
Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, "Gazze’de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir" dedi.
Bakan Çiftçi, Ankara'da Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda sivil toplum kuruluşların başkan ve temsilcileri yer aldı. Burada konuşan Bakan Çiftçi, bir milleti ayakta tutan ve büyük kılan şeyin; yetiştirdiği insan, kurduğu medeniyet, yaşattığı değer ve mazluma uzanan merhamet eli olduğunu ifade etti.
Bakan Çiftçi, "Milletimizin vicdanının kurumsallaşması olan sivil toplum kuruluşlarımız; iyiliği, güzelliği ve hakkı ortak bir sorumluluk bilincine dönüştürmeye çalışan iyilik organizasyonlarıdır. Bizim medeniyetimiz, hakkı hakim kılmak için ömrünü, ilmini, malını vakfederek adayanların kurduğu bir vakıf medeniyetidir. Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan büyük tarihi yürüyüşümüzde şehirlerimizi devlet kurumları kadar vakıflarımız da inşa etmiştir. Yetimlerin ve gariplerin elinden tutulurken, yolda kalmışların ihtiyacı karşılanırken, kuşların dahi hakkı gözetilirken bütün bu güzelliklerin ardında vakıflarımız vardı. İnsana hizmeti, Hakk'a hizmet olarak kabul eden medeniyetimizde, insanı yaşatma, iyiliği kalıcı hale getirme ve medeniyetin ahlaki omurgasını ayakta tutmak vakıf faaliyetlerinin özüdür. Medeniyet dediğimiz şey, insanın eşya ile kurduğu ilişkiden önce insanın insanla kurduğu ilişkinin adıdır. Bir medeniyetin büyüklüğü gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, vicdanının derinliğiyle ölçülür. Teknoloji ilerlemekte, üretim artmakta, imkanlar çoğalmakta, fakat insanlık aynı ölçüde huzur üretememektedir. Çünkü modern dünyanın temel problemi bilgi eksikliği değil; mana, irfan ve hikmet eksikliğidir. Tam da burada sivil toplum kuruluşlarımız insanı yeniden merkeze alan bir medeniyet tasavvurunun taşıyıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin yükselişi de ahlakla mümkündür. Ahlakın olmadığı yerde kalkınma olur belki fakat medeniyet kurulamaz. İşte vakıflarımız ve derneklerimiz tam da bu ahlak hareketinin günümüzdeki temsilcileridir" dedi.
'TÜRKİYE SON ÇEYREK ASIRDA ÇOK BÜYÜK DÖNÜŞÜMLER YAŞADI'
Bakan Çiftçi, vakıfların ve derneklerin yardım faaliyetlerinin yanı sıra bir vatan şuuru inşa ederek, aidiyet duygusuyla birlikte yaşama iradesini güçlendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Bir köy okuluna kitap gönderen, bir gence burs veren, bir tarihi eseri ihya eden, bir kütüphane kuran, bir yetimin başını okşayan ve bir muhacire ensar olan da aslında aynı büyük medeniyet ve vatan davasına hizmet etmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın başarısı da ancak vatanını seven, milletine bağlı, tarihinin farkında olan ve medeniyet mirasını geleceğe taşıma sorumluluğu hisseden nesillerle mümkün olacaktır. Türkiye son çeyrek asırda çok büyük dönüşümler yaşamıştır. Vesayet odaklarının siyaset ve toplum üzerindeki etkisi geriletilmiş, devlet ile millet arasına örülmeye çalışılan duvarlar yıkılmıştır. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarımız büyük emekler ve fedakarlıklar ortaya koymuş, milletimizin sesine ses olmuşlardır. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yürürken de aynı sorumluluk devam etmektedir. Telafer'de okul yapan, Somali'de su kuyusu açan, mazlumun elinden tutan, yetime sahip çıkan sizlerin emeği Türkiye'nin gönül köprülerini inşa etmektedir. Üstat merhum Necip Fazıl Kısakürek’in işaret ettiği gibi, büyük milletler büyük idealler etrafında yükselir. Biz büyük bir milletiz ve bizim idealimiz var. İdealimiz; insanı eşrefi mahlukat gören, adaleti esas alan, merhameti yücelten, mazluma sahip çıkan ve hakkı üstün tutan bir medeniyet anlayışının yeniden ihyasıdır. Bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Türkistan'dan Afrika'ya, Kudüs'ten Gazze'ye kadar uzanan gönül coğrafyamızda Türkiye'nin adı umutla anılıyorsa bunda milletimizin merhameti, sivil toplum kuruluşlarımızın fedakarlığı vardır. Bu vesileyle özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmayan, mazlum Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için gayret eden bütün vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Gazze'ye uzanan her yardım eli, insanlığın vicdanını ayakta tutma gayretidir. Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir."
'TÜRKİYE, MAZLUM COĞRAFYALARIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEK'
Ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Bakan Çiftçi, "İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu'nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. Şunu herkes bilmelidir; Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs'ün, Gazze'nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edecektir. İmkanları konfor alanına dönüştürmemeliyiz. Çünkü konfor ideali öldürür. İnsanın, ailenin ve toplumun ifsadı için fıtrata açılan bir savaş çağındayız. Bu nedenle cemiyete insan yetiştirmek, aileyi ve toplumu korumak ancak bir medeniyetin ihya ve inşasıyla mümkündür. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın gerçek başarısı da işte bu ihya ve inşa hareketinin başarısı olacaktır" ifadelerini kullandı. (DHA)