Takip Edin

POLİTİKA

İçişleri Bakanı Soylu’dan Büyükçekmece açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, B.Çekmece’deki sahte seçmen iddiasına ilişkin, “Burada bir hile, suistimal, yolsuzluk var.” 

-“Uyuşturucu ile mücadelede yılbaşından bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tutuklama sayısı 6 bin 320’dir. 2017’de 21 bin 408, 2018’de 23 bin 134 tutuklama gerçekleştirdik. 2017-2018 arasında operasyon sayımızı yüzde 25 oranında arttırdık. Uyuşturucu tacirlerinden torbacısına kadar ciddi bir saha baskısı uyguladık.”

-“Bütün terör örgütlerinden sadece yılbaşından bugüne kadar 13, 2017 yılından bugüne kadar da toplam 259 üst düzey terörist etkisiz hale getirildi. Sadece yılbaşından bugüne kadar örgüte katılım 26, ikna edilerek adalete teslim edilen terörist sayısı ise 66 ’dır. 2017 yılından bugüne kadar etkisiz hale getirilen toplam PKK’lı terörist sayısı 3 bin 528 kişidir.”    

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Dünya Beşten Büyüktür’ sözünün patentini Tesçil ettirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘RTE’ markasının ardından “Dünya beşten büyüktür” sözünü de tescil ettirdi. Artık bir marka olan söz altında yapılacak faaliyetler arasında, “Kırtasiye ürünleri, ambalajlama, matbaa, basılı yayınlar, kitap, dergi, takvim, poster, fotoğraf, badana-boya malzemeleri, reklamcılık, pazarlama” yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, değişmeyen beş daimi üyesi bulunan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısını eleştirmek için kullandığı “dünya beşten büyüktür” sözünü tescil ettirdi.

Milliyet gazetesinden Önder Yılmaz’ın haberine göre, Erdoğan’ın vekili Arzu Akalın Türk Patent ve Marka Kurumu’na Haziran 2018’de başvurarak, “Dünya Beşten Büyüktür” sözünün tescil edilmesini istedi. 

Erdoğan daha önce “Recep Tayyip Erdoğan”, “RTE” ve kendi adına oluşturulan vinyet şekli tescil ettirerek, markalaştırmıştı. Türk Patent ve Marka Kurumu, yapılan başvuruyu incelemeye alarak Ekim 2018’de karar aşamasına geldi. Herhangi bir engel bulunmadığı belirlenince talep tescillendi ve böylece “Dünya Beşten Büyüktür” sözünün sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. 

“Dünya Beşten Büyüktür” sözü aynı zamanda koruma altına alındı. Her yıl mevzuat çerçevesinde ücreti ödenerek Türkiye ve uluslararası zeminde markanın başkaları tarafından kullanılması engelleniyor. Örneğin yabancı bir ülke bu sözü ticari faaliyeti için kullanırsa derhal itiraz yapılacak ve mahkeme kararı ile iptal ettirilebilecek.

KORUMA ALTINDA

REKLAMCILIK İLK SIRADA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tescil ettirdiği “Dünya Beşten Büyüktür” markasının altında yürütülecek faaliyetler şöyle sıralandı:

“Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarim hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlik, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 

HER TÜRLÜ KAĞIT

Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler; (kırtasiye amaçlı ürünler hariç) kağıt havlular, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak; kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ

Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, fotomuhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.”

Devamını oku

POLİTİKA

Dışişleri Bakanlığı’ndan AP kararına sert tepki

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun tavsiye kararı niteliğindeki 2018 Türkiye Raporu’nun kabul edilmesiyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Ülkemiz ve AB arasındaki ilişkileri tekrar canlandırmak üzere ortak çabalarımızı arttırdığımız ve Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin neden olduğu travmayı geride bırakarak reform sürecini yeniden başlattığı bir dönemde, Avrupa Parlamentosu tarafından benimsenen tek taraflı ve objektiflikten uzak tutuma, tarafımızca herhangi bir değer atfedilmesi mümkün değildir. Söz konusu tavsiye kararı bizim için hiçbir anlam ifade etmemektedir” denildi. 

Avrupa Parlamentosu, müzakerelerin askıya alınmasını öneren Türkiye raporunu kabul etmesiyle ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle: 

“Avrupa Parlamentosu’nun, tavsiye kararı niteliğindeki 2018 Türkiye Raporu, 13 Mart 2019 tarihinde Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Ülkemiz ve AB arasındaki ilişkileri tekrar canlandırmak üzere ortak çabalarımızı arttırdığımız ve Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin neden olduğu travmayı geride bırakarak reform sürecini yeniden başlattığı bir dönemde, Avrupa Parlamentosu tarafından benimsenen tek taraflı ve objektiflikten uzak tutuma, tarafımızca herhangi bir değer atfedilmesi mümkün değildir. Sözkonusu tavsiye kararı bizim için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Öte yandan, verilen aleyhte ve çekimser oyların oranının yüksekliği, bu tavsiye kararının esasında 751 üyeli AP içinde de sağlam bir zemin bulmadığını göstermektedir.

Önyargılı ve haksız değerlendirmeler barındıran Raporun, AP seçimleri sürecinde, özellikle ülkemizde gerçekleştirilecek yerel seçimlerin arifesinde ve Türkiye ile AB arasında yaklaşık dört yıllık bir aradan sonra düzenlenecek Ortaklık Konseyi’nin hemen öncesinde kabul edilmesi Avrupa’da benimsediğimiz seçim kültürüne aykırı düşmektedir. AP’de hakim olmaya başlayan Sağ ve Sol aşırı akımların bu raporu gerçekleri yansıtmayan, dışlayıcı ve ayrımcı populist bir metin haline dönüştürmüş olmasını, AB’nin geleceği ve ortak değerlerimiz açısından endişe verici buluyoruz. Müzakere sürecinin önündeki siyasi engelleri ortadan kaldırmayı teşvik etmek yerine, Avrupa bütünleşmesi ve ortak değerlerimize karşı olan kesimlerle işbirliği içinde yapılan bu ve benzeri girişimler, bir AB kurumunun temsil ettiği değerlerle bağdaşmamaktadır.”

AB’ye üyelik, ülkemizin stratejik hedefidir. İlişkilerimizin ana eksenini oluşturan katılım müzakerelerinin askıya alınmasına yönelik çağrı, Avrupa Parlamentosu’nun vizyoner bir bakış açısından yoksun olduğunu ve ahde vefa ilkesine saygı duymadığını açıkça ortaya koymaktadır. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu’nun 15 Nisan 2015’te kabul ettiği, 1915 olaylarının 100. yılıyla ilgili tek taraflı Ermeni anlatılarına dayalı talihsiz değerlendirmesine bu sene de atıf yapılması, raporun yanlılığını ve siyasiliğini göstermektedir.

Türkiye, olağanüstü halin kaldırılması ile birlikte reform sürecindeki kararlılığını üç yıl aradan sonra Reform Eylem Grubunu üst üste iki kere toplayarak göstermiştir. Vatandaşlarımızın layık olduğu hak ve özgürlükleri en yüksek standartlara taşımak üzere, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, reform sürecinin arkasındaki itici ve hızlandırıcı güçtür. Yargı Reformu Stratejisinin güncellenmesi ve İnsan Hakları Eylem Planı’nın hazırlanması ve vize serbestisi sürecinde ilerleme kaydedilmesi gibi reform odaklı adımlar attığımız bir dönemde, Raporda asılsız iddialara yer verilmiş olması Avrupa Parlamentosu’nun çelişkili ve önyargılı tutumunun göstergesidir.

Avrupa Parlamentosu’ndan beklentimiz, Türkiye aleyhinde tutum benimsemekten ziyade, halklarımızı yakınlaştıracak vize serbestisi ve ekonomik alanda bütünleşmemizi daha üst seviyelere çıkaracak Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi hedeflerde yapıcı ve teşvik edici rol üstlenmesidir. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye ilişkin tutumu Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri, etkileşimi ve diyalogu geliştirmek olmalıdır. Mayıs ayı içerisinde gerçekleştirilecek seçimler sonucunda oluşacak yeni Avrupa Parlamentosu’nun, önümüzdeki dönemde Türkiye ve AB ilişkilerine dair yapıcı bir yaklaşım benimsemesini; nitelikli ve objektif kararlar almasını ve Türkiye’nin AB ile bütünleşme sürecini ilerletmesini bekliyoruz.”

Devamını oku

POLİTİKA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan S-400 Açıklaması: ABD’nin Güvenliğiyle İlgisi Yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 alımı ile ilgili yaptığı açıklamada, “S-400 sisteminin ABD’nin güvenliği ile ilgisi yok. İnşallah S-400 meselesini aklı selimle halledeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır‘da TÜGVA programında konuştu. Rusya‘dan alınan S-400 konusuna değinen Erdoğan “Türkiye’nin S-400’leri’nin hangi şartlarda aldığı ortadadır. Bunun NATO’yla, F-35’le, ABD‘nin güvenliğiyle bir ilgisi yok.” ifadelerini kullandı. “İnşallah S-400 meselesini de aklı selimle halledeceğiz.” diyen Erdoğan, “Bugün bize S-400 alıyoruz diye yüklenenlerin dün ülkemiz topraklarına terörist bombaları yaydığı mevcut sistemleri nasıl topladığını unutmadık.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle;

“ELİNDE TAŞLA, SOPAYLA DEĞİL BİLGİSAYARLA GEZEN NESİL İSTİYORUZ”

Elinde taşla, silahla, sopayla değil bilgisayarla gezen cesaretle dolu bir nesil istiyoruz. Öyle bir gençlik istiyoruz ki hangi görüşe mensup olursaolsun okumalı, araştırmalı, sorgulamalı, kimseye zihnini kiraya vermemelidir.

“SOKAK ÇETELERİNE KAPTIRACAK BİR ÇOCUĞUMUZ YOKTUR”

Tek bir evladımızın dahi terör örgütleri, suç yapıları tarafından elimizden koparılmasına rıza gösteremeyiz. Bizim vatan, millet düşmanlarına kaptıracak tek bir gencimiz yoktur. Sokak çetelerine, vandallara kaptıracak tek bir çocuğumuz yoktur.

“BUNUN İÇİN KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR DİYORUZ”

Kendinizi küçümsemeyin. Yeri gelir dünyayı değiştirir, yeri gelir yakarsınız. Dünyayı değiştireceğinize inanıyoruz. Türkiye, gücün hayırlı kullanımına bir örnekse İsrail bunun tam tersi örnektir. Güçlü olanın haklı değil, haklı olanın güçlü olduğu bir dünya istiyoruz. Bunun için de Kudüs kırmızı çizgimizdir diyoruz.

“BUNUN NATO’YLA, F-35’LE, ABD’NİN GÜVENLİĞİYLE İLGİSİ YOK”

Türkiye’nin S-400’leri niçin, hangi şartlarda aldığı ortadadır. Bunun NATO’yla, F-35’le, ABD’nin güvenliğiyle bir ilgisi yok. Bugün bize S-400 alıyoruz diye yüklenenlerin dün ülkemiz topraklarına terörist bombaları yağdığında mevcut sistemleri nasıl topladığını unutmadık.

Mesele S-400 değil, Türkiye’nin Suriye başta olmak üzerebölgesindeki gelişmeler konusunda kendi iradesiyle hareket ediyor olmasıdır.

Devamını oku

Facebook

Trend

Copyright © 2018 www.breakingnews.com.tr Tüm Hakları Saklıdır