1'i bebek 4 evladı ve eşini kaybetti, torunları için ayakta

Haber Giriş Tarihi: 06.06.2026 12:22
Haber Güncellenme Tarihi: 06.06.2026 12:22
breakingnews.com.tr

Fatih TÜYSÜZ/ARTVİN, (DHA)-ARTVİN'de yaşayan Şengül Gezer (66), yıllar içinde bir bebeğini, attan düşen kızını, yıldırım çarpan büyük oğlunu, kanserden eşini ve 5 ay önce de çığ felaketi sonrası cansız bedenine ulaşılan çoban oğlu Bülent'i toprağa vererek art arda 5 büyük acı yaşadı. Yaşadığı tarifsiz acıların yanında geçirdiği felce rağmen hayattan kopmayan Gezer, ölen çocuklarından kalan 4 torununu büyütebilmek için yaşam mücadelesi veriyor. Besicilik yaparak geçinmeye çalışan Gezer, "Cenabıallah'a sığınmışım. Mevla'm kimseyi evlat acısıyla sınanmasın" dedi.

Ardanuç ilçesine bağlı Yolüstü köyünde gelinleri ve torunlarıyla yaşayan 8 çocuk annesi Şengül Gezer’in hayatı, yıllar boyunca peş peşe gelen kayıplarla sarsıldı. 1982 yılında dünyaya getirdiği kız bebeği Yeşim’i, doğumdan bir gün sonra kaybeden Gezer, yaşadığı acının ardından felç geçirdi. Tedaviyle yeniden sağlığına kavuşan Gezer’in kızı Gözde de attan düşmesi sonucu 2005 yılında hayatını kaybetti. Gezer, 2012'de yaylada küçükbaş sürüsü beklerken yıldırım düşmesi sonucu büyük oğlu Savaş’ı (33), 2021’de kansere yakalanan eşi Yalçın Gezer’i (60) ve 5 ay önce de Artvin’de Aksu Yaylası’nda meydana gelen çığ felaketinde cansız bedenine 125 gün sonra ulaşılan oğlu Bülent Gezer’i (44) toprağa vererek art arda 5 büyük acı yaşadı.

HER GÜN MEZARLARINA GİDİYOR

4 evladını toprağa vermenin acısıyla yıkılan anne Gezer, tüm acılarına rağmen yaşamdan kopmayarak ölen çocuklarından kalan torunlarının geleceği için yaşama tutunuyor. 4 kızıyla yaşama sarılan Gezer, torunlarını büyütebilmek için besicilik yaparak zorlu yaşam mücadelesi veriyor. Sabah erken saatlerde ahıra girip, hayvanların bakımını üstlenen, her gün evlatları ve eşinin mezarına giderek dualar eden Gezer, evlatlarından kalan fotoğraflara bakarak hasret gideriyor.

'ACIM HEP ÇOK BÜYÜK'

Yaşadığı kayıpları anlatan Şengül Gezer, "Çok acılar yaşadım. Köyde doğum yaptım. Akşam kızım Yeşim sağlıklıydı, sabah kalktım, bebeğim ölmüştü. Ondan sonra bana felç vurdu. Bir ay felçli yattım. Artvin'den Erzurum'a sevk ettiler, orada verdikleri ilaçları kullandım, onlardan sonra iyileştim. Ölen küçüğüyle sekiz tane çocuğum var. Kızım öldükten sonra 11 yaşındaki kızım yaylada attan düşerek öldü. Kızım kucağımda can verdi. Ondan sonra da büyük oğlum ardından da eşim vefat etti. Yağmur yağıyordu, yıldırım vurdu öylece öldü. O kadar zaman da aradık, çocuğumu bulamadık. Aylar sonra 'Bülent'i bulduk' dediler, kütüğün üzerinde oturuyordum. Dizlerimden aşağı sızı indi, kilitlendim. Kalkıp da gezemiyorum. Acım hep çok büyük" dedi.

'HER ŞEYİMİZ BÜLENT'Tİ, VARLIĞIMIZ'

Gezer, "Her şeyimiz Bülent’ti; varlığımız, anamız, babamız, kardeşimiz, evladımız Bülent’ti. Hep onun eline avucuna bakardık. Tarif edilmez acılar çektik. Bağrımıza bastık onun acısını. Büyük oğlanın acısını gördük, kızların acısını gördük, eşimin acısını gördük. Geçim dünyası, çalışıyorsun, ediyorsun ki bir şey olsun. Geride 4 tane torunum var. Onları yuva sahibi yapabilmek için çalışıyoruz. Bayramım gözü yaşlı geçti. Her kapı açıldığında dedim ki ‘Bülent geliyor’. Koyun doğurmaya başladı, gece saat 04.00’te kalktım, sobayı yaktım ki ‘Bülent geliyor, üşümesin de Bülent gelip de ısınır' diye. 5 ayımı ben bu hallerde geçirdim" diye konuştu.

'OĞLUMUN BULUNMASINA KURBAN ADAMIŞTIM'

Çığda ölen oğlunun bulunması için kurban adadığını ifade eden Gezer, "Evlat acısını Allah kimsenin başına vermesin. Aç kalsın, susuz kalsın, kapıda dilensin, taşısın, toplasın, toprağı yesin de evlat acısını çekmesin. Cenabıallah'a sığınmışım. Mevla'm kimseyi evlat acısıyla sınanmasın. Allah’a çok şükür ki onu karların altından oradan aldılar, bana teslim ettiler. Getirdik cenazeyi, bir gece de evde sakladım. Cenazesi bulunsun diye kurban adak etmiştim, onu da yurda verdim, kestirdim; helali hoş olsun. Ben çocuklarımı o kadar severdim ki; şimdi bir yere gidemiyorum" dedi. (DHA)