Takip Edin

SEYAHAT

Seyahat için 5.1 Milyar Dolar Harcadık

Her yıl yayınlanan We Are Social araştırması Türkiye’deki internet kullanımına ilişkin önemli detaylar ortaya koyuyor. 2018 yılında online kanallar üzerinden 11, 5 milyar dolar para harcayan Türkiye’de internetten en çok satın alınan şeylerin başında, 5,1 milyar dolarla seyahat harcamaları geldi. Yine aynı araştırmaya göre ülke nüfusunun yüzde 93’ü yani 76,3 milyonu bir mobil cihaza sahip. Online seyahat pazarındaki büyümede en fazla etkisi olan faktörlerin başında mobil cihaz kullanımının geldiğini belirten biletall.comCeo’su Yaşar Çelik, mobilden bilet alım oranının yüzde 80 oranına ulaştığını vurguladı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2018 itibariyle Türkiye’de internet kullanan bireylerin oranı yüzde 72,9 oldu. Araştırmaya göre her 10 evden 8’i internete erişebiliyor. Türkiye’de internet kullanımı da internetten alışveriş alışkanlığı da artıyor. Bu artış davranışlarımızı da etkiliyor. Eskiden seyahat biletleri için terminallere giderken şimdi ise cebimize giriyor. Rakamlarda bunu gösteriyor. Türkiye’de e-ticaretin yüzde 30’unu oluşturan online seyahat pazarının büyüklüğü Dünya’da 2020 yılında 800 milyar doları aşacağı öngörülüyor. E ticaret arttıkça, alışverişlerimizin mobilleştiğinin altını çizen Çelik,” Önümüzdeki 5 yıl içerisinde seyahat harcamalarının yüzde 40’ı online platformlardan yapılacak. Dijitalleşen dünyada alışverişten giyime, gıdadan mobilyaya kadar hemen hemen tüm sektörler için online kanallardan işlem yapıyoruz. Tüketicilerin internet üzerinden alışveriş yapma noktasında duydukları güvenin artması, bu sektörün büyümesinde en büyük etken” ifadelerini kullandı.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAGLIK

DİYETE BAŞLANDIĞI GÜN KİLO VERDİREN YENİ NESİL DİYET

Son günlerde Televizyonlarda ve Gazetelerde yaptığı açıklamalarıyla dikkatleri üzerinde toplayan Uzman Diyetisyen Çağatay Köşkeroğlu, kendi soyadını taşıyan bir diyet programı uyguladığını belirtip, “diyetin başladığı gün, zayıflama da başlıyor” diye ifade ederek bu diyet programının detaylarını anlattı.

İşte başlandığı gün zayıflatan o diyet programı;

Köşkeroğlu diyeti, doymuş yağlardan uzak, bitkisel kaynaklı yağların tercih edildiği, organik ve işlenmemiş ürünlerin tüketilmesini öneren bir diyet tarzıdır. Programımız 4 aşamadan oluşuyor.

1-ARINMA EVRESİ

Arınma evresinde, detox programı uyguluyoruz ve böylelikle vücut, toksinlerden ve ödemlerden arındırılıyor. Bu evrede vücudun daha sağlıklı bir şekilde çalışır hale gelmesini hedefliyoruz.

2-DENGELEME EVRESİ

Dengeleme evresinde, ağırlığı organik sebzelerden oluşan bir programa bırakıyoruz. Bu evrede birey, kas kaybı yaşamasın diye yeterli miktarda protein ekliyoruz. Bu evrede bireyin kas kütlesinin artışını gerçekleştirip metabolizmanın hızlanması hedefliyoruz.

3-VURGU EVRESİ

Vurgu evresinde ise karbonhidrat alımı oldukça azaltılıyor, alınan protein miktarı ise arttırılıyor. Bu evredeki amaç, vücuda enerji vermesi amacıyla ilk olarak kullanılan karbonhidratların bir an önce tükenmesini sağlayarak, enerjinin yağlardan sağlanması ve böylelikle yağ yakımının gerçekleşmesidir.

4-KORUMA EVRESİ

Koruma evresinde ise, 4 besin grubunu da dengeli bir şekilde tüketerek olduğumuz kilomuzu korumaya çalışıyoruz.

Köşkeroğlu Diyeti’ni diğer diyetlerden ayıran en büyük fark, detox programı yardımıyla vücudun toksinlerden arınmasını sağlayıp, daha sağlıklı bir şekilde çalışmasını hedefliyoruz.

Bu diyet programında bireyler, birinci günün sonundan itibaren zayıflamaya başlıyorlar.

Bireyler sadece zayıflamak veya kilo almak için diyetisyenlere başvurmamalıdırlar. Yaşamın her anında hastalıklara karşı korunmak ve daha sağlıklı bir hayat geçirebilmek için beslenme desteği almaları gerekmektedir. Ancak insanlarımız sağlık sorunları yaşamaya başladığında veya artık eskisi gibi hareket kabiliyeti kalmadığında zorunluluk haline gelmiş oluyor.

Diyet yapan insanların öncelikle kulaktan dolma bilgilere dayanan, internetten buldukları diyetleri uygulamamaları, beslenme ile ilgili konuları mutlaka diyetisyenlere danışmaları gerekmektedir. Onun dışında sağlıklı bilinen besinleri fazla miktarda tüketmemeleri gerekmektedir. Mutlaka ara öğün yapmalarını öneriyoruz. Ara öğünler önemli gibi görünmese de, tüketilmedikleri takdirde daha hızlı kilo vereceklerini düşünseler de, ara öğün hem metabolizmalarının hızlanmasında hem de kan şeker seviyelerinin dengelenmesinde yardımcı olacaktır.

Diyet programı uygulayan herkesin yaptığı en büyük yanlış ise, kilo vermek adına, alınan kalori miktarını aniden düşürmeleridir. Birden düşürülen kalori sonrasında bireyler kilo vermeye başlayabilirler fakat daha sonrasında metabolizmaları yavaşlayacağından dolayı kilo vermeleri duracaktır. Unutulmaması ve dikkat edilmesi gereken durumlardan biri de zayıflamaya çalışırken, alınan kalori miktarının yavaş yavaş azaltılmasıdır.

Diyet yapmak için en uygun mevsim diye bir şey aslında yoktur. Fakat kış aylarında kat kat giyilen kıyafetlerin, insanların kilolarını saklamalarına yardımcı olduğundan kış ayları diyet yapmak için çok tercih edilmemektedir. Yaz ayları yaklaşmaya başladığında kilolar saklanamadığından daha çok tercih edilmektedir.Diyet kelimesini duyunca insanlar, istedikleri hiçbir şeyi yiyemeyeceklerini düşünürler. Bu düşünce tarzı da besinlere olan açlık hislerinin artmasına ve diyetlerini bozmalarına sebep olmaktadır. Öncelikle bu düşünce tarzının yanlış olduğunu, bütün besinleri tüketebileceklerini fakat miktarlarına dikkat etmeleri gerektiğini bilmelidirler.

Devamını oku

SEYAHAT

Kapadokya’da Gezilecek Yerler

Burayı George Lucas’ın yaptığını düşünebilirsiniz ama Orta Anadolu’daki yumuşak volkanik kayalar, milyon yıllar boyunca süren erozyon ve 5,000 yıllık bir uygarlık tarafından şekillendi. Bir zamanlar Hititler, Romalılar ve Osmanlıların evi olan Kapadokya, bu günlerde hem kültürel bir cazibe merkezi hem de macera severler için tam bir cennet. O zaman hadi Kapadokya turu!

İşte Kapadokya balonu turundan, yaprak sarma derslerine kadar Kapadokya’da yapmanız gereken şeyler.

Kapadokya otelleri

Museum Hotel

Bu inanılmaz işletme, hem ultra lüks hem de ultra ilkel bir deneyim yaşayabileceğiniz 3,000 yaşındaki bir konutun içerisine yapılmış (Game of Thrones tarzında yere oturup incik yemeliymişsiniz gibi hissedeceksiniz). Oyuk vadilerin geniş manzarası ve muhteşem Türk restoranları hafife alınacak gibi değil. Ama rezervasyon yapmanız için asıl gerekçe ne? Odanızdaki musluktan akan sınırsız şarap.

Kapadokya gezilecek yerler

İçinizdeki Indiana Jones’u canlandırın

Tarihi şehirleri keşfedin

Kapadokya’nın etrafında çok sayıda büyüleyici dünya mirası var. Ancak bir seçim yapmak zorunda kalırsanız falezlere oyulmuş bir Bizans köyü olan Çavuşin’i mutlaka görün. Geçmişi M.Ö. 800 yılına kadar uzanan bir yer altı şehri olan Kaymaklı’ya ve Göreme’deki 14. yy’a kadar 10,000 keşişin yaşadığı ve ibadet ettiği mağara manastırlarının olduğu açık hava müzesine gidin. Bütün ünlü yerler bölgeye yayılmış durumda olduğu için sizi gezdirebilecek bir rehber ayarlayın.

Sıcak hava balonu kiralayın

Bir Kapadokya balon turu ayarlarsanız, volkanik vadileri, tarihi konutları ve uzanıp dokunabileceğiniz peri bacalarını görebilirsiniz. Yükseklikten korkuyor musunuz? Gün doğarken kalkın ve gökyüzüne dağılmış olan düzinelerce rengarenk balonu izleyin… Tabii ki güvenli bir mesafeden.

Aşk Vadisi’nde yürüyüşe çıkın

Tüm gün sürecek bir tur için bu doğa harikasına gidin. Burada, yabani ayva, elma ve üzüm ormanlarında dolanacak ve her virajdan sonra katılaşmış lav akıntılarından mantar uçlu kulelere kadar çeşitli jeolojik sanat eserlerini keşfedeceksiniz. En azından bir gün bu turlara katılın; yürümesi kolay ve manzara hiç eskimiyor

Kapadokya’da nerede yenir?

Fırında kuzu ve yaprak sarması deneyin

Ziggy’s Cafe

Hafif bir atıştırmalık, gün batımına karşı bir kokteyl veya muhteşem mezelerle geç bir öğle yemeği için bu taş evden dönüştürülmüş şık restoranın dört katlı teraslarından birinde bir sandalye çekin. Sahibinin kendi yaptığı takıları ve aksesuarları bulabileceğiniz atölyesinde alışveriş yapın.

Muti

Öğle yemeğinde bir zamanlar İpek Yolu kafileleri için otel olan bu tarihi yerde içinizdeki çingeneyi doyurun. Muti, tarçınlı-naneli etle dolu mezeler, fırında ayvalı kuzu ve kırmızı şarap gibi Türk mutfağından yiyecekler servis ediyor. Zengin porsiyonları sayesinde de bonus puanı hak ediyor.

Kapadokya ev yemekleri

Eve döndüğünüz zaman aynılarını yapmak isteyeceksiniz. Bu işin inceliklerini, yemeklerinde ailesinin bahçesinden topladığı malzemeleri kullanan ufak tefek bir Anadolu kadını olan Havva Ana’dan öğrenin. Size yaprak sarmayı, mantı kapatmayı ve patlıcanla yapılan muhteşem yiyecekleri öğretir.

Nelere dikkat etmelisiniz?

Dolandırıcılar tarafından kandırılmayın

Çömlek gösterileri

Avanos halkı Hititler’den beri seramik zanaatiyle uğraşıyor. Eğer çömleklere ilginiz varsa burada bir mola vermeye değer. Ancak size en ünlü olduğunu söyleyen ve sizinle ilgilenen ilk işyerine hemen kanmayın. Onun yerine doğrudan Ömürlü Ceramics’e gidin ve gerçek ustaları çalışırken izleyin.

Yanınıza ne almalısınız?

Yürüyüş ayakkabıları

Kapadokya’da ciddi bir tırmanış da yapsanız sadece tarihi bir bölgeyi geziyor da olsanız, volkanik küller nedeniyle zemin kaygan olabiliyor. Güvenliğiniz ve konforunuz için yanınıza, bilek desteği ve sert tabanı olan ayakkabılar alın.

Kabarık ceketler

Yüksek ve kuru plato, büyük sıcaklık değişimlerini de beraberinde getiriyor ve geceler genellikle serin oluyor. Yanınıza hafif ve kabarık bir ceket alın, böylece hem bavulunuzda çok yer kaplamaz hem de sizi sıcak tutar.

Kaynak: MYNET

Devamını oku

SEYAHAT

Dünyada Görülmesi Gereken 10 Sokak Festivali

Festivalleri ile dünyaya nam salmış şehirleri sizler için derledik. Görsel şölenine hazır mısınız?

1. Rio Festivali – Rio

Dünya’da kime sorsanız karnaval denilince ilk aklına geleni hiç şüphe yok ki Rio Karnavalı olur. Her yıl Şubat ayında düzenlenen karnaval boyunca şehir kimlik degiştiriyor ve sadece karnavalın sürüklediği eğlence ile dolup taşıyor. Samba okullarının hazırladığı çılgın eğlencelerden Rio’nun en uç köşlerinde gizli kalmış barlara kadar uzanan eğlenceye her sene en azından hayatında bir kez bunun bir parçası olmak isteyen yüz binlerce yabancı turist de katılıyor.

2. Full Moon Party – Tayland/Ko Pha Ngan

Ko Pha Ngan adasında yer alan Hat Rin plajı her sene Aralık ve Ocak aylarında dolunay festivaline ev sahipliği yapıyor. Dünyanın dört bir yanından hem bu etkinliğe katılmak hemde bu doğa harikası adanın keyfini sürmek isteyen binlerce kişi dolunaya günler kala plajı doldurmaya başlıyor. Dolunay günü tam 24 saat süren bir parti ile kutlanırken plaj ünlü DJ’ler ve kozmopolit bir kalabalıkla dolup taşıyor.

3. Venedik Karnavalı – Venedik/İtalya

Dünyanın en şık karnavalı. Venediğe gelen herkes maskelerini takıyor, bu festival için özenle seçtiği kostümünü giyiyor ve kendisini Venedik sokaklarına bırakıyor. Sınıfsal olan herşeyi maskelediği düşünülen karnaval boyunca şehrin dört bir tarafından eğlenceli etkinlikler düzenleniyor ve şehrin tamamını karnaval havası kaplıyor. Bunun yanı sıra her sene o yılın en iyi kostümü bir jüri tarafından belirleniyor.

4. Holi – Hindistan (Şubat sonu Mart başı)

Her yıl Şubat ayını Mart’a bağlayan günlerde Hindu inanışının en önemli festivallerinden birisi olan Holi festivali ile bahara merhaba diyor Hindistan.

Aynı zamanda renklerin festivali olarakta bilinen festival boyunca ellerinde geçirdikleri binbir çeşit boyalar ile sokakları dolduran kalabalık birbirinin üstüne boya atıyor. Tam iki gün süren festivale katılmak istiyorsanız vedalaşmak istediğiniz kıyafetleri yanınıza almayı ihmal etmeyin.

5. La Tomatina – Bunol/Ispanya

Her yıl düzenli olarak düzenlenen bu festivalin doğuş hikayeside kendisi kadar ilginç. 1945 yılında katılmak istedikleri bir başka festivale Kabul edilmeyen bir grup bunu protesto etmek için ellerine kaptıkları domatesleri organizatörlere atmaya karar veriyorlar. Takip eden yıl kendi bölgelerinde getirdikleri domateslerle bu etkinliği sürdürmeye karar veriyorlar. Takip eden yıllarda buna karşılık olarak farklı gruplarda kendi domateslerini getiriyor ve 70 yıl sonra günümüzde her sene 50.000 kişinin katıldığı dünyanın en büyük sebze savaşının temeli atılmış oluyor. Her sene yaklaşık 100 bin domatesin fırlatıldığı festival için İspanya’nın bu küçük şehri Bunol insanlarla dolup taşıyor.

6. Queen’s day – Amsterdam/ Hollanda

Kraliçeye olan bağlılıklarını göstermek için tüm Hollanda’lılar onun doğum günü olan 30 Nisan günü ulusal renkleri olan Portakal renginde kostümleriyle gün boyu süren eğlencelere katılmak için başta Amsterdam olmak üzere tüm ülkede sokağa dökülüyor. Tüm sokak ve caddelerin yanı sıra kanallar boyunca sıralanmış olan teknelerden yükselen müzik sesleriyle süren parti sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor.

7. Calgary Stampede – Calgary/Canada

Vahşi Batı denilince aklınıza ilk gelen yer her ne kadar Kanada olmasada bu alandaki en büyük festival Calgary’de düzenlenen Calgary Stampede festivali. Her yıl Temmuz ayında yaklaşık 1 milyon gibi muazzam sayıda ziyaretçiyle dolup taşan festival süresince konserlerden, 1 milyon dolar ödüllü boğa üzerinde durma yarışlarına kadar uzana çok geniş yelpazede etkinliğe katılmak ya da seyretmek mümkün.

8. San Fermin – Paplona/İspanya (boğa koşusu)

İspanya’nın kuzeyinde yer alan bu küçük şehir her yıl Temmuz ayında adrenalin düşkünü binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor. Kentin bir ucundan başlayarak boğa güreşlerinin yapıldığı arenaya kadar süren koşuda amaç basit: boğalara yem olmadan koşuyu tamamlamak. Her ne kadar boğaların önündeki koşu bu festivalin alameti farikası olsa da, şehir tüm hafta sonu boyubnca süren etkinlikler ve partilerle tam bir eğlence başkentine dönüşüyor.

9. Mardi Gras – New Orleans/ABD

Her yıl Şubat ayında tam 2 hafta süren Mardi Gras( Şişko Salı) festivali için New Orleans sokakları rengarenk kostümler giymiş insanlar ve onları aratmayacak şekilde süslemelerle donatılmış restoran ve barlarla dolup taşıyor. Her gün farklı bir sokakta düzenlenen gösteri yürüyüşünü takiben yürüyüşe katılan kalabalıkla beraber şehirde olan herkes sabaha kadar süren eğlencelerin bir parçası.

10. SongKran – Tayland 13-15 Nisan

Tayland’ın yeni yıl kutlamalarının yapıldığı bu festival yılın en sıcak günlerinin yaşandığı Nisan ayında gerçekleşiyor. İnsanları kirlerinden arındırmak üzere yıkandığı festival süresince sokaklar ellerinde su tanklarıyla dolaşan ve önüne geleni yıkayan kalabalıkla dolup taşıyor. Sadece insanlar mı festivalde boy gösteriyor elbette ki hayır. Kostümleriyle süslenmiş devasa filler ve bakıcıları hortumlarıyla su püskürterek sulu eğlencenin bir parçası oluyor.


Devamını oku

Facebook

Trend

Copyright © 2018 www.breakingnews.com.tr Tüm Hakları Saklıdır