Cevdet Yılmaz: Tarımda yükselen yaş ortalamasını geriye çevirmemiz gerekiyor
Cevdet Yılmaz: Tarımda yükselen yaş ortalamasını geriye çevirmemiz gerekiyor
Haber Giriş Tarihi: 14.05.2026 14:22
Haber Güncellenme Tarihi: 14.05.2026 14:22
Kaynak:
DHA
breakingnews.com.tr
Kübra SONKAYA-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tarım sektöründe yaş ortalamasının giderek yükseldiğini söyleyerek, "Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıya Yılmaz'ın yanı sıra, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TZOB Yönetim Kurulu üyeleri, üretici merkez birlik başkanları ve Türkiye'nin 9 tarım bölgesini temsilen Ziraat Odası başkanları katıldı. Toplantıda; üretimin sürdürülebilirliği, artan girdi maliyetleri, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, hayvancılık sektöründeki sorunlar, üreticilerin finansmana erişimi ve çiftçilerin beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Tarım sektörünün mevcut durumu, üreticilerin sahada karşı karşıya bulunduğu sorunlar, bölgesel talepler ve çözüm önerileri de ele alındı.
‘VERGİLERİMİZDEN FEDAKARLIK YAPTIK’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yıl tarım sektöründe bir küçülme yaşandığını hatırlatarak bu senenin bereketli bir sene olacağını belirtti. Halen tarım sektöründe 4,5 milyondan fazla çalışan olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu istihdamın da bu yıl artış kaydetmesinin beklendiğini söyledi.
Yılmaz, “Tarım sektöründe maalesef yaş ortalaması giderek yükseliyor. Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum, sizlerle birlikte. Yeni nesli tabii ki bugünün koşullarını dikkate alarak, gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde de çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz. Bizim tarımdaki temel yaklaşımımız, planlı tarım. Türkiye'nin giderek bu iklim değişikliğiyle, artan tüketimle su meselesinin çok daha kritik hale geldiği de değerlendirildiğinde mutlaka planlı tarımı güçlendirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu konuda da bir süreç başlamış durumda" dedi.
'TÜRKİYE'DE ARZ PROBLEMİ YOK'
Yılmaz, savaşla birlikte özellikle amonyak tedarikinde ciddi sorunlar doğmuş durumda olduğunu söyleyerek, "Yine enerji maliyetlerinin artması mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı ama biz bütçeden, bir anlamda vergilerimizden fedakarlık yaparak, vazgeçerek bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu” diye konuştu. Savaşın uzaması halinde bazı bölgelerde açlık problemiyle karşılaşılacağına dair beklenti ifade edenlerin olduğuna işaret eden Yılmaz, Türkiye’de bir arz problemi yaşanmadığının altını çizdi.
‘SULAMAYA YATIRIMLARINI ARTIRDIK'
Yılmaz, özellikle sulama yatırımlarının ciddi ölçüde artırıldığına vurgu yaparak, tasarruf konusunun ön plana çıkarılarak kamu harcamalarında sınırlamalar getirilen bir dönemde, sulama harcamalarına hiçbir şekilde sınır koymadıklarını belirtti. Yatırımları artırıcı tedbirler aldıklarını kaydeden Yılmaz, “2026 yılı reel rakamlarıyla söylüyorum, enflasyondan arındırılmış halde, 2020 yılında reel olarak 51,2 milyar lira olan sulamaya verdiğimiz revize ödenek, 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yapmıştır. Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp katlanarak artırılması, sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır. 2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde ancak önemle ifade etmek isterim ki 2026 henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle halihazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece yüzde 4,45 iken 2026 yılında bu pay yüzde 7,60'a yükselmiş durumda. Dolayısıyla biz politikalarımızda tarımı öncelerken buna inanarak yapıyoruz; rakamlarla ve kaynaklarla da bunun arkasında duruyoruz, durmaya devam edeceğiz” diye belirtti.
‘SULAMA PROBLEMİMİZ YOK'
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise son 66 yılın en yağışlı yılını yaşadıklarını söyleyerek, "Barajlarımızda ortalama doluluk oranı yüzde 75’lere çıktı. Bu sene sulama ile ilgili bir problemimiz inşallah olmayacak. Geçen sene zirai don ve kuraklık ile düşen üretimimizin, bu sene toparlanacağı, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımız bir yıl bekliyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz de 20 milyon tonluk depolama kapasitesi ile hububat alım sürecine hazır. Yine 2 yıl önce başlattığımız hayvancılıkta yeni yol haritamızı, adım adım uyguluyoruz. Yeni destekleme modelimizi de kadınları ve gençleri ön plana alacak şekilde sürece entegre ettik. Diğer yandan, 'Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi' ile sektörde yeni bir sayfa açıyoruz. Proje kapsamında, krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturmamız, bu anlamda çok önemli. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak; 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz" şeklinde konuştu.
'BUĞDAY İÇİN İYİ FİYAT İSTİYORUZ'
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise "Buğday için bu sene iyi bir fiyat istiyoruz. Rekolte yüksek olduğunda iyi bir fiyat açıklanmalıdır ki, çiftçilerimiz üretmeye azimle devam etsin. Artan nem oranı bazı bölgelerde pas hastalığının artmasına yol açmış, hastalıkla mücadele de üretici maliyetlerini daha da artırmıştır. Öte yandan bölgemizde artan jeopolitik gerilim nedeniyle başta mazot ve gübre olmak üzere girdi maliyetlerimiz yükselmiştir. Üreticilerimizin bir sonraki sezon hazırlığında endişelerinin giderilmesi ve emeğinin korunması için TMO’nun üretim maliyetlerindeki yüksek artışlar ve refah payını göz önünde bulundurarak alım fiyatlarının ve destekleme bütçesinin artırılmasını bekliyoruz" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cevdet Yılmaz: Tarımda yükselen yaş ortalamasını geriye çevirmemiz gerekiyor
Kübra SONKAYA-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tarım sektöründe yaş ortalamasının giderek yükseldiğini söyleyerek, "Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıya Yılmaz'ın yanı sıra, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TZOB Yönetim Kurulu üyeleri, üretici merkez birlik başkanları ve Türkiye'nin 9 tarım bölgesini temsilen Ziraat Odası başkanları katıldı. Toplantıda; üretimin sürdürülebilirliği, artan girdi maliyetleri, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, hayvancılık sektöründeki sorunlar, üreticilerin finansmana erişimi ve çiftçilerin beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Tarım sektörünün mevcut durumu, üreticilerin sahada karşı karşıya bulunduğu sorunlar, bölgesel talepler ve çözüm önerileri de ele alındı.
‘VERGİLERİMİZDEN FEDAKARLIK YAPTIK’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yıl tarım sektöründe bir küçülme yaşandığını hatırlatarak bu senenin bereketli bir sene olacağını belirtti. Halen tarım sektöründe 4,5 milyondan fazla çalışan olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bu istihdamın da bu yıl artış kaydetmesinin beklendiğini söyledi.
Yılmaz, “Tarım sektöründe maalesef yaş ortalaması giderek yükseliyor. Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum, sizlerle birlikte. Yeni nesli tabii ki bugünün koşullarını dikkate alarak, gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde de çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz. Bizim tarımdaki temel yaklaşımımız, planlı tarım. Türkiye'nin giderek bu iklim değişikliğiyle, artan tüketimle su meselesinin çok daha kritik hale geldiği de değerlendirildiğinde mutlaka planlı tarımı güçlendirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu konuda da bir süreç başlamış durumda" dedi.
'TÜRKİYE'DE ARZ PROBLEMİ YOK'
Yılmaz, savaşla birlikte özellikle amonyak tedarikinde ciddi sorunlar doğmuş durumda olduğunu söyleyerek, "Yine enerji maliyetlerinin artması mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı ama biz bütçeden, bir anlamda vergilerimizden fedakarlık yaparak, vazgeçerek bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu” diye konuştu. Savaşın uzaması halinde bazı bölgelerde açlık problemiyle karşılaşılacağına dair beklenti ifade edenlerin olduğuna işaret eden Yılmaz, Türkiye’de bir arz problemi yaşanmadığının altını çizdi.
‘SULAMAYA YATIRIMLARINI ARTIRDIK'
Yılmaz, özellikle sulama yatırımlarının ciddi ölçüde artırıldığına vurgu yaparak, tasarruf konusunun ön plana çıkarılarak kamu harcamalarında sınırlamalar getirilen bir dönemde, sulama harcamalarına hiçbir şekilde sınır koymadıklarını belirtti. Yatırımları artırıcı tedbirler aldıklarını kaydeden Yılmaz, “2026 yılı reel rakamlarıyla söylüyorum, enflasyondan arındırılmış halde, 2020 yılında reel olarak 51,2 milyar lira olan sulamaya verdiğimiz revize ödenek, 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yapmıştır. Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp katlanarak artırılması, sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır. 2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde ancak önemle ifade etmek isterim ki 2026 henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle halihazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece yüzde 4,45 iken 2026 yılında bu pay yüzde 7,60'a yükselmiş durumda. Dolayısıyla biz politikalarımızda tarımı öncelerken buna inanarak yapıyoruz; rakamlarla ve kaynaklarla da bunun arkasında duruyoruz, durmaya devam edeceğiz” diye belirtti.
‘SULAMA PROBLEMİMİZ YOK'
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise son 66 yılın en yağışlı yılını yaşadıklarını söyleyerek, "Barajlarımızda ortalama doluluk oranı yüzde 75’lere çıktı. Bu sene sulama ile ilgili bir problemimiz inşallah olmayacak. Geçen sene zirai don ve kuraklık ile düşen üretimimizin, bu sene toparlanacağı, hatta bazı ürünlerde rekorlar kıracağımız bir yıl bekliyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz de 20 milyon tonluk depolama kapasitesi ile hububat alım sürecine hazır. Yine 2 yıl önce başlattığımız hayvancılıkta yeni yol haritamızı, adım adım uyguluyoruz. Yeni destekleme modelimizi de kadınları ve gençleri ön plana alacak şekilde sürece entegre ettik. Diğer yandan, 'Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi' ile sektörde yeni bir sayfa açıyoruz. Proje kapsamında, krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturmamız, bu anlamda çok önemli. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak; 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz" şeklinde konuştu.
'BUĞDAY İÇİN İYİ FİYAT İSTİYORUZ'
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise "Buğday için bu sene iyi bir fiyat istiyoruz. Rekolte yüksek olduğunda iyi bir fiyat açıklanmalıdır ki, çiftçilerimiz üretmeye azimle devam etsin. Artan nem oranı bazı bölgelerde pas hastalığının artmasına yol açmış, hastalıkla mücadele de üretici maliyetlerini daha da artırmıştır. Öte yandan bölgemizde artan jeopolitik gerilim nedeniyle başta mazot ve gübre olmak üzere girdi maliyetlerimiz yükselmiştir. Üreticilerimizin bir sonraki sezon hazırlığında endişelerinin giderilmesi ve emeğinin korunması için TMO’nun üretim maliyetlerindeki yüksek artışlar ve refah payını göz önünde bulundurarak alım fiyatlarının ve destekleme bütçesinin artırılmasını bekliyoruz" dedi. (DHA)
En Çok Okunan Haberler