Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dönüşüm

Breaking News - Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Seda Oğuz: “Oyunculuk bir heves değil, zamanla fark edilen bir ihtiyaç” Haber

Seda Oğuz: “Oyunculuk bir heves değil, zamanla fark edilen bir ihtiyaç”

Oyuncu Seda Oğuz, oyunculuk yolculuğunu, sektöre bakışını ve mesleki duruşunu samimi ifadelerle anlattı. Hayatla ilişkisinin her zaman “biraz sahneli” olduğunu dile getiren Oğuz, insanları gözlemlemeyi, hikâyelerin içinde dolaşmayı ve onları dönüştürmeyi sevdiğini söyledi. Oyunculuğun kendisi için geçici bir heves olmadığını vurgulayan Oğuz, bu mesleği zamanla bir ihtiyaç olarak fark ettiğini belirterek, “Bu alanda kendimi daha net hissediyorum. Sanırım yol orada kendiliğinden açıldı” dedi. Konservatuvar mezunu ve 15 yıllık deneyime sahip bir eğitmen olarak eğitimin önemine de değinen Oğuz, yeteneğin tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Eğitimin oyuncuya yön duygusu kazandırdığını belirten Oğuz, “Eğitim sadece ‘nasıl yaparım’ı değil, ‘ne zaman dururum, ne zaman derinleşirim’i öğretir. Uzun vadede oyuncuyu ayakta tutan da bu olur” değerlendirmesinde bulundu. Sektördeki yoğunluğa ilişkin değerlendirmede bulunan Oğuz, oyunculuğun zaman içinde kendi kendini ayıklayan bir meslek olduğunu belirtti. “Herkes başlamak isteyebilir ama herkes kalamaz” diyen Oğuz, özellikle sosyal medyanın etkisiyle seyirci tarafında da yanlış bir algı oluştuğuna dikkat çekti. Oyunculukla ünlü olma kavramlarının sıkça birbirine karıştırıldığını vurgulayan Oğuz, her ünlü kişinin oyuncu olmadığı gibi, her oyuncunun da mutlaka ünlü olmak zorunda olmadığını ifade etti. Oyunculuğun popülerlikten bağımsız, kendi disiplini ve sürekliliği olan bir meslek olduğunu dile getirdi. Rol almadığı dönemleri bir boşluk olarak görmediğini dile getiren Oğuz, bu süreçleri okumak, yazmak ve kendisiyle temas etmek için bir alan olarak değerlendirdiğini söyledi. Bekleme sürelerinin uzadığı zamanlarda bunun zaman zaman içsel bir çatışmaya dönüştüğünü de sözlerine ekledi. Dizi, sinema ve dijital platformlar arasındaki dönüşüme de değinen Oğuz, görünürlüğün arttığını ancak kalıcılığın zorlaştığını belirtti. Oyuncuların artık nerede durduklarını çok daha iyi bilmek zorunda olduklarını ifade eden Oğuz, “Sinema, dizi ve dijital… Hepsi farklı bir dil talep ediyor. Oyuncu bu diller arasında bilinçli bir denge kurmak zorunda” dedi. Rol tercihlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Oğuz, kusursuz karakterlerden ziyade çatlağı olan, dönüşüm sürecindeki kadın karakterlere ilgi duyduğunu söyledi. Seyircinin hemen karar veremediği, üzerinde düşünmek zorunda kaldığı karakterlerin kendisini daha çok beslediğini ifade etti. Oyunculukta belirli bir idol tanımı yapmaktan özellikle kaçındığını belirten Oğuz, ilhamını daha çok metinlerden, sahneden ve hayattan aldığını vurguladı. Taklit etmektense kendi sesini bulmanın oyunculukta en heyecan verici alan olduğunu söyledi. Mesleki kırılma anlarını da paylaşan Oğuz, sahnede seyirciyle nefesin aynı anda durduğu anların kendisi için özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “İşte o anlar benim kırılma noktalarım. ‘İyi ki’ dediğim yer tam olarak orası” dedi.

Gerçek aşkı yapay zekada buldu Haber

Gerçek aşkı yapay zekada buldu

“En Güzel Parçam 2042” – Bir Kadının Yapay Zeka Aşkıyla Dönüşüm Hikayesi Tiyatro sahneleri bu kez geleceği oynuyor. En iyi komedi müzikal oyuncusu, en iyi ışık tasarımı ve en iyi dekor tasarımı ödüllerine sahip “En Güzel Parçam 2042”, izleyiciyi 2042 yılına; yapay zekâların, robotların ve dijital duyguların hüküm sürdüğü bir dünyaya davet ediyor. Bir yanda teknoloji, diğer yanda insan kalbinin hâlâ çözülmemiş sırları… Oyun, trajikomik ve dansla örülü iki perdede, bir kadının “yapay zekâ sevgilisiyle” yaşadığı aşkın dönüştürücü gücünü anlatıyor. Baş karakter Destina, yalnızlığın dijitalleştiği bir çağda, hayatına beklenmedik şekilde dahil olan bir yapay zekâyla karşı karşıya kalıyor. Bu “mükemmel sistem”, onun tüm ihtiyaçlarını anlayan, duygularını tahmin eden, hatta onu iyileştiren bir mekanizmaya dönüşüyor. Fakat Destina’nın sorusu bitmiyor: “Gerçek sevgi bir yazılımda mı, yoksa hâlâ insanda mı saklı?” Türkiye’de ilk kez 15 uluslararası endüstriyel tasarımcı tarafından geliştirilen özel bir yapay zekâ sevgili karakteriyle sahnelenen oyun, tiyatroda teknolojik bir devrimi de beraberinde getiriyor. Seyirci, insan olmayan bir sistemin “insan duygularını” bu kadar iyi anlayabilmesine hem hayran kalıyor hem de ürperiyor. Yazan ve oynayan Zeynep Özyağcılar, izleyiciye sadece bir hikâye değil; kadının, aşkın ve insanın geleceğine dair çarpıcı bir sorgulama sunuyor. Dokunmanın unutulduğu, ilişkilerin sanal kimliklere dönüştüğü bir çağda, bu oyun “gerçek” kavramını yeniden tanımlıyor. En Güzel Parçam 2042 23 Kasım Pazar 20:30 Kadıköy Eğitim Sahnesi Yapay Zeka Misafir Sanatçı: Korel Cezayirli Bu oyun, “tüm iyileştiren aşklara” adanmıştır. Yeterince ağlamadık mı? Belki de artık hepimiz, kendi “en güzel parçamızı” bulmaya hazırız.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.