Sağlığın kraliçesi Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak’tan önemli açıklamalar..!!!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Sağlığın kraliçesi Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak’tan önemli açıklamalar..!!!

O, On parmağında On marifet olan bir isim, ülkemizi sağlık alanında uluslararası platformlarda gururla temsil eden bir iş insanı, iyi bir anne, iyi bir eş. Academic Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak ile çok keyifli ve çok önemli açıklamaları olan bir röportaj gerçekleştirdik. 

Savaş Uğurlu; Siz uluslararası platformlarda bir çok başarıları imza atan ve atmaya devam eden değerli bir isimsiniz hocam. Bizler sizi tanıyoruz ama yabancı ülkelerdeki okuyucularımıza da tanıtmak adına sizleri tanımak isteriz.

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Kendimi tanıtmak adına öncelikle şunu söyleyebilirim ki, ben işini aşkla yapan biriyim. Bir insanın mesleğinin, dünyaya yeni hayatlar getirmek olduğunu hayal edin, ben her sabah bunun mutluğu ve heyecanıyla uyanıyorum. İçimde bu tutku hep vardı bu sebeple genç yaştan itibaren bu uğurda çalışmaya başladım, 1986 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Londra St.Thomas’s Hastanesinde çalışmalarıma devam ettim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Doçent olduktan sonra Londra’da bulunan King’s College Hastanesi’nde Perinatoloji Uzmanlığımı aldım. Ayrıca, Marmara Üniversitesi Hastanesinde Perinatoloji Ünitesini kurduktan sonra profesör ünvanımı aldım ve aynı yıl başhekimlik görevine atandım.  Yine aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevini iki dönem üstlendim. Devam eden yıllarda da, Perinatoloji Bilim Dalı Başkanlığını sürdürdüm. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 68, ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 82 adet, toplamda 150 adet makalem var ve ayrıca, 112 kez dünyanın çeşitli ülkelerine perinatoloji ile ilgili uluslararası toplantılarda konuşma yapmak üzere davet edildim. Bunun yanı sıra 23 adet uzmanlık sonrası yurtdışında aldığım eğitim sertifikası var. Birçok ulusal ve uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda görev yapıyorum. 2004 yılında Einstein ve Oppenheimer tarafından kurulan Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’ne (World Academy of Art and Science) üyeyim, 2009 yılında da aynı Akademi’nin Mütevelli Heyetine üye seçildim. Bu görevlere seçilen ilk Türk olmak benim için gurur verici. Perinatoloji konusundaki çalışmalarımdan dolayı Eylül 2005 tarihinde “Dünya Perinatoloji Derneği” (World Association of Perinatology) Yönetim Kurulu’na seçilen ilk Türk doktorum. 2007 Ekim ayında Kadın Doğum alanında en saygın kuruluşlardan “International Academy of Perinatal Medicine’a (Dünya Perinatoloji Akademisi’ne) üye seçildim. Ayrıca, “Fetus as a Patient Society” yönetim kurulu üyesiyim. Ana araştırma konum, 3D-4D ultrasonografinin gebelikte kullanılması ve gebelikte invaziv girişimleri dolayısıyla bu konularda yurtdışında yayınlanmış 8 İngilizce, 3 İspanyolca, 1 Türkçe olmak üzere toplam 13 kitap bölüm yazarlığı ve İngilizce ve İspanyolca olarak basılmış 1 kitap ve 1 adet de Türkçe kitabım mevcuttur. 2007 tarihinde misafir profesör olarak ders vermek üzere New York Cornell Üniversitesi’ne davet edildim ve Lecturer Professor olarak ders verdim. 15 Eylül 2017 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Kent Üniversitesi Kurucu Rektörü olarak atandım ve şuanda 2016’tan beri devam eden Academic Hospital Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimi sürdürüyorum.

Savaş Uğurlu; Dünyayı etkisi altına alan ve hala artışları ile devam eden Korona Virüs; Bela bir virüs olarak hayatımızda yer edinmeye devam ediyor. Mesleki kariyerinizde bakıldığında bu kadar bela bir hastalık biliyor musunuz? Çünkü birçok değerli hocamız bu virüse tıbbi açıdan hazırlıksız yakalandı.

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; İnsanlık, tarih boyunca kitlesel ölümlere neden olan birçok hastalık ile mücadele etmek zorunda kaldı. Koronavirüs gibi bulaşıcı hastalıklar salgının artış hızını ve oranını kontrol altında tutmayı zorlaştırdığı için pandeminin aktif olduğu dönemlerde birçok ölüme neden oluyor. Yirminci yüzyılın başlarında İspanyol Gribi gibi insanların çok daha etkilendiği ve şimdiki pandemi ile kıyasla ve nüfusa oranla çok daha büyük kayıplara yol açan bir salgın atlatıldı. Tabii o zamanlar tıp ve pozitif bilimlerin sunduğu imkanlar o dönemde bir salgınla baş etme konusunda oldukça sınırlıydı. Daha önceki dönemlerde yaşanan salgınlara kıyasla biz milenyum çağdaşları, gerek tıbbi imkânların yeterliliği gerekse toplumların bilinçlendirilmesi noktasında teknolojik imkânlara olan ulaşım kolaylıkları sayesinde bu tür salgınlar ile daha kolay ve etkili mücadele edebilme imkânlarına sahibiz. Evet dünya için belki bu virüs hiç beklenmedik bir anda ortaya çıktı fakat, biz Türkiye olarak bu konuda çok şanslıydık. Aralık 2020’de başlayan hastalık ülkemize mart ayının sonlarına doğru geldi. Gerek Cumhurbaşkanımız gerek Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın çabaları ile ülkemize sıçrayacağını gayet tabii bildiğimiz bu virüs için önlemlerimizi çok iyi bir şekilde aldık. Biz hastane olarak da bu salgının geleceğini tahmin ettiğimiz için, salgın ilk defa Çin’de başlayıp yavaş yavaş Avrupa’ya yayıldığı zaman yakın bir takibe aldık. Biz salgın daha Türkiye’ye gelmeden önce yoğun bakım açısından hastane olarak tedarikimizi sağlamıştık. Salgına son derece hazırlıklı bir şekilde girdik.   Covid-19 ve diğer tüm salgın hastalıklar nedeniyle başvuru yapan hastalarımıza ayrı bir alanda hizmet verdik. Bulaşma riskinden endişe duyan hastalarımız için doktorlarımızla online görüşme yapabilecekleri bir platform hazırladık. İkinci dalgaya da ilk günkü kararlılık ve öngörümüzle tüm önlemlerimizi almış bir şekilde hazırız.

 Savaş Uğurlu; Korona Virüs sonrası sizce eski hayatlarımızın üstüne birer örtümü çekeceğiz, yeni bir hayat mı demek sizce korona virüs ?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Tabi ki hayatımızda belirli değişikliklerin yaşanacağını söylememiz mümkün. Tüm dünyada alınan tedbirler salgın sonrası yaşamımızda da yeni alışkanlıkları beraberinde getirecektir. Örneğin bizim gibi Akdeniz toplumlarında daha yaygın görülen tokalaşarak selamlaşma, sarılma ve benzeri davranış biçimlerinin değişerek yerini yeni selamlaşma yöntemlerine bırakmaya başladığını görüyoruz. İnsan psikolojisinin getirisi olarak oluşan bu hassasiyetler yeni yaşamlarımızda değişime neden olacaktır. Bu bağlamda salgın sonrası hayatımızın tamamen eskisi gibi olamayacağını öngörebiliriz.

Savaş Uğurlu; Corona Virüs ile alakalı birçok ülke aşı bizde şeklinde açıklamalar yapıyor ki daha üretilmemesine rağmen. Sizce aşı o ülkeler için bir ticari virüs savaşımı?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Biliyoruz ki dünyada 145 tane aşı çalışması devam ediyor, bunlardan 6 tanesi insanlar üzerinde denenme aşamasına gelindi. Türkiye’de de Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklaması doğrultusunda görüyoruz ki iki aşı çalışmamız hayvanlar üzerindeki deney aşamasını atlattı ve insanlar üzerinde denenme safhasına geldi. Ama şunu biliyoruz ki dünyada yapılan en hızlı aşı çalışması dört yılda tamamlanmış. Bir sonraki aşama aşının piyasaya sürülmesi ve uygulanması. Ama şunu unutmayalım ki dünyada sekiz milyar insan var, ve korona virüse bağışıklık kazanması için toplumun yüzde 67’sinin bağışıklık kazanması yani aşılanması lazım. Yani ortalama beş buçuk milyar insanın aşı yaptırması gerekiyor. Beş buçuk milyar aşının üretilmesi ise apayrı bir gündem konusu. Dolayısıyla kısa vadede aşı konusundaki açıklamalara biraz temkinli yaklaşmakta fayda var.

Savaş Uğurlu; “Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” siz buna katılıyor musunuz? Corona Virüs sonrası hayatımızın değişikliklerinde sizce ilk sırada neler yer alıyor hocam ?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Daha öncede belirttiğim gibi salgın sonrası hayatlarımızda bazı değişimlerin yaşanacağını düşünüyorum ama tabii ki salgının aktif olduğu dönemlerde alınması gereken olağan üstü tedbirlerin devam etmeyecektir. Örneğin sokağa çıkma kısıtlamaları, toplu taşımalarda alınan tedbirler ve maske kullanımı gibi önlemler virüsün tamamen çözümü bulunduktan sonra devam etmeyecektir. Salgın sonrası hayatımıza girecek değişikliklerin başında, salgın döneminde uygulamaya geçmiş olduğumuz evden çalışma metodu gibi çalışma sistemlerinin yer alacağını düşünüyorum.

Savaş Uğurlu; Hocalarımız bu kadar uğraşmasına rağmen bir çok kişi maske takmayarak mesafeleri korumayarak kuralları ihlal ediyor. Hocalarımıza bu şekilde davrananların büyük haksızlık ettiğini ve insanların korona virüsü tam anlamıyla ciddiye almadığını söylemek mümkün mü acaba ?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Bu konuda gerekli uyarılar yetkili birimlerce tüm kanallar aracılığı ile yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bakanlıklarımız tarafından toplu taşıma araçlarından iş yerlerine, okullardan hastanelere, restoranlardan eğlence alanlarına kadar hayatımızın her alanında alınan önlemler toplumumuzu bu kurallara uymaya teşvik ediyor. Son alınan tedbirlerde maske ve sosyal mesafe kurallarına uymayanlara ilişkin uygulanacak cezaların da yayınlanması ile toplumumuzda kurallara uyma sürecinin hızlandığını düşünüyorum. Salgın ile ilgili bilincin sağlıklı olarak oluşturulmasını özellikle önsüzümdeki aylarda gelmesi beklenen ikinci dalga sürecinde hayati önem taşıdığını düşünüyorum. Salgının kontrol altında tutulması hepimizin üstlenmesi gereken sorumluluklara dayanıyor.

Savaş Uğurlu; Şu sırlarda gündeme gelen “plazma tedavisi” hastalarda işe yarıyor mu sizce hocam?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Korona virüs geçiren birinin bağışıklık sistemi bu virüse saldıracak antikorlar geliştirir, bu sebeple immün plazma tedavisinde Covid-19 tanısı konan ardından iyileşen kişilerin kanından "plazma" adı verilen sıvı alınarak, hasta kişiye naklediliyor. Bu antikorların, yoğun bakımdaki yüksek riskli hastaların iyileşmesine yardımcı olması planlanıyor. Pilot araştırmanın sonuçlarına göre plazma verilen hastalar kısa sürede hastalığı atlattı. Türkiye’de Korona virüste antikor tedavisi çalışmalarını başlatan ülkeler arasında. Umuyoruz ki aşı bulunana kadar bu tedavi ile birçok hayatı kurtarabiliriz.

Savaş Uğurlu; Corona Virüs insanların üzerinde yaşattığı olumsuzluklardan dolayı psikolojiyi de etkiledi, denebilir mi sizce ?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Pandemi sürecinde alınması gereken önlemlerin hayatımıza aniden girmesi, salgın öncesinde sahip olduğumuz özgürlüklerimizden feragat etme mecburiyetimiz hepimizde psikolojik etkiler bıraktı. Gençler evde kalmaktan, yetişkinler hastalığı eve taşımaktan büyükler ise ölüm korkusundan dolayı ciddi kaygılar yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Hastalığın belirtilerinin de kişiden kişiye farklılık göstermesi tabi olarak insanlarda şüphecilik ve anksiyete gibi sorunları beraberinde getirdi. Sürecin tıbbi olduğu kadar psikolojik olan bir mücadele boyutu da mevcut. Psikolojik olan mücadelede de alınması gereken tedbirlere uyumun insanlarımızın üzerinde olumlu etkiler bırakacağı kanaatindeyim.

Savaş Uğurlu; Şimdi ki çocuklar bizim çocukluğumuza göre bakıldığında hastalıklar virüsler ile doğuyor büyüyor yeni nesilde çocuklar sizce bir yandan teknolojinin içine doğarken bir yandan da bilmedimleri bir dünyanın içine doğuyorlar. Şimdiki çocuklar sizce eskilere göre daha şansız denebilirmi ?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Her dönemde insanların uyum sağlaması gereken bir takım zorluklar olmuştur. Sorun odaklı değil çözüm odaklı davranmanın gerektiğini düşünüyorum. Hayatta zorluklar hep var ve olmaya devam edecek biz anne babalara düşen çocuklarımızı hayata problemleri ile başa çıkabilecek bireyler olarak yetiştirmek. Bu bakımdan şimdiki nesillerin önceki nesillere göre daha şanslı ya da şanssız olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan bilinçli ve eğitimli nesiller yetiştirebilmektir.

Savaş Uğurlu; Son yıllara göre değerlendirmeler yapılırsa sizce ülkemizde sağlığa yapılan yatırımlar yeterlimi ?  

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim ki, önceki yıllara nazaran şimdiki konumumuzu kıyasladığımda, Türkiye sağlıkta reform değil devrim yapmıştır. Bu alanda yapılan araştırmaları gözlemlediğimizde görüyoruz ki sağlık alanında yapılan yatırımlar bizi uluslar arası alanda da çok iyi bir konuma getirdi. Türkiye’de anne ve bebek ölüm oranları pek çok ülkeye göre düşük. Bebek aşılama oranında da çok iyiyiz. Dünya Sağlık Örgütü bu açıdan bizi örnek ülke olarak gösteriyor.

Savaş Uğurlu; Virüs, Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere Sağlık Bakanımız ve Bilim Kurulu Üyelerini bu süreçte çok yordu, yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Beklenmedik bir anda tüm dünyayı etkisi altına alan bir pandemiden bahsediyoruz. Dediğim gibi Türkiye diğer ülkelere kıyasla daha avantajlıydı fakat zor bir süreç  geçirdiğimiz bir gerçek.  Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi bu süreci daha rahat atlatabilmemiz için ellerinden geleni yapıyor. Aynı şekilde Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın emeğini ilk günden beri görüyoruz ve sağlık alanında yapılan yatırımların meyvelerini böyle dönemlerde alabiliyoruz.  Bilim Kurulu Üyelerinin çabaları ise takdire şayan, bu süreçte hem küresel tehdit oluşturan Kovid-19'la mücadele yöntemlerinin belirlenmesini hem de bilimsel olmayan bilgi ve öneriler konusunda vatandaşların doğru bilgilendirilmesini sağlandı. Çin'deki Türk vatandaşlarının Türkiye'ye taşınması, yurtdışı uçuşların yasaklanması, ülke kara sınırlarının belirli ülkelere kapatılması, referans ve pandemi hastanelerinin belirlenmesi, vatandaşların yurt dışı seyahatlerinin ertelenmesi, yurt dışından gelen vatandaşlar için 14 günlük karantina tavsiyesi, eğitime ara verilmesi, konaklama tesisleri, restoranlar, yurtlar ve huzurevlerinde tedbirlerin çeşitlendirilmesi, açık ve kapalı cezaevlerinde açık görüşlerin ertelenmesi gibi bir çok doğru karar alındı. Bu gibi adımlar atılmasaydı, hasta sayılarında ve ölüm oranlarında çok daha korkunç rakamlar konuşuyor olurduk.


Savaş Uğurlu; Korona Virüs döneminde evde kalınan dönemlerde kilolar alındı ve bir türlü verilemiyor sizce kilo kadınları dahamı çok seviyor.? Gündemde virüs olduğu kadar virüsün etkileri de oluyor, evde kalınan dönemlerde alınan kilolar bu aralar konuşulan konulardan ve özellikle kadınlar açısından verilemeyen kilolar ileride probleme neden oluyor, sizde kilo kadınları daha mı çok seviyor?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Tabii, kadınların vücut yapısının kilo almaya daha yatkın olduğu söylenebilir fakat böyle bir ayrım yapmak doğru değil, evet virüsün bulaşıcı olması beraberinde insanların eve kapanmasıyla birlikte hareketlerimiz sınırlandı. Bu durumda da sağlık beslenmeyen insanların kilo alma problemleri daha fazla açığa çıkmış oldu. Sağlıklı beslenme ve sporun hayatımızdaki öneminin anlaşılması konusunda virüsün bizlere iyi bir ders verdiğini düşünüyorum. Önemli olan bu dersten gerekli çıkarımları yapmak ve yeni hayatımızda sağlıklı yaşam konseptine uyum sağlayabilmektir.

Savaş Uğurlu; Bir çok hocamızın açıklamasına rağmen Hala bir çok kadının kafasında hamile kalırsam acaba corona virüs riski doğacak çocuğuma geçebilirmi ? Sizce bu dönemde gebe kalmak corona virüsle nasıl bağdaştırılabilir ? Birçok kadının tedirginlik duyduğu bir konu var; Pandemi döneminde hamile kalmak bebek ve anne sağlığı için tehlikeli mi? İşin uzmanı olarak siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Gebelik son derece dikkatli geçirmemiz, ne olursa olsun etrafımızdaki risk faktörlerini minimale indirmemiz gereken bir dönem, bu bağlamda anne adayının korona virüse karşı önlem alabilmesi için önce virüsü tanıması gerekiyor. Yaklaşık beş aydır tüm gündemiz bu virüs oldu, dolayısıyla konu ile ilgili maalesef çok fazla bilgi kirliliği var. Tabii bu süreçte anne adaylarının en çok merak ettiği konu bu virüsün bebeği nasıl ve ne kadar etkilediği... Covid-19’un hamileler üzerinde nasıl etkilere sahip olduğuna dair araştırmalar sürüyor, bu güne kadar, hamilelerin diğer insanlara göre daha fazla risk altında olduğuna dair bir veri şuan için elimizde yok. Ama hamilelikle birlikle vücutta gerçekleşen değişimler doğrultusunda hamilelerin olası hastalıklardan daha fazla etkilenmesi hem anne hem bebeği için bizim öngördüğümüz bir durum. Hamilelikte bağışıklık sisteminde meydana gelen değişiklikler, gebelerin korona virüse yakalanma ihtimalinin fazla olduğunu düşündürtse de, özellikle 65 yaş üstü popülasyona ve kronik akciğer hastalarına oranla böyle bir risk söz konusu değil. Doğum sonrasında ise; bebek ile anne arasında temasa bağlı bulaş gerçekleşebilir. Bu kulağa çok tedirgin edici gelebilir fakat böyle bir durumda biz doğum sonrası anne ve bebeğin bazı önlemler alınarak aynı ortamda kalmasını öneriyoruz. Bu anne ve bebeğin arasındaki bağın sağlanması açısından çok önemli. Korona pozitif olan bir annenin doğum sonrası bebeğini nasıl emzireceği ise en merak edilen sorular arasında. Özellikle belirtmek isterim ki virüs anne sütü yoluyla bebeğe geçmiyor. Bu noktada asıl dikkat edilmesi gereken, enfekte olan annenin bebeğe damlacık yoluyla virüsü taşımaması. Bu doğrultuda mümkün olan tüm önlemler alınmalı, annenin bebeğe her teması öncesi ellerin çok iyi bir şekilde temizlenmesi ve maske takılması gerekmekte.

Savaş Uğurlu; Korona virüs kadınların psikolojisini karşı cinse oranla daha fazla etkilediğine dair bir algı var, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz Hocam, virüs kadın erkek ayrımı yapıyor mu?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Böyle bir ayrım yapılması şu aşamada ne kadar doğru tartışılır tabii, fakat toplumsal olarak kadın veya erkeğin üzerine yapıştırılan normları çok doğru bulmuyorum. Hepimiz insanız ve hissettiğimiz şeyler, acılar, mutluluklar ortak, korkularımız ortak bizi biz yapan şey de bu. Bu süreci hep birlikte olabildiğince hasarsız atlatacağımıza inancım sonsuz.

Savaş Uğurlu; Mesleki kimliğinizin yanında ayrıca anne kimliğinizle de sizi izliyoruz. Korona Virüs aile içinde sizleri nasıl etkiledi?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Biz Türk milleti olarak aileye önem veriyoruz. Hep birlikte olmak, sevdiklerimizde vakit geçirmek bizim için çok önemli. Tabii salgının ilk başladığı dönemlerde hepimiz gibi ben de çok tedirgin oldum. İşim dolayısıyla hastanede bulunduğum için ailemi riske atmamak adına çok temkinli davrandım ama yavaş yavaş yeni normal düzen ile birlikte sosyal mesafe kurallarına uyarak sevdiklerimle bir araya geliyoruz. Aynı zamanda iki oğlum var, onlar bu konuda gerekli hassasiyeti gösteriyorlar tabii ama dünya genelinde de genç insanlarda virüsün kendilerini en minimum seviyede etkileyeceğine dair bir algı var. Bu bir aşamada doğru fakat virüs konusunda taşıyıcı olabiliyorlar. Tabii gerekli önlemleri alarak, bağışıklık sistemimizi sağlam tutacak besinlerle beslenerek, vitamin takviyelerini alıp, kişisel hijyen kurallarına bağlı kalıp bu süreci atlatacağımıza inanıyor.

Savaş Uğurlu; Örnek bir aile olarak ülkemiz için çok değerli bir isimsiniz ve duyduğumuz kadarıyla hastalarınızın çoğu kız çocuklarınıza sizin isminizi veriyor. Bu sorumlulukların altında yorulduğunuzu hissediyor musunuz?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Öncelikle şunu söylemek isterim ki insanlığa faydam olduğunu düşünmek ve bu doğrulta çalışmak bana mutluluk veriyor. Evet sorumluluklarım bilincindeyim fakat işini severek yapan biri için ne kadar yoğun tempoda çalışırsanız çalışın günün sonunda eve döndüğünüzde hissettiğiniz şey huzur oluyor. Bir bebek dünyaya getirmek çok büyük bir haz. Doğum öncesi aile ile kurulan iletişim, doğum esnasında yaşananlar, bunlar tarifi olmayan duygular. Çok mutluyum ki hastalarımın yüzde doksanı kız bebeklerine benim adımı veriyorlar. Böylesi bir güvene ve sevgiye layık görülmek tüm yoğunluğun tüm iş stresinin üstesinden gelmeme yetiyor.

Savaş Uğurlu; Aynı zamanda Academic Hospital Yönetim Kurulu Başkanısınız, hastanenizle ilgili okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Dünya standartlarında sağlık hizmeti veren Academic Hospital ailesi olarak; her alanda profesyonel ve bilimsel kadromuz, çağdaş donanım ve modern alt yapımız ile hastalarımıza teknolojinin ulaştığı en ileri düzeyde tıbbi teşhis ve tedavi olanaklarını sunma gayretindeyiz. Academic Hospital, 1997 yılından bu yana faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürmektedir. Çalışanlarımızın tüm güçleriyle sahiplendiği hastanemiz, yapacağımız birçok yeni yatırımla daha uzun yıllar hastalarımıza kaliteli, özenli ve en önemlisi etik değerlerden taviz vermeden sağlık hizmetini üretmeye devam edecektir. Kadromuzda birbirinden değerli, birçok ana ve yan dallarda 60’ın üzerinde öğretim üyesi yer alıyor. Geniş öğretim üyesi kadrosu dışında; çeşitli branşlarda, başarılarını kanıtlamış ve uzun yıllar kurumumuzda hizmet veren 29 uzman hekim görev yapmaktadır. Hastanemizde, hekim kadrosu dışında, birçoğu on yılı aşkın olmak üzere, 300 personel çalışmaktadır. En önemli özelliğimiz, her daim, ekip olarak, az değişen ve süreklilik gösteren bir kadro yapısını sağlamak ve korumaktır. Tabii tercih ediliyor olmamız sadece çok değerli hocalarımız nedeniyle değil, hizmet kalitemizi arttıran faktörlerden biri de dört yıldızlı konaklama hizmeti sunuyor olmamız.  20.000 metrekarelik bir alanda, 92 yatak kapasiteli, hasta ve yakınlarına şık ve konforlu king suit oda imkanı tanıyarak 7/24 kesintisiz sağlık hizmeti sunan hastanemiz otelcilik hizmetleriyle de A Plus hastane kategorisinde yer alıyor.


Savaş Uğurlu; Academic Hospital Uluslararası hastaların da çok tercih ettiği bir sağlık kurumu, böylesi bir hasta popülasyonu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Prof. DR. Zehra Neşe Kavak; Uluslararası hastalar için kurum içi ekibimiz var, yurtdışı hizmeti sağlayan, anlaştığımız bazı oteller var. Hasta havaalanına geldiği andan itibaren kendisiyle ilgileniliyor, alınıp otele bırakılıyor; programı yapılıyor, tedavisi gerçekleştiriliyor. Tedavisi bittikten sonra aynı şekilde havaalanına transferi sağlanarak ülkesine yolcu ediliyor. Hastanemize dünyanın her tarafından talep var aslında, biz de bu talepleri en iyi şekilde karşılayabilmek için var gücümüzle çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. Ziyaretçi sayımızı ve hizmet kalitemizi arttırmak için daha çok çalışmak ve üretime katkıda bulunmak için yeni hedefler belirlemeyi planlıyoruz. Bunun için de çok güçlü ve çalışkan bir ekibimiz olduğunu söylemeliyim.

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak

-Academic Hospital Yönetim Kurulu Başkanı

-İstanbul Kent Üniversitesi Kurucu Rektörü

-Dünya Bilim ve Sanat Akademisi Üyesi (2009-…) / Mütevelli Heyeti Üyesi (2009-2011)

-Dünya Perinatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi (2009-…)

-Uluslararası Perinatoloji Akademisi Daimi Üyesi (2007-…)

-Fetus as a Patient Society Yönetim Kurulu Üyesi (2006-…)

-Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

-Chatham House London / Üye (2018-…

Prof. Kavak İstanbul'da doğdu. 1986 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1990-1991 yıllarında St.Thomas’s Hastanesi/Londra’da ihtisas süresine sayılmak üzere çalıştı. 1996 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Doçent oldu. 2000-2001 yıllarında aralıklı olarak King’s College Hastanesi/Londra’da Perinatoloji üzerine çalışmalarda bulundu. King’s College Hastanesi, Londra’da Perinatoloji Uzmanlığı’nı aldı (2004). 2001 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Perinatoloji Ünitesini kurdu. Aynı yıl profesör oldu ve Başhekimlik görevine atandı. 2001-2005 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde Başhekimlik görevinde bulundu. 2002-2006 yılları arasında Marmara Üniversitesi Rektör Danışmanlığı görevini sürdürdü. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı görevine 2002 yılında seçildi ve bu görevi iki dönem yaptı. Perinatoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini 2001-2011 yılları arasında sürdürdü. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 68, ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 82 adet, toplamda 150 adet makalesi ve bu makalelere yapılmış toplamda 1148 atıfı, 11 adet yönettiği tamamlanmış asistan ihtisas tezi, 120 adet uluslar arası ve ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildirisi olan Prof. Kavak, 112 kez dünyanın çeşitli ülkelerine perinatoloji ile ilgili uluslararası toplantılarda konuşma yapmak üzere davet edilmiştir, bunun yanı sıra 23 adet uzmanlık sonrası yurtdışında aldığı eğitim sertifikası vardır. Kendisi birçok ulusal ve uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda görev yapmaktadır. 2004 yılında Einstein ve Oppenheimer tarafından kurulan Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’ne (World Academy of Art and Science) üye, 2009 yılında da Akademi’nin Mütevelli Heyetine üye seçilmiştir. Bu görevlere seçilen ilk Türk’tür. Prof. Kavak, Perinatoloji konusundaki çalışmalarından dolayı Eylül 2005 tarihinde “Dünya Perinatoloji Derneği” (World Association of Perinatology) Yönetim Kurulu’na seçilen ilk Türk doktordur. 2007 Ekim ayında Kadın Doğum alanında en saygın kuruluşlardan “International Academy of Perinatal Medicine’a (Dünya Perinatoloji Akademisi’ne) üye seçilmiştir. Bu göreve getirilen ilk Türk doktordur. “Fetus as a Patient Society” yönetim kurulu üyesidir. (2006) Ana araştırma konusu 3D-4D ultrasonografinin gebelikte kullanılması ve gebelikte invaziv girişimler olan Prof. Kavak’ın bu konularda yurtdışında yayınlanmış 8 İngilizce, 3 İspanyolca, 1 Türkçe olmak üzere toplam 13 kitap bölüm yazarlığı ve İngilizce ve İspanyolca olarak basılmış 1 kitabı ve 1 adette Türkçe kitabı mevcuttur. 2007 tarihinde misafir profesör olarak ders vermek üzere New York Cornell Üniversitesi’ne davet edilmiş ve Lecturer Professor olarak ders vermiştir. 15 Eylül 2017 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Kent Üniversitesi Kurucu Rektörü olarak atanmıştır.

Ödüller

- Başkan Yardımcısı olduğu TİKAD (Türkiye İş Kadınları Derneği) 2006 yılı “TBMM Üstün Hizmet Ödülü”nü almaya hak kazanmıştır.

- 2019 yılında Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. Yılında Prof Dr. Zehra Neşe Kavak Türkiye’nin 100 öncü kadını arasında gösterilmiştir.

- 8 Mart 2008 tarihinde Milliyet Gazetesi tarafından Türkiye’nin en önemli 10 kadınından biri olarak gösterilmiştir.

- 2007 yılı Ekim ayında Romanya Perinatoloji Derneği Onur Üyesi olarak seçilmiştir.

- 2006 yılı Süleyman Demirel Üniversitesi “Topluma Katkı Ödülü”nü almıştır.

- 17 Şubat 2017’de Hindistan Bombay’de 4. Dünya Kadın Liderlik Kongre ve Zirvesi’nde ‘Woman Super Achiever Award’ (Süper Başarılı Kadın) ödülünü almıştır.

- Mart 2017’de Londra’da EBA (Europe Business Assembly) Oxford tarafından 2016 yılının Academic Hospital adına “En İyi Hastane ve En İyi Hastane Yöneticisi” ödüllerini almaya layık görülmüştür.

- Temmuz 2017’de İsviçre Lucerne’de gerçekleşen Liderler Zirvesi’nde “Avrupa Kalite Ödülü”ne layık görülmüştür.

- Ekim 2017’de European Property Awards/Londra’da Academic Hospital adına “En iyi Hastane Mimarisi ve İç Mimarisi” ödüllerini almıştır.

- 10 Aralık 2018 tarihinde Amerika’da düzenlenen ESQR (European Society for Quality Research) ödül töreninde Academic Hospital adına “Best Quality Leadership Award 2018” ödülüne layık görülmüştür.

- Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, 18 Haziran 2019’da Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu’nun (TÜMBİFED) düzenlediği Akademi Kültür ve Bilim Ödülleri gecesinde akademik ve sağlık alanında gerçekleştirdiği özgün çalışmalarla “Jüri Özel Ödülü” ne layık görülmüştür.

- 2004 yılı Kültür Üniversitesi “Yılın En Yürekli Kadını” ödülünü almıştır.

- 14 Haziran 2019’da International Management Development tarafından Kıbrıs’ta düzenlenen World Business Congress’te “IMDA 2019 Most Successful International Management of the Year” ödülünü almıştır.

- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 2006 yılı Uluslararası Lions Dernekleri “Tıp Dalında Üstün Hizmet” ödülünü almıştır.

- 2006 yılı “Melvin Jones” ödülüne layık görülmüştür.

- Sanayi Odası 2006 yılı “Yılın Bilim Kadını Ödülü”nü almıştır.

- 2008 yılı Lyons Klüpleri tarafından “Tıpta Üstün Hizmet Ödülü”nü almıştır.

- 8 Mart 2013 Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, İstanbul Lyons Klüpleri ve Samsun Sanayi Odası tarafından Onur ödülüyle taltif edilmiştir.

- 8 Mart 2015’te Aysha Dergisi tarafından “Yılın Bilim Kadını Ödülü”nü almıştır.

- Çekmeköy Belediyesi 15 Temmuz Temalı Kısa Film Yarışmasında Academic Hospital adına, Nisan 2017’de Jüri Özel Ödülü almaya hak kazanmıştır.

- Çekmeköy 2023 Dergisi tarafından Nisan 2017’de “Sosyal Farkındalık Onur Ödülü”nü almıştır.

- Prof. Kavak, 2000 yılı “Marmara Üniversitesi Üstün Başarı Ödülü”nü almıştır.

- 2001-2002-2004 yılları “Marmara Üniversitesi Teşvik Destek Ödülü”ne layık görülmüştür.

- 2002 yılı “Siyaset Dergisi Yılın Sağlık Ödülü”nü almaya hak kazanmıştır.

TİSK Mikrocerrahi Vakfı Türkiye’nin en donanımlı yanık merkezinin yenilenmesine katkı sunduÖnceki Haber

TİSK Mikrocerrahi Vakfı Türkiye’nin en d...

TEKNOFEST tarımdaki yeniliklere de öncülük yapıyorSonraki Haber

TEKNOFEST tarımdaki yeniliklere de öncül...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!