarından biri olduğunu dile getiren Ersoy, Homeros'tan günümüze uzanan bu büyük mirasın farklı toplumları ortak bir tarih ve kültür etrafında buluşturduğunu söyledi. Kolezyum'daki İş Birliğinin Temelinde Güven Var Geçtiğimiz yıl Kolezyum'da gerçekleştirilen GöbeklitepeSergisi'nin büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Ersoy, söz konusu serginin milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak Türkiye'nin kültürel değerlerinin uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sunduğunu belirtti. Göbeklitepe ile başlayan iş birliğinin Troya Sergisi ile daha da ileri taşındığını ifade eden Ersoy, bu tür prestijli alanlarda sergi düzenlemenin yalnızca maddi imkânlarla açıklanamayacağını söyledi. İlgili kurumlar arasında güçlü ilişkiler ve karşılıklı güvenin belirleyici olduğuna dikkat çeken Ersoy, kültürel diplomasi alanında kurulan iş birliklerinin uzun vadeli sonuçlar ürettiğini kaydetti. Troya Sergisi Kültür Turizmine de Katkı Sağlayacak Troya Sergisi'nin de Göbeklitepe Sergisi'nin yakaladığı başarıyı sürdüreceğine inandığını belirten Ersoy, Kolezyum'un ziyaretçi profili ve bugüne kadar gördükleri ilginin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Bu tür uluslararası sergilerin yalnızca kültürel görünürlüğe değil, Türkiye'nin kültür turizmine ve uluslararası tanıtımına da önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Ersoy, kültürel mirasın dünyanın farklı coğrafyalarında görünür kılınmasının Türkiye'nin marka değerini güçlendirdiğini ifade etti. Yeni Uluslararası Sergiler Yolda Türkiye'nin kültürel mirasını dünyanın en önemli müzeleri ve kültür merkezlerine taşımaya devam edeceklerini belirten Ersoy, Berlin'de devam eden Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi'nin ardından Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD'de yeni sergiler planlandığını açıkladı. Japonya ile bu alanda mutabakat zaptı imzalandığını, Çin ve Avusturya ile görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Ersoy, hedeflerinin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu söyledi. Tanıtımda Yeni Dönem: Hikâye Anlatıcılığı Dünyada tanıtım anlayışının değiştiğine dikkat çeken Ersoy, günümüzde insanların yalnızca bir destinasyonu görmek istemediğini, aynı zamanda bir hikâyenin parçası olmayı arzuladığını ifade etti. Bu doğrultuda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) çalışmalarına işaret eden Ersoy, Türkiye'nin tanıtımında dijital dünyayı merkeze alan, veriye dayalı ve küresel eğilimleri takip eden yeni bir model uyguladıklarını söyledi. GoTürkiye markasıyla dünyanın yaklaşık 200 ülkesinde tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini belirten Ersoy, reklam filmlerinin yanı sıra hikâye anlatıcılığını merkeze alan yeni projeler geliştirdiklerini kaydetti. Türk dizilerinin dünya çapındaki etkisinden de yararlandıklarını ifade eden Ersoy, TGA koordinasyonunda hazırlanan mini dizi projeleriyle şehirlerin, kültürel mirasın ve yaşam kültürünün milyonlarca kişiye ulaştırıldığını belirtti. Ersoy, Türkiye'nin bugün yalnızca ziyaret edilen değil, deneyimlenen bir destinasyon olarak öne çıktığını vurgulayarak kültür, tarih, gastronomi ve yaşam kültürünü çağın iletişim araçlarıyla dünyaya anlatmaya devam edeceklerini söyledi.

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU  Haber

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU’NDA LEZZET NOKTALARI ESNAFI COŞTURDU 

LEZZET NOKTASI UYGULAMASI ŞANLIURFA’DA GASTRONOMİ TURİZMİNİ CANLANDIRDI Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, Şanlıurfa’da gastronomiyi turizmle buluşturarak hem yerel ekonomiyi canlandırdı hem de kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel vitrine taşıdı. Restoranlarda doluluk oranları yüzde 50 artarken, 34 Lezzet Noktası ile şehir adeta bir gastronomi rotasına dönüştü. Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatın yanı sıra şehirlerin özgün kimliğini oluşturan gastronomiyi de görünür kılmaya devam ediyor. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Lezzet Noktası” uygulaması, festivalin en dikkat çekici yeniliklerinden biri olarak öne çıkarken, uygulamanın ilk hayata geçtiği şehir olan Şanlıurfa’da hem gastronomi turizmini hem de yerel ekonomiyi canlandırdı. Festival süresince restoranlar dolarken, esnaf şehirde oluşan turizm hareketliliğini doğrudan hissetti ve festival coşkusunu yaşadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) tarafından geliştirilen Lezzet Noktası projesi; şehirlerin gastronomik hafızasını temsil eden seçkin işletmeleri ziyaretçilerle buluşturmayı amaçlıyor. Böylece gastronomi yalnızca bir yeme-içme deneyimi olmaktan çıkarak, kültürel keşif, şehir belleği ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bütüncül bir yapıya dönüşüyor.Festival programında gastronomi bu yıl en güçlü başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü kültür; sanatın yanı sıra mutfak kültürünü, çarşı yaşamını, üretim geleneğini ve toplumsal hafızayı da kapsayan geniş bir alanı ifade ediyor. Festival süresince ziyaretçiler, şehirleri yalnızca etkinliklerle değil; lezzet rotaları, yerel işletmeler, ustalar ve yöresel ürünler aracılığıyla da deneyimleme fırsatı buluyor. İç turizm açısından da önemli bir katkı sunan bu yaklaşım, gastronominin artık şehir seyahatlerinde belirleyici bir tercih unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor. Hazırlanan gastronomi rotaları, ziyaretçilerin şehirlerde daha fazla zaman geçirmesine, farklı mahalleleri keşfetmesine ve yerel esnafla doğrudan temas kurmasına katkı sağlıyor. Lezzet Noktası seçkisi kapsamında yalnızca geleneksel işletmeler değil; yerel reçeteleri yaşatan, özgün hikâyesi bulunan, kaliteli hizmet sunan ve şehrin gastronomi çeşitliliğine katkı sağlayan farklı konseptlerdeki işletmeler de yer alıyor. Böylece hem yöresel değerlerin korunması hem de Şanlıurfa’nın güncel gastronomi kimliğinin birlikte görünür olması hedefleniyor. SEÇİCİ KURUL VE ŞEHİR ŞEFLERİ Lezzet Noktası projesi kapsamında Türkiye’nin farklı alanlarından önemli şefler, gastronomi yazarları, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan geniş bir seçici kurul görev alıyor. Aralarında uluslararası deneyime sahip isimlerin de bulunduğu kurul, şehirlerin gastronomi potansiyelinin doğru şekilde değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca festival dönemlerinde şehirlerde ev sahibi ve konuk şef buluşmaları da gerçekleştiriliyor. Bu buluşmaların, gastronomi kültürünün paylaşılmasına ve genç kuşaklara aktarılmasına önemli katkı sunması hedefleniyor. ŞEFLER VE GASTRONOMİ LİDERLERİ ŞANLIURFA’DA Şanlıurfa’nın gastronomi programına ev sahipliği yapan Şef Ömür Akkor, gastronomi yazarı Ebru Erke ve şef Sinem Özler’in katkılarıyla şehirdeki Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeleri ziyaret etti. Program kapsamında Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri yerinde deneyimlenirken, kentin gastronomi mirasını tanıtmaya yönelik çekimler de gerçekleştirildi. Ziyaretlerde her bir Lezzet Noktası tek tek incelenerek yöresel tatlar tadıldı, geleneksel tariflerin üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Ömür Akkor, Şanlıurfa mutfağının sahip olduğu tarihsel derinlik ve çeşitliliğin, uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir karşılığı olduğunun altını çizerek, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün korunarak çağdaş yorumlarla aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti, yapılan çalışmaların kentin gastronomi hafızasını görünür kılma açısından değerli bir katkı sunduğunu belirtti. ŞANLIURFA’DA 34 LEZZET NOKTASIYLA GASTRONOMİ ROTASI Festival kapsamında Şanlıurfa’da oluşturulan 34 Lezzet Noktası, kentin geleneksel ve çağdaş gastronomi birikimini temsil eden özel bir rota oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğer, tescilli ürünler ve sıra gecesi geleneğiyle bütünleşen mutfak yapısı, ziyaretçilere yalnızca yemek değil; çok katmanlı bir kültürel deneyim sundu. Festival süresince şehirde restoran ve kafe işletmelerinde müşteri yoğunluğu yüzde 50’ye varan oranlarda artış gösterdi. Bu artış, Şanlıurfa’nın gastronomi turizmi açısından güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini ve festivalin şehir ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ortaya koydu. TGA: “GASTRONOMİ, TURİZMİN EN STRATEJİK ALANI” Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, gastronominin Türkiye turizm stratejisindeki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bildiğiniz üzere Bakanlığımız ve TGA olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihsel birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Türkiye bugün dünyanın en güçlü turizm destinasyonlarından biri. Gastronomi turizmini yalnızca bir alt başlık değil, stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Çünkü gastronomi; bir ülkenin kültürünü, tarihini, üretim gücünü ve yaşam biçimini anlatan en güçlü araçlardan biridir. Gastronomi artık bir seyahat motivasyonu. Amacımız yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; ziyaretçinin deneyimini derinleştirmek, harcamasını artırmak ve Türkiye ile bağını güçlendirmektir. Bu kapsamda Kültür Yolu Festivali içinde hayata geçirilen Lezzet Noktası uygulaması, şehirlerin gerçek gastronomi hafızasını görünür kılan çok önemli bir modeldir.”Dr. Fisunoğlu ayrıca Türkiye’nin 81 ilinde bulunan zengin mutfak kültürünün, coğrafi işaretli ürünleri ve çok katmanlı gastronomi yapısıyla dünyada eşsiz bir konumda bulunduğunu vurguladı. ŞANLIURFA ESNAFI: “FESTİVAL ŞEHRİMİZE HAREKETLİLİK GETİRDİ” Lezzet Noktası seçkisinde yer alan işletmeler, uygulamanın hem görünürlük hem de ekonomik katkı açısından önemli bir değer oluşturduğunu ifade etti. Geleneksel tirit kültürünü yaşatan işletmelerden Abdulkadir Gül, festivalin işletmelerine ciddi bir hareketlilik kazandırdığını belirterek şunları söyledi:“Lezzet Noktası seçkisinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Festivalle birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı. İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirden misafir ağırlıyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir mutfak geleneğini yaşatıyoruz ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok kıymetli.” Paflar Ciğer 2. kuşak işletmecisi Mustafa Paf ise Şanlıurfa’nın yalnızca gastronomi değil, kültür turizmi açısından da yoğun ilgi gördüğünü belirtti: “Festival sayesinde şehrimize gelen ziyaretçi profili çeşitlendi. Asya ve Avrupa’dan gelen misafir sayısında artış var. Göbeklitepe ve Karahantepe’ye olan ilgi gastronomiyle birleşince şehirde bütüncül bir turizm deneyimi oluştu. Şanlıurfa artık yalnızca gezilen değil, yaşanan bir şehir haline geliyor.” Tarihi İpar Kadayıf 4. kuşak işletmecisi Mehmet Furkan İpar ise geleneksel üretim anlayışının önemine dikkat çekti:“Dört kuşaktır sürdürdüğümüz bu meslekte en önemli ilkemiz doğallık. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmadan üretim yapıyoruz. Festival sayesinde bu geleneksel lezzetler çok daha geniş kitlelere ulaştı.” GASTRONOMİYLE GELEN KALICI ETKİ Lezzet Noktası uygulaması, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en önemli yeniliklerinden biri olarak şehirlerin gastronomi haritasını görünür kılmayı hedefliyor. Seçkide yer alan işletmeler, yalnızca festival süresince değil, yıl boyunca Kültür Yolu Festivali’nin dijital platformlarında da ziyaretçilere rehberlik edecek. Şanlıurfa özelinde 34 Lezzet Noktası, kentin gastronomi kimliğini temsil eden güçlü bir rota oluştururken, festival süresince oluşan ekonomik hareketlilik uygulamanın yerel kalkınmaya katkısını da net biçimde ortaya koydu. Kültür Yolu Festivali, Lezzet Noktası uygulamasıyla birlikte Şanlıurfa’da gastronomiyi yalnızca bir lezzet deneyimi olmaktan çıkararak kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın kesişim noktasına taşıdı.

MEZOPOTAMYA’NIN KALBİNDE ŞANLIURFA’DA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI Haber

MEZOPOTAMYA’NIN KALBİNDE ŞANLIURFA’DA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI

Haber; Tuana Mina Bahadır Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin yedi bölgesinde, yirmi altı şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Şanlıurfa’da başladı. Tarihi mirası, güçlü kültürel dokusu ve zengin mutfağıyla Şanlıurfa üçüncü kez, sergilerden söyleşilereve çocuk etkinliklerine dokuz gün boyunca ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın katılımıyla Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış konuşmalarıyla başladı. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin ilk durağı olan Şanlıurfa’daki açılışa Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. GÖBEKLİTEPE SERGİSİNİ ROMA VE BERLİN’DE MİLYONLAR HAYRANLIKLA İZLEDİ Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan açılış konuşmasında, Şanlıurfa’nın insanlık tarihindeki eşsiz konumuna dikkat çekerek, kentin medeniyetin doğduğu topraklar arasında yer aldığını ifade etti. Göbeklitepe’nin dünya tarihine bakışı değiştiren bir keşif olduğunu vurgulayan Alpaslan, Karahantepe ve Taş Tepeler havzasının yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ışık tuttuğunu belirtti. Alpaslan, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen müze yatırımları ve restorasyon çalışmalarına da değinerek; Şanlıurfa Müzesi, Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Harran Kümbet Evleri, Birecik Kalesi, Harran Kalesi, Harran Ulu Camii ve Hamamı, Bozova Çarmelik ve Han-el Barur Kervansarayları ile Siverek Kalesi’nde yürütülen çalışmaların kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Göbeklitepe’nin yanı sıra, geçici listede bulunan Şanlıurfa ve Harran yerleşimlerinin artan ziyaretçi sayılarıyla uluslararası ölçekte yoğun ilgi gördüğünü belirtti. 2025 yılında yalnızca Göbeklitepe’nin800 binden fazla ziyaretçi ağırlaması bu ilginin somut göstergesi olarak öne çıktı. Gece müzeciliği uygulamalarıyla ziyaret deneyiminin çeşitlendirildiğini ifade eden Alpaslan, Taş Tepeler Projesi kapsamında 11 farklı noktada sürdürülen kazı ve araştırmaların hem bilim dünyası hem de Türkiye’nin kültürel vizyonu açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Uluslararası iş birlikleriyle gerçekleştirilen sergiler sayesinde Şanlıurfa’nın küresel ölçekte tanıtımının güçlendiğini, Roma Kolezyum’da gerçekleştirilen sergi ile Berlin’de devam eden çalışmaların bu başarının önemli örnekleri arasında yer aldığını dile getirdi. ŞANLIURFA’DA SERGİ DURAKLARINDA TARİHİ YOLCULUK Açılış programının ardından Bakan Alpaslan ve beraberindeki heyet ilk olarak 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisini gezdi. Osmanlı medeniyetinin kutsal değerlerini ve köklü mirasını sanatseverlerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi Bakan Alpaslan ve beraberindeki heyetin ikinci durağı oldu. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda yer alan seçkide; İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surrealaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan zengin içerik, ziyaretçileri tarihsel bir yolculuğa çıkardı. SERGİYLE ŞEKİLLENEN GÜN FOTO MARATONLA TAMAMLANDI Günün devamında ziyaretler, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sanatseverlerle buluşan “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi” ile sürdü. Sergide; hüsn-i hat, tezhip, minyatür, çini, ebru, ahşap ve sedef işçiliği, dokuma ve geleneksel el sanatlarının pek çok örneği bir araya getirilerek kentin zengin kültürel birikimi gözler önüne serildi. Geleneksel sanatların incelikli örnekleri, ziyaretçilere kültürel mirasın yaşayan yönünü yakından deneyimleme fırsatı sundu. Program Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ve beraberindeki heyetin katılımıyla gerçekleşen “FotoMaraton” etkinliğiyle son buldu. GÖBEKLİTEPE’DEN BALIKLIGÖL’E ŞANLIURFA’DA 9 GÜN SANAT İlk durağı Şanlıurfa olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 25 Nisan itibarıyla başlayan dopdolu programıyla dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi ve çocuk etkinliklerine kadar her yaşa ve ilgi alanına hitap eden yüzlerce etkinlikle sanatseverlere unutulmaz bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Şanlıurfa’nın zengin tarihi ve kültürel dokusunda hayat bulan festival, kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir yolculuğa kapı aralıyor. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.