İSTANBUL,(DHA)- CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ataşehir'de düzenlediği mitingde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Ataşehir'de düzenlediği 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuştu.
'BU İFTİRANIN HESABI, ENİNDE SONUNDA SORULACAKTIR'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biraz önce Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar, avukatları tarafından alındı. Buradan ilan ediyorum, buradan söylüyorum. Onursal Adıgüzel'e ne bir baz kaydı, ki olsa ne yazar? İstanbul'da herkesin her yerde baz verdiğini ispatladı avukatlar. Ama ne bir baz kaydı ne teknik takip ne dinleme ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz... Hiçbir şey yok. Yani soru soramayacak durumdalar Onursal'a, soru soramayacak. Diyorlar ki 'Bir suç örgütü var. Başında Onursal Adıgüzel var. O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım, onun için bu işi örgütlü diye tanımlayacağım ve Onursalı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım.' İşte bu durum, 'suçüstü hali'dir. Bu durum kendisinde hiçbir suç olmayan, işi gücü çalışmak olan, kendisine savcının iddia edecek bile, kibrit çöpü kadar bir şey bulamadığı birisine sırf '19 Mart darbesi devam etsin' diye, sırf 'Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yolculuğu dursun' diye, sırf 'Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar yolunda çelme çakılsın' diye yapılan bir kumpasın Ataşehir kısmı ile karşı karşıyayız. Buradan büyük bir özgüvenle, partinin Genel Başkanı, Onursal'ın ağabeyi ve yol arkadaşı olarak söylüyorum ki Onursal Adıgüzel masumdur, bu iftiranın hesabı, eninde sonunda sorulacaktır" dedi.
'ONURSAL HANGİ ÖRGÜTÜ KURDUYSA O ÖRGÜTE BENİ DE YAZIN'
Özel, "Kurtuluş yok tek başına' şarkısını birlikte söylediğimiz Duygu Adıgüzel, sizin evladınız. Onun evladı Algı. 9 yıl önce bir pazartesi akşamı doğdu. Salı günü TBMM Grup Toplantısı vardı. Ben grup toplantısını açarken aramızdaki örgütleri saydım saydım saydım. 'Bir de' dedim, 'Dün gece aramıza Algı Adıgüzel katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi daha da güçlendi, güzelleşti.' O Algı'yı, babasından ayırmaya çalışıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi kusuru, hatası, yanlışı, olanların partisi değildir. Öyle olduğunda hızla yolları ayırırız. Hayrü'l beşer, insan şaşar ama bunu taşımayız. Fakat bunu böyle bilip de Cumhuriyet Halk Partililere iftirayla, hakaretle, onları geride bırakmaya, onları yalnız bıraktırmaya, onları bir suçu işlemediği halde işlemiş gibi göstermeye çalışanlara karşı da bir tek Cumhuriyet Halk Partiliyi geride bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Bir kez daha söylüyorum. Onursal Adıgüzel'i örgüt kurmakla suçluyorlar. Başka hiçbir şey bulup da sormuyorlar. Onursal Adıgüzel, çocuk yaştan beri partiyi örgütleyen, sevgiyi örgütleyen, hizmet örgütleyen, mücadeleyi örgütleyen bir arkadaşımızdır. Buradan Erdoğan'a söylüyorum. Onursal hangi örgütü kurduysa o örgüte beni de yazın, bizi de yazın. Göreve geldiği gün 'Şafak operasyonları bitti, olmayacak' diyenlere sesleniyorum; İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Onursal Adıgüzel'in evine gece 01.00'de gidildi. Onursal Adıgüzel'in evi gece 01.00'de arandı. CMK 118 diyor ki 'Konutta veya işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz.' Bugün Onursal Adıgüzel'in evine gidildi, hiçbir şey bulunmadı. Ama o gün yapılan işlem tamamen hukuka aykırıdır. Tamamen hukukun ayaklar altına alınmasıdır" dedi.
'ADALET BAKANLIĞI, BİR PARTİNİN YARGI KOLLARI BAŞKANLIĞI DEĞİLDİR'
Özel, "İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Diyorsunuz ki '591 AK Partili'ye ve 321 Cumhuriyet Halk Partili belediyeye soruşturma izni verdik. Taraf tutmuyoruz.' Buradan soruyorum. Peki 591 AK Partili'den hangisinin evine gece 01.00'de, sabah 06.00'da gittiniz? Hangi AK Partili'yi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partili'yi nezarete, Vatan'a koydunuz? Hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz? Burada şu ortada; iddia Cumhuriyeti Halk Partililerin iki katı kadar, iddiaların ciddiyeti CHP'ye söylenenlerin iki katı kadar ama yapılan işlem yüzde 1'i bile değil. Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bulamayanlar, 'İBB'nin AK Parti döneminden 52 iddiayı verin biz inceleyeceğiz' deyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir'deki 90'dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır. Bu memlekette Ankara'yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar söylerken, Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu üyeleri söylerken, AK Parti'nin Ak Saçlılar Divanı'nda oturanlar söylerken, Melih Gökçek; belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz bir soru, bir şüphe bile söyleyemedikleri gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz. Adalet Bakanlığı, bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir" diye konuştu.
'YEDİ CİHAN BİR ARAYA GELDİ, BU MİLLETİ YENEMEDİ'
Özel, "Efendim, bu hadsiz geçen de dedi ki 'Trump çok akıllı. Erdoğan'da olmayanı veriyor, ondan ne istediyse alacak.' Erdoğan'da olmayan meşruiyetmiş, doğru. 'Seçimleri kaybetti, adil yönetmedi. Trump ona meşruiyet veriyor, karşılığında her şeyi alacak' dedi. Türkiye'deki nadir toprak elementlerini ve diğer tavizleri kastetti. Buna bir kelime söylemedikleri için o bir büyüğünü söylüyor. Her dediğine sustukları için bir tane daha söylüyor. Güya bunların verdiği meşruiyetle iktidarda kalacak, Amerika'nın desteğiyle bizi yenecek, arkadaşları hapiste tutacak, iktidarını sürdürecek. Buradan açıkça Erdoğan'a da Tom Barrack'a da Trump'a da Amerika'nın bugünkü yönetimine de meydan okuyoruz. Hepinizi birlikte yeneceğiz. Yedi cihan bir araya geldi, bu milleti yenemedi. Bir kez daha Trump'sa Trump, Barrack'sa Barrack, kim gelirse gelsin hepsini birden tarihe gömeceğiz. Erdoğan, sana soruyorum. Senin arkanda kim var? Trump mı var, Tom Barrack mı var? Bak, benim arkamda kim var? Benim arkamda bu kahraman millet var. Bu vakitten sonra deli Trump'ın küstah elçisi, Türkiye'de istenmeyen kişidir. Gitsin memleketine. Defolsun, gitsin memleketine. Efendim bize diyorlar ki 'Aman ha Amerika Büyükelçisi'ne çok laf etmeyin. Trump'a çok laf etmeyin. Onlar karşımızda olursa kazanamazsınız.' Vallahi onlar karşıdayken, seccadeyi serip altıncı filoya namaz kılanları da gördük. Kusura bakmayın biz onları denize dökenleriz. Bundan sonra Amerika'ya güvenen, Trump'a güvenen ve dünyanın diğer diktatörlerine özenenler bir şeyi bilsinler ki alayınızı birden yenmek için sadece bir tek şeye ihtiyaç vardır. Seçimin gelmesine, bu milletin elinden sizi hiçbiri kurtaramaz" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özgür Özel, Ataşehir'de konuştu
Özgür Özel, Ataşehir'de konuştu
İSTANBUL,(DHA)- CUMHURİYET Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ataşehir'de düzenlediği mitingde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Ataşehir'de düzenlediği 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuştu.
'BU İFTİRANIN HESABI, ENİNDE SONUNDA SORULACAKTIR'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biraz önce Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar, avukatları tarafından alındı. Buradan ilan ediyorum, buradan söylüyorum. Onursal Adıgüzel'e ne bir baz kaydı, ki olsa ne yazar? İstanbul'da herkesin her yerde baz verdiğini ispatladı avukatlar. Ama ne bir baz kaydı ne teknik takip ne dinleme ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz... Hiçbir şey yok. Yani soru soramayacak durumdalar Onursal'a, soru soramayacak. Diyorlar ki 'Bir suç örgütü var. Başında Onursal Adıgüzel var. O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım, onun için bu işi örgütlü diye tanımlayacağım ve Onursalı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım.' İşte bu durum, 'suçüstü hali'dir. Bu durum kendisinde hiçbir suç olmayan, işi gücü çalışmak olan, kendisine savcının iddia edecek bile, kibrit çöpü kadar bir şey bulamadığı birisine sırf '19 Mart darbesi devam etsin' diye, sırf 'Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yolculuğu dursun' diye, sırf 'Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar yolunda çelme çakılsın' diye yapılan bir kumpasın Ataşehir kısmı ile karşı karşıyayız. Buradan büyük bir özgüvenle, partinin Genel Başkanı, Onursal'ın ağabeyi ve yol arkadaşı olarak söylüyorum ki Onursal Adıgüzel masumdur, bu iftiranın hesabı, eninde sonunda sorulacaktır" dedi.
'ONURSAL HANGİ ÖRGÜTÜ KURDUYSA O ÖRGÜTE BENİ DE YAZIN'
Özel, "Kurtuluş yok tek başına' şarkısını birlikte söylediğimiz Duygu Adıgüzel, sizin evladınız. Onun evladı Algı. 9 yıl önce bir pazartesi akşamı doğdu. Salı günü TBMM Grup Toplantısı vardı. Ben grup toplantısını açarken aramızdaki örgütleri saydım saydım saydım. 'Bir de' dedim, 'Dün gece aramıza Algı Adıgüzel katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi daha da güçlendi, güzelleşti.' O Algı'yı, babasından ayırmaya çalışıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi kusuru, hatası, yanlışı, olanların partisi değildir. Öyle olduğunda hızla yolları ayırırız. Hayrü'l beşer, insan şaşar ama bunu taşımayız. Fakat bunu böyle bilip de Cumhuriyet Halk Partililere iftirayla, hakaretle, onları geride bırakmaya, onları yalnız bıraktırmaya, onları bir suçu işlemediği halde işlemiş gibi göstermeye çalışanlara karşı da bir tek Cumhuriyet Halk Partiliyi geride bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Bir kez daha söylüyorum. Onursal Adıgüzel'i örgüt kurmakla suçluyorlar. Başka hiçbir şey bulup da sormuyorlar. Onursal Adıgüzel, çocuk yaştan beri partiyi örgütleyen, sevgiyi örgütleyen, hizmet örgütleyen, mücadeleyi örgütleyen bir arkadaşımızdır. Buradan Erdoğan'a söylüyorum. Onursal hangi örgütü kurduysa o örgüte beni de yazın, bizi de yazın. Göreve geldiği gün 'Şafak operasyonları bitti, olmayacak' diyenlere sesleniyorum; İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Onursal Adıgüzel'in evine gece 01.00'de gidildi. Onursal Adıgüzel'in evi gece 01.00'de arandı. CMK 118 diyor ki 'Konutta veya işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz.' Bugün Onursal Adıgüzel'in evine gidildi, hiçbir şey bulunmadı. Ama o gün yapılan işlem tamamen hukuka aykırıdır. Tamamen hukukun ayaklar altına alınmasıdır" dedi.
'ADALET BAKANLIĞI, BİR PARTİNİN YARGI KOLLARI BAŞKANLIĞI DEĞİLDİR'
Özel, "İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Diyorsunuz ki '591 AK Partili'ye ve 321 Cumhuriyet Halk Partili belediyeye soruşturma izni verdik. Taraf tutmuyoruz.' Buradan soruyorum. Peki 591 AK Partili'den hangisinin evine gece 01.00'de, sabah 06.00'da gittiniz? Hangi AK Partili'yi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partili'yi nezarete, Vatan'a koydunuz? Hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz? Burada şu ortada; iddia Cumhuriyeti Halk Partililerin iki katı kadar, iddiaların ciddiyeti CHP'ye söylenenlerin iki katı kadar ama yapılan işlem yüzde 1'i bile değil. Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bulamayanlar, 'İBB'nin AK Parti döneminden 52 iddiayı verin biz inceleyeceğiz' deyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir'deki 90'dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır. Bu memlekette Ankara'yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar söylerken, Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu üyeleri söylerken, AK Parti'nin Ak Saçlılar Divanı'nda oturanlar söylerken, Melih Gökçek; belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz bir soru, bir şüphe bile söyleyemedikleri gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz. Adalet Bakanlığı, bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir" diye konuştu.
'YEDİ CİHAN BİR ARAYA GELDİ, BU MİLLETİ YENEMEDİ'
Özel, "Efendim, bu hadsiz geçen de dedi ki 'Trump çok akıllı. Erdoğan'da olmayanı veriyor, ondan ne istediyse alacak.' Erdoğan'da olmayan meşruiyetmiş, doğru. 'Seçimleri kaybetti, adil yönetmedi. Trump ona meşruiyet veriyor, karşılığında her şeyi alacak' dedi. Türkiye'deki nadir toprak elementlerini ve diğer tavizleri kastetti. Buna bir kelime söylemedikleri için o bir büyüğünü söylüyor. Her dediğine sustukları için bir tane daha söylüyor. Güya bunların verdiği meşruiyetle iktidarda kalacak, Amerika'nın desteğiyle bizi yenecek, arkadaşları hapiste tutacak, iktidarını sürdürecek. Buradan açıkça Erdoğan'a da Tom Barrack'a da Trump'a da Amerika'nın bugünkü yönetimine de meydan okuyoruz. Hepinizi birlikte yeneceğiz. Yedi cihan bir araya geldi, bu milleti yenemedi. Bir kez daha Trump'sa Trump, Barrack'sa Barrack, kim gelirse gelsin hepsini birden tarihe gömeceğiz. Erdoğan, sana soruyorum. Senin arkanda kim var? Trump mı var, Tom Barrack mı var? Bak, benim arkamda kim var? Benim arkamda bu kahraman millet var. Bu vakitten sonra deli Trump'ın küstah elçisi, Türkiye'de istenmeyen kişidir. Gitsin memleketine. Defolsun, gitsin memleketine. Efendim bize diyorlar ki 'Aman ha Amerika Büyükelçisi'ne çok laf etmeyin. Trump'a çok laf etmeyin. Onlar karşımızda olursa kazanamazsınız.' Vallahi onlar karşıdayken, seccadeyi serip altıncı filoya namaz kılanları da gördük. Kusura bakmayın biz onları denize dökenleriz. Bundan sonra Amerika'ya güvenen, Trump'a güvenen ve dünyanın diğer diktatörlerine özenenler bir şeyi bilsinler ki alayınızı birden yenmek için sadece bir tek şeye ihtiyaç vardır. Seçimin gelmesine, bu milletin elinden sizi hiçbiri kurtaramaz" dedi. (DHA)
Kaynak: Anadolu Ajansı
En Çok Okunan Haberler