Takip Edin

Genel

AK Parti’li Yavuz: İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz, diyeceğiz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, seçimin sonucuna müessir olaylar ve haller sebebiyle olağanüstü itiraz edilebileceğini belirterek, “Biz de bu yolu kullanarak, bugün dile getirdiklerimizi, dilekçemize işlemek suretiyle diyeceğiz ki, ‘seçimin sonucunu çok net etkileyecek, seçimin sonucuna net müessir olacak olaylar ve haller var, onun için bu olağanüstü itiraz yolunu kullanıyoruz ve İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz” dedi.

YSK’nın, 51 sandıkta sayım yapılması kararını değerlendirerek, bu sandıkları saymanın hiçbir anlamı olmadığını söyledi. Yavuz, “Seçimin sonucunu çok net etkileyecek, seçimin sonucuna net müessir olacak olaylar ve haller var, onun için bu olağanüstü itiraz yolunu kullanıyoruz ve İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz” dedi.

AK Partili Yavuz, İstanbul seçimlerine yapılan itirazlar hakkında AK Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. CHP’li Öztrak’ın, usulsüzlüklere sebep olacak kişilerin neden daha önce itiraza konu edilmediği yönündeki eleştirisini yanıtlayan AK Partili Yavuz, “Seçim işleriyle ilgilenen herkes bilir ki seçim kurulları, sandık başkanları listesini kimseye vermez. Onun dediği parti üyeleriyle ilgili olsaydı iş değişirdi ama sandık kurulu başkanlarına ilişkin, ilçe seçim kurulları partilere bilgi vermiyor. ‘Bu mahremiyetin ihlalidir’ diyor ve o listeleri gizli tutuyor” dedi.

’51 SANDIĞI SAYMANIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR’

Büyükçekmece’de taleplerini geri çekmediklerinin altını çizen Yavuz, “Bugün olağanüstü itirazımızı da yapıyoruz Büyükçekmece’ye ilişkin. Büyükçekmece’de daha farklı usulsüzlükler de yapılmış” dedi. İstanbul’daki oyların tamamının sayılmasına ilişkin başvuruyu değerlendiren YSK’nın, 51 sandıkta oyların sayılmasına karar verdiğini hatırlatan Yavuz, “YSK’nın kararı hepimizi bağlar ama bu kararları eleştirme hakkımız var. Bu 51 sandığın sayımına karar verilmesini anlamış değilim. Biz bu 51 sandığı örnek verdik. Bunlara ilişkin bir sayım istemedik. ‘Bu örneklerle birlikte binlercesi var’ dedik. Bu şimdi neyi değiştirecek? Hiçbir şeyi. Bu 51 sandığı saymanın hiçbir anlamı yoktur” diye konuştu.

‘İNCE BİR İŞÇİLİK YAPILDIĞI BELLİ’

5 siyasi partinin sandıklarda görevli bulundurduğunu anımsatan Yavuz, tutulan sandık tutanaklarının seçim kurullarına gelmediğine, sayım döküm çizelgelerinin boş bırakıldığına dikkat çekti. AK Partili Yavuz, “Sandık başkanının onu boş getirmesinin anlamı var mı? Öyle bir yöntem, imkan var mı? Bu mümkün mü? Demek ki orada bizim sandık kurulu üyemizin ötesinde bir sahtekarlık var, bir usulsüzlük var, başka bir şey var. Sayım döküm cetveline imzalar atılmış, AK Parti’nin üyesinin de imzası var, rakamlar doğru. Oradan sandık sonuç tutanağına geçirilirken bir bakıyorsunuz, kaydırma yapılmış. Çok hızlı hareket ederek, orada o yapılmış. Bunların münferit hata olarak gözükmesi imkansız ötesi bir şeydir. Çok ince bir işçilik yapıldığı, buna çok özel çalışıldığı her halinden bellidir” değerlendirmesinde bulundu.

‘İSTANBUL’DA SEÇİMİN YENİLENMESİNİ İSTİYORUZ DİYECEĞİZ’

Seçimin sonucuna müessir olaylar ve haller sebebiyle seçime olağanüstü itiraz edilebileceğinin altını çizen Yavuz, “Biz de bu yolu kullanarak, bugün dile getirdiklerimizi, dilekçemize işlemek suretiyle diyeceğiz ki, ‘seçimin sonucunu çok net etkileyecek, seçimin sonucuna net müessir olacak olaylar ve haller var, onun için bu olağanüstü itiraz yolunu kullanıyoruz ve İstanbul’da seçimin yenilenmesini istiyoruz” dedi.

‘HAZIRLIKLARIMIZ OLMASAYDI FARKI İNDİREMEZDİK’

31 Mart yerel seçimlerine 1 milyon kişiyle hazırlandıklarını hatırlatan Yavuz, “Gerçekten o hazırlıklarımız olmasaydı biz bu farkı bu derece aşağıya indiremeyebilirdik. Esasen bu sonuçları havale edeceğimiz yerlerde çıkmış sorun. Sandık başkanlarını belirleme imkanına sahip değiliz. Sandık başkanlarının belgeyi bozma, değiştirme durumuna müdahale edebilecek halde değiliz. Esasen seçimin güvenliğini sağlayacak, seçimi hakkaniyetle, adaletli şekilde işletecek kişi ve kurumlarca sorun yaşanmıştır burada. Onun için geldiğimiz noktada diyoruz ki, bu bilakis ilçe seçim kurullarından kaynaklanan, belki onları da başkaları yanıltmıştır. Belki bir müdür, memur, ‘Mülki idareden gelen liste budur’ demiştir, onu yanıltmıştır. Onlar da düşsün onun peşine. Bildiğimiz bir şey var; mülki idarenin verdiği listenin dışına çıkılmış” diye konuştu.

‘BİRÇOK HUSUSLA İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’

“Hala FETÖ temizlenmemiş olabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Yavuz, “Birilerinin oradan, onlardan da istifade etmek işine gelmiş olabilir. Birçok kesim ve kişi, bu konuda işbirliği yapmış olabilir. Buna ilişkin ne yapıldığı, neler yapıldığına ilişkin önümüzdeki süreçte sizlerle daha farklı şeyler de paylaşacağız. Emin olun, buradan YSK’ya olağanüstü itiraz yöntemiyle başvurmamız ötesinde emin olun çok soruşturma çıkacak. Biz birçok hususla ilgili suç duyurusunda bulunacağız” diye konuştu.

Genel

Google çocukları unutmadı

Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Google tarafından da unutulmadı. Teknoloji devi Google, bu güzel gün için özel bir Doodle yayınladı…

Teknoloji devi Google, Cumhuriyetimizin en önemli milli bayramlarından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için özel bir Doodle yayınladı. İşte Google’ın 23 Nisan Doodle‘ı ve 23 Nisan Bayramı ile ilgili tüm bilinmesi gerekenler…

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI NEDİR?

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürktarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

Bu bayram, TBMM‘nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935’te 23 Nisan Millî Bayramı’yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu. 1980 darbesi döneminde Milli Güvenlik Konseyi, bu bayrama resmî olarak “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını verdi.

Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO‘nun 1979’u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır. Günümüzde bayrama birçok ülkeden çocuklar katılmakta, çeşitli gösteriler hazırlanmakta, okullarda törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca 1933’te Atatürk’le başlayan çocukları makama kabul etme geleneği günümüzde çocukların kısa süreliğine devlet kurumlarının başındaki memurların yerine geçmesi şeklinde devam etmektedir.

İSMİ NEREDEN GELİYOR?

23 Nisan’ın Türkiye’de ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920’de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmış olmasıdır. Milletvekillerinin belirlenişi ve Ankara‘ya gelişi çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir. Milletvekili seçimleri Atatürk’ün Ankara’da bir meclisin toplanacağını ve neden toplanması gerektiğini açıklayan 19 Mart 1920 tarihli bildirisiyle başlamış, yine Atatürk’ün 21 Nisan’daki genelgesiyle de meclisin açılacağı tarih duyurulmuş ve milletvekillerinin Ankara’ya gelmesi istenmiştir. 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır. O günkü ilk toplantıya daha önce belirlenen 337 milletvekilinden sadece 115’i katılabilmiştir.23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ortaya çıkışında 3 ayrı bayramın payı vardır. Çocuk Bayramı tamamen ayrı bir kavram olarak gelişirken, Ulusal Egemenlik ve 23 Nisan Bayramları baştan ayrı bayramlarken, birleşmişler; en son da onlara Çocuk Bayramı katılmıştır.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı oluşu yine TBMM’nin açılışıyla ilişkili olmasına rağmen, tamamen ayrı bir bayram olarak gelişmiş ve 1981 yılına kadar da öyle devam etmiştir. Bu Bayram 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu‘nun) o günü “Çocuk Bayramı” olarak duyurmasıyla başlamış kabul edilir. Aslında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23 Nisan’la ilgili çalışmaları daha önceki yıllarda vardır ve hatta çocuklardan da söz edilmiştir. Kurum, 23 Nisan 1923’te millî bayram için pullar bastırmış ve satmıştır. 23 Nisan 1924’te Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde “Bu gün Yavruların Rozet Bayramıdır” ibaresi yer almış, 23 Nisan 1926’da da yine aynı gazetede “23 Nisan Türklerin Çocuk Günüdür” başlıklı bir yazı kaleme alınmış ve bu yazıda cemiyetin bu günü çocuk günü yapmaya çalışarak doğru yolda olduğu ve para kazanan herkesin bu gün cemiyete çocuklar için bağışta bulunması gerektiği vurgulanmıştır.

Devamını oku

Genel

MEB duyurdu: LGS başvuru süresi uzatıldı

Milli Eğitim Bakanlığınca, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 1 Haziran 2019’da yapılacak merkezi sınav başvuruları 17 Nisan saat 17.00’ye kadar uzatıldı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Ortaöğretime geçiş uygulamaları kapsamında yapılacak olan, 2019 Yılı Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınava süresi içinde başvurusunu yapamayan öğrenciler, sınav başvurularını 17.04.2019 Çarşamba günü saat:17.00´ ye kadar yapabileceklerdir.” ifadelerine yer verildi.

Devamını oku

Genel

Limuzine benzettiği araca izin çıkmadı, düğün salonuna çekiciyle gidildi

Osmaniye’de, Muhammet Emen, 1978 model otomobili ikiye böldürüp, demir profille uzatarak, limuzine benzetmek istedi. Polis ekipleri, aracın bu haliyle kullanılmasına izin vermeyince düğünü olan Eylem- Muhammet Emen çifti, salona çekici üzerinde gitti.

Muhammet Emen, düğün günü kullanılmak üzere, 3 bin 500 liraya satın aldığı 1978 model otomobili ikiye böldürüp, demir profille uzatarak, limuzine benzetmeye çalıştı. Aracı süsletmek için düğün öncesi çiçekçiye götüren Muhammet Emen, polis ekiplerinin uyarısıyla karşılaştı. Aracın bu haliyle kullanılmasına izin verilmeyince Emen, çekici istedi. Aracı çekiciye yükleten Emen, süsleme işleminin ardından gelini almaya gitti. Araca binen Eylem- Muhammet Emen çifti, düğün salonuna da çekici üzerinde gitti. 

OSMANIYE'DE, MUHAMMET EMEN, 1978 MODEL OTOMOBILI IKIYE BOLDURUP, DEMIR PROFILLE UZATARAK, LIMUZINE BENZETMEK ISTEDI. POLIS EKIPLERI, ARACIN BU HALIYLE KULLANILMASINA IZIN VERMEYINCE DUGUNU OLAN MUHAMMET- EYLEM EMEN CIFTI, SALONA CEKICI UZERINDE GITTI.  FOTO: IBRAHIM EMUL/OSMANIYE, (DHA)OSMANIYE, (DHA)

Hayalindeki limuzini düğünü için oluşturmaya çalıştığını dile getiren Muhammet Emen, “Baktık limuzinin kirası çok yüksek, ‘Biz neden yapmayalım?’ diye karar verdik. Limuzinimizi kendimiz yaptık. Aracımızın trafikte gitmesine izin verilmedi” diye konuştu. 

Eylem Emen ise “Çok güzel olmuş. Benim haberim yoktu ve çok güzel bir sürpriz oldu. Değişik bir anı oldu bizim için” dedi.

OSMANIYE'DE, MUHAMMET EMEN, 1978 MODEL OTOMOBILI IKIYE BOLDURUP, DEMIR PROFILLE UZATARAK, LIMUZINE BENZETMEK ISTEDI. POLIS EKIPLERI, ARACIN BU HALIYLE KULLANILMASINA IZIN VERMEYINCE DUGUNU OLAN MUHAMMET- EYLEM EMEN CIFTI, SALONA CEKICI UZERINDE GITTI.  FOTO: IBRAHIM EMUL/OSMANIYE, (DHA)OSMANIYE, (DHA)

Devamını oku

Facebook

Trend

Copyright © 2018 www.breakingnews.com.tr Tüm Hakları Saklıdır