Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)- TRABZON'da hastanede yoğun bakım servisinde çalışan hemşire Selin Bak (45), bir yandan zorlu mesleğini sürdürürken bir yandan edebiyata duyduğu ilgiyi hayalini kurduğu kitabı yazarak taçlandırdı. 1 yıl süren çalışmanın ardından kaleme aldığı 'Sonsuzluk Kapanı' adlı romanı ile ödüle layık görülen Bak, "Hayatımı çok sevdiğim 2 işi yaparak sürdürüyorum. Hemşireliği ve yazmayı çok seviyorum" dedi.
Akçaabat ilçesi Yıldızlı Mahallesi'nde yaşayan 2 çocuk annesi Selin Bak, hemşirelik mesleğini sürdürürken edebiyata olan ilgisini de yıllar içinde geliştirdi. Okuma alışkanlığını ailesinden kazanan Bak, özellikle polisiye türüne yönelerek uzun yıllar bu alanda inceleme yazıları kaleme aldı. Arkadaşının kendisini cesaretlendirmesiyle yazarlığa adım atan Bak, yaklaşık 1 yıl süren çalışmanın ardından ilk romanı 'Sonsuzluk Kapanı'nı tamamladı. Geçen yıl yayımlanarak okurla buluşan roman, Ekonomi Gazetesi'nin Kitap Kültür Yaşam Dergisi tarafından 'yılın en iyi polisiye ilk romanı' seçildi. Yoğun ve zaman zaman yorucu geçen meslek hayatına rağmen yazmayı sürdüren Selin Bak, yoğun bakım hemşireliği mesleğinden edindiği gözlemleri de kitaplarına yansıtmayı hedefliyor.
'POLİSİYE ROMANI AŞKI İÇİMDE HEP VARDI'
Selin Bak, "25 yıldır hemşirelik yapıyorum. Hep okuyan bir ailede büyüdüm ve ben de çok okurdum. Babam hep polisiye romanları okurdu, ben de ondan görünce okumaya başladım ve polisiye romanı aşkı içimde hep vardı. Türk edebiyatını ve Rus edebiyatını da okudum ama sanki sıkıcı geliyordu. Büyük çoğunluğun olduğu gibi benim de ilk okuduğum polisiye romanları Agatha Christie'nin kitaplarıydı. Okuyunca beynimde havai fişekler patladı ve 'Bunları okumalıyım' dedim. Hakikaten çok keyif aldım ve ne kadar polisiye roman varsa okumaya başladım. Çünkü insanız ve hepimizin içinde adalet arayışı var. Polisiye kitaplarındaki o adalet, suçlunun cezasını çekmesi ya da bazen çekememesi benim çok hoşuma gitti. O yüzden polisiye okumaya çokça ağırlık verdim" dedi.
'İLK DESTEĞİ ARKADAŞIMDAN ALDIM'
Yazarlık hayatının arkadaşının desteğiyle başladığını belirten Bak, "Yazmaya, 5 sene önce başladım. Öncesinde dergilere ve bazı mecralara polisiye inceleme yazıları ve eleştiriler yazıyordum. Sevdiğim bir yayınevi var. Yazarı tanımasam da muhakkak alırdım. Hatta 10'ar tane alır, etrafıma da dağıtırdım. Arkadaşım bana, 'Selin Hanım, hep başkalarının hikayesini okuyorsun, neden artık kendi hikayeni yazmıyorsun?' dedi. Yapıp yapamayacağımı düşünürken ilk desteği arkadaşımdan aldım. Ufak ufak denemelere başladım ve yapabildiğimi gördüm" diye konuştu.
'HAYALLERİMİN BANA GELMESİNİ BEKLEMEM, PEŞİNDEN GİDERİM'
Selin Bak, yazdığı kitabın hayallerinin gerçekleşmesinde ilk adım olduğunu ifade ederek, "'Sonsuzluk Kapanı' isimli kitabımda, ölümsüzlük arzusunu insanlara sunmak isteyen çok uluslu, güçlü şirketlerin ve paranın tahakkümünü anlatır. Vicdanımızın nerede kırıldığını anlatıyor. Kitabı yazmam 1 sene sürdü. Yayıneviyle görüştük, 2025'nin Mayıs ayındayken aradılar ve basılacağını duyduğum, emeğimin karşılığını aldığımı hissettiğim gün benim için çok kıymetli bir gün oldu. Ne diyeceğimi bilemedim, tuşa basıp telefonu açamayacak kadar çok heyecanlandı. Kitabıma güveniyordum ve bazı hayallerimin gerçek olacağına dair ilk işaret oldu. Hayallerimin bana gelmesini beklemem, peşinden giderim ve deli çalışırım. Hayatımın en güzel günlerinden biri oldu. 2025 yılının Haziran ayında editör çalışmalarımıza başladık ve Ekim'in 3'ünde kitabı okurla buluşturduk" diye konuştu.
'YÜRÜRKEN ÇIĞLIK ATTIM'
Kitabının ödüle layık görülmesinden memnuniyet duyduğu ifade eden Bak, 'Beni aradılar, 'Yılın polisiye ilk roman ödülünü size vermeyi uygun bulduk' dediler. Yürürken çığlık attım ve çok sevindim. Kitabıma çok güveniyorum. İlk kitapla insanların dikkatini çekmek ve ödül almak her babayiğidin harcı değildi. Mütevazı olamıyorum çünkü çok keyifli bir gündü. Stresli ve kaotik bir iş hayatım var. Kaybettiğim hastalarım ve genç hastalarım da oldu. Edebiyat benim için bir dinlenme alanı. Ben yazmayı ve okumayı tercih ediyorum çünkü benim için bir kaçış alanı; aynı zamanda rahatlıyorum. Hayatımı çok sevdiğim 2 işi yaparak sürdürüyorum. Hemşireliği ve yazmayı çok seviyorum" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yoğun bakımdan ödüllü roman çıktı
Yoğun bakımdan ödüllü roman çıktı
Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)- TRABZON'da hastanede yoğun bakım servisinde çalışan hemşire Selin Bak (45), bir yandan zorlu mesleğini sürdürürken bir yandan edebiyata duyduğu ilgiyi hayalini kurduğu kitabı yazarak taçlandırdı. 1 yıl süren çalışmanın ardından kaleme aldığı 'Sonsuzluk Kapanı' adlı romanı ile ödüle layık görülen Bak, "Hayatımı çok sevdiğim 2 işi yaparak sürdürüyorum. Hemşireliği ve yazmayı çok seviyorum" dedi.
Akçaabat ilçesi Yıldızlı Mahallesi'nde yaşayan 2 çocuk annesi Selin Bak, hemşirelik mesleğini sürdürürken edebiyata olan ilgisini de yıllar içinde geliştirdi. Okuma alışkanlığını ailesinden kazanan Bak, özellikle polisiye türüne yönelerek uzun yıllar bu alanda inceleme yazıları kaleme aldı. Arkadaşının kendisini cesaretlendirmesiyle yazarlığa adım atan Bak, yaklaşık 1 yıl süren çalışmanın ardından ilk romanı 'Sonsuzluk Kapanı'nı tamamladı. Geçen yıl yayımlanarak okurla buluşan roman, Ekonomi Gazetesi'nin Kitap Kültür Yaşam Dergisi tarafından 'yılın en iyi polisiye ilk romanı' seçildi. Yoğun ve zaman zaman yorucu geçen meslek hayatına rağmen yazmayı sürdüren Selin Bak, yoğun bakım hemşireliği mesleğinden edindiği gözlemleri de kitaplarına yansıtmayı hedefliyor.
'POLİSİYE ROMANI AŞKI İÇİMDE HEP VARDI'
Selin Bak, "25 yıldır hemşirelik yapıyorum. Hep okuyan bir ailede büyüdüm ve ben de çok okurdum. Babam hep polisiye romanları okurdu, ben de ondan görünce okumaya başladım ve polisiye romanı aşkı içimde hep vardı. Türk edebiyatını ve Rus edebiyatını da okudum ama sanki sıkıcı geliyordu. Büyük çoğunluğun olduğu gibi benim de ilk okuduğum polisiye romanları Agatha Christie'nin kitaplarıydı. Okuyunca beynimde havai fişekler patladı ve 'Bunları okumalıyım' dedim. Hakikaten çok keyif aldım ve ne kadar polisiye roman varsa okumaya başladım. Çünkü insanız ve hepimizin içinde adalet arayışı var. Polisiye kitaplarındaki o adalet, suçlunun cezasını çekmesi ya da bazen çekememesi benim çok hoşuma gitti. O yüzden polisiye okumaya çokça ağırlık verdim" dedi.
'İLK DESTEĞİ ARKADAŞIMDAN ALDIM'
Yazarlık hayatının arkadaşının desteğiyle başladığını belirten Bak, "Yazmaya, 5 sene önce başladım. Öncesinde dergilere ve bazı mecralara polisiye inceleme yazıları ve eleştiriler yazıyordum. Sevdiğim bir yayınevi var. Yazarı tanımasam da muhakkak alırdım. Hatta 10'ar tane alır, etrafıma da dağıtırdım. Arkadaşım bana, 'Selin Hanım, hep başkalarının hikayesini okuyorsun, neden artık kendi hikayeni yazmıyorsun?' dedi. Yapıp yapamayacağımı düşünürken ilk desteği arkadaşımdan aldım. Ufak ufak denemelere başladım ve yapabildiğimi gördüm" diye konuştu.
'HAYALLERİMİN BANA GELMESİNİ BEKLEMEM, PEŞİNDEN GİDERİM'
Selin Bak, yazdığı kitabın hayallerinin gerçekleşmesinde ilk adım olduğunu ifade ederek, "'Sonsuzluk Kapanı' isimli kitabımda, ölümsüzlük arzusunu insanlara sunmak isteyen çok uluslu, güçlü şirketlerin ve paranın tahakkümünü anlatır. Vicdanımızın nerede kırıldığını anlatıyor. Kitabı yazmam 1 sene sürdü. Yayıneviyle görüştük, 2025'nin Mayıs ayındayken aradılar ve basılacağını duyduğum, emeğimin karşılığını aldığımı hissettiğim gün benim için çok kıymetli bir gün oldu. Ne diyeceğimi bilemedim, tuşa basıp telefonu açamayacak kadar çok heyecanlandı. Kitabıma güveniyordum ve bazı hayallerimin gerçek olacağına dair ilk işaret oldu. Hayallerimin bana gelmesini beklemem, peşinden giderim ve deli çalışırım. Hayatımın en güzel günlerinden biri oldu. 2025 yılının Haziran ayında editör çalışmalarımıza başladık ve Ekim'in 3'ünde kitabı okurla buluşturduk" diye konuştu.
'YÜRÜRKEN ÇIĞLIK ATTIM'
Kitabının ödüle layık görülmesinden memnuniyet duyduğu ifade eden Bak, 'Beni aradılar, 'Yılın polisiye ilk roman ödülünü size vermeyi uygun bulduk' dediler. Yürürken çığlık attım ve çok sevindim. Kitabıma çok güveniyorum. İlk kitapla insanların dikkatini çekmek ve ödül almak her babayiğidin harcı değildi. Mütevazı olamıyorum çünkü çok keyifli bir gündü. Stresli ve kaotik bir iş hayatım var. Kaybettiğim hastalarım ve genç hastalarım da oldu. Edebiyat benim için bir dinlenme alanı. Ben yazmayı ve okumayı tercih ediyorum çünkü benim için bir kaçış alanı; aynı zamanda rahatlıyorum. Hayatımı çok sevdiğim 2 işi yaparak sürdürüyorum. Hemşireliği ve yazmayı çok seviyorum" dedi. (DHA)
Kaynak: Anadolu Ajansı
En Çok Okunan Haberler