
Haber; TUANA MİNA BAHADIR
Bir Öğrenme ya da Hazlar Kitabı ve Kuşatılmış Kent
Özgün dili ve anlatımıyla 20. yüzyılın en önemli kadın yazarlarından Clarice Lispector mayıs ayında iki romanıyla okurla buluşuyor. Lispector, Bir Öğrenme ya da Hazlar Kitabı romanında aşkı bir öğrenme alanına, bir varoluş pratiğine dönüştürürken; Kuşatılmış Kent’te geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak bir kadının bakışı üzerinden kenti, bireyin ve mekânın içsel sınırlarını sorguluyor.
Aşkın en kırılgan ve en yakıcı biçimleri: Bir Öğrenme ya da Hazlar Kitabı
Ancak tüm bildiklerimizi unuttuğumuzda bilmeye başlarız.
Lóri, yaşamla arasına görünmez bir mesafe koymuş, derin bir iç sessizliğin eşiğinde yürüyen genç bir kadındır. Ulisses’letanışınca, ilk kez hem kendine hem de başkasına yaklaşmanın inceliğini fark eder. İki ruh, birbirlerini tüketmeden sevmeyi, beklemenin öğretisini ve arzunun özgürleştirici gücünü keşfetmeye başlar. Lóri, kendi iç karanlığından geçerek dünyayla yeniden bağ kurmanın, yaşamı tüm kırılganlığıyla kabul etmenin yolunu arar.
Clarice Lispector bu romanda aşkı bir öğrenme alanına, bir varoluş pratiğine dönüştürürken okuru Lóri’nin iç devinimlerine ortak olmaya çağırır. Bir Öğrenme ya da Hazlar Kitabı, bir aşk hikâyesinin ötesinde, kişinin kendini bulma halinin en kırılgan ve en yakıcı biçimlerini açığa çıkaran bir roman.
“Aşkın değişkenliklerine bu derin dalış, Lispector hayranlarını büyüleyecek.”
Publishers Weekly
Kentin ve benliğin dönüşümü üzerine: Kuşatılmış Kent
Bu inşa etme, yıkma ve yeniden inşa etme sabrıydı ve bir gün tam yıkmışken ve yeniden inşa etmeye koyulmuşken ölebileceğini bilmenin sabrı.
Lucrécia Neves, S. Geraldo’nun büyüyüp gelişmekte olan banliyösünde yaşar. Şehir modernleşirken viyadükler yükselir, yabani atlar uzaklaştırılır, insanlar ve mekânlar yeniden şekillenir. Lucrécia ise tüm bunları sessizce gözlemler ve içsel dönüşümle kentsel dönüşümün kol kola ilerlediği hem psikolojik hem toplumsal bir kuşatma altında olduğunu fark eder.
Lispector’un geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak, LucréciaNeves’in bakışı üzerinden şehrin katmanlı ve değişken yapısını incelediği Kuşatılmış Kent, bireyin ve mekânın içsel sınırlarını sorgulayan özgün bir roman.
“Dâhiyane ve tanımlanamaz… Göz kamaştırıcı, kültürlü, zaman zaman melankolik Lispector, Kafka ve Joyce’la aynı panteonda yer alması gereken, 20. yüzyılın en ikonik yazarlarından biri.”
Edmund White
Kitap Adı: Bir Öğrenme ya da Hazlar Kitabı
Yazar: Clarice Lispector
Çeviri: Sevcan Şahin
Yayınevi: Can Yayınları
Dizi: Modern
Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 160
Fiyatı: 235 TL
Kitap Adı: Kuşatılmış Kent
Yazar: Clarice Lispector
Çeviri: İpek Gürsoy Manavbaşı
Yayınevi: Can Yayınları
Dizi: Modern
Tür: Roman
Sayfa Sayısı: 208
Fiyatı: 310 TL
CLARICE LISPECTOR, 1920’de Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da doğdu. Ailesi, maruz kaldıkları anti-semitik şiddet nedeniyle 1922’de Brezilya’ya kaçmak zorunda kaldı, Lispector Recife’de büyüdü. Annesi, kendisine tecavüz eden bir grup Rus askerinden bulaşan sifiliz yüzünden Clarice henüz dokuz yaşındayken öldü. Babası ve iki kız kardeşiyle birlikte Rio de Janeiro’ya taşındı ve orada hukuk okumaya başladı. İlk gazete yazılarıyla kısa hikâyelerini bu sırada kaleme aldı. İlk romanı Yabani Kalbin Yakınlarında’yı 1943’te, henüz 23 yaşındayken yayımladı ve büyük bir başarı elde etti. Aynı yıl evlendiği diplomat eşi Maury Gurgel Valente’yle Brezilya’dan ayrılıp çeşitli Avrupa ülkeleri ve ABD’de yaşadı. Bu da, varoluşçuluk, insanın iç dünyası ve sıradan olayların derinliği
gibi temaların geniş yer bulduğu eserlerine çok kültürlü bir boyutkazandırdı. 1959’da eşinden ayrıldı ve iki oğluyla beraber Brezilya’ya döndü. 1960’ta Laços de Família (Aile Bağları), 1964’te G.H.’ye Göre Çile, 1973’te Yaşam Suyu, 1977’de Yıldızın Saati kitaplarını yayımladı. Özgün dili ve anlatımıyla 20. yüzyılın en önemli kadın yazarlarından biri kabul edilen Lispector, 1977’de Rio de Janeiro’da öldü.
SEVCAN ŞAHİN, 1984’te Çorum’da doğdu ve Antalya’nın Finike ilçesinde büyüdü. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. Ardından Marmara Üniversitesi’nde Büyüme ve Kalkınma alanında yüksek lisans eğitimine başladı ve Global Labour University kapsamında burslu olarak Brezilya’da Universidade de Campinas’ta (UNICAMP) “kalkınma çalışmaları” üzerine yüksek lisansını tamamladı. Daha sonra Universidade de São Paulo’da (USP) karşılaştırmalı edebiyat alanında doktora dersleri aldı ve Türkiye São Paulo Başkonsolosluğu’nda Kültür Ataşeliği’nde çalıştı. 2018’de, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından verilen Ahmet Cemal İlk Çeviri Ödülü’ne layık görüldü. Şu anda Ankara’daki Brezilya Büyükelçiliği’nde çalışıyor ve Portekizceden Türkçeye edebî çeviriler yapıyor.
İPEK GÜRSOY MANAVBAŞI, 1972’de İstanbul’da doğdu. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. Türk Hava Yolları’nda idari görevlerde bulundu. Brezilya Eğitim Bakanlığı Portekizce Dili İleri Düzey Yetkinlik Sertifikası sahibi olan Manavbaşı 2011’den beri Portekizce-Türkçe çevirmenlik yapmaktadır. Başlıca çevirileri, Gonçalo M. Tavares, Beyefendiler, Joseph Walser’ın Makinesi ve Bir Adam: Klaus Klump, Teknik Çağında Dua Etmeyi Öğrenmek; Jorge Amado, Top ve Kaleci, Kızıl Tarlalar, Jubiaba, Kum Kaptanları, Sonsuz Topraklar,Quincas Suçığlığı’nın Ölümü ve Ölümü, Tarçın Kokulu Kız; Jose Saramago, Körlük; Adriana Lisboa, Kelebeklerin Yazı, Graciliano Ramos, Çocukluk, Joao Amaral, Filin Yolculuğu.