Yavuz Ağıralioğlu: Partimiz her geçen gün millet kalbinde büyüyor

Yavuz Ağıralioğlu: Partimiz her geçen gün millet kalbinde büyüyor

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Gizem KARADAĞ-Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- ANAHTAR Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Türkiye'nin acilen bir yönetim değişikliğine ihtiyacı var. Nöbet değişimi gibi gördüğümüz siyasetin önümüzdeki dönemine hazırlanacağız. Partimiz her geçen gün millet kalbinde büyüyor. Biz öngörebilen, tedbir alabilen, uyarabilen siyaseti terbiye hattında mesuliyetle yapabilen bir kadroyuz” dedi.

Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Ağıralioğlu konuşmasında, “ABD'nin özellikle son dönem seçilmiş olmayı her şeyi yapma hürriyeti zanneden yeni yönetim felsefesi, dünyayı huzursuz etmeye devam ediyor. Evvelden de gücü yetenin kuralı çiğneyebildiği bir iklim vardı. Ama bu iklimin önünde arkasında Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Sözleşmeleri, savaşların, çatışmaların başlamadan barış yoluyla çözülmesi için birtakım kurumların devreye gelmesi, Avrupa Birliği'nin birtakım müeyyidelerle bu süreçlere nezaret etmesi gibi gündemlerimiz olurdu. Ama son dönem seçilmiş ve güçlü olmayı ya da çiğneyebileceği bir kuralı kendi hakkı görebilmeyi tarz haline getirdiğimiz dönemlerden sonra dünya büyük yıkımlar yaşadı. Venezuela'da bir oldu bittiyle karşı karşıyayız. Herkes şimdi ABD’nin keyfiliğinden bahsediyor ama daha önce Kırım yutulmuştu. Ortadoğu'da demokrasi, insan hakları ve özgürlükler gelişsin diye coğrafyalar makasla, cetvelle biçilip kesilmişti. Aklına esen ‘size demokrasi getireceğim, size hukuk getireceğim, insanca yaşamanızı temin edeceğim’ diye coğrafyaları kendi müdahale ve inisiyatifine deneme alanına ve tahtasına çevirmişti. Büyük Ortadoğu Projesi adı altında yakın tarihimizin çok hafızasında diri olan bir kaosu Ortadoğu'da hep beraber yaşadık. Bu kaosun bedellerin çok büyük bir bölümü Türkiye'ye ödetilmişti. Ukrayna gözümüzün önünde bir hukuksuzluğun konusu. Şimdi dünya görünüyor ki şöyledir. Aziz milletimiz bilsin. Partilerin grup toplantılarının olduğu günler hikmetli sözler söyleme günleri. Bizim kalbimize ferahlık vermeye çalışıyorlar. Hukuksuzluktan bahsedenler, demokrasi var, hukuk var, özgürlükler var. ‘Böyle vandallık olur mu’ diyerek birtakım söylemlerde bulunuyorlar” diye konuştu.

Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz Anahtar Parti olarak dünyanın içine girdiği bu türbülansı şöyle algıladık. Aslında Venezuela müdahalesinde Devlet Bey'in adam kaçırma, alı koyma, dağa kaldırma falan gibi tarif ettiği, Tayyip Bey'in hukuk tanımazlık olarak tasvip ettiği, Venezuela halkının yanındayız diye safını belli ettiği bir sürecin içerisinde birkaç şeye dikkat çekmemiz lazım. Ne aslında Trump bir kişi ne aslında Maduro bir kişi. Bunların ikisi de birer zihniyet. Trump'ın temsil ettiği zihniyet şu. ‘Gücüm varsa seçildim, her şeyi yapma hakkımı kendimde görüyorsam her istediğimi yapabilirim’ zihniyet bu. Seçilmiş olmayı her şeyi yapma hürriyeti zanneden zihniyetle gücüm varsa menfaatim gerektiriyorsa menfaatimin bana verdiği hakla hiçbir kuralı tanımam diyen bir zihniyet. Bir tarafında da mağdur olduğunu söyleyenin başına gelen her felaketi dış mihraklara bağlayan bir zihniyet. Yani Maduro’nun da temsil ettiği şey şu. Başa her gelen beladan sonra ambargo, dış mihraklar, dış müdahaleler falan. Satır aralarında gizlenen şey şu. Ben Çin'le ticaret yapacağım. Siz bana ambargo uygularsanız sahip olduğum petrol ve doğal gaz rezervlerini onlardan borçlanarak elimdeki kaynağı onlara önümüzdeki yıllarda ödeme aracına dönüştürerek bir konfor sağlayacağım. Amerika Birleşik Devletleri de buna şöyle diyorlar. Her yerde aynı iş, her yerde aynı tezgâh. Bir kaynağa sahip olabilirsiniz. Sahip olduğunuz kaynak, biz izin verirsek sizin için imkandır. Biz izin vermezsek sizin için risktir. Amerika ilk defa mı hukuk çiğniyor? NATO'nun güney kanadına tehlike oluşturacak şekilde silah yığılmasına IŞİD bahanesiyle bir parantez açıyorsunuz. Sonra kuzey kanadını güvenceye almak için Türkiye'den onay istiyorsunuz. Bizim hükümetimizin de bu tür süreçlerde eline geçirdiği imkanları kullanma şekline de razı değiliz. Yani İsveç'in, Finlandiya'nın NATO'ya girişine ne konuda ne pazarlık yapılarak razı olunduğu ile ilgili tereddütlerimiz var.”

Yavuz Ağıralioğlu, “Türkiye Cumhuriyeti devleti kuşatılıyor. Türk milleti kuşatılıyor. Yunanistan'da, Adalar'da, Kıbrıs'ta, İsrail’in azgınlığında, Suriye'de, Irak'ta, şimdi İran'da. Kuşatılıyoruz. Etrafımız kuşatılıyor. Bizimkilere akıl, bizimkilere feraset, bizimkilere devletle ilgili süreçte bu süreçlere nezaret verecek olan strateji yapabilme kabiliyeti diliyoruz. Diliyoruz olmuyor, söylüyoruz olmuyor, uyarıyoruz olmuyor. O yüzden memleket yönetimin bugün içine düşmüş olduğu ‘kınıyoruz, biz bu yapılanı meşru görmüyoruz’ açıklamalarından daha fazlası da ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü olmak zorunda. Türkiye Cumhuriyeti Devleti inisiyatifini sadece kınamada tutmadan BM’yi hareketle geçirebilecek ya da uluslararası kamuoyunu hareketle geçirebilecek ya da dünyada bu hâkim vandallığa mukabele edebilecek bir şuurun lokomotifi olabilecek yeni bir konseptte oturtmak zorundayız. Süreci böyle taşımak zorundayız. Karşı karşıya olduğumuz hiçbir çifte standarttan kurtulamıyoruz. İran'da yaşanan da iç dinamikleri açısından İran'ın karşı karşıya olduğunun da muhasebesi başka bir türlü değerlendirmesi gerekir. Ama problem şu. Bu İran'da olanları İsrail'in azgınlığıyla başlayan Suriye'den Irak'a Irak'tan İran'a uzanan bir planlamanın da tahrikler altında yaşıyoruz. Amerika'ya dediklerinizi kendiniz de muhasebe ederek söylemeniz gerekiyor. Amerika'yı görüp, Maduro'yu görüp, İran'ı görüp, İsrail’in azgınlıklarını görüp, bunlara yetebilecek bir kalkınma stratejisini, güçlü devlet stratejisini, bölgesinde en azından demokrasi hukuku, stabilizasyonu sağlayacak kadar kuvvetli devlet stratejisini arağa kaldırmak zorundayız. Aksi halde biz kuşatılıyoruz. İsrail'in elinde oyuncak olmaktan aklınızı başınıza alıp kurtulmanız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vizyonuna, Türkiye Cumhuriyeti'nin Suriye'de söylemiş olduğu tek devlet tek ordu birleşmiş bütünleşmiş bir Suriye hassasiyetine hizalanmazsanız, İsrail'in Amerika'nın elinde oyuncak olacaksınız. Kendisine silah verilmiş, destek verilmiş, şımartılmış, sonra da ırzı iffeti çiğnenmiş nice örneklerden bir örnek de siz olacaksınız. O zaman da Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkın, hakikatin, Türk milleti hakkın, hakikatin, Türk milleti azgınlığın karşısında olacak, doğrunun yanında olacak. O zaman da öyle olacak. Şimdiye kadar olduğu gibi. Gözümüz önünde olan biteni şöyle değerlendirmek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yönetimine talip olmuş olduğumuz bu siyasi sürecin içerisinde hangi koordinatlarda durduğumuzu milletimize ifade etmek için aslında bir ardayız” dedi.

Anahtar Parti olarak hazırlık yaptıklarını ifade eden Ağıralioğlu, “Bu hamaset girdabında bu ülkeyi boğulmaktan kurtaracak olan akla şöyle bir eser inşa ettirmemiz lazım. Parası değerli bir ülke. Pasaportu itibarlı bir ülke. Eğitimi ayakta, üretimi ayakta bir ülke. Sanayicisi güçlü, üreticisi güçlü bir ülke. Gıdası, tarımı, hayvancılığı, nitelikli gıda üretimi planlanmış bir ülke. Suyu damla damla planlanmış, hesaplanmış, damla damla kullanmış bir ülke. Çocuklarının aklı yetenekleri keşfedilebilmiş bir ülke. Çocuklarının aklını da bir damla suyunu da bir gram toprağını da bu planın dışında tutmamış bir ülke. Doğru yönetilen bir ülke. Hesap soracak siyaset hesap veren siyasettir. Siz hesap veren siyaseti temsil mi ediyorsunuz ki ona buna hesap soruyorsunuz? Hesap veren siyaset hesap sorabilir. Plan yapabilen siyaset başkalarının planlarını konuşabiliyor. Şu anda karşı karşıya olduğumuz şey şudur. Büyük bir plansızlığın bizi getirdiği ağır yükle Anahtar Parti memleketini hizmet etmek anlamında teslim almaya hazırlanmaktadır. Anahtar Parti büyük bir plansızlığın, büyük bir programsızlığın, büyük bir vizyonsuzluğun arkasından omuzlarımızda düşen yükü kaldırmaya hazırlanmaktadır. Anahtar Parti'yi plana, programa, stratejiye, öngörülebilir bir memlekete kuruyoruz. Türkiye'nin acilen bir yönetim değişikliğine ihtiyacı var. Anahtar Parti bu hassasiyetlerle kuruldu. Birinci yılını doldurdu. Bu her gün işaret ettiğimiz, uyardığımız, başınıza bunlar gelecek dediğimiz halde başlarına gelmiş ve ilk defa görüyorlarmış gibi davrandıklarına şahit olduğumuz bu sürecin bizim için Türk milleti için çağrışım yaptığı tek şey seçimdir. Önümüzdeki dönem bir yönetim değişikliğidir. İnşallah önümüzdeki süreci hassasiyetle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türk Milleti'ni güçlü yarınlara taşımak için hassasiyetle çalışarak geçireceğiz. Nöbet değişimi gibi gördüğümüz siyasetin önümüzdeki dönemine hazırlanacağız. Partimiz her geçen gün millet kalbinde büyüyor. Bizi millet kalbinde büyüten şeyin ne olduğu bu konuştuklarımızda bir daha görülsün. Biz öngörebilen, tedbir alabilen, uyarabilen siyaseti terbiye hattında mesuliyetle yapabilen bir kadroyuz. Bundan sonra da her geçen gün partimizi siyasi merkeze, memleketin yönetim merkezine, partimizi memleketin güçlü geleceğini temin edip bir stratejisine, partimizi Türk milletini ayırmadan 85 milyonu daha demokratik, daha adil, daha güçlü bir ülkede yaşama hedefine taşımak için gayret göstererek geçireceğiz” diye konuştu.

Ağıralioğlu, bir gazetecinin Ankara’da yaşanan su kesintileri ile ilgili sorusuna, “Bu soruyu hususiyetle değil de umumiyetle cevaplamak isterim. Biz muhalefetiz efendim. Hükümete de bazen diyorsunuz ki bu ne o ne? Soru soruyorsunuz. Onlar da diyorlar ki, bizden önce vardı. 23 yıldır iktidardaysanız diyoruz biz de onlara. Mansur Başkan dahil muhalefetin bütün belediyeleri, siyasetçilerin hepsini kastediyorum muhalefettekilerin hepsini kastediyorum. Kendimi de kastederek söylüyorum. Mazeret beyan edeceksek iktidar mazeret iktidarıdır. Uzatmaya gerek yok. Çözüm iradesi göstermek lazımdır. Yok benden önce başladı. Benden önce vardı. Sen planlayacaksın. Trafiği de sen planlayacaksın. Suyu da sen planlayacaksın. Bütün bunlarla ilgili eylem planlarını yapacaksın ki senin temsil ettiğin şey şu olacak. Kendisinden önce vardı. Kendisinde bitti. Kendisinden önce başlamıştı. Kendisi planladı. Kendisinden önce çok yoğundu. Bu yük azaldı. Şimdi orada maharet gösteremezse iktidara karşı muhalefet milletin umuduna yürüyemez. Dolayısıyla hani iğneyi çuvaldızı falan konuşacaksak bu da bizim çuvaldızımız olsun. Kendimize batıralım. Bizden önce başladı diye sorun çözmekten kendisini azade sayacak siyaset milletin kalbine yürüyemez. 8 yıldır memleket sizdeyse çözmek zorunda olduğunuz sorunları ‘bizden önce başladı’ diye savuşturmamalısınız. Bu muhalefetin millet nezdindeki itibarını haleldar eder” şeklinde yanıt verdi.