Takip Edin

EKONOMİ

Sandoz Dünyanın En İyi İşverenleri Arasına Girdi

Yayınlanma tarihi

-

Sandoz Türkiye, Top Employers Insitute tarafından başarılı İK uygulamalarıyla Avrupa’da ve Türkiye’de “En İyi İşveren” ödülüne layık görüldü.

Her yıl uluslararası çapta düzenlenen değerlendirmeler sonucunda verilen Top Employers Institute Ödülü’nün 2019 yılı sahiplerinden biri Sandoz Türkiye oldu. İnsan Kaynakları yönetimine ilişkin faaliyetlerde dünya çapında bir otorite olarak kabul gören Top Employers Institute Ödülü, Sandoz Türkiye’nin istikrarlı bir çalışma ortamı yaratma azmine dikkat çekiyor.

Novartis Grup Türkiye Başkanı ve Sandoz Türkiye Genel Müdürü Dr. Altan Demirdere “Global çapta “En İyi İşveren” Ödülüne sahip olmanın en önemli kriterini, faaliyet gösterdiği ülkelerin kültürel dinamiklerine uyumlu olması ve tüm dünyada geçerliği ıspatlanmış global kurum  kültürü oluşturulması olarak görüyorum. Türkiye de dahil olmak üzere toplam 28 ülkedeki Sandoz şirketlerinin bu ödülü alması ile  Sandoz’un global olarak “en iyi işveren” ödülüne layık görülmesinden dolayı çok gururluyum. Bu ödül, şirketimizin verimli ve mutlu çalışma ortamının kanıtıdır.“Top Employers” olmak bize aynı zamanda, sağlık ve diğer sektörlerdeki rakiplerimizle kendimizi nasıl kıyaslamamız gerektiği konusunda değerli öngörüler vererek, bizleri insanların ilaca erişimini artırma amacımızda yenilikçi yaklaşımlar sergilemek için yüreklendiriyor” şeklinde konuştu.

Sandoz Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özge Benel ise, “Top Employers Institute, dünya çapında işverenlerin çalışanlarına sağladıkları imkânları uluslararası kriterlerle karşılaştırarak değerlendiren bağımsız bir kuruluş. Dünya çapında, çalışanlarımızın deneyimlerini iyileştirme konusunda gösterdiğimiz çabaların Top Employer Institute tarafından ödüllendirilmesi bizleri gururlandırıyor. Bu da bizim tercih edilen bir işveren olma ve çalışanlarımızın gelişimlerine katkıda bulunma azmimizi ortaya koyuyor” dedi. 

Türkiye dahil 28 Sandoz ülkesi belgelendirildi

Top Employers Institute, şirketlerin insan kaynakları yönetimini derecelendirdiği dünya çapında bir otorite olarak kabul görüyor. ‘En İyi İşverenler’ olarak onanan organizasyonlar, kendilerini ‘önce insan’ yaklaşımını temel alan İK uygulamalarıyla, personelleri için en iyi çalışma ortamını sağlamaya adıyorlar. Bu belgeyi almaya hak kazanmak için, organizasyonların Top Employers Institute tarafından konulan azami standartları başarıyla yakalaması gerekiyor.

Top Employers Institute CEO’su David Plink, Sandoz’un başarısı ile ilgili yaptığı açıklamada; “Sandoz’un “Top Employers” olarak belgelendirilmesi, insan odaklı uygulamalarıyla çalışma hayatını zenginleştirmeye ne kadar kararlı olduklarının bir göstergesidir” dedi.

Bir şirketin dünya çapında “En İyi İşveren” belgesini alabilmesi için şirket ağındaki 20 ülkenin yerel belgelerini almış olması gerekiyor. Sandoz; Arjantin, Avusturalya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Kanada, Çin, Kolombiya, Kosta Rica, Danimarka, Ekvator, Mısır, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Meksika, Hollanda, Pakistan, Polonya, Rusya, İspanya, Güney Afrika, İsviçre, Tayland, Türkiye, İngiltere ve Birleşik Amerikan Devletleri de dâhil olmak üzere toplam 28 ülkede belgelendirildi. Her bir Sandoz teşebbüsü Top Employers Institute tarafından ülke bazında değerlendirildi.

Top Employers Institute, şirket İK uygulamaları ve süreçlerini ‘Yetenek Stratejisi, İşgücü Planlama, Yetenek Bulma, İşe Alım, Öğrenme ve Gelişim, Performans Yönetimi, Liderlik Geliştirme, Kariyer ve Yedekleme Yönetimi, Kültür, Ücret ve Haklar’ alanlarında analiz etmektedir.

Sandoz Hakkında

Sandoz jenerik ilaçlar ve biyobenzerlerde bir dünya lideridir. Novartis Grubunun bir iştiraki olarak amacı insanların hayatlarını iyileştirip uzatmak için yeni yollar bulmaktır. Dünya çapında insanların yüksek kalitedeki ilaçlara erişmesini sağlamak konusunda yeni yaklaşımlara öncülük ederek toplumun sağlık alanında artmakta olan ihtiyaçlarını gidermesine katkıda bulunmaktadır. Portfolyomuzda, tüm temel sağlık alanlarını kapsayan yaklaşık 1,000 molekül bulunmakta olup, 2018 yılı satış rakamı 10 milyar dolar civarındadır. Sandoz’un genel merkezi Almanya’nın Ana Münih bölgesinde yer alan Holzkirchen’dedir.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EKONOMİ

Sosyal Medyada ‘’Kadın’’

Yayınlanma tarihi

-

-

Adbaint, The Brand Age Dergisi için hazırladığı raporda, sosyal medya kullanıcılarının ‘’Kadın’’ hakkındaki konuşmalarını analiz etti.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ardında yer alan felsefe itibariyle her yıl hem markaların hem de sosyal medya kullanıcılarının gündeminde. Sosyal CRM ve Veri Analizi şirketi Adbaint, The Brand Age dergisi için 1 Ocak 2018-19 Şubat 2019 aralığını baz alarak hazırladığı ‘’Sosyal Medyada Kadın’’ raporunda sosyal medya kullanıcılarının kadın, cinsiyet eşitliği, pozitif ayrımcılık, feminizim gibi kavramlar hakkındaki konuşmalarını analiz etti.

Raporda 2018 Ocak ayından itibaren ‘’kadın’’ kelimesi ile ilgili yapılan paylaşımların tamamının yaklaşık 50 milyon adet olduğunu görülüyor. Sosyal medyada ‘’kadın’’ kelimesini içeren günlük ortalama 121 bin adet paylaşım yapılırken, zamansal dağılımda Mart ve Kasım ayında konuşulma oranında artış yaşandığı dikkat çekiyor. Bu aylarda yapılan paylaşımların içeriğine bakıldığında; Mart ayı Dünya Kadınlar Günü’nü, Kasım ayı da 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nü içerdiği için (kadınlara sağladığı haklar neticesinde) yapılan paylaşımların arttığı görülüyor.

50 milyon paylaşımın sentiment dağılımında ise en yüksek negatif paylaşım %51 ile Temmuz ayında gelirken, Mart ayında pozitif paylaşımların küçük bir fark ile önde olduğu görülüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün bu verinin oluşmasındaki etkisinin büyük olduğunu anlaşılıyor. 

Kadın hakkında;

Toplam konuşulma: 50.313.790
Aylık paylaşım: 3.593.842

Haftalık paylaşım: 838.563
Günlük paylaşım: 121.238

Sosyal medyada en çok tecavüz konuşuluyor

Tüm paylaşımlar dört konu altında incelediğinde Kadın ve Tecavüz paylaşımları %39 ile ilk sırada yer alıyor. Kadın ve Taciz paylaşımları %22 ile ikinci konu olurken, Kadın ve İstismar %19, Kadın ve Cinayet paylaşımlarının %18’lik hacme sahip olduğu görülüyor. 

Kadın ve tecavüz: %39

Kadın ve taciz: %22
Kadın ve istismar: %19
Kadın ve cinayet: %18

Kadın ve Cinayet paylaşımları öne çıkan konulara göre ayrıldığında İşkence içerikli paylaşımlar %24, Ateşli Silah %23 ve Kesici Aletler %19 ile ilk sıralarda yer alıyor.


İşkence: %24

Ateşli silah: %23
Kesici aletler: %19

Sert cisim: %14
Yakılarak: %7

‘’Kadın’’ ile ilgili paylaşımlar 6 milyon paylaşım ile en çok İstanbul’daki sosyal medya kullanıcıları tarafından yapılıyor. Ankara ve İzmir ise paylaşımlarda İstanbul’u takip ediyor. Tüm paylaşımlar %55 erkek, %45 kadın kullanıcılar tarafından yapılıyor. 

En çok paylaşım yapan iller:

İstanbul: 6.833.307
Ankara: 1.147.271
İzmir: 1.080.253

Cinsiyet dağılımı:
Erkek: %55
Kadın: %45

Sosyal medya kullanıcıları Şule Çet için adalet istiyor

‘’Kadın’’ ile ilgili kullanılan hashtag’leri incelediğimizde #8MartDünyaKadınlarGünü hashtag’i 420 bin kere kullanılarak ilk sırada yer alıyor. Sosyal medya kullanıcıları #Kadın için 220 bin, #KadınaŞiddeteHayır ile ilgili ise 200 bin kez paylaşımda bulunuyor. Sosyal medyanın gücüyle kamuoyu baskısı oluşturularak adalet aranan Şule Çet için açılan #ŞuleÇetİçinAdalet hashtag’inin de rapor dönemi içerisinde 90 bin adet paylaşım yapıldığı görülüyor.

En çok kullanılan hashtagler

#8MartDünyaKadınlarGünü: 420.000
#Kadın: 220.000
#KadınaŞiddeteHayır: 200.000
#5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü: 130.000

#ŞuleÇetİçinAdalet: 90.000

Feminizm sosyal medyada olumsuz bir algıya sahip

2018 Ocak ayından 19 Şubat 2019 tarihine kadar ‘’Feminist’’ kelimesi ile ilgili yapılan paylaşımların 542 bin adete ulaştığı görülüyor. ‘’Feminizm’’ kelimesi ise 187 bin defa paylaşılıyor. İki kelime hakkında sosyal medya kullanıcılarının olumlu-olumsuz içerik analizi yapıldığında ise Feminizmin %64, Feministin %53 negatif konuşulma hacme sahip olduğu görülüyor. Pozitif paylaşımlar %10 ile iki kelimede de aynı orana sahip. 

Feminist
Konuşulma oranı: 542.309
%53 olumsuz, %10 olumlu, %37 nötr

Feminizm
Konuşulma oranı: 187.719
%64 olumsuz, %10 olumlu, %26 nötr

Son yıllarda sosyal medyada sıkça dile getirilen ‘’Feminist ve Feminizm’’ kelimeleri ile ilgili 2016-2017-2018 yıllarında yapılan tüm içerikler karşılaştırıldığında, en yüksek paylaşımın 2017 yılında yapıldığını görülüyor. 

Feminist ve Feminizm hakkında son 3 yılda yapılan paylaşımlar
Toplam: 1.786.021
2016 yılında: 451.963
2017 yılında: 761.377
2018 yılında: 572.681

En çok kullanılan hashtag’ler
#FeministGeceYürüşü: 4.500+
#Pride2017: 3.400+
#8Mart: 3.400+
#feminist: 1.900+

Cinsiyet eşitliğini ayrımcılık kadar konuşmuyoruz

Çocukluk hatta bebeklik dönemlerinden itibaren maruz kalınan üç büyük ifade ‘’Pozitif Ayrımcılık’’ , ‘’Eşitlik’’ ve ‘’Cinsiyet Eşitliği’’ hakkında sosyal medyada yapılan paylaşımlar kıyaslandığında en çok ‘’Pozitif Ayrımcılık’’ konuşularak ilk sırada geliyor. Cinsiyet Eşitliği ise diğer kavramlara nispeten en az paylaşım yapılan konu oluyor. Üç ifade de yüksek negatif paylaşım oranına sahipken, pozitif bahsedilmelerde Eşitlik küçük oranlarla öne çıkıyor.

Pozitif ayrımcılıkKonuşulma oranı: 87.555
%94 olumsuz, %4 olumlu, %2 nötr

Eşitlik
Konuşulma oranı: 81.779
%44 olumsuz, %11 olumlu, %46 nötr

Cinsiyet eşitliği
Konuşulma oranı: 37.357
%71 olumsuz, %4 olumlu, %25 nötr

Kadın kelimesinin en çok konuşulduğu gün: 8 Mart

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan paylaşım sayısı hem sosyal medya kullanıcılarının hem de markaların etkisiyle yılın en çok hacme sahip değerine ulaşıyor. Geçtiğimiz yıl Kadınlar Günü’nde, bugünün önemiyle ilgili yapılan paylaşım sayısının toplamda 1 milyon 750 bin adet olduğu görülüyor. 

8 Mart paylaşımları

Toplam paylaşım: 1.194.750

Negatif içeriklerde en çok kullanılan kelimeler: kadın, şiddet, eğitim, taciz, cinsel

Pozitif içeriklerde en çok kullanılan kelimeler: mutlu, emekçi, sağlık, özgür, anne

8 Mart hakkında 2018 yılındaen çok etkileşim alan tweetler şu şekilde:
‘’@filliboya: Birlikte, huzur içinde yaşayabilmek için hepimiz birer mucizeyiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü filmimiz yayında. #Mucizemsin #8MartDünyaKadınlarGünü’’ (7 Mart 2018)


‘’@TolgaCevik: Gönül isterdi ki kadınların dövülmediği, intiharasürüklenmediği, minicik kız çocuklarının zorla eş yapılmadığı bir dünyada kutlayalım bu günü. Maalesef insanlığın ve erkeklerin hala adam olmadığı bir dünyada ne kadar kutlayabilirsek, Kadınlar Günümüz Kutlu olsun.’’ (7 Mart 2018)

‘’@Besiktas: Kadına Şiddete Hayır #8MartDünyaKadınlarGünü’’ (7 Mart 2018)

‘’@GalatasaraySK: Kadına karşı şiddetin ve sosyal eşitsizliklerin son bulduğu 

Devamını oku

EKONOMİ

YASED: Ekonomik kalkınma kadına yapılacak yatırımdan geçiyor

Yayınlanma tarihi

-

-

Tüm kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan YASED, sürdürülebilir büyüme ve refah artışının kadınların iş hayatına daha etkin katılımı ile sağlanabileceğini vurguladı. YASED, kadının iş hayatı ve toplum içinde güçlenmesinin, Türkiye’nin geleceği için önemli olduğuna dikkat çekti.

YASED – Uluslararası Yatırımcılar Derneği, tüm kadınların “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü kutlayarak, Türkiye’de kadınların iş hayatına daha etkin katılımının ülkenin sürdürülebilir büyümesine ve refah seviyesine olumlu etkilerine dikkati ekti. YASED Başkanı Ayşem Sargın, kadınların toplum içinde güçlenmesinin, Türkiye’nin geleceği için önemli olduğunu vurguladı.

Sargın, kutlama mesajında, “Kadınların eğitim imkanlarından daha fazla yararlanması ve iş hayatına daha aktif katılım sağlaması sadece toplumsal cinsiyet eşitliği için değil, ekonomik ve demokratik gelişim için de çok önemlidir. Kadınlara çalışma hayatında eşit fırsatlar sunulması, Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınmasına, hane halkı gelirinin yükselmesine ve yoksulluğun azaltılmasına önemli katkı sağlayacaktır. Cinsiyet eşitliğini hayatın her alanında sağlamak ülkemizin sosyo-ekonomik geleceği açısından vazgeçilmez öneme sahiptir. Bu nedenle kadınların eğitime, çalışma hayatına ve siyasete katılımını teşvik edecek ve sürdürülebilir kılacak uygulamaların hayata geçirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Kadın istihdamı toplumsal zorunluluk

Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen erkeklerin istihdam oranının kadınlara göre 2,5 kat fazla olduğuna dikkat çeken Sargın, kadınların iş hayatına dahil edilmesinin, içinde bulunduğumuz dönemde önemli bir hedef haline gelen istihdam artışını yakalayabilmemiz için bir zorunluluk olduğunu söyledi. Bu konuda Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) verilerine atıfta bulunarak; Türkiye’nin, kadın iş gücü katılım oranını güçlü, istikrarlı ve odaklı politikalarla yüzde 34’lerden OECD ortalaması olan yüzde 64’e yükselttiğinde, GSYİH’sini 2025 yılında yüzde 20 oranında artırabileceğini vurguladı.

İş dünyasında kadınların temsil gücü artmalı

YASED üyesi uluslararası şirketlerin kadın istihdamı üzerine çok çeşitli çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Ayşem Sargın, YASED İstihdam ve Eğitim Çalışma Grubu bünyesinde kadın istihdamına yönelik faaliyetler yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz dönemde üye şirketlerimizin de katkıları ile hazırladığımız ‘Kadınların Üst Yönetimde Temsilinin Arttırılmasına Yönelik Uygulamalar ve Öneriler’ raporumuzda da yer verdiğimiz gibi Dünya Ekonomik Forumu’nun tahminlerine göre kadınların işgücüne katılım oranındaki %1’lik artış küresel GSYH’yı 80 milyar dolar arttırmakta. Her bakımdan daha gelişmiş bir Türkiye için kadın ve erkeğin fırsat eşitliğine sahip olması, birlikte üretmesi şart. Bunun için de kadınların eğitim hayatından itibaren eşit haklara sahip olarak iş hayatının her alanına ve ekosisteme dahil olmasının önemini her platformda vurguluyoruz.

Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması ve küresel rekabetçiliğinde nitelikli insan kaynağı en önemli unsurlardan biridir. Bu hedefe yönelik olarak kadınlarımızın işgücüne aktif ve artan ölçüde katılımı büyük önem taşımaktadır.

Devamını oku

EKONOMİ

Turizmde sosyal medya etkisi çığ gibi yayılıyor

Yayınlanma tarihi

-

-

Sosyal medyanın insanların tatile bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk, insanları takip etmeye motive eden paylaşımların turizm destinasyonlarını da çeşitlendirdiğini açıkladı.

Son yıllarda sosyal medyanın etkisi ile insanların tatile bakış açısının değiştiğini ifade eden Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk, “İnsanları takip etmeye motive eden sürekli paylaşımlar görüyoruz. Bir arkadaşınız Bali’ye gitmiş ve oradan görsellerini sosyal medyasında paylaşmış ise, onu takip eden insanlarda da o bölgelere gitme isteği uyanıyor” dedi. Artık gezmek ve tatil yapmak için çok daha fazla imkân olduğunu da anımsatan Ali Şafak Öztürk, destinasyonların da buna göre çeşitlenmiş durumda olduğunu bildirdi. Pazarları çeşitlendirme adına sosyal medyayı çok önemsediklerinin de altını çizen Ali Şafak Öztürk, “Yabancı turistler paketlerini zenginleştirerek, 3-4 gün İstanbul’da geziyorlar, oradan da Antalya’ya gelerek golf oynuyorlar” dedi.

“Kaliteye odaklı niş yatırımlar yapılmalı”

Turizm sektörünün iki yıldır yaraları sarılmaya çalışıldığı, 2019 yılının artık para kazanma dönemi olacağını kaydeden Ali Şafak Öztürk, bu yıl Antalya özelinde hem sayı hem de gelir anlamında yüksek bir sezon beklediklerini bildirdi. Bunun için Antalya’nın doğru altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Ali Şafak Öztürk, “805 konaklama tesisi ve 590 bin yatak kapasitesinin Antalya turizminde daha çok kaliteye oynamamız gerekiyor. Yani yeni yatırımlar hep kalitenin artırılmasına yönelik olmalı. 2019 yılı bunun için bir fırsat olabilir. Konaklama tesisi ve yatak kapasitesi anlamında dünyada bile ciddi seviyelerdeyiz. Açıkçası biraz daha kaliteye odaklanılmış niş yatırımların olması taraftarıyım” dedi.

“Yerli turiste % 30 – 40 avantaj sağladık”

Antalya’da turist pazarlarına göre bir fiyat politikası uygulandığını söyleyen Ali Şafak Öztürk, “Yeni sezon için bazı pazarlarda yüzde 30 – 40 bazılarında ise yüzde 500 civarında bir artış oldu. Baktığımızda Dubai gibi farklı destinasyonlar, aynı hizmet kalitesini bulamadığımız halde, bizden 3-4 kat daha pahalı. Hala ucuz bir ülke ve ucuz bir destinasyon olduğumuzu düşünüyoruz” dedi. Regnum Carya’da da fiyatların pazara göre değişiklik gösterdiğini kaydeden Ali Şafak Öztürk, “BDT pazarında Rusya ve çeşitli ülkelere uyguladığımız fiyatlarımızı yükseltmiştik. Şimdi de Avrupa pazarına yüzde 30 – 40 ve İngiltere pazarına ise yüzde 60-70 seviyesinde bir artış yaptık. Yeni sezonda en düşük fiyatımız TL oldu. Bu sayede yerli turistimize yüzde 30 – 40’a varan bir fiyat avantajı sunmuş olduk. Diğerlerinde ise Euro bazlı tek fiyata geçtik” diye konuştu.

Devamını oku

Trend

EnglishTurkey