Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arkeoloji

Breaking News - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE YOĞUN İLGİ Haber

ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE YOĞUN İLGİ

Haber; Tuana Mina Bahadır Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Şanlıurfa’da düzenlenen söyleşi programları, geleneksel sanat atölyeleri ve çocuk etkinlikleri, kentin kültürel birikimini farklı başlıklar altında ziyaretçilerle buluşturdu. Şehrin köklü tarihine ışık tutan akademik içerikler, geleneksel üretim pratikleri ve çocuklara yönelik deneyim alanları, festivalin çok yönlü yapısını güçlendirdi. SÖYLEŞİ PROGRAMLARIYLA TARİH VE EDEBİYAT BİR ARADA Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen “Müzelik Sohbetler” programında; Şanlıurfa Kalesi yazıları, Harran, Soğmatar ve Şuayb Şehri kazıları ele alındı. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla yürütülen program, bölgenin arkeolojik mirasına ilişkin kapsamlı bir perspektif sundu. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen “Divan Edebiyatında Urfalı Bir Üstad: Şair Nabi” söyleşisinde ise Nabi’nin edebi kişiliği ve divan edebiyatındaki yeri değerlendirildi. Moderatörlüğünü Cuma Ağaç’ın üstlendiği programda Prof. Dr. Ekrem Bektaş ve Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk konuşmacı olarak yer aldı. GELENEKSEL SANATLAR ATÖLYELERDE YAŞATILDI Festival kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarında, geleneksel sanatların üretim süreçleri uygulamalı olarak aktarıldı. “Bakır İşleme Atölyesi”nde ise bakır levhaların çekiçle dövülmesi, sıvama veya döküm teknikleriyle şekillendirilmesi ve üzerlerine kazıma ya da kabartma motiflerin işlenmesi süreçleri uygulamalı olarak deneyimlendi. Geleneksel mutfak ve süs eşyalarının üretimine uzanan bu zanaat, katılımcılara el işçiliğinin inceliklerini gösterdi. Ahmet Ateş’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Ney Atölyesi”nde; dokuz boğumlu kamışların seçilmesi ve kurutulmasıyla başlayan üretim süreci, içlerinin açılması, perde deliklerinin hazırlanması, parazvâne ve başpare takılması aşamalarıyla katılımcılara sunuldu. ÇOCUKLAR FESTİVALDE TARİH, SANAT VE DENEYİMLE BULUŞTU Çocuklara yönelik düzenlenen atölye çalışmalarında geleneksel üretim teknikleri erken yaşta tanıtıldı. Yasemin Bilici yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Keçe Atölyesi”nde; koyun yünü ve keçi kılı gibi doğal liflerin su, sabun ve ısı yardımıyla işlenerek keçeye dönüştürülmesi süreci uygulamalı olarak aktarıldı. Yünlerin yayılması, ıslatılması, rulo hâline getirilmesi ve tepme aşamalarından oluşan süreç, yüksek el emeğine dayalı geleneksel bir üretim pratiği olarak çocuklara deneyimletildi. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark alanında gerçekleştirilen çocuk etkinlikleri kapsamında, deneysel arkeoloji uygulamalarıyla “Kazı Eğitimi Ve Sikke Basımı” çalışmaları yürütüldü. Katılımcı çocuklar, arkeolojik kazı süreçlerini deneyimleme ve geçmiş dönem üretim tekniklerini tanıma imkanı buldu. “Rol Değiştirme Drama Çalışması”nda ise bağımlılık teması üzerinden empati ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalar gerçekleştirildi. Canlandırma ve rol değişimi yöntemleriyle yürütülen etkinlikte, çocukların sağlıklı çözüm üretme becerileri desteklendi. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

LAODIKEIA’DA TARİHÎ KEŞİF! 2 METRELİK ATHENA HEYKELİ GÜN IŞIĞINA KAVUŞTU Haber

LAODIKEIA’DA TARİHÎ KEŞİF! 2 METRELİK ATHENA HEYKELİ GÜN IŞIĞINA KAVUŞTU

ANTİK TİYATRODA BÜYÜK BULUNTU: HOMEROS SAHNELERİYLE KÜLTÜREL ANLATIM ORTAYA ÇIKTI BAKAN ERSOY DUYURDU: “GELECEĞE MİRAS VİZYONUMUZLA KORUMAYA DEVAM EDİYORUZ” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, LaodikeiaAntik Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, Batı Tiyatrosu sahne binasında 2 metre uzunluğunda beyaz mermer Athena heykeli gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu. Homeros destanlarına sahne olan yapının aynı zamanda kültürel anlatımın merkezi olduğu bir kez daha ortaya konulurken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekti. Denizli’nin önemli kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dönemin sanatsal ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte özellikle Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen çalışmalar, yeni buluntularla arkeoloji dünyasına önemli veriler sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Batı Tiyatrosu’nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyuran Ersoy, bölgede sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarının önemine vurgu yaptı. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Laodikeia’da önemli bir keşfe daha imza attık! Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı... Laodikeia Batı Tiyatrosu’nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz.” Athena Heykeli Molozlar Arasında Bulundu Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası’nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı henüz tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti. Sahne Binası Homeros Destanlarını Anlatan Heykellerle Donatıldı Milattan önce 2'nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç katlı mimari düzen içerisinde her katta 16 sütun yer alıyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi. Odysseus’un İthaka’ya dönüş yolculuğunda karşılaştığı Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos’un mağarası ve deniz canavarı Skylla gibi sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil aynı zamanda kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin çok sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı. Ünik Tipoloji ve Yüksek Sanatsal İşçilik Yuvarlak kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos giysi, boyunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer aldığı aegis detayları dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın doğal işlenişi, yüksek sanatsal kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması nedeniyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor. Augustus Dönemi Klasik Üslubunu Yansıtıyor Sanatsal stil açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Dönemi'ne (MÖ 27 – MS 14) ait birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem'de önemli bir dokuma merkezi olan Laodikeia’da Athena’nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıktığı, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ayrıca, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.

KÜLTÜR VE SANATIN HER DALINDA CUMHURİYET TARİHİNİN EN YÜKSEK RAKAMLARINA ULAŞILDI Haber

KÜLTÜR VE SANATIN HER DALINDA CUMHURİYET TARİHİNİN EN YÜKSEK RAKAMLARINA ULAŞILDI

HABER SAVAŞ UĞURLU BAKAN ERSOY’UN VİZYONU KÜLTÜR VE SANATTA REKORLARI GETİRDİ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, müzeden sahneye, kütüphaneden kazı alanına uzanan geniş yelpazede Türkiye’nin 2025 yılında kültür ve sanat alanında Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştığını açıkladı. Ersoy, “Türkiye Yüzyılı’nda kültür-sanatta büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.” diyerek 2026 vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Kültür Yolu Festivali “Dünyanın En Büyüğü” Bakan Ersoy, 2021’de 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin, her yıl artan etkisiyle uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü söyledi. Ersoy, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yılından itibaren Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalimiz; geçtiğimiz yıl 8 ay boyunca 20 şehirde binden fazla etkinlik noktasında 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’den fazla etkinliğe sahne oldu.” dedi. 2026 yılında Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya illerinin de festivale dâhil edilerek 26 ilde düzenleneceğini kaydeden Ersoy, “Şehirlerimiz merakla bekliyor biliyorum; festival takvimimizi de belirledik. Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin sosyal medya hesaplarından tarihlerimizi açıklıyoruz. 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ illerimiz de doyasıya festival coşkusunu yaşayacak.” ifadelerini kullandı. “Kültürümüzün Yaşayan Gücüyüz” Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine 32 unsurun kaydedilmesiyle Türkiye’nin dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke olduğunu hatırlattı. 102 ustanın “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak tescillendiğini belirten Ersoy, bu başarının kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Tiyatro ve Bale Seyircisi Rekora Koşuyor 2025-2026 sanat yılını “Sanat Her Yerde” sloganı ile başlattıklarını kaydeden Ersoy, geride kalan sürede halkın sanat ve kültüre olan ilgisinin her geçen gün artarak büyüdüğünü ve rakamların bunun en net göstergesi olduğunu söyledi. Devlet Tiyatrolarının 2002’de 28, 2017’de ise 41 sahneyle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ersoy, “Bugün 59 sahneye ulaştık. 2025-2026 sezonunda bu sayıyı 64’e çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi. Ersoy, seyirci sayısının da 2,5 milyondan yukarılara ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Her geçen gün yeni oyun sayısını artırdıklarını ve geçen sezon sahnelenen yerli oyun sayısının 99 olduğunu söyleyen Ersoy şunları kaydetti: “Bu oyunlarımızı, seyircilerimizin yoğun ilgisini çeken yabancı eserlerle birleştirerek başarıyı yakalıyoruz. Geçtiğimiz sezon Kerbela, Rembetiko Efsanesi. Dracula Bir Dehşet Anatomisi, Anna Karanina gibi eserler büyük ilgi görmüştü. Bu yıl da Faust, Büyük Romulus, Ölü Çınarlar ve Gümüş Patenler gibi prestijli eserlerimizi sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz.” Devlet Opera ve Balesinin 2024-2025 sezonunda 1.228 temsil ile tarihi bir başarıya imza attığını belirten Bakan Ersoy, bu yıl için hedeflerinin 1.350 temsil ve seyirci sayısının da 775 bin olduğunu ifade etti. “Biletleri 45 Saniyede Tükenen Oyun: Fındıkkıran” Birçok oyunun beğeniyle takip edildiğini ve kapalı gişe sahnelendiğinin altını çizen Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir gerçek var ki o da “Fındıkkıran. Bu eser tüm dünyada “yeni yıl eseri” olarak sahneleniyor. Bu yıl tüm bölge müdürlüklerimizin de katılımıyla genel müdürlüğümüzün tüm salonlarında sahnelendi, hatta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de oynandı. Bu temsillerin her birinde biletler sadece 45 saniye içinde tükendi. Biletini gişeden almak isteyenler gece 3-4 gibi sıraya girdi. Benzer bir ilgiyi düzenlediğimiz festivallerde de yaşadık. Bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Opera ve Bale Festivali yine büyük yankı uyandırdı. Geçtiğimiz yıl Şırnak’tan başlamıştık bu yolculuğa bu yıl ilk durak Bartın oldu. Bu tablo, kültür ve sanatı erişilebilir kılma vizyonumuzun, nitelikli üretimi yaygınlaştırma hedefimizin ve sanat kurumlarımıza duyduğumuz güvenin somut sonucudur.” Sinema Sektörüne Stratejik Destek Ersoy, sinema alanındaki destekleri “stratejik yatırım” olarak nitelendirerek; 2017 yılında 305 projeye yaklaşık 56 milyon lira destek sağlandığını, 2025 itibarıyla proje sayısının 390’a, destek tutarının ise 491,6 milyon liraya ulaştığı bilgisini paylaştı. Sinemayı turizm tanıtımında etkili kullanmaya başladıklarının önemine dikkat çeken Ersoy, “Mini dizi stratejimiz ile ülkemizin tarihi ve turistik yerlerini Türk dizilerinin büyük üne sahip isimleri ile tanıtıyoruz. Ülkemizi bir hikâye üzerinden tanıtarak turistleri davet ediyor, bu yaklaşımı da proaktif bir stratejiye dönüştürüyoruz. Biliyorsunuz Türk dizileri tüm dünyada 1 milyardan fazla kişiye doğrudan ulaşıyor. Amerika’ dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, üç kıtada ve yaklaşık 170 ülkede Türk dizilerini izlemek mümkün. Biz de bu başarıyı tanıtım stratejimizin bir parçası haline getirme kararı aldık. Detayları kısa süre sonra kamuoyu ile paylaşacağız ancak şu bilgiyi sizlerle paylaşabilirim. Bu yıldan itibaren en az 3 kıtada, 10 ülkede yayınlanan dizilerimizde ülkemizin tanıtım stratejileriyle uyumlu içerik sunan bölümleri destekleyeceğiz. Böylelikle hem doğrudan milyonlarca insana ulaşacağız hem de ülkemizi, kültürümüzü dünyaya tanıtan dizi sektörümüze destekte bulunacağız.” açıklamasında bulundu. Güzel Sanatlarda %100’lük Artış Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 2017-2018 döneminde 585 etkinlik düzenlediğini, bu rakamın 2024-2025’te 1.006’ya çıktığını belirten Ersoy, bu sezon ise 1.500 etkinlik hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 200. yaşını kutlayacağını açıklayan Bakan Ersoy, “Geçtiğimiz yıl 108 konsere imza atan CSO’yu 7 bölgemizde düzenlenecek konserlerle daha fazla insanımıza ulaştıracağız.” dedi. Rami Kütüphanesi’nde 3,6 Milyon Ziyaretçi Kütüphaneler alanındaki gelişmeleri de paylaşan Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün çalışmalarını titizlikte takip ettiği bir Genel Müdürlük olduğunun önemini vurgulayarak neredeyse her hafta Türkiye’nin dört bir yanında modern kütüphaneleri gençlerle, okuyucularla buluşturduklarının üzerinde durdu. “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla ilerlediğimiz “Türkiye Yüzyılı Vizyonu” çerçevesinde kütüphanelerimiz bizim için büyük önem taşımaktadır. 2002’den 2025’e uzanan bu yolculukta kütüphanelerimiz; yaşayan, üreten ve buluşturan mekânlara dönüştü. Bugün sayısı 1300’ü aşan kütüphanelerimiz; öğrencinin, araştırmacının, çocuğun ve gencin ortak yuvasıdır.” diyen Ersoy şu bilgileri paylaştı: “Attığımız kararlı adımlar neticesinde 2017’de 93 bin olan oturma kapasitemizi %60 büyüme ile 150 bine çıkarttık. Kullanım alanımız ise 2017 yılında 313 bin metrekareydi, bugün 789 bin metrekareye çıktı. Bu da %152 büyüme demek. İnşallah 2026 yılı sonunda 1 milyon metrekareye ulaşacağız. Kütüphanelerimizi de sanatsal ve kültürel etkinliklerle de buluşturduk. Ben Rami Kütüphanesi’ne ilişkin rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Rami Kütüphanesi’nde 3 milyon 600 binden fazla ziyaretçi ağırlandı. Burada düzenlediğimiz 2 bin 944 etkinliğe de 819 bine yakın kişi katıldı. Türkiye, bilgiye yatırım yapan; kültürü geleceğe taşıyan güçlü bir vizyona sahiptir. Kütüphanelerimizin aydınlığında büyüyen bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam edeceğimizi söylemekten de büyük onur duyuyorum.” Telif Haklarında Tarihi Rekor Ersoy, Telif Hakları Genel Müdürlüğünün, sanatçının emeğinin korunması, üretimin desteklenmesi ve fikri mülkiyet alanının güçlendirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek, konaklama tesislerinde müzik lisansına yönelik başlatılan uygulamayla telif gelirlerinde rekor artış sağlandığını açıkladı. Bu uygulamayla birlikte taraflar arasında 40 yılı aşkın süredir devam eden hukuki ihtilafların sona erdirildiğini ifade eden Ersoy, 2025 yılında “Gastronomi Sektöründe Müzik Lisansı İşbirliği Protokolü”nün de hayata geçirildiğini dile getirdi. Gelinen noktayı rakamlarla değerlendiren Ersoy, 2020 yılında 200 milyon lira seviyesinde bulunan telif gelirlerinin, izlenen istikrarlı ve kararlı politikalar sayesinde her yıl artırıldığını belirterek, 2025 itibarıyla bu rakamın yaklaşık 3 milyar liraya ulaşarak tarihi bir rekor kırdığını kaydetti. Ersoy, yıllar süren dava ve ihtilafları ortadan kaldıran bu tablonun, eser sahipleri, sektör paydaşları ve Bakanlığın ortak iradesinin bir sonucu olduğunun altını çizdi. Yazma Eserlerde Dünya Birinciliği Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun kültürel hafızayı geleceğe taşıyan stratejik bir kurum olduğunu belirterek, yürütülen çalışmalarla sadece Türkiye’ye değil, dünyaya da örnek teşkil ettiğini söyledi. Kurumun envanterinde 2017 yılında 541 bin eser bulunduğunu hatırlatan Ersoy, bu sayının 2025 itibarıyla 776 bin 700’e ulaştığını açıkladı. Araştırmacılar için önemli bir dijital kaynak sunulduğunu belirten Ersoy, “Kendi koleksiyonlarımızdan 455 bin eserin dijitalini araştırmacıların istifadesine sunan web sitemiz, yek.gov.tr dünyanın en büyük yazma eser sitesidir.” ifadelerini kullandı. 2012 yılından bu yana 251 eserin yayımlandığını dile getiren Bakan, bu eserlerin toplamda 337 cilt ve 237 bin 629 sayfadan oluşan zengin bir külliyatı temsil ettiğine dikkat çekti. Bu gelişmelerin yalnızca bir sayı artışı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Bu artış, yalnızca rakamsal bir büyüme değil; medeniyetimizin yazılı mirasına sahip çıktığımızın da somut göstergesidir.” dedi. Bakan Ersoy, “Türkiye bugün kültürel mirasını yalnızca koruyan değil, nerede olursa olsun izini süren, hakkını alan ve geri getiren güçlü bir ülkedir.” değerlendirmesinde bulundu. 13 Binden Fazla Eser Geri Getirildi Ersoy, 2020 yılında kurdukları Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı ile kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemin başladığını belirterek, yürütülen sistemli çalışmaların bu alanda tarihi bir ivme sağladığını söyledi. 2002–2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eserin ait olduğu topraklara getirildiğini açıklayan Ersoy, “Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı.” dedi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye iade edilen Marcus Aurelius heykelinin bu kararlılığın güçlü bir simgesi olduğunu dile getiren Ersoy, kurumsal yapılanma, uluslararası iş birlikleri ve ısrarlı takip sayesinde kültür varlığı iadesinin artık münferit değil, sonuç alan bir devlet politikası haline geldiğinin altını çizdi. Bakan Ersoy, “Bu mücadele ve başarı tüm dünyada ses getiriyor. Artık elinde bu topraklara ait, yasadışı yollarla sahiplenilmiş kültür varlığı olan herkes biliyor ki, eğer o eserler bir şekilde tespit edilirse Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı o eserleri gelir ve alır.” ifadelerini kullandı. “Geleceğe Miras” ile Arkeolojiye 12 Ay Desteği Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu doğrultusunda arkeoloji alanında başlatılan dönüşümle birlikte Türkiye'de artık 12 ay süren kazı döneminin kalıcı hale geldiğini belirtti. 2018 yılında başlatılan bu uygulamayla yalnızca kazı sürelerinin değil, ayrılan kaynakların da rekor seviyelere çıkarıldığını aktaran Ersoy, 2025 itibarıyla 255 kazı alanının proje kapsamına alındığını ifade etti. Ersoy, mevsim koşullarına uygun biçimde tüm yıla yayılan arkeolojik faaliyetlerle birlikte akademik üretimin de desteklendiğini; 2025 yılında 1.200’ün üzerinde uzman ve 3.000’in üzerinde çalışanın istihdam edildiğini kaydetti. Aynı yıl içinde 15 binin üzerinde arkeolojik buluntunun bilim dünyasına kazandırıldığını belirten Bakan Ersoy, bu projeyi geçmişe saygının yanı sıra, geleceğe karşı bir sorumluluk olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Gece Müzeciliği 600 Bin Ziyaretçiye Ulaştı Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının, kültürel mirasın korunmasının ötesine geçerek onu çağdaş yöntemlerle buluşturduğunu ve bu sayede turizmin yıl geneline yayıldığını vurguladı. 2024 yılında Efes, Hierapolis ve Side’de başlatılan uygulamanın çevreye duyarlı ve yenilenebilir enerjiyle aydınlatılan alanlarda 400 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Ersoy, 2025 itibarıyla bu yaklaşımın 27 müze ve ören yerine genişletildiğini aktardı. Anadolu’nun dört bir yanında hayata geçirilen bu uygulamayla yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaşıldığını belirten Ersoy, yoğun ilgi nedeniyle Efes, Side ve Galata Kulesi gibi simge noktalarda sürenin uzatıldığını ve bazı alanlarda yıl boyunca devam ettiğini kaydetti. Ersoy, tarihi mekânların gecenin estetiğiyle buluşmasının yalnızca turistik değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkeleriyle örtüşen bütüncül bir kültür politikası olduğunu da değerlendirmesine ekledi. AKM, CSO ADA ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası İlgi Odağı Oldu AKM’de 3 bin 102 etkinlik gerçekleştirildiğini, toplamda 3,5 milyon kişinin etkinliklere katıldığını dile getiren Ersoy açıklamalarını şöyle sürdürdü: “’Yapamazlar, edemezler’ diyenlere karşı Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde yani 2021 yılında halkımıza armağan ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi İstanbul’daki kültür ve sanat aktivitelerinin odak noktası oldu. Hatırlarsanız 30 yıldır bitmeyen ‘Burası yılan hikayesine döndü…Bitmez!’ denilen ‘Ankara’nın kangreni’ olarak anılan CSO Ada Ankara’yı da 11,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirdik ve 2020 yılında sanatseverlerle buluşturmuştuk. Başkentin kültür sanat adasında 900 etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 554 bin sanatseveri ağırladık. Cumhuriyetimizin 100. yılında hizmete açtığımız İzmir Kültür Sanat Fabrikası da Ege’nin incisi İzmir’e çok yakıştı. İzmir tarihinde önemli yere sahip olan bu mekanı tarihi bir dönüşüm ile bugünkü haline getirdik. Halkımızın da yoğun ilgi gösterdiği bu kültürel merkezde geçtiğimiz yıl 540 etkinlik gerçekleştirilirken 600 bin sanatseveri misafir ettik." Haydarpaşa ve Sirkeci Garları Sanat Adasına Dönüşüyor “Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, Sultan II. Abdülhamid’in bizlere mirası olan, İstanbul’un iki ikonik tren garı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahalarını kültürel ve toplumsal miras olarak, bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız.” diyen Ersoy, bu alanların İstanbul’un yeni kültür sanat adası olacağını belirtti. Ersoy, kültür ve sanatın bir milletin hafızası ve geleceğe bıraktığı en güçlü miras olduğunu belirterek, göreve başladığı günden bu yana koruma, üretim ve erişim ekseninde kararlı bir yol izlediklerini vurguladı. Sanatın sürdürülebilirliği, sanatçının desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması adına somut adımlar atıldığını ifade eden Ersoy, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirtti. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu sürece katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.