Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Endometriozis

Breaking News - Endometriozis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endometriozis haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Gökalp Öner, Üreme Tıbbında Dünyanın En İyi Araştırmacısı Seçildi. Haber

Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Gökalp Öner, Üreme Tıbbında Dünyanın En İyi Araştırmacısı Seçildi.

Prof. Dr. Gökalp Öner’e Üreme Endokrinolojisi Alanında “2025 Yılının En İyi Araştırmacısı” Ödülü İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökalp Öner, üreme endokrinolojisi alanındaki uluslararası bilimsel çalışmalarıyla International Database Scientist Awards (IDSA) tarafından “2025 Yılının En İyi Akademik Araştırmacısı” seçildi. Dünya genelinde araştırmacıların yayın kalitesi, atıf sayısı ve bilimsel etkisine göre değerlendirilerek verilen ödül, Prof. Dr. Öner’in tüp bebek tedavileri ve kadın üreme sağlığına ilişkin yüksek nitelikli araştırmaları nedeniyle takdim edildi. Ödül sertifikasında Prof. Dr. Öner’in özellikle reproduktif endokrinoloji alanındaki lider konumu, bilimsel üretkenliği ve klinik pratiğe yön veren yenilikçi çalışmaları vurgulandı. Prof. Dr. Gökalp Öner’in bugüne kadar üreme tıbbı, tüp bebek, endometrial biyoloji, polikistik over sendromu (PCOS) ve endometriozis üzerine yayımladığı çalışmalar, uluslararası hakemli dergilerde toplam 1.089 atıf aldı. Bu başarıyla Öner, kariyerindeki 14. uluslararası bilimsel ödüle ulaşmış oldu. Ödül komitesi, Öner’in çalışmalarının “modern üreme tıbbına yön veren, klinik uygulamalarda standartları değiştiren bilimsel katkılar” sunduğunu belirtti. 2025 yılında “En İyi Araştırma” ödülüne değer görülen çalışmasında Prof. Dr. Öner, tüp bebek tedavilerinde rahim iç zarının hazırlanma sürecini hastanın hormonal, metabolik ve biyolojik verilerine göre kişiselleştiren yeni bir model önerdi. Bu yöntem; embriyo tutunmasını artıran, rahim reseptivitesini güçlendiren ve tedavi başarısını yükselten yenilikçi bir klinik protokol olarak bilim dünyasında dikkat çekti. Öner’in PCOS, endometriozis, endometrial patolojiler ve ileri yaş gebeliklerinde geliştirdiği farmakolojik ve teknolojik yaklaşımlar da ödül değerlendirmesinde belirleyici oldu. Uluslararası Bilimadamları Veritabanı tarafından yayımlanan resmi açıklamada, Prof. Dr. Gökalp Öner’in “üreme endokrinolojisi alanında küresel düzeyde referans kabul edilen bilimsel çalışmalara imza attığı, yapay zekâ destekli klinik analizler ve kişisel tedavi protokolleriyle literatüre yön verdiği” ifade edildi.  Prof. Dr. Öner, aldığı uluslararası ödül sonrası yaptığı değerlendirmede, “Kadın sağlığı, tüp bebek ve üreme tıbbı alanında bilimsel veriye dayalı yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem dünya için çok büyük önem taşıyor. Bu ödülü, Türkiye’nin bilimsel çalışmalarını dünya vitrinine taşıyan tüm akademisyenler adına alıyorum.” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Gökalp Öner’in bu başarısı, Türkiye’nin üreme tıbbı ve tüp bebek alanındaki küresel görünürlüğünü güçlendiren önemli bir bilimsel adım olarak değerlendiriliyor.

Kadın Sağlığında Sessiz Tehlike: “Geciken Tanılar, Ertelenen Anneliklere Mal Oluyor” Haber

Kadın Sağlığında Sessiz Tehlike: “Geciken Tanılar, Ertelenen Anneliklere Mal Oluyor”

Kadın sağlığında tanı gecikmeleri, üreme kapasitesinin azalması ve anne olma şansının düşmesi gibi ciddi sonuçlara yol açıyor. Kadın Hastalıkları, Doğum, İnfertilite ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Emine Öztürk, kadınlarda sık görülen ancak geç fark edildiğinde kalıcı hasara neden olan jinekolojik hastalıklar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Öztürk, kadınların büyük bölümünün şikâyetlerini “normal” kabul ederek doktora gitmeyi ertelediğini belirterek, bunun en çok doğurganlık üzerinde tahribat yarattığını söyledi. Öztürk, “Her ay yaşanan ağrıları kader gibi görmek, yumurtalık rezervinin azalmasına, tüplerin tıkanmasına veya sessiz ilerleyen enfeksiyonların kalıcı hasar bırakmasına neden olabiliyor” dedi. Kadınlarda adet düzensizliği, pelvik ağrı, uzun süren kanamalar, kronik karın ve bel ağrısı gibi belirtilerin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, bu bulguların çoğu zaman endometriozis, çikolata kisti, polikistik over sendromu ve tüplerle ilgili problemlerin erken işareti olduğunu dile getirdi. Geciken tanının, özellikle 30 yaş sonrası üreme sağlığını hızla etkilediğini belirten Doç. Dr. Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kadınlarda doğurganlık yaşı ilerledikçe yumurta kalitesi doğal olarak azalıyor. Buna bir de tedavisi geciken jinekolojik hastalıklar eklendiğinde, anne olma ihtimali dramatik biçimde düşüyor. Üstelik pek çok kadın, şikâyetleri uzun süre tolere ettiği için doktora başvurduğunda hastalık ileri seviyeye ulaşmış oluyor.” Kadın sağlığında erken tanının hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Öztürk, doğurganlık çağındaki kadınlara rutin jinekolojik muayene, yumurtalık rezerv testi ve ultrason kontrollerini aksatmamaları çağrısında bulundu. Öztürk, “Basit görünen bir ağrı veya düzensizlik bile gelecekte anneliği etkileyebilir. Kadın sağlığı ertelenmeye gelmez” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Emine Öztürk, kadınların sağlık bilincinin artmasının, erken teşhisin yaygınlaşmasının ve kontrol muayenelerinin düzenli hale getirilmesinin anne olma yolculuğunda büyük fark yaratacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.