Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erken Tanı

Breaking News - Erken Tanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Tanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

25. ULUSLARARASI LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI BAŞLIYOR Haber

25. ULUSLARARASI LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI BAŞLIYOR

Habe; Tuana Mina Bahadır LÖSEV’den Çağrı: “Dünyada Lösemi ve Kanser Artıyor, Çocuklarımızı Korumalıyız!” LÖSEV’in öncülüğünde düzenlenen ve her yıl lösemiyi yenmişçocukları bir araya getiren Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası başlıyor. 11-16 Mayıs haftasında, 25.’sigerçekleştirilecek olan etkinliklere Uruguay, KKTC, Bulgaristan, Hırvatistan ve Moğolistan başta olmak üzere birçok ülkeden çocuklar katılacak. Bu yılın teması ise “Dünyada Lösemi ve Kanser Artıyor, Çocuklarımızı Korumalıyız” olarak belirlendi. Her yıl Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV tarafından dünyadaki lösemi vakalarına dikkat çekmek ve lösemili çocuklara moral olmak amacıyla Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası düzenleniyor. Bu yıl 25.’si düzenlenecek olan hafta, farklı ülkelerden gelecek lösemiyi yenmiş çocukları, Türkiye’de aynı kaderi paylaşan çocuklarlabuluşturacak. 11-16 Mayıs haftası gerçekleştirilecek etkinliklerin ilk durağı Bursa olacak. Bursa’da bulunan LÖSEV Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köy Enstitüsü’nde düzenlenecek hoş geldiniz resepsiyonu ile farklı ülkelerden gelen çocuklar ilk kez bir araya gelecek. Ardından Bursa’nın önemli tarihi ve kültürel noktaları gezilecek, program Mudanya ziyareti ile devam edecek. Etkinlikler daha sonra İstanbul’da Millet Bahçesi ve Kız Kulesi gibi şehrin simge noktalarına yapılacak ziyaretlerle sürecek. İstanbul’da gerçekleştirilecek açık hava şenliklerinde çocukların, ailelerin ve gönüllülerin katılımıyla düzenlenecek bando yürüyüşü ile farkındalık oluşturulacak. Hafta, İstanbul’da düzenlenecek kapanış resepsiyonu ve geleneksel Bağdat Caddesi Farkındalık Korteji ile sona erecek. LÖSEV Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Celalifer : “Amacımız Lösemiye Dikkat Çekmek” Diyerek Şunları Söyledi: “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin çocuk ve genç kansere yakalanıyor. Lösemi ise çocukluk çağı kanserleri arasında en yaygın türlerden biri olarak öne çıkıyor. Biz, LÖSEV olarak löseminin sınır tanımayan bir hastalık olduğu gerçeğinden hareketle dünyada ses getirebilecek farkındalık çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her yıl mayıs ayında, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlediğimiz Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası ile dünya genelinde farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Bu yılki temamız ise ‘Dünyada Lösemi ve Kanser Artıyor, Çocuklarımızı Korumalıyız.’ Çünkü biliyoruz ki erken tanı, doğru tedaviye erişim ve güçlü bir toplumsal destek ile çocuklarımızı korumak mümkün. Tüm çocukların sağlıklı, kansersiz bir geleceğe ulaşabilmesi için gerekli adımların atılması ve toplumun bu konuda daha duyarlı olması büyük önem taşıyor.” LÖSEV losev@losev.org.tr international@losev.org.tr

BÜYÜK ONUR! Türkiye, Global Klinik Araştırmalarda Bölgesel Merkez Olma Yolunda  Haber

BÜYÜK ONUR! Türkiye, Global Klinik Araştırmalarda Bölgesel Merkez Olma Yolunda 

23. Türkiye Hemofili Kongresi bu yıl 15-17 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya Pine Beach Belek Otel Kongre Merkezi’nde Türkiye Hemofili Derneği ve Hemofili Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenleniyor. Kongrenin ilk günü olan 15 Nisan Çarşamba “Dünya Hemofili Günü” kapsamında Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Bülent Zülfikar başkanlığında basın toplantısı düzenlendi. Hemofili Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi öğretim üyesi Prof.Dr.Kaan Kavaklı ile Fransa - Lyon Universitesi Hemofili Merkezi ve Hemostaz Ünitesi Başkanı Prof.Dr.Yeşim Dargaud’un da değerli bilgiler paylaştığıtoplantıda; Hemofili tedavisindeki yenilikler, bilimsel gelişmeler, tedaviye erişim ve gelecek vizyonu değerlendirildi. Hemofili konusunda son yıllarda Türkiye’de yapılan toplantılar, sosyal ve bilimsel faaliyetler, dünyanın önde gelen bilim platformları tarafından yakından takip ediliyor. Kuşkusuz “Türkiye Hemofili Kongresi” bu çalışmaların ön sıralarında yer alıyor. Basın toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Bülent Zülfikar şunları söyledi; “Türkiye olarak Hemofili konusundaki klinik çalışmalara katkımız yüksek. Bugün baktığımızda dünya çapında yürütülen 1102 klinik çalışmanın 121’inde Türkiye yer alıyor. Bu bizim için çok değerli bir veri.” 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında konuşmasına devam eden Zülfiikar ortopedik komplikasyonlar, protez gereksinimleri, ameliyat maliyetleri ve ekonomik-sosyal etkiler ile hasta derneklerinin farkındalık oluşturmadaki rolüne değindi ve sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye'de devlet geri ödeme mekanizmalarının (SGK) güçlü olması sayesinde faktör tedavilerine erişim geçmişe göre çok daha iyi hale geldi. Bu, hem hastalar hem de hasta yakınları için çok sevindirici. Türkiye’deki Hemofili konusunda uzman merkezler sayesinde erken tanı ve tedavi süreci de olumlu yönde ilerliyor. Yeni ilaçların ülkeye girişiyle birlikte daha kolay uygulanabilir ürünlere geçiş gündemde; bunun yaygınlaştırılması için karar, düzenleme ve finansal mekanizmların devam etmesi gerekiyor.” Tedavinin sağlık sistemi üzerindeki ekonomik getirilerine de değinen Zülfikar;”Yeni gelişmeler; protez ameliyatlarının azalması, hastanede yatış sürelerinin kısalması ve ameliyat maliyetlerinin düşmesi gibi tasarruf potansiyelleri de sunuyor” dedi. “Deri altı uygulamalar sayesinde çocuklar ve erişkinlerde hem yaşam süresi uzuyor hem de yaşam kaliteleri iyileşiyor” Hemofili tedavisine yönelik son 15 yıldaki gelişmelerin önemini vurgulayan Prof.Dr.Yeşim Dargaud ise şunları söyledi; “Özellikle son 5-6 yılda deri altı (subkutan) tedaviler hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda yükseltti. Bu tedaviler yeni doğandan erişkine kadar kullanım kolaylığı sağlıyor ve beyin kanaması gibi ağır komplikasyonları azaltıyor. Mevcut gelişmeler, hastalara aspirin gibi kardiyovasküler tedaviler uygulanabilmesini mümkün kılıyor. Erişkin hastaların genel sağlık sorunlarının tedavisini kolaylaştırıyor. Yakın gelecekte 2. ve 3. jenerasyon subkutan ürünler ile gen tedavisi konusunda gelişmeler kaydedilecek.” Gen tedavisinin Hemofili B’de daha olumlu sonuç verirken,Hemofili A’da ticari ve teknik nedenlerle bazı ürünlerin geri çekilmesi nedeniyle kısmi belirsizlikler bulunduğunu söyleyenProf.Dr.Kaan Kavaklı; “Erken tanı, uzman merkezlerde yoğunlaşmış bakım ve güncel tedavilere hızlı erişim sayesinde hastaların normal yaşam süreçlerini sürdürmeleri mümkün hale geldi; gençlerin eğitim, istihdam ve sosyal aktivitelere katılımı arttı. Öte yandan haftada birkaç kez damar yoluyla tedavi gerektiren dönemlerin yerini daha kolay uygulamalar aldığı için aile yükü ve psikososyal baskı azaldı. Ancak erişkin dönemde geçmişten kalan eklem hasarları (artropati) nedeniyle protez ve ortopedik müdahale ihtiyacı sürebiliyor; eklem tamirini geri döndürecek yeni tedavi boşlukları halen var” dedi. Tanı ve tedavi merkezlerinin sayısının artırılması gerektiği, mevcut merkezlerin büyük şehirlerde yoğunlaştığı ve ülke çapında yaygınlaşmanın hedeflendiğini vurgulayan Prof.Dr.Bülent Zülfikar sözlerine şöyle devam etti; “Hekim, hemşire ve sağlık personelinin eğitilmesi; hasta dernekleri ile sağlık ekiplerinin entegre çalışması ve hasta ailelerinin bilgilendirilmesi öncelikli olmalı. Bu noktada ulusal kongreler, hasta eğitimi oturumları ve hasta-hekîm iş birlikleri, farkındalık ve bakım kalitesini yükseltmede önemli rol oynuyor”.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.